Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hasan Sabbah vb. tarikatçı olarak nitelendirilebilecek kişilerin içine hurafelerle doldurmuş oldukları anlatılara karşı bir argüman oluşturmuş olması, yazıldığı dönemin 15. yy olması hasebiyle ilgili dönemin koşullarını ve Hasan Sabbah grubunun bölgeye hakim olmalarını bu hakimiyetin temellerinin nasıl atıldığını kronolojik bir sıralama ile anlatılmıştır. Her ne kadar 15. yy eseri olsa da dil gayet sade ve anlaşılırdır. Ortadoğu'daki Şia grubu ile Sünni grubu arasındaki ilk çatışmaların temellerini, bu çatışmaların ortaya çıkış şekillerini irdeleyen bu eser hem anlatım tarzı hem anlattığı olaylar sebebiyle hem de kaleme alındığı tarih sebebiyle adeta bir kaynak kitabı niteliğindedir. Herkesin ilgili dönem ve tarihi öğrenmesi açısından okumasını tavsiye ederim. Son olarak böyle bir eseri bize kazandırdıkları için çevirmenlere de teşekkürlerimi iletiyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın 1. Dünya Savaşı'na katılmış bir pilot olması, eserini kaleme alırken sade ve anlaşılır bir dil kullanması, olayları 1. gözden görmesi ve bunları direkt olarak aktarmış olması eserin hoş özelliklerindendir. Enver Paşa'nın kimisine göre bir hayal kimisine göre de bir ülkü denilen hareketinin aslında Doğu halklarına bir ideoloji aşılamış ve bağımsızlık duygularının yeşermesine sebep olmuştur. Enver Paşa'nın, Turan ülküsü için giriştiği harekatın aynı zamanda Doğu Halkları için de bir bilinçlenme başlattığını eserde görmekteyiz. Keza bu ülkü için giriştiği Basmacı Harekatı sırasında şehit olması da onun bu davaya kendisini ne kadar adamış olduğunun bir diğer göstergesidir. Bu harekat ile günümüzde Orta Asya Türk Devletleri'nin bağımsızlık temellerinin atılmasına vesile olan Enver Paşa'nın hayatını ve dünyaya bakış açısını görmek için okunması gereken bir eserdir. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlyas Kemaloğlu Hocamızın kaleminden bu eser,2000 sonrası özellikle Altın Orda Devleti araştırmaları bakımından önemli bir yere sahip.Değerli Hocamız İdil Bulgarları ile eserine başlıyor ve bundan sonra dünya sahnesinde önemli bir yer kaplamış olan pek çok devleti sadece siyasi olarak değil,bunun yanında ekonomik, dini ve diğer yönleri ile işliyor.Türk ve Moğol devletlerine bağlı bir anlatım izlemek yerine hocamız bu devletlerin komşu devletler ile olan münasebetlerini de güzel bir anlatımla biz okuyucuya sunuyor.Özellikle Moskova Knezliği ve Altın Orda Devleti arasındaki ilişkinin anlatıldığı kısımlar o dönemki coğrafyayı anlamak için çok değerli.Bu kısımda aslında devletlerin nasıl birbirlerini etkilediklerini de daha net bir biçimde görüyoruz.Son olarak ise şunu hatırlatmakta fayda var:Kitap İlyas Kemaloğlu Hocamızın bu devletler hakkındaki makalelerinin toplanmış hali ve yer yer tekrara düşebiliyor.Eğer sizin için bu bir sorun değilse,çok
bilgilendirici bir okuma sizi bekliyor!!!!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk edebiyatında en sevdiğim hatta hayran olduğum yazarlardan biri. Bir romanı ile tanıştım kendisiyle ve sonra tüm öykü kitaplarını ve romanlarını edindim. Bu kitabında 22 öykü yer almaktadır. En sevdiklerim, Karısının kocası, Komiser, Postacı Halit, Acı geçer sızı kalır, Halkevinde bir adam öyküleri oldu. Kimi ironik, kimi mizahi, kimi de oldukça dokunaklı ve üzücü olan bu hikayelerde evlilik ilişkileri, çalışma ahlakı, mahalle kültürü, dedikodular, yalnızlık, geçmişe özlem gibi konular sıkça yer alır. Sait Faik Onun için "insanlara bakmasını bilen" bir yazar demekle çok doğru bir tespitte bulunmuştur. Halkevinde Bir adam hikayesinin son bölümünde anlatıcının çıkardığı ders beni oldukça etkiledi. Bir adamın tek başına ne kadar değerli olduğunu, hayatta olgun bir adama denk gelmenin ne kadar önemli olduğunu, bir adamın yanındakileri nasıl terbiye edebileceği dersini çıkarması okuyucuya da önemli bir mesaj veriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diğer ev'i felsefi bir kitap olarak değerlendirmek yanlış olmaz. İnsanın içindeki duyguları en hakiki şekliyle kelimelere dökmüş.

Kısa bir roman olmasına rağmen gerek kurgusu gerekse anlatılmak istenen duygular ve gerçeklik çok yoğun bir şekilde yazılmıştır.

Anne-kız arasındaki soru ve cevapları, evlilik, evlilikte kadının konumu, insan nerde ve ne zaman kendini güvende hisseder durumu...

Bir ressamın ailenin içine girmesiyle ortaya çıkan kaos ve tabii ki sanatın irdelenmesi.

Kitabın son cümlesi, kitabın özetini vermektedir ;
" Hakikat, gerçekliği görmeye, bilmeye yönelik iddialarda değil, gerçek olanın bizim ona dair yorumumuzun ötesine geçtiği yerdedir. Hakiki sanat gerçek olmayanı yakalamaya çalışmak demektir."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kraliçe Bakire'nin üzerinden on küsur yıl geçti. Fazla uzun bir boşluk. O sırada yazmadı mı? Yazdı. Neden kitap yapmadı da Örümcek Süpürgesi gibi bir ölüm-kalım kitabı yaptı? Çünkü Kraliçe Bakire'de çok saldırı aldı. Neslihan Yalman da aldı. Ama Özsoy aldırdı saldırılara... Örümcek Süpürgesi'nde bunu anlıyoruz. Kitaba diyecek söz yok, Özsoy arıyor. İkinci kitap olarak fazla iyi... Ancak keşke arada iki kitap çıkarsaydı da bu kitabı o deneyimlerle hazırlasaydı, demiyorum. Çünkü yaşadığı ülkede kadın olmanın ağırlığını çektiği için kimseyi sorgulayamam ben... Vicdanım buna elverişli değil.
Öfkeli... Bağışlamıyor, kaydını tutuyor. Sansasyonel olmaktan çekinmiyor. Bence böyle bir şiir kitabı çıkmış olması çok güzel..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir hayli toplayıcı bir kitap... Yazar ateist, dolayısıyla agapik aşk konusunda zorlandığını kendisi de itiraf ediyor. Ancak Tanrının geri çekilmesi fikri, tasavvuf ve diğer mistisizm felsefelerinin dışında kalan teoloji için oldukça açıklayıcı geldi bana... Bunun haricinde aşk okumalarının bir yerinde mutlaka geçmeli, çünkü felsefe içindeki aşkı tek tek bulu toplamanız kolay değil. Aşkın Tarihi'yle birlikte okunduğunda zihin açıyor. Aşkın Tarihi biraz özet bir geçiş gibiydi, mecburen, hedeflediği kapsam nedeniyle...
Cinsellik kısmı ekstradan iyiydi. Daha önce bu konuda bir okuma yapmamıştım. Aşkla cinsellik arasında bir türlü kuramadığımız ilişki ve denge açısından, sadece meraklı okur için de -yani cinsellik ve suçluluk, dinin cinselliğe mesafesi, vb.- anlamlıydı bence...
İslam tasavvufu da sanıyorum Doğu'ya ilişkin olarak değerlendirildiği için bu incelemelerde yer almıyor bu arada... Hıristiyan ve İslam tasavvufunun ilahi aşka yaklaşımını karşılaştıran bir kitap dileğiyle...:-)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı. Kitap akıcı ama yavan bir akıcılık yok, kurulan cümleler ne gereksiz bir edebiyat izlenimi veriyor ne de sizi üzerinde düşünmeden devam ettiriyor. Hem heyecanla okuyacağınız hem de cümleler üzerinde düşüneceğiniz güzel bir dile sahip.

Kitapta ardışık bölümler iki farklı anlatıcının dilinden yazılmış. Anlatıcılardan biri Abdülhamid döneminde yaşamış Derviş Ali, diğeri ondan 100 yıl kadar sonra yaşamış bir genç kadın Halide. İkisinin de bağlantılı olduğu bir konak, Canfeda Konağı. İkisi de bir gecede başlarından geçenleri anlatıyor ve bu anlatımda pek çok cümlenin altı çiziliyor. Kesinlikle pişman olmayacağınız bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ercan Kesal ne yazsa okurum ne söylese dinlerim, okuduğum tüm kitaplarda onun sesi ile okuyormuş gibi okurum, bu kitapta da sanki soruları ben sordum o yanıtladı. Yine çok samimi yine çok insan emeği geçenlere teşekkürler.
Ayrıca aşağıda kitaptan alıntı bu cümle günlerce kafamın içerisinde döndü durdu sizlerle de paylaşayım:
"Onu kaybetmenin arifesinde ellerimi sıkıca tutup, ‘Oğlum, gece yarısı ıssız bir tarladan tek başıma geçmiş gibiyim,’ diyen babamdan farksızım artık.

Hâlâ geçmeye çalıştığım bir tarlanın ortasında; tedirgin, şaşkın ve telaşlıyım.”
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elime alıp okumaya başladığımda sanki biriyle yürüyüşe çıkmışım gibi hissettiren bir kitaptı. Yazar, bir psikolog olmasına rağmen kendi kırılganlıklarını da samimiyetle paylaşmış. Bu yüzden okurken yalnız olmadığımızı hissediyoruz.
Kitapta hepimizin zaman zaman sorduğu sorulara birlikte cevap aranıyor: ‘Neden hep aynı hataları yapıyorum?’ ‘Niye değişmek istiyorum ama başaramıyorum?’ ‘İnsanlar sınırlarımı neden bu kadar kolay ihlal edebiliyor?’ Bu sorular çok tanıdık, değil mi?
Beyhan Budak bu sorulara akademik bir dille değil, içten ve anlaşılır bir üslupla yaklaşıyor. Kitap boyunca bir dost sesi gibi yanımızda oluyor. Özellikle duygusal olarak yoğun bir dönemden geçiyorsak, bu kitap bize iyi gelecek. Kitabın temel gücü, samimiyetinde ve empati gücünde saklı.
Sonuç olarak, eğer bu hayatta kendimizi zaman zaman acemi hissediyorsak; ki bence hepimiz hissediyoruz, bu kitap bizi yargılamadan, elimizden tutarak yolumuza ışık tutabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir