Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Altı Dakika kitabı; Fatma Bayram hocamın, 6 dakikalık süre içinde belirli bir kelime ile ilgili gönlüne düşenleri kalemi susmadan yazıya döktüğü deneme yazılarından oluşan bir kitap.

Hani kitaplar vardır, uzun süre elinizde dolaşır durur da bitiremez, durmadan ertelersiniz, okumanız gerekse de okuyamazsınız çünkü içine alıp götürmez sizi bir yerlere.. Ama bazı kitaplar da vardır ki, elinizden bırakmak zor gelir, biraz daha okuyayım, az daha, derken bakmışsınız ki çoğu bitmiş.. Ama bitirmek istemezsiniz ki yarın da, diğer gün de biraz lezzet gelsin bu kitaptan hayatınıza.. 6 Dakika da böyle lezzetli kitaplardan işte.. Bir çırpıda okumak isteyeceğiniz ama birazda sonraya kalsın çelişkisini yaşayacağınız..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiltere Başbakanı Lord Palmerston "İngiltere'nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır." diyerek Dünya siyasetinde asıl olanın realizm olduğunu vurgulamıştır. Bu lafın pratiğini kitapta çokça görecekseniz. Bu coğrafyada yaşayıp, karşılaştırmalı tarih ve siyasete ilgi duyan herkesin kendine katacak bir şeyler bulabileceği bir kitap. Murat Yetkin köşe yazılarıyla da epey etki yaratan bir gazeteci, ancak bu kitaptaki derli toplu ve kronolojik bilgilerin yakın tarihe anlamaya epey yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Bazı konularda yazarında doğrudan anekdotlarla konuyu anlatması da ilgi çekici. Ben hem keyifle okudum hem de tarihsel süreçteki bazı konuların derin iç detaylarını öğrendim. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açlık oyunları serisinin 5. Kitabı. Baştan belirtmek isterim serinin ilk 4 kitabını okuduktan sonra bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. İkinci kitapta yüzeysel olsa da Haymitch karakterinin yaşadıklarından bahsedilmesine rağmen, bilinen bir kitabı detaylı olarak okuyacağını düşünüp beklentinizi düşürmeyin. Beklemediğim, bildiklerimin ötesinde bir çok bilinmezin ve ince detayların olduğunu keşfettikçe heyecanla okumaya devam ettim. Bildiğini sandığımız gerçeklerin Aslında başka gerçeklere sahip olduğunu, Haymitch karakterinin neler yaşayıp gördüğünü yıllardır merak eden seri tutkunları için aydınlatıcı olacaktır. Yazar vermek istediği duyguları iliklerinize kadar hissettiriyor. Çevirisi bir kaç ufak hata dışında başarılı. Beklentimin üzerinde başarılı bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Seriyi okuyup beğendiyseniz eğer devamını okumanızı muhakkak öneriyorum. Yazar şayet devamını (finnick, johanna gibi) yazacak olursa okumak için sabırsızlıkla bekliyor olacağım
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sen nasıl güzel, nasıl içten, nasıl yüreklere dokunan bir kitapsın öyle.. Çocuklarımın okuması için almıştım, ancak daha önce okuduğum tek Zarifoğlu kitabı olan "Yaşamak" kitabı biraz okunması ağır olunca, çocuklardan önce kendim okuyayım istedim. Onlara ağır gelirse böyle tanışmasınlar Cahit Zarifoğlu ile diye düşünerek..
İyi ki öyle yapmışım, şimdi diğer bütün hikâyelerini okumayı düşünüyorum :)

Velhasıl kelam çocuk kitabı gözüyle bakmamak gerek bu hikayelere.. Zira günümüzün birçok büyüklere yazılan kitabından daha çok yüreklere dokunuyor Yürekdede..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar hikâyesiyle değil, sende bıraktığı hisle kalır. Gelirken Ekmek Al da öyle. Sıradan görünen cümlelerin altında bastırdığın duygular ve unutmaya çalıştığın anılar gizli.

Kitap aileyi anlatıyor; ama herkesin güldüğü, mutlu olduğu bir ev değil bu. Üst kattan süzülen bir mutsuzluk, söylenmeyen kırgınlıklar ve suskunluklar var.

Ayakkabı vurduğunda açılan yara gibi… Aile yaraları da yürüdükçe sızlar.

Hikâyeler tanıdık. Annenin sesi, babanın suskunluğu, bir ekmek alınmadığında çıkan sessiz panik… Çünkü o acı hep içimizde.

Şermin Yaşar, hayatın unuttuğumuz sıcaklıklarını usulca anlatıyor. Ne öğüt veriyor, ne yargılıyor. Sadece anlatıyor.

Aile, en derin yarayı açan ama yine de yürümek zorunda olduğun yol.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa bir kitap ama içi koca bir ömür kadar ağır… Defalarca farklı zamanlarda okudum. Her okuyuşumda biraz daha içime işledi, biraz daha acıttı. Bazı kitaplar öyle, sayfası az olsa da ağırlığı hiç eksilmiyor.

Ivan İlyiç ölürken, daha nefesi tükenmeden çevresindeki insanlar mallarını, makamını konuşuyordu. Daha hayattayken unutulmuştu. Ailesi bile acısını görmüyor, duymuyordu. Sadece evindeki hizmetçi Gerasim vardı yanında. Sessizce oturdu başucunda, elini tuttu. O kalabalığın içindeki tek gerçek insandı.

Ve Ivan, son anında fark etti… Bir ömür, başkalarının onayını almakla geçmişti. Gösteriş, makam, insanlar… Hepsi koca bir yalandı. Gerçek olan sadece içindeki o yarım kalmışlık, ruhunun hiç iyileşmeyen acısıydı.

Bu kitap bana hep şunu hatırlattı: İnsan, en çok ölmeden önce unutulur. Ve hayat… zannettiğimizden çok daha kısa.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emre DORMAN'ın Hucurat Suresi 16. ayet "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz?" ayetinden yola çıkarak geleneksel din anlayışına yaptığı eleştirel bir kitabı. Kitap temelde yedi başlık altında ele alınmasına rağmen birçok alt başlık var. En geniş yeri ise hadislere yapılan eleştiriler kapsıyor. Kütüb-i Sitte diye tabir edilen ve diğer hadis kitaplarında yer alan hadislerin kendi aralarındaki çelişkiler ve Kur'an ayetleri ile çelişen hadisler bölümü irdelenmiş ve bunların İslam dinine nasıl zararlar verdiği, Kur'an-ı Kerim ile indirilenden ayrı bir İslam dini varmış gibi müslümanlarca farklı bir din yaşandığı konuları detaylıca irdelenmiş. Açıklanan hadislerin kaynakları dipnot olarak verilmiş ve ispatlayıcı olması açısından bu hadislerin konularıyla ilgili ayetlere de konu içerisinde yer verilmiş. Yani Kur'an-ı Kerim temel kaynak olarak baz alınmış. Bunun yanında uydurulan dini ısrarla sürdürmeye çalışan menfaat odaklarına da eleştirilerde bulunulmuş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın 1938 yılında yayımlanmış olan eseri Bulantı, romandan çok felsefi anlatı diyebileceğimiz bir kitap. Metin boyunca Antoine Roquentin adlı tarihçi yazarın günlüklerini okuyoruz. Hümanizm felsefesinin tartışmasını yaptığı Otodidakt karakteri ve eski sevgilisi Anny haricinde herhangi bir karakter bulunmuyor. Anlatıcımız nesneleri, insanları ve mekanları ince ayrıntısına kadar bize aktarıyor. Bir çakıl taşının varlığıyla yarattığı bulantı hissi eser boyunca karaktere rahatsızlık veriyor. Bulantı ifadesini bir laytmotif olarak metinde görüyoruz. Yalnız, ailesi ve arkadaşlarıyla herhangi bir iletişim olmayan, bir süredir yaşadığı bulantı hissiyle mücadele eden biridir Antoine. Romanda yazarın, karakter Antoine aracılığıyla özellikle varoluşçu felsefenin temel düşüncelerini okura aktardığına şahit oluyoruz. Kısacası Bulantı, kurmacasından çok felsefesiyle öne çıkan bir kitaptır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu romanlarında olmasını en çok istediğim şey bilimin yeterince hikayeye yerleştirilmiş olmasıdır. Bu kitapta özne bilim olduğundan hikayeye bilimsel bilgiler de bolca eşlik etmiş. Okurken “işte bir bilimkurgu romanı böyle olmalı” dedirtiyordu bana. Sadece kurgu sevenler de merak etmesinler, kitapta bilimsel bilgiler eklenti gibi durmuyor, çok güzel yediriyor kendisini. Konu seçimi ve işlenişi gerçekten çok orijinal.

Uyarayım kitabı okuyacaksanız ve hala diziyi izlememişseniz kesinlikle önce kitabı okuyun. Hatta dizinin konusu ile ilgili spoiler vermeye çalışmadan değerlendirme yapan videolara bile bakmayın. Bu videolara bakmak bile kitabın bazı yerlerinde yaşayacağınız şokun etkisini azaltacaktır. Ayrıca Çince isimlere aşina değilseniz ara vermeden kitabı okumanız daha iyi olur, en azından iki-üç günü geçmesin ara vermeniz, yoksa kim neciydi unutabilirsiniz.

Netice olarak, bilim ve kurgu seviyorsanız kütüphanenizde muhakkak olması gereken bir kitap.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anadolu’nun, toplumsal yaşamı çelişkilerle dolu olan küçük bir ilçesinde, ve bambaşka bir hayata başlayan genç bir doktorun yaşadığı kişisel ve düşünce değişikliklerinin yanında özel hayatındaki sürpriz gelişmeler akıcı ve heyecan uyandıran bir dille anlatılmış. Roman ilk sayfalarından itibaren heyecanlı bir yolculuk gibi okuyucuyu sarıyor. Bu romanda Anadolu’nun gerçeğini görmenin yanında, saf bir aşkı, dostluğu, yardımlaşmayı ve mücadeleden asla vazgeçmemenin önemini bulacaksınız. Okuması çok kolay, dili sade ve anlaşılır bir üslupta. Yerli roman sevenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir