Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumanın ve yazmanın insanı nasıl iyileştirdiğini ve özgürleştirdiğini anlatan bir eser. Bir açıdan buna edebiyatın terapi gücüde diyebiliriz. Kitapta, Kafka, Dostoyevski Tolstoy, Heidegger, Goethe, Rilke, T.Bernhard, Freud,Virgina W., S. Zweig'a gibi yazarların hayatları, kendilerini iyileştirme süreçleri ve kitaplarından örneklemeler var. Bu arada söz konusu kitaplardan güzel bir liste oluşuyor.
Yazar’a göre yerine göre kurmaca bazen felsefe, bazen sanat,bazen kutsal bir kitap/Kur’an bazende psikolojik bir eser ya da sinema insanı iyileştirebilir. Dünyanın ağır yükü altında ezildiğimiz zamanlarda okumak ve yazmak bize iyi gelecektir. Kurmaca da insanın acılarını ve sıkıntılarını unutturabilir.
Anlaşılır, kısa bir kitap.Size de tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peygamberimizin ashabı ile soru-cevap şeklinde, sohbet havasında, sahih hadisler çerçevesinde derlenerek hazırlanmış.
İlim-amel, edep-ahlak, dua-zikir, hak-hukuk, iyilik-kötülük, namaz-zekât-oruç, nikâh gibi konu başlıkları ile Peygamberin ashabına hitabeti, nezaketi, terbiyesi ve merhametine de değiniyor. Ara ara minicik kıssalar serpiştirilmiş. Özellikle dua kısmı bereketli hazırlanmış. Kulun içinde bulunduğu sıkıntı ve zorluklar için Peygamberin öğrettiği dualar ümmetine hediye mahiyetinde. Çok değerli bir çalışma
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yılanı Öldürseler beni derinden etkileyen kitaplardan biri oldu. Yaşar Kemal’in dili hem sade hem de insanın içine işleyen bir güce sahip. Okurken öyle anlar geldi ki, elimdeki sayfayı çevirmeden önce derin bir nefes almak zorunda kaldım. Bir çocuğun omuzlarına yüklenen acı, adaletsizlik ve çaresizlik o kadar gerçekti ki, bazı yerlerde gözlerim doldu. Töre, aile, toplum baskısı… Hepsi tek tek insanın içine dokunuyor. En çok da, büyüklere ait kirli bir dünyanın bedelini bir çocuğun ödemesi içimi parçaladı. Bu kitap sadece bir hikâye değil, aynı zamanda yüzleşmekten kaçtığımız pek çok gerçeği de suratımıza çarpan bir eser. Yaşar Kemal’in bu kadar yalın bir dille böylesine derin duygular anlatabilmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Bitirdiğimde içimde hem öfke hem de büyük bir hüzün kaldı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zweig’in Avrupa medeniyetine duyduğu bağlılık, onun eserlerinde ve düşünce yapısında derin izler bırakmış, bu mirası yüceltirken zaman zamanda günümüz ifadesi ile fanatizme yaklaşan bir bakış açısına da sahip olduğunu rahatlıkla söylenebilir. Avrupa sömürgeciliğinin dünya üzerinde getirdiği olumsuz sonuçları ile pek yüzleştiğini göremeyiz yazılarında ama O'nun Avrupa’ya olan tutkusu, diğer taraftan iyi niyetli bir bakış açısı ile aşırılıkla değil, insancıl bir idealizmin ifadesi olarak da değerlendirilebilir.

Sonuç olarak üstadın kalemine, anlatım becerisine duyduğumuz saygı sürekli yücelttiği Avrupa toplumu bakış açısını görmezden gelmemize fazlası ile yeter diye düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bazı insanlar usta unvanını hak etmezler.” dedi.
“Görünen o ki pideci öyle biri. Adam kendi çocuğu için aynı yaştaki çırağını imzaya gönderir mi, hadi gönderdin, kendine de bir kitap al, demez mi? Demek ki hayatta bazı çocukların üstü hâlâ çiziliyor. Ama harfler böyle çocukların sesi olmak için var, yeter ki o çocuklar harflere tutunsunlar.”
Miyase Hanım yine yapmış yapacağını… Çocuklara: “Kitap okuyun.” demeden kitap okutmanın bir yolunu bulmuş, bu kitabı yazmış. Kitapta fazlasıyla içimizden biri olan İlhami, kitap okumayı hiç sevmiyor hatta Türkçe öğretmeninin verdiği kitap okuma ödevleri ona zulüm gibi geliyor, derken olanlar oluyor ve semtlerindeki sirk çadırından geriye kalan bir telefon kulübesiyle bakış açısı değişiyor. “Bir telefon kulübesi mi, ne alaka?” diyenleri kitabı okumaya davet ediyorum. Kitap boyunca birbirinden ilginç ve esrarengiz hikâyelere tanıklık edeceksiniz. Kitapla kalın.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“.... Roma ordusundaki her bir erin özel bir ada sahip olduğuna inanmak bize zor gelir, çünkü bağımsız bir karaktere sahip olduklarını düşünemeyiz. Şimdi tek gerçek adlar, lakaplardır. Şaşırtıcı bir enerjisi olduğu için, oyun arkadaşlarının Yaman adını taktığı bir çocuk tanımıştım, bu lakap onun asıl adının yerine geçmişti. Bazı seyyahlar, Kızılderililere doğar doğmaz isim verilmediğini, adlarını kazanmaları gerektiğini, bu adın onların şanı olduğunu, hatta bazı kabilelerde, her başarıyla beraber yeni bir adın daha kazanıldığını anlatırlar. Ne ad ne san kazanabilmiş birine, sadece kolaylık olsun diye bir bir isim verilmesi ne kadar da acınasıdır.”

mesela bana “özgür” demiş babam doğduğumda… ama bakıyorum… hayatım boyunca hiçbir zaman gerçekten özgür olamadım galiba.. thoreau ne kadar da haklı…insan adını kendi kazanmalı...bunun için hayatını yaşamalı.. kaç insan istediğini hayal ettiğini yaşayacak kadar cesur...
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap boyunca klostrofobik bir hava var. Bastırılmış anılar, yoğun duygular ve psikolojik çatışmalar. Bir de işin doğaüstü kısmı var tabii. Ben şahsen korkmadım ama hikâyeye iyi yedirilmiş. Özellikle anne-kız ilişkisi çok gerçekçi anlatılmış. Hikâye tamamen Alison’un gözünden aktarıldığı için, onun yaşadığı içsel çatışmalar ve tedirginlik doğrudan okura da geçiyor. Akıcı bir anlatımıyla da okuru içine çekmeyi başarıyor. Korku dozu bana hafif gelse de, bazı okurları gerebilir. Bence vakit ayırmaya değer. Okuyun derim...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyiler kendini belli eder biliyor musunuz? İyi insanların yüzleri, bakışları, sakinlikleri, neşeleri, cümleleri, bir çocuğun yüzü, bakışı, hâli, sesi, neşesi gibidir.
Gerçek şu ki zorbalar, kendilerinden farklı olan hiç kimseye tahammül edemezler.
Masalları gerçekten seviyorum. Eskiden masalların büyülü dünyası beni çok etkilediği için severdim. Zamanla masallar hakkında okuduğum çok farklı kitaplarla masalların aslında gözüktüğü gibi masum olmadığını öğrendim. Ondan sonra da masalları eleştirel gözle okumayı daha bir sevdim. Şimdi, oldukça farklı bir bakış açısıyla popüler masalları yeniden okumuş oldum bu kitapla. Yalnız büyük bir farkla! Bu sefer çocukluğumuzdan beri okuyup da masallarda hiç ama hiç dikkatimizi çekmeyen, hatta varlığını bile sorgulamadığımız, kahramanların gözünden okudum aynı masalları. Eğer siz de masal dinlemekten, okumaktan, anlatmaktan hoşlanıyorsanız bu kitaba bir göz atın derim. Kitapla kalın.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazmak ağrısı çekenlerin de istifade edebileceğini düşünüyorum. Yazarlık Atölyesi bahar dönemi kitabı olarak seçilmişti, bu sebeple aldım. Şiirle çok ilgili olmamama rağmen ilginç bir şekilde hoşuma gitti. Kitap genelde yazmak, özelde şiir üzerine Behçet Necatigil'in tavsiyeleri ve denemelerinden oluşuyor. Bazen dil kullanımı ve yazıya dair teknik bilgi, bazen işin duygu ve düşünce dünyasına dair ipuçları ve kişisel deneyimler yer alıyor.
Şiir yazmak bir tarafa şiirle alakalı bir insan da değilim ama bu kitap beklentimin çok üstünde çıktı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın orijinali, büyüleyici bir tarihin edebi bir anlatısı. Ancak Türkçeye aktarır iken, Türk okuyucunun gereğince faydalanabilmesi hususu düşünülmemiş. Çok sayıda orijinal adları ile verilen yer, kavram ve kişi isimleri hakkında dipnot veya bir sözlük ilave edilmemiş. Tek bir harita bile konmamış dört ciltlik kitaba (iki kere taradım göremedim). Çeviriye gelir isek, dilbilgisi yönünden bence başarılı sayılmalı. Okuduğum bölümlerde, beni rahatsız eden bozuk bir cümle dikkatimi çekmedi. Ancak (belki de altmışımı geçmiş biri olduğum için) çok kullanılan, alıştığımız kelimeler yerine az kullanılan yeni sözcüklere de çeviride yer verilmesi (ılımlaştırmak, imgeleme, gönenç, istenç, özdeksel) dikkatimi dağıttı, kitabın –içinde solumak istediğim- tarihi havasını bozucu geldi. Sonuç olarak derinliğine kavramak ve o tarihi yaşamak isteyenler için ek kaynaklara başvurarak okunması gereken bir kitap (Ve devam etmek isteyeceğim kadar değerli.)
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  6
Bildir