Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şifanur Özçelik, bu eserinde savaşın zorunlu kıldığı göçün acımasız yolculuğunu ve sığınma kamplarında, hayata tutunmaya çalışan öksüz çocukların eğitim mücadelesini güçlü bir betimleme diliyle anlatıyor. Yabancı bir coğrafyada, yoksunluk ve belirsizlik içinde büyüyen çocukların sessiz direnişi, çok hüzünlü. Bir okur olarak bana dokunan kesit ise yazarın romana ustalıkla yerleştirdiği bir şiir oldu. Bu şiir, anlatının sert gerçekçiliğini bir anlığına durduruyor adeta. Bu şiirle yapmayı ihmal ettiğim bir arzumu gerçekleştirdim.
Teşekkürler Şifanur ÖZÇELIK.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çin'in alternatif tarihi!
Bu kitap, Çin'in modernleşme sürecinde bilimsel bilginin aktarımını, çeviri faaliyetleri merkezinde ele alarak, Batı merkezli bilim tarihi anlatılarını sorgulayan önemli bir çalışma. Kalkan, Çin’in 1644-1911 arası dönemini inceleyerek, ülkenin bilimsel birikiminin yalnızca Batı'dan aktarılan bilgilerle şekillenmediğini, aksine kendine özgü bir alımlama, uyarlama ve sentez süreci olduğunu ortaya koyuyor. Budist metin çevirilerinden Cizvit misyonerlerin katkılarına, ardından sistematik Batılı bilimsel metin tercümelerine uzanan tarihsel kesit, Çin’in dış bilgiyle diyaloğunun ne kadar köklü ve çok katmanlı olduğunu gösteriyor. Eser, bu yönüyle, bilginin tek yönlü bir "transfer" değil, kültürel ve tarihsel bağlamda yeniden yorumlandığı bir "çeviri süreci" olduğunu vurguluyor.

Yazar, özellikle Batı’yı merkeze alan Türkiye'deki bilim ve çeviri tarihi araştırmalarına karşı, Doğu’ya odaklanan alternatif bir perspektif sunuyor. Çin’in kendini “göğün altındaki tek ulus” olarak gördüğü geleneksel dünya görüşünün, zamanla nasıl dışa açılan ve dönüşen bir bilim anlayışına evrildiğini anlatması kitabı çarpıcı kılıyor. Bu çalışma, yalnızca Çin özelinde değil, Batı-dışı toplumların modernleşme deneyimlerini anlamak için de çevirinin bir “köprü” değil, “yeniden inşa aracı” olduğunu gösteriyor. Okuyucuyu, küresel bilim tarihine daha kapsayıcı ve eleştirel bakmaya davet ediyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okuduğum en iyi romanlardan diyebilirim. Eski bir seri katilin kızını yaşadığı kentte kadınları öldürmeye başlayan başka bir seri katilden kurtarma çabasını ve bu süreçte Alzheimerla mücadelesini anlatıyor.
Konunun sıradışılığı, olay örgüsü muazzam. Alzheimer hastalığının bu kadar iyi işlenmesi, zihnin oyunlarının demans hastalarında nasıl kendini gösterdiği o kadar ustalıkla yansıtılmış ki. Kendimi bir Lolita'yı okurken bir de bu kitapta ahlaki ikilemde hissettim. Yazar bir heykeltraş gibi tüm fazlalıkları atarak yazmış kitabı. Çeviri de aynı ölçülülükte şu gibi akmış gitmiş çok net. Tekrar tekrar okunası.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum 4. serinin de 4. kitabı. Ben seriyi çok beğendim. Okuduğum diğer polisiyelerden çok farklı alkolik depresif dedektif yok. Ön planda olan olaylar var ekibin özel hayatları çok geri planda. En önemlisi kurguları müthiş her kitapta ters köşe var. Merak edip son sayfayı okusam da tahmin edemedim. Seriyi farklı yapan bir özellikte gazetelerden ve sosyal medya yorumlarından araya serpiştirmesi özellikle sosyal medya yorumları olaylara insanların bilmeden ne kadar yanlış yorum yapabilecekleri gösteriyor. Sorgulamaların da yazı karakteri farklı uzun sayfalarda soruşturmadan kopmayı engelliyor. Farklı tarzı güzel kurgusu konu bütünlüğü müthiş anlatım sadeliği ile çok keyifli bir seri tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
​Yaşar Kemal’in dört ciltlik bu dev eseri, sadece bir roman değil; Çukurova’nın toprağına, taşına, insanının çilesine yakılmış bir ağıt, söylenmiş bir türküdür. Toroslar'ın o çakırdikenli yollarında İnce Memed’le yürürken, kelimelerin nasıl ete kemiğe büründüğüne şahitlik ettim.
Yazarın kalemi o kadar kuvvetli ki, betimlemeleri okurken burnunuza ıslak toprak kokusu geliyor, yüzünüze Toroslar'ın sert rüzgârı çarpıyor. Yaşar Kemal, Anadolu insanının sıkışmışlığını, ağalık düzeninin ceberrut yapısını ve insanın içindeki o bitmek bilmez "umut" kırıntısını muazzam bir ustalıkla işlemiş.
Haksızlığın karşısında susmayan, "düzen böyle gelmiş böyle gider" demeyen bir vicdanın ayaklanmasıdır. Memed, mecbur kalmış bir ruhtur; inceciktir ama yükü dağlardan ağırdır.
​"İnsan soyu, ne de olsa çiğ süt emmiştir. İnsan soyuna güven olmaz, ama insanoğlundan da umut kesilmez."
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ne zaman bu adamın kitabını okumaya başlasam hayattan kopuyorum resmen. Başladığım zaman bitirmeden elimden bırakasım gelmiyor. Robert Hunter serisinin beşincisi olan olan bu kitapta, diğerleri gibi olağan üstü bir kurgu ile yazılmış. Ama bu kitabı diğerlerinden ayıran bir özellik var. Okuyucunun içinde bulunan saf öfkeyi dışarı vurması... Okurken resmen kasıldım, kanım çekildi ve öfkeyi iliklerime kadar hissettim. Kitabın sonuna yaklaştığınız da ise küçük bir detay size kitapta okuduğunuz hikayeleri bir yerden anımsatıyor ama nereden ?
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erkan Göksu’nun Kronik Kitap’tan çıkan Selçuklular kitabı, Selçuklu tarihini anlatırken Türk tarihindeki süreklilik gösteren zihniyet ve yapı sorunlarını da görünür kılıyor. Röportaj formatı sayesinde akıcı bir okuma sunuyor; yer yer önemli analiz ve yorumlar içeriyor.

Kitapta Türk boyları ve devletleri arasındaki çıkar çatışmaları, devlet menfaatiyle kişisel menfaatin özdeşleştirilmesi gibi konuların tarih boyunca tekrar etmesi dikkat çekici. Malazgirt’te saf değiştiren Türk unsurlar örneği üzerinden “ihanet” kavramının nasıl seçici kullanıldığı da düşündürücü biçimde ele alınıyor.

Selçukluların Sünniliğin siyasi ve askerî taşıyıcısı hâline gelmesi ile Tuğrul Bey’in Abbasi halifesiyle kurduğu ilişki, din–siyaset ayrımı açısından ilginç tarihsel paralellikler kurmaya imkân tanıyor.

Görsel materyal eksikliği, coğrafya ve şahısları takip etmekte zorlanan okurlar için bir dezavantaj olsa da Selçuklu tarihiyle ilgilenenler için iyi bir giriş kitabı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşadığımız çağın kaotik düzeni toplumun doğasını bozarken insanın da doğalla olan ilintisinin köklerine deyim yerindeyse kibrit suyu döker. Yeri gelir modern insanın bocalamaları psikiyatrik bir sınav olmanın haricinde var oluş mücadelesine döner. Filistinli bir kadının kapitalizmin merkezindeki arayışları ise günümüz insanının buhranlarının merkezine oturur. Üst üste binen türlü problemlere getirilen çözümler ise insanın aslına ve geçmişine dönüşünü tetikleyen bir süreci doğurur. Romanın adsız kahramanının hayat mücadelesi yerleşik insani algıları kökten değiştirecek kadar güçlüdür. Kavrama yüklenen anlamın çıkmazlarında yaşayan ve tökezleyen anlatıcının söylemi kendine özgü olmakla birlikte biraz delicedir. Kapitalizmin insanı delirttiği bu dünya Yasmin Zaher gibi çok yazar doğuracağa benziyor. Her ne kadar Slovoj Zizek eseri başyapıt olarak nitelendirse de, eser, yaşanılan çağa karşı sıradan bir çığlık hükmündedir. Çığlığın özgün yönlerinin ahlaki olmaması ise eserin handikabıdır
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Suzan Defter’i okurken bir hikâyeden çok, iki ayrı insanın zihnine sessizce misafir oluyormuş gibi hissettim. Sayfalar ilerledikçe olaylardan ziyade duyguların ağırlığı belirginleşiyor. Yazar, karakterlerini anlatmıyor; onları kendi iç sesleriyle konuşturuyor. Bu da kitabı yorucu ama bir o kadar da gerçek kılıyor. Beni en çok etkileyen şey, aynı hayatın kadın ve erkek gözünden ne kadar farklı hissedilebildiğiydi. Yan yana akan günlükler, bazen aynı anı bambaşka anlamlara dönüştürüyor. Bu durum, ilişkilerdeki sessiz kırılmaları ve söylenmeyenlerin yükünü çok iyi yansıtıyor.
Kitapta yalnızlık var ama gürültülü değil; daha çok içten içe büyüyen, insanın kendine bile itiraf edemediği bir yalnızlık. Karakterler birbirlerine yaklaşırken bile aslında kendi içlerinde kayboluyorlar. Bence bu kitap herkes için değil. Olay arayanı değil, ruh hâli okumayı seveni içine alıyor. Yavaş ilerleyen, düşündüren ve bittikten sonra da zihinde kalan bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa ama yoğun bir roman: Öteki. İnsanın birçok duygusu başkaları ile yaşadıkları olaylar sonrası açığa çıkar. Başkasının başarısını beğeniriz, güzeldir; ama sonra kıskançlık ve benzeri duygular yoğunlaşmaya başlar. Aslında toplumun da bizden ibaret olduğunu anlatmaya çalışmış belki de Fyodor Dostoyevski. İnsanın kendisiyle çatışmasını karanlık ve rahatsız edici bir dürüstlükle ele aldığı bu kitap, psikolojik romanlara ilgi duyanlar için özellikle değerli bir okuma olabilir. Kendimiz ve toplum karşılaştırmasında yaşadıklarımızı okumak, bizi yoğun bir düşünmeye sevk edecektir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir