Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bir psikiyatristin sadece kendisinin bildiği,tanıdığı ve görebildiği kadın bir hastanın, çalıştığı hastaneden kaçırıldığını düşünmesi ve bu gizemli hastayı aramaya başlaması ile start alıyor.Zaman içerisinde olay örgüsü,kendisini rahatsız eden takip eden hatta taciz eden bir kara adamla mücadelesine evrilirken,bu olaylarla ilgili önce beraber calıştığı bir meslektaşından sonra beraber yaşadığı ama seyahatte olan sevgilisinden şüphelenmesi bir korku sarmalına sürüklüyor kitabın kahramanını.Bir süre sonra şüphelendiği meslektaşının yardım etmesi ile olaylar psikiyatristin yıllar önce yaşadığı korkunç bir gerçeğin izinin sürülmeye başlanması ve trajik olayların gün yüzüne çıkması kitabı oldukça sürükleyici ve gerilim dolu hale getiriyor.Her bölümünde sizi farklı tahminlere sürükleyip son anda hiç beklemediğiniz bir sonuca ulaşmanıza ve şok olmanıza sebep olacak bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihsel Bağlamında Roma Sanatı
Naçizane yorumuma geçmeden evvel, her zamanki alışkanlığımı bozmayarak (uzun bir aradan sonra!), kaleme alacağım değerlendirme hakkında kısa bir ön bilgilendirmeyi kıymetli okuyucularla paylaşmayı bir borç bilirim. Öncelikle şunu açıkça ifade etmeliyim ki, Roma sanatı ve ikonografisi üzerine uzmanlaşmış bir sanat tarihçisi yahut arkeolog değilim; dolayısıyla aşağıda okuyacağınız satırlar, akademik bir incelemeden ziyade, bu alana ilgi duyan meraklı bir okurun okumasının ürünü olarak görülmelidir. Bununla birlikte, kitabın içeriğine dair mümkün mertebe ayrıntıya girmekten ve okuyucunun okuma serüvenini olumsuz etkileyecek yönlendirmelerden kaçınmaya çalışacağımı da özellikle belirtmek isterim.

Gelelim Paul Zanker’e ve Roma sanatına!

Roma sanatı denildiğinde çoğu zaman akla gelen ilk imgeler; heykeller, imparator portreleri, zafer takları ve idealize edilmiş bedenler olur. Ancak Zanker’in çalışması, bu yüzeysel algının çok ötesine geçerek, Roma sanatını yalnızca estetik bir üretim alanı olarak değil, son derece bilinçli bir siyasal ve ideolojik iletişim aracı olarak da ele almaktadır. Kitap, özellikle Augustus dönemi merkezli olmak üzere, Roma toplumunun değer dünyasının, iktidar anlayışının ve kolektif kimliğinin sanat yoluyla nasıl inşa edildiğini son derece berrak bir biçimde ortaya koymaktadır.

Zanker’in en güçlü yönlerinden biri, sanat eserlerini tek tek betimlemek yerine, onları üretildikleri tarihsel bağlam içine yerleştirmesidir. Heykeller, kabartmalar, mimari düzenlemeler ve kamusal mekânlar; imparatorluk ideolojisinin sessiz ama son derece etkili bir dili olarak karşımıza çıkar. Bu noktada yazar, modern propaganda kavramını anakronik bir biçimde kullanmaktan kaçınarak, Roma dünyasının kendi kavramsal çerçevesi içinde son derece ikna edici bir çözümleme sunmaktadır. Özellikle “ideal yurttaş”, “barış”, “düzen” ve “Roma erdemleri” gibi kavramların sanatsal temsilleri, kitabın omurgasını oluşturmaktadır.

Metnin dili, akademik bir eserden beklenebileceği üzere yoğun olmakla birlikte, gereksiz bir kapalılığa da düşmemektedir. Temel kavramlara aşina olmayan okuyucular için zaman zaman zorlayıcı olabilecek pasajlar mevcut olsa da, Zanker’in açıklayıcı üslubu ve görsel malzemeyle kurduğu güçlü ilişki, bu zorluğu büyük ölçüde telafi etmektedir. Bu sebeple kitabın, Roma tarihiyle yahut klasik sanatla ilk kez temas eden okuyucular için doğrudan bir “giriş kitabı” olmaktan ziyade, temel bir arka plan bilgisi edinildikten sonra okunmasının daha verimli olacağını belirtmekte fayda vardır.

Öte yandan, kitabın yalnızca sanat tarihçilerine değil; Roma tarihi, siyaset düşüncesi ve kültürel tarih ile ilgilenen geniş bir okur kitlesine de hitap ettiğini özellikle vurgulamak gerekir. Zanker, sanat eserlerini “suskun nesneler” olmaktan çıkarıp, Roma toplumunun zihniyet dünyasını anlamamıza imkân veren tarihsel belgeler hâline getirmeyi başarmaktadır. Bu yönüyle eser, okuyucuya yalnızca Roma sanatını değil, Roma’yı anlamanın da güçlü bir anahtarını sunmaktadır. Son dönemde, nümizmatik buluntular, resimsel temsiller ve gündelik kullanım nesneleri üzerinden tarih anlatımı hem giderek yaygınlaşmakta hem de tarihsel yorum açısından son derece anlamlı bir yaklaşım sunmaktadır.

Sonuç olarak, Paul Zanker’in Roma sanatı üzerine kaleme aldığı bu çalışma; sabırla okunduğunda ve metinle diyalog kurulduğunda, okuyucusunu fazlasıyla ödüllendiren nitelikli bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Roma dünyasının görsel diliyle ilgilenen, sanat ile iktidar arasındaki ilişkiyi sorgulamak isteyen yahut klasik çağın ideolojik yapılarını daha derinlemesine kavramayı amaçlayan herkes için son derece yol gösterici bir okuma olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Öte yandan, bir giriş kitabı olarak da değerlendirilebilecek bu eser, okuyucuyu ilerleyen okumalar için teşvik edici bir işlev görmektedir. Runik Kitap’a ve Kitapyurdu’na, bizi uygun, güncel ve içerik açısından dolu kitaplarla buluşturdukları için teşekkürlerimi iletmek isterim.

Herkese bol kitaplı sağlıklı günler dilerim!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta akıl, yalnızca rasyonel düşünme anlamında değil, manevî-kültürel bilinçle ilişkilendirilen bir kavram olarak kullanılıyor. Erdem ise yalnızca bireysel ahlaki davranış değil, toplumsal bir muhayyilenin parçası olarak ortaya çıkıyor. Muhayyile kelimesi burada sıradan bir tahayyül anlamıyla sınırlanmayıp, bir toplumun dünyayı anlama, yorumlama ve dünyada yer alma biçimini ifade eden bir çerçeve olarak kullanılıyor. Türkiye'nin düşünsel açmazlarını ve potansiyellerini ele alan önemli bir eser. Türkiye'de ahlak merkezli siyaset felsefesi literatüründe önemli bir katkı sunuyor. Modernitenin ve Batı aklının sunduğu çerçevenin ötesine geçerek, akıl ve erdemi birlikte düşünmeyi önermesi bakımından dikkate değer. Özellikle toplumsal muhayyile kavramı aracılığıyla, birey-toplum, gelenek-modernite, yerel-küresel gibi ikilemlere yeni bir bakış açısı getiriyor. Özellikle Türkiye'nin kültürel kodlarını ve zihniyet dünyasını anlamak isteyen okurlar için temel bir referans kaynağı diyebiliriz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın yazarı Reynold Alleyne Nicholson tasavvuf uzmanı İngiliz bir oryantalisttir. Aynı zamanda Mevlâna Celâleddin Rûmî üzerine de ihtisas yapan bir kişi olarak Mesnevi'yi İngilizce'ye tercüme etmiştir. Bu kitap tasavvuf ve diğer Doğu inançlarından olarak Budizm ile etkileşim anlamındaki korelasyonu anlamak açısından da son derece önemli. Bir tasavvuf ehli olarak İbrahim bin Ethem'in hayatının Gotama Buda'ya benzemesi ve onun gibi zenginlik ve şatafatı terkederek çile hayatına yönelmesi onun Budizm'den de etkilendiği düşüncesi dile getirilir bu kitapta. Aynı zamanda Budizm'deki Nirvana kavramıyla İslamî tasavvuftaki fenâfillah kavramı arasındaki benzerlikler ve nüanslara da değinilmiş. Tasavvufu ve sufiliğin mistik yönünü bir Batılının gözünden anlamak adına oldukça kısa ve öz bir kitap. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lübnan asıllı Amerikalı felsefe yazarı, romancı, mistik şair ve ressam Halil Cibran’ın “Ermiş” kitabıyla geldim bu defa ve Yorumum: Şiirsel felsefi ve kısa bir eser. Kitapta ana karakter El Mustafa bulunduğu şehirden Orphalese’den ayrılmadan önce halkın sorularını yanıtlar özelikle aşk, evlilik, çocuklar, özgürlük, acı, mutluluk, ölüm gibi hayatın temel konuları hakkında düşüncelerini anlatıyor. Kitap Bilgelik dolu kısa metinlerden oluşuyor ve bir romandan çok hayat üzerine yazılmış derin bir bilgelik metni ve bu yüzden ilk okumaya başladığım anda üzerinde derinlemesine düşünerek okumam gerektiğini anladım. Her bölüm kısa ama düşündürücü bizden yavaş okumamızı ve üzerinde düşünmemizi istiyor. El Mustafa her soruya hayatı daha derinden anlamaya yönelik şiirsel öğütler vererek bir yolculuktan çok insanın iç yolculuğunu anlatıyor. Kitaptan bir söz “Sevgi taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi”. Tavsiyemdir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.
Üslubu akıcı ve çok eğlenceli, roman tadında bir tarih kitabı.
Kitapta fazlaca yazım yanlışı var, bu yüzden bazı paragraflar anlamsızlaşıyor ama bu kitabı almak ve okumak için esaslı bir engel değil.
Sulla, Pompeius, Crassus, Cato, Cicero, Sezar, M. Antonius, Kleopatra, Augustus'un biyografisi niteliğinde.
Roma Cumhuriyetinin + İmparatorluğunun en epik figürlerinin bir arada bulunduğu, tabiri caiz ise en cafcaflı döneminin tarihsel panoramasının harika anlatısı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar eserini kaleme alırken öncelikle bu serüvene nasıl başladığını anlatıyor. Bu ise bize olayların neden sonuç ilişkisini kurgularken işimize yarıyor. Ayrıca eserin bölüm bölüm olarak kaleme alınması ve her bölümde önceki bölümlerin devamı yani zincirin diğer parçasının anlatılması da olayların kavranmasını kolaylaştırıyor. Bunun dışında temel biyoloji bilgisi ile çok rahat okunabilecek bir eser olup aşırı detaya kaçılmayan bir kitap. Ek olarak yazarın eseri yazarken gerek kendi aklına gelen sorular gerekse yazdığı dönemde insanların sorguladıklarını ayrıca belirtmesi hem sizin farklı düşüncelere yelken açmanızı hem de kendi sorularını oluşturmanızı sağlıyor. Kısacası kitabın sağına soluna bol bol not alabileceğiniz bir eser. Ayrıca yazar eserde yer yer eğlenceli bir dil de kullanmıştır. Şahsen kitabın içerisinde diğer eserine atıf yapmasından ötürü onu da okumayı iple çekiyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özgür Balpınar'ın tüm kitaplarını okumuş biri olarak, duyguları bu kadar net bir şekilde aktarabilmenin apayrı bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Bu kitap da bunların en güzel örneklerinden biri... Taiyang (Güneş) ile Yue (Ay) adlı iki bambaşka çocuğun arkadaş olabilmesini ve birbirlerine olan bağlılıklarını, güzel kuşların sadece güzel kuşlarla uçması gerekmediğini bu derece duygulu aktarmak çok kıymetli bence. Ayrıca kitabın sonu, çok ince düşünülmüş... Böyle yazarların sayısı artmalı kesinlikle. Kısaca özellikle tavsiye ediyorum bu kitabı ve Özgür Balpınar'ı :)
Sonunda ağladığım ve iliklerime kadar duygulandığım şahane bir eser.
"Canım arkadaşım, seni anlamaya çalışmak dahi öyle güzel ki...Sözlerin gökyüzümde asılı duran birer yıldız...sen böyle ay parçası gibi ışık saçarken söyle, seni nasıl bırakırım karanlıkta?"
"Hâlâ bir düşüm var ve sen benim kalbimdesin!
Arkadaşlar bir ömür birlikte yürür!"
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gelişim psikolojisinin ve psikanalizin önemli ismi Erik Erikson, yaşamın kritik evrelerini birbirine zıt kritik eşiklerle ilişkilendirerek bir sonraki evreye ne derece ‘sağlıklı’ geçildiğini gösteriyor. Bilinen sekiz evreye, yaşamın son durağı olan ileri yaşlılığı dokuzuncu evre olarak eklediği bu baskıda, beni en çok etkileyen de ileri yaşlılıkta Batı kültürünün yaşlıları, deneyiminden yararlanacağı ve saygıyla baş tacı edeceği bilgelerden ziyade, onlara yaşamın durağan ve ölü dönemini hatırlatan “işe yaramaz çocuklar” muamelesi yapması özeleştirisi yaptığı son bölüm oldu.
Erikson, hayata başlarken kimliğimizi hayatın bize verdiklerinin, ancak olgunlaştıkça bizim hayata neler verdiğimizin kim olduğumuzu belirlediğini hatırlatıyor. Her ne kadar ortalama bir okur için akademik ve psikolojik temel gerektirecek düzeyde zorlayıcı olabilecek olsa da her açıdan besleyici ve doyum veren bir okumaydı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı elime almadan önce Beyaz’ın hikayesi sanıyordum; Beyaz’ın Zambaklar Ülkesindeki hikayesi. Konusunu okuduğumda virgülün gücünün birkez daha farkına vardım.
Kitabımız bir kurtuluş, kuruluş hikayesini bizlere sunuyor. Bağımsızlıkları sonrası milleti dışında hiçbir şeye sahip olmayan Fin halkının, Snellman önderliğinde, bugünkü Finlandiya’nın temellerini nasıl attığına şahit oluyoruz.
Kitabın içeriğinde fin halkının o günkü durumu, hatalarını düzeltme çabaları ve istediğinde insanın neler yapabileceğine şahit oluyorsunuz.
Bir konuya değinmek isterim ki anlatım genellikle toz pembe yapılmış yani böylesine zor şartlar altında bırakılmış bir milletin attığı sağlam temeller karşısında süreç pürüzsüz mü ilerledi?
Ulu önderin neden bu kitabı tavsiye ettiğini daha kitabın ilk sayfalarında anladım; hayranlık duyulası bir milli bilince şahit oluyoruz; istemeseniz bile içinizdeki milliyetçi benliğin kabardığını fark ediyorsunuz.
Okumanızı tavsiye ederim…
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir