Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her kitabı sizi derinden etkileyerek hayattan dersler çıkarmanızı sağlayarak, yer yer sorgulama yaşatarak ama her seferinde ne kadar kaliteli yazdığını kanıtlayarak iyiki okudum dedirten bir yazar. Hiç bir eserinde keyif almadığım bir an olmamıştır. Bu eseri de batılılaşma peşinde, felsefesi kendi günahlarının affına olacak şekilde çıkarlar peşinde koşan, hataları ile etrafındaki herkesin hayatını paramparça eden, aile saadeti ve kavramlarını sevda sandığı zevk ve sefalar için mahveden bir adamın hikayesini okuyoruz aslında. Türk toplumunun din, aile, modernist bakış açısı gibi konulara olan yaklaşımını eleştiren ve onlara cahil gözüyle bakması da cabası.
Kaybettiklerinin kıymetini başkaları onlara değer verdiğinde anlayan ve yalanla geçirdiği hayatının sefalet meyvelerini yiyen Kenan beyin, sana müstehak bunlar dedirten hayatı.
Okuması çok kıymetli, bir kitabı Hüseyin Rahmi Gürpınar yazdıysa şüphe etmeden alın ve okuyun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı instagramındaki paylaşımlarıyla tanıdım, kitabını görünce hemen alıp okumaya başladım. Kitap çok akıcı öncelikle, her bölüm kendi içinde bağımsız. Genel anlamda çoğu yazılan bizim için basit düzeyde kalsa da bazı yerlerde bir farkındalık oluşturuyor ve gerçekten artık başkası için değil de kendin için bir şeyler yapmaya başlıyorsun. Başkalarına koştururken kendimizi niye ihmal ettiğimizi, bunun çocuklukla olan bağlantısını fark ettikten sonra bir iç huzur, rahatlama geliyor ve ayrıca ilişkiler açısından vermiş olduğu tavsiyelerle de bir aydınlanma yaşıyorsun, artık kendini kullandırmamayı öğreniyorsun. Kısacası; kısa sürede okunup ruhsal yaralarımıza bir nevi pansuman yapacak bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harbiye Nazırı Nazım Paşa
Yirminci yüzyılın başında Osmanlı’nın son dönemlerine giriş yapılır. Bu devrin en önemli özelliği ömrüne çok zaman biçilmeyen hasta adamın nasıl şifa bulacağına kafa yoran devlet adamlarının tarih sahnesine hızlı giriş çıkış yapmalarıdır. Yönetim erkinin monarşiden meşrutiyete evirilmesiyle -eskilerin deyimiyle- kul taifesi hiç olmadığı kadar önem kazanır. Son dönem askeri okullarında okumuş Avrupa’da mürekkep yalamış Osmanlı entelijansiyası artık yönetimde söz sahibidir. Yönetimde söz sahibi olanlar çok olmakla birlikte idaredeki kaotik durum askerleri de mesuliyet noktasında tarih sahnesine taşır.

Harbiye Nazırı Nazım Paşa da devleti için sorumluluk alan Osmanlı’nın önemli devlet adamı ve askerlerinden birisidir. Devletin en zorlu zamanlarında gücü elinde tutan Nazım Paşa bazı emsallerinin aksine akademik ve popüler tarih yazınında fazla yer almaz. Bunu fark eden Ender Korkmaz ismi çok geçen fakat pek tanınmayan Nazım Paşa üzerine yetkin ve kapsamlı bir çalışma yaparak, Osmanlı’nın çöküş döneminde görev alan bir asker ve devlet adamı profilini netleştirmeyi amaç edinir. Zira bu konuda farklılık arz eden ve birbiriyle alakasız anlatılar tarih literatüründe kendisini gösterir.

Değişken siyasi zemin üzerinde birden fazla tarihi olayda rol oynayan bazı şahsiyetlerin sadece devrinin belirli bir dilimi hedef alınarak üretilen kısmi çalışmaların tarih okurunu yanlış yönlendirdiği muhakkaktır. Bu yüzden her devlet adamı ya da askerin bütüncül bir bakış açısıyla doğumundan ölümüne kadar farklı siyasi tablolarda verdiği çeşitli renklere göre değerlendirmek zaruridir. Osmanlı’nın son döneminde hain ve kahraman lafzının bir şahsiyete birden fazla kez sıfat olduğu düşünülürse demek istenilen daha rahat anlaşılır.

Nazım Paşa da Osmanlı’nın son dönem olaylarında -özellikle 31 Mart Vakası ve 1. Balkan Savaşı olmak üzere önemli roller oynar. Ama Paşa’ya verilen mühim görevlere karşın hakkında tarafsız bir tarih anlatısı oluşturulmaz. Ya peşin hükümle suçlanır ya da hakkı verilmek adına tarih tahrif edilir. Bu tarz yanlış algıların yıkılması tarihçinin görevidir. Her tarihi şahsiyet katıksız tarihi duruşu itibarıyla bütün yargılamalardan bağımsız bir biçimde karakterize edilmelidir. Böylelikle yapılacak çalışmalarda son yorumlar okura bırakılır. Tarihi referans noktaları ve eldeki malumat zaten karaktere nihai şeklini layıkıyla verir.

Düşünüldüğünde Nazım Paşa hakkında ince elenip sık dokunarak bir araya getirilen veriler onun hayatının değişken grafiğini tüm netliğiyle ele verir. Bu hassas biyografik sunumun tali olarak ikinci bir faydası da vardır ki kimlik deşifre edildiğinde oynanan kilit role binaen önemli tarihi olaylar da afişe edilir. Bu açıdan Paşa’nın yaşam hikayesi Korkmaz’ın titiz çalışması mucibince 31 Mart Vakası, Balkan Savaşı ve Bab-ı Ali Baskını gibi olayların geri planını da aşikar kılar.

Osmanlı tarihine ilişkin eserler incelendiğinde, yapılan bazı araştırmaların olay merkezli olduğu görülür. Fakat olay anlatımı ne kadar detaylı olursa olsun, olayların merkezindeki kişinin bakış açısı yüksek önem arz eder. Bu nedenle bazı biyografiler şahsın olaydaki rolünü göstermekle hedeflerine ulaşırlar. Hatıratlar ve anılar otobiyografik olarak iyi bir rehber olmakla beraber her zaman bu şahsi yorumlara ulaşmaya imkan yoktur. Nazım Paşa da araştırmacıya deyim yerindeyse kendi diliyle fazla tüyo vermez. Bu yüzden daha fazla çalışarak çerçeveyi özelden genele doğru iyi çizme zarureti vardır. Böylece elde edilen ayrıntılar vasıtasıyla üzerine yoğunlaşılan şahsiyetin olaydaki rolü belirgin hale getirilir. Korkmaz, Nazım Paşa’nın çevresindeki dünyayı o kadar güzel inşa eder ki Paşa’ya söz verilmeksizin sunulan bilgilerden olayların iç yüzü anlaşılır.

Ayrıca Paşa’nın hayatı detaylandırıldığı zaman hiç hesapta olmayan bilgiler ve tarihi görünümler de ortaya çıkar. Misal Paşa’nın Bağdat valiliği ve 6. Ordu komutanlığı anlatılırken Osmanlı bürokrasisinin son dönemlerdeki ahvaline değinilir. Bu anlatımın kitabın üçüncü bölümünü kapsayacak şekilde detaylandırılması Osmanlı’nın başta yönetim sorunları olmak üzere birçok problemini de ayyuka çıkarır. Böylelikle devletin bir bölümündeki imar-iskan çalışmaları, iktisadi teşekkülleri, uygulamaları, askeri teamülleri ortaya çıkar ki atılan yanlış adımların devleti nasıl etkilediği ders verir tarzda gözlemlenir.

Ayrıca siyasi ilişkiler doğası gereği değişkendir. Paşa’nın yaşamı boyunca hesaplı hesapsız politik tavırları kayda alındığında bazı siyasi teşekküllerle bağlantıları olduğu bilinir. Bu bağlantılara bakıldığında bazı grupların ya da güç odaklarının anlatılması zaruridir. Çünkü bir şahsiyetin siyasi faaliyetlerinin bütünü gösterilmek isteniyorsa, detaylı bir anlatımın benimsenmesi okura resmin tamamını görme olanağı sağlar. Böylelikle hiç tahmin edilmese de siyasi ya da askeri bir grubun faaliyetleri anlatının göbeğine oturur. İşte bu açıdan bakılırsa döneminde İttihat ve Terakki’ye karşı kurulmuş Hürriyet ve İtilaf’a bağlı Halaskar-ı Zabitan grubunun oluşumu ve etkinlikleri ortaya çıkar ki eserin biyografi kalıplarını kıran yönü de bu tarz bilgi sunumlarıyla zuhur eder. Ayrıca Halaskar-ı Zabitan’la ilgili dişe dokunur bir çalışma literatürde azsa ya da yoksa, bu durum eserin hanesine artı olarak yazılır.

Nazım Paşa’nın ülkenin yönetiminde söz sahibi olan etkin bir şahsiyet şeklinde ön plana çıkmasından mütevellit resmi evraklar ve basın yayın organlarında sıkça ismi anılmaktadır. Bundan dolayı Paşa hakkında yapılacak olan araştırmaların yüksek titizlikle ve mümkün mertebe kaynakların tamamını kapsayacak şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bu açıdan eserin doygun bir potansiyel ortaya koyduğu söylenebilir. Zira Paşa’nın hayatındaki bütün adımlar yazılı kaynaklarla takip edilmektedir. Kaynakların karşılıklı kullanımı birbirlerini teyit etmelerinin önünü açarken, Paşa’nın hayatının gizil kalmış yönlerindeki sır perdesi de yer yer aralanmaktadır. Fakat yine de buna rağmen sürgün yılları gençlik dönemleri ile ilgili doğal olarak fazla bir bilgi yoktur.

Paşa’dan yola çıkılarak anlatılan son dönem Osmanlı tarihinin önemli olayları benzer eserlerdeki gibi kısa geçilmez. Olaylar bütün teferruatıyla verilmekle birlikte özgün ve muadil çalışmalarda rastlanmayan ezber bozan bilgileri içerir. Örneğin, 31 Mart Vakası sadece siyasi bir hizipleşmenin çatışmaya dönüşmesinden ziyade, bütün sosyal tabakalarda derin akisleri olan çok yönlü toplumsal bir olay şeklinde sunulur. Olayın öncesi, oluşumu ve sonrası ayrı başlıklarla kırılma anlarıyla izah edilir. Böylelikle sadece Paşa değil, Osmanlı tarihinin de bir bölümü detaylandırılır.

Sonuçta; Nazım Paşa, Osmanlı’nın son dönemlerinin kayda değer figürlerinden birisidir. Misal Balkan Savaşı gibi dünya ve Avrupa tarihine etki eden önemli bir olayda Paşa Osmanlı ordusunun başındadır. Fakat buna karşın Nazım Paşa’nın oynadığı etkin role nazaran hayatını kapsamlı içeren bir akademik çalışma yapılmamış olup, Korkmaz’ın eseri literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Devlet adamı veya asker olsun tarihi şahsiyetlerin mercek altına alınan hayatlarından önemli dersler çıkarmak mümkündür. Tarihi zemin ve zaman değişmekle beraber insanın doğası pek değişmemektedir. İnsani zaafların etkisiyle düşülen hataların geçmişten geleceğe uzanan silsilesine bakıldığında ortaya çıkan benzerlikler ders almanın zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır ki; Nazım Paşa bunun için iyi bir örnektir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3-4 milyar yıl, farklı genetik kodlara sahiplerden, çevre değişikliklerine en iyi uyanların sağ kalıp ürediği “doğal seçim” gezegeni sayısız türle donattı.

Doğal seçim günün birinde sinir sistemini ve beyni yarattı.. Beyinlerin en seçkini, 300.000 yıl önce sahne alan Homo sapiensinkiydi. Doğal seçimi, “yapay seçime” dönüştürdü: Bazı bitki ve hayvanları evcilleştirdi. Onların arasından en uygunları seçerek yetiştirdi. Ve sonunda DNA’yı okumakla kalmayıp, onu değiştirmeye ve şifreleri yeniden yazmaya koyuldu.

Soyut düşünme becerimizi, bilginin kaybolmadan aktarımını ve paylaşımını sağlayan lisan, yazı ve dijital devrimle taçlandırdık. Bu sayede son 40-50 bin yılda dünyayı kendi çıkarlarımız doğrultusunda, inanılmaz ölçüde değiştirdik.
.
Ne var ki, bunu diğer canlılara ve doğaya saygı göstermeden, hoyratça yaptık. Küresel çapta bir sorgulamaya ve radikal bazı kararlar almaya ihtiyacımız var.

Kitap, insanın bu değiştirme serüvenini betimleyip, doğaya saygıya davet ediyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında üç kez tutuklanıp hapse giren yazar, o dönem yaşanılanları bu eserinde oldukça başarılı bir şekilde ve güçlü bir dille bizlere aktarmıştır. Romanın ilk cümlesi "Nurilerle doluydu koğuş," diye başlar. Nuriler bir leitmotif olarak roman boyunca tekrarlanır. Karakterimiz koğuşta yatan tek siyasi hükümlüdür. Onun için burada gördüğü herkes bir Nuri'dir. Ruhu, bedeni gördüğü işkenceden yaralıdır. Roman hapishanede başlasa da geriye dönüş tekniğiyle karakterin yaşadıklarına sürekli gider geliriz. Bu eser boyunca yazar "sen" anlatıcı kullanmıştır. Bu anlatıcı tipi sayesinde karakterin yaşadıklarına, şahit olduklarına çok yakın bir noktadan ama mesafeli bakma şansımız olmaktadır. Yazarın anlattıkları çok acı gerçekler olmakla birlikte kullandığı edebi dil sayesinde bu romanı bitirebilme şansına erişiyoruz. Özellikle işkencenin, aşağılanmanın sahne sahne anlatıldığı bu roman ülkemiz tarihinin önemli bir dönemini detaylıca anlatmasıyla değerli bir kitaptır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Formatı nedeniyle “kitapçık” denilebilecek 415 sayfalık eser, bir sayfada metin diğer sayfada fotoğraf düzenlemesiyle 200 sayfa bile tutmuyor. Giriş” harici, 12 bölüme ayrılmış, sonunda 2 sayfalık “Terimler Sözlüğü” var. Savaşın tüm yönlerine değinilmiş. Önemli muharebeler, şahsiyetler, olaylar, silahlar, cephe ve cephe gerisinde yaşananlar, savaş öncesi ve sonrası da dâhil edilerek derlenmiş. Cephe gerisine geniş yer ayırmışlar ki, kitabın boyutu ve hedeflediği kitle göz önüne alınırsa, ender rastlanılan bir olgudur. Bu kadar karmaşık ve büyük bir savaşı kronolojik anlatmaya çalışmışlar. Ancak, çok farklı coğrafyalarda birbirini tetikleyen gelişmeleri göz ardı edemeyeceklerinden tarihsel akış içinde ileri ve geri sıçramalar yaşanıyor. Bu yüzden, konu hakkında bilgi sahibi olunması bağlantıları anlama açısından gerekli olabilir. “Giriş Kitapları” sınıflandırmasında ilk sıraya yerleştirdim. Mütercim aynı yayınevinden askeri tarih literatüründen 2 kitap tercüme ettiğinden konuya hâkim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lycaon serisinin ikinci kitabı olan "Lycaon: Vampir Avcı ve Cadı" eseri, ilk kitabı gibi güzeldi; akıcı ve merak uyandırıcı bir dille yazılmış. Yazar, Osmanlı İmparatorluğu zamanında geçen, kurt adam, vampir ve cadıların olduğu bir evren yaratmış ve bunu oldukça güzel işlemiş. Evet, buna benzer birçok kitap var ama bu romanın onlardan farkı, yazarın evreni genişleterek "kadimler" denilen üstün varlıkları hikayeye dahil etmesiyle yarattığı evrene inanılmaz bir potansiyel katmasıdır. Kurgu güzel, sade ve anlaşılır bir dille yazılmış bu fantastik tarihi romanı bu tür kitap severlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Lycaon" romanının ilk kitabı olan bu eserin kahramanı, acımasız, çıkarcı ve hiçbir değer çizgisi olmayan bir kişiliğe sahip bir kurt adam olarak karşımıza çıkıyor. Güç elde etmek amacıyla acı çekmeye ya da acı çektirmeye hazır bir karakter. Ayrıca romanda vampirler ve kurt adamlarla yapılan savaş çok etkileyiciydi. Tabii, yüzeyde bunlar gerçekleşirken, perde arkasında "kadimler" denilen üstün varlıkların herkesi ve her şeyi kontrol ettiğini de görüyoruz. Bence bu, iyi işlenmiş bir fantastik tarihi roman.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir arkadaşımın kızına hediye etmek niyetiyle aldım, tabi önce kendim okudum. Kitabın dikkatleri ruhu güzelleştirmeye çekmesi ve kitap boyunca her başlıkta bu gaye için günlük yaşamda izlenilebilecek yollar sunması çok güzel. Özellikle lise çağı gençleri için okuma gruplarında bir yetişkin eşliğinde okunup üzerine güzel sohbetler edilebilir diye düşündüm. Ya da ailecek okunup genç ile kitabın bölüm bölüm kritiği yapılabilir. Sonraki baskılarda yazar kitaba yeni bölümler de ekler belki, nükteleri ve bölüm başlarındaki alıntıları daha etkili hale getirebilir. Değerli bir çalışma, tebrik ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel hazırlanmış bir İngilizce bulmaca kitabı. Yazıları ve boşlukları büyük olduğu için doldurması kolay oluyor. Farklı bulmacalarda tekrar eden kelimeler olması kelime öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Ben emekli bir İngilizce öğretmeniyim. Bu kitabı boş vakitlerimde hem beyin jimnastiği yapmak hem de hoş vakit geçirmek için aldım. Yani öğrencilere olduğu kadar yetişkinlere de tavsiye ederim. Türkçe bulmacaların yanında, insanı fazla zorlamayan İngilizce bulmacalar da iyi geldi. Kitabı aldığıma çok memnun oldum, bilemediğim zaman sinir olmuyorum, çünkü arkasında cevap anahtarı da var :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir