Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zweig'in bu kitabını otobiyografik olarak değerlendirebiliriz. Çünkü hayatından kesitler okuyoruz. Ben özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın başladığı döneme dair anekdotlarından etkilendim. Oysa ne güzel bir gençliği varmış. Viyana'nın kültür ortamında yetişmiş. O konser senin bu bale benim şu opera öbürünün fik fik gezmiş. Tarihi sokaklarında kaybolmuş. Okurken o hissiyatı -hiç görmemiş olsam bile- hissettim. Savaş dönemlerindeki milliyetçilik akımının, faşizmin, ülkeleri nasıl yozlaştırdığından, ite kaka insanların nasıl savaşın içine çekildiğinden bahsederken günümüze bile ışık tutmayı başarıyordu. İşte bu yüzden Stefan, işte bu yüzden Zweig! O kadar kıymetli bir anlatım dili var ki... Ben okurken her seferinde çarpılıyorum. İster bir lokmalık novella yazsın, ister biyografi türünde yazsın, isterse de kendinden bahsetsin bu kitaptaki gibi. Sokakta yazsın kaldırımda okurum, öyle beğeniyorum anlatımını.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Sınır" görünürde bir aşk romanı. Zengin kızı seveceksen öncelikle onu görsel olarak hak etmen gerekiyor. Onun muhitinde başlayan bu "aşk" erkeğin muhitinin hangi noktasına kadar geçerli? Bildik hikaye, esas olan bu basitlikte sınıfsal yaklaşımı, karakter derinliğini ve illaki Suat Derviş'in yargı vermeden sadece bunları anlatıyor olması. Okuyucuya "olay bu, ben anlattım sen yargını ver" diyor. Suat Derviş, kıyıda köşede kalanı, görülmeyeni anlatmakta çok mahir. Neden daha çok okunmadığı konusunda ne diyeceğimi bilemiyorum.

Suat Derviş'i İsmail Güzelsoy tavsiyesiyle okudum. Okuyup da pişman olduğum hiçbir kitabı yok. Hele İstanbul'un Bir Gecesi...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Wilhem Schmid'den yine çok etkileyici bir yazı.

Kitapta mutlu olmanın bu kadar abartılmaması gerektiği, zaten sürdürülebilir olmadığı ve mutsuzluğun insan hayatı için daha verimli bir özellik olduğunu anlatıyor yazar. Nasıl anlatıyor derseniz güzel örnekler veriyor ve inandırıcı konuşuyor ancak sanırım çeviriden kaynaklı olarak bir çok bilmediği kelime çıkıyor insanın karşısına. Bu kitabı anlamayı biraz güçleştiriyor o yüzden. Yine de anlatmak istediğini anlayınca depresyonda olan bir insana iyi gelecek bir kitap olduğunu ve mutlu olmayı takıntı haline getirenlere de farkındalık kazandıracağını düşündüğüm bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken hem anlatımın akıcılığı hem de önerilerin pratiğe dönük oluşu beni etkiledi.Yalnızca iyi hissettiren tavsiyelerle sınırlı değil; psikoloji biliminin güncel araştırmalarıyla desteklenen yöntemler sunuyor.Kitap oldukça keyifli ve yalın bir dille yazılmış; okurken yormuyor, aksine içsel bir rahatlama sağlıyor.Germer’in dili, okuyucuyu yargılamayan, kucaklayan bir tonda.Kendimize nasıl değer veririz? Kendimizi daha iyi hissetmek için neler yapabiliriz? gibi sorulara içten, uygulanabilir ve yönlendirici cevaplar sunuyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri de sunduğu önerilerin günlük yaşama kolaylıkla adapte edilebilmesi.Basit farkındalık egzersizleri, iç sesimizi dönüştürme yolları ve duygularımızla dost olmayı öğrenmemiz için sunduğu pratikler, her yaştan ve her yaşam evresinden insan için uygulanabilir nitelikte.Kişisel gelişim kitaplarında bazen karşılaşılan soyut öneriler yerine, burada hayata kolayca entegre edilebilecek çözüm yolları bulmak beni mutlu etti. .

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli Doğan Cüceloğlu'nun insan ve toplum kavramsallaştırması ışığında kendinize, başka insanlara ve topluma yeni ve çok farklı bir gözlükle, değerlendirme sistemiyle bakmaya başlayacağınız kesin olan bir eser. Başta psikoloji olmak üzere sosyoloji, etnoğrafya, tarih bilimlerinin ve bu alanlardan seçilen bilim insanlarının tanıklığı ile çok zengin bir yolculuğa çıkacaksınız. Bazen kendinize kızacak bazen de iyi ki böyleyim/böyle değilim diyecek, bir farkındalık geliştirmeye başlayacaksınız.
İnsanın en önemli mücadelesinin kendisiyle olduğunu örneklerle gösteren Gerçek Özgürlük, rahmetli Doğan Cüceloğlu'nun fikirlerini derli toplu, anlaşılır ve hayattan örneklerle göstermesi bakımından mutlaka okunması şart olan bir eser.
İnsanın hem kendisine hem de toplumuna eleştirel bakmasının zor ama ne kadar önemli olduğunu gösteren rahmetli Cüceloğlu, bunun karşılığının gerçek bir insan ve özgürlük anlayışı olduğunu hayatı ve eserleriyle ortaya koyuyor.
Okuyunca anlayacak ve...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı yeni bitirdim, hayır demekle ilgili yabancı yazarların kitapları yerine kendi kültürümüzle yetişmiş bir yazarın kitabını okumayı tercih ederim. Yazar da bunu başarmış. Gayet akıcı, anlaşılır bir üslubu var, kısa sürede bitirdim. Kitabı okurken şunun farkına varıyorsun; İslam dini aslında insan fıtratına uygun ne kadar İslam dinine uygun yaşarsak, o kadar psikolojik olarak rahat hissederiz, yazar da bunu örnekleriyle çok güzel bir şekilde açıklamış. Dinlenmeyi öğrenmek kısmında vermiş olduğu İnşirah suresi 7.ayetteki örnek gibi (Yaptığın bir işi değiştirmek zihinsel olarak dinlendirir)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatih Duman'dan okuduğum ilk kitap.
Yazar öyküsünü; "Bir yerlerde duyduğum bir cümle açtı bazen ilham kapımı, birinin anlattığı kısacık bir hikaye beni hayal deryasının içine düşürdü, bir türkü kulaklarımda kendi kendime anlattığım bir hikaye oluverdi. ...Çok önceden duyduğum bir hikayeyi bence ve kendimce bir öyküye çevirdim." Cümleleri ile tanımlıyor ve tam da böyle bir öykü sunuyor. Öyküsüne türkülerden kesitler ekleyip, dinlememizi tavsiye ederek duyguyu daha yoğun bir hale getiriyor. Anadolu'da bu tarz hikayelere çok rastlarız. Muhakkak bir yerlerde dinlemiş, okumuş, şahit olmuşuzdur ama bu tanıdıklık sıkmanın aksine beni öyküye daha çok çekti.Aşina olduğumuz cümleler, tanıdığımız ama çoğu zaman dile dökemediğimiz duygular...Bir tarafta sevdasını aklı pahasına yaşatmayı seçmiş bir meczup, öbür tarafta kaçtığını sanarken her seferinde yine kendi zihnine dönen bir Ahmet...Bu güzel öykü kalbime hüzünle karışık hoş bir duygu bıraktı. Meczup ile tanıştığıma memnun oldum :)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Otuzlarında yetişkin bir kız çocuğu olarak:) çok çok beğendim. Pippi çok güçlü bir kız; çocuk edebiyatında çok özgün bir karakter. Cildine de bayıldım. Her yetişkin kadının da kendine ait bir şeyler bulacağı, mesajlar alacağı alt metinlere sahip bir seri. Pippi çok güçlü, cesur ve hayal dünyası çok zengin bir çocuk. 9 yaşında olmasına rağmen yalnız başına yaşayan, fazlasıyla zeki, bütün dünyayı gezen, dramayı sevmeyen, neşeli, atını tek eliyle havaya kaldırabilen, art arda 43 takla atabilen, özgürlüğüne düşkün, devasa okyanusları aşabilen, yaşama sevinciyle dolu, güzel bir kalbi olan, yardımsever, oldukça çılgın, kendiyle barışık, çok özgün bir mizah anlayışı olan Pippi’nin maceralarını keyifle okudum. Hatta Pippi’yi çoğu kez -olağanüstü bir şekilde güçlü olduğu durumlarda- Türk destan kahramanı Oğuz Kağan’a benzettim:) Ayrıca üç kitapta da çizimler çok iyi, sayfalarda anlatılanlar birebir olacak şekilde başarılı bir biçimde çizime aktarılmış. Bu çok özgün seriyi mutlaka okumalısınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Köroğlu’nu iyi bir teknoloji ile beyaz perdeye aktarabilseydik sanırım dünya, Türk yapımlarını konuşuyor olurdu. Hele Yaşar Kemal’in usta anlatımıyla birleşince, muazzam bir yapıt çıkardı ortaya. Seneler önce Cüneyt Arkın önderliğinde bunu yapmaya çalışmış Yeşilçam ve bence kısıtlı imkanlarla yine de başarılı işler çıkmış ortaya. Elimizde böyle malzeme varken kullanmamak olmazdı tabi ama çok daha iyisini de yapabilirdik demeden geçemiyor insan okurken.
Kitabın ilk efsanesi olan Köroğlu ile okur olarak öyle bir başlangıç yapıyoruz ki , kendimizi müthiş bir maceranın içinde bulup sayfaları peş peşe heyecanla çeviriyoruz. 90 sayfada kendimi muazzam bir bilim kurgu fantastik filmin içinde buldum…

Çoğumuzun az çok bildiği, çeşitli yapımlara, unutulmaz eserlere konu olan, Yaşar Kemal’in kalemiyle de ayrı bir lezzet kazanan üç efsanenin anlatıldığı bu başarılı kitap okunmalı ve kütüphanemizde yer almalı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öyle bir yazar düşünün ki Charles Dickens ile arkadaş ve Dickens bu kitaba benzeyen bir kitap yazmak için oldukça uğraş vermiş. Beyazlı kadın klasik eserler arasından oldukça az bilinen ve az okunma oranı olan bir roman. Oysa ki bu roman, türünün ilk örneklerinden biri ve Henry James gibi yazarlardan övgü almış. Beyazlı kadın esrarlı bir kitap.
Victoria döneminde taşra kasabalarından birinde bulunan bir malikane var. Bu malikanede yaşayan iki genç kız için resim dersi verilmesi için öğretmen tutulur. Mr. Hartright bu malikaneye doğru yola çıkar ve yolda beyazlı kadın ile karşılaşır. Daha ilk sayfalarda okuru içine alan konusu ile sizi sayfalara hapsedecek. Masum Laura ,akıllı ve cesur Marian, korkulası Kont Fosco karakterleri çok beğendim keyifle okudum. Okurken betimlemeler karakter analizleri olay örgüsü çok güzel işlenmiş. Sonu güzel bir şekilde bağlanmıştı. Sıkılmadan okuyacağınız eserlerden biri mutlaka bir şans verin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir