Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı coğrafya ve farklı kültürlerin, farklı haz ve yaşamların nasıl aynı denkleme gelerek çözüldüğünü hissettiriyor. Kimi zaman ayaklar altında kalan bir yaşamın çabalar ile dirilişini, kimi zaman çabanın yok oluşunu, ortak tutkuların aslında sadece 3 karakter ile değil genel sorun olmasının acı yansımasını, kimi üzülerek, kimi mendile sarılarak, kimi ahh’larla duyumsuyorsunuz. Bazen halinize şükrediyor, bazen “aynııı” nidaları ile yükleniyorsunuz satırlara. Döngü, güçlü kadınların, olumsuz ve imkansız sayıldığı halde başarma, başarabilme potansiyelini yavaş yavaş istenen noktaya taşıyor. Dev düşünceli bir kitap
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  28
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mantığa giriş için faydalı bir eser. Her bir kitap bölümünde orijinal Arapça metne ait bölüm, bölümün tercümesi ve bölümün şerhi bulunuyor. Ayrıca kitabın sonunda tüm orijinal metin tek parça halinde var. Sayfalar kenarlarına notlar almaya uygun olacak şekilde tasarlanmış.

Şerh kısımları daha uzun tutulabilir, örnekler çoğaltılabilirdi yorumuna kayılıyorum.

Bendeki baskıda birçok yazım hatası gördüm ama hiçbiri anlamı değiştirmez. Daha yeni baskılarda düzeltilmiş olabilir.

Yazarın bütün kitabı ders olarak işlediği videolar internette var. İçerik olarak kitabın birebir aynısı değil. Onların da konuyu iyi anlamak için faydalı olacağını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatının ve mücadelesinin genel bir çerçevesini çiziyor. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Dakikalar İçinde Atatürk' ün hayatına ve çevresinde yaşanan gelişmelere dair hap bilgiler denebilecek şekilde ilgi çekici anektodlar ve yazarın yorumları var. Atatürk’ün sadece bir lider olarak değil; düşünceleri, hayalleri, değerleri ve insanlığıyla tanımak isteyen herkes için çok özel bir eser. Her sayfada onun nasıl bir karaktere, nasıl bir vizyona sahip olduğunu görüyoruz. İlber Ortaylı, kelimeleriyle yetinmemizi değil; bizi meraka, araştırmaya ve anlamaya çağırıyor. Sanki şöyle diyor: “Atatürk’ü dakikalara sığdıramazsın ama dakikalar içinde onu hissetmeye başlayabilirsin. Tarihi uzun cümlelerle değil, doğru duygularla anlatabilmek çok güzel olduğunu söyleyebilirim. Tavsiye ederim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mango Sokağı karakterleriyle canlı bir dünya parçası… Herkesin kendi dünyasını iyi kötü çizebildiğini düşünürsek Cisneros’un basit bir iş yaptığı düşünülebilir. Ama işin açıkçası sıradan anlatımdan çoğu zaman beklenti düzeyini aşacak bir şeyler çıkmaz. Küçük mahalle dedikoduları gibi algılanabilecek şeylerin ilk aşamada süzülmesi gerekir. Gözlem dahilinde olan olayların anlatımı ise etkileyicidir. Kurgunun gerçeklik düzlemine erişemediği metinlerde hep okurun gözü bu nedenle hatıratları arar. İşte Cisneros bu aşamada devreye girerek kurguyla yaşanmışlığı sokağın genç misafirinin dilinden gözlem gerçekliğiyle verir. Yani deyim yerindeyse Cisneros bir Latin gettosuna okuru misafir eder. Farklı bir kültür ortamından ses verilmesine karşın öteki olmanın, gurbeti yaşamanın, kültürel şokların ve kimlik buhranlarının anlatımı etkileyicidir. İnsani olanın ortak payda şeklindeki sunumu ise okurun kendinden bir şeyler bulmasının önünü açar. Kısacası anlatıcı Esperanza'yı yabana atmamak gerekir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Japon edebiyatının ilk korku türünü oluşturduğu söylenen eserlerden biri. Takıntı kısa ama etkileyici bir kitap. Toplamda iki öyküden oluşuyor: “Takıntı” ve “Ameliyathane”. İlk sayfalardan itibaren insanın içine işleyen bir atmosferi var; sanki uzak, sisli bir Japon kasabasında yalnız kalmışsın gibi bir his. Kyoka’nın dili sade ama derin; az kelimeyle çok şey anlatabiliyor.
“Takıntı” öyküsü psikolojik gerilim ve doğaüstü temaları harmanlarken, “Ameliyathane” insan bedenine, tabulara ve gizeme odaklanıyor. Her iki hikâyede de Japon kültürünün geleneksel havası ile modernleşme sancıları hissediliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarı en sevdiğim yazarlar arasına almama neden olan kitap
Seri üç kitaptan oluşuyor, bu sonuncusuydu. İlkinden sona kesinlikle yazarın kaleminde gelişme var. Hem kendi tarzına sadık kalmış hem de ilk kitaptaki zayıf noktaları geliştirmiş. Zaten bu son kitap, en sevdiğim kitaplar arasına girdi. Bu kitapta bilimsel bilgilerin akış içinde daha başarılı verildiğini düşünüyorum. Çatışmaların çözüldüğü yerde okurun acabalarını kıracak detaylar bu kitapta daha iyiydi. Zorlama gelmedi fazla. Ayrıca hikâyenin tıkandığını düşündüğüm yerlerde doğal dokunuşlarla yeniden beni hikâyeye bağladı. Özellikle ana karakterin akıbetiyle ilgili sürüncemede kalan bir nokta vardı. “Yazar buradan çıkamıyor,” diye düşünürken aslında oraya planlı getirdiğine beni inandırdı. Sonra onunla ilgili bu çözümleme kısmının sonlarına doğru yine aynı hissi yaşarken ve “Umarım bunu çözmek için yeni karakter eklemez,” diye düşünürken yine kurduğu yapıyı severken buldum kendimi. Çok doğal geldi.

Dolayısıyla bir yazar olarak epey saygı kazandı gözümde. Zaten kendi alanında tanınan, sevilen biri. Ancak yazar olarak bambaşka bir seviyeye geldiğini görmek bu seri sayesinde mümkün. Kesinlikle diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende.

Serinin bu son kitabını okuduğum sırada anneme bir doktor muayenesine refakat ettim. Doktorun rafında serinin ilk kitabını görünce gözümü alamadım, hâliyle doktor da bunu fark etti. Bu sayede bir doktorla bu serinin bir kitabı hakkında konuşma fırsatım oldu. Yazarın değerli bir isim olduğunu ama kurgunun içine giremediği için seriye devam etmediğini söyledi. Buna üzüldüm çünkü serinin diğer iki kitabı kesinlikle bu konuda çok daha başarılıydı. Ancak o da benim gibi nöroromanın sadece edebiyata değil aynı zamanda toplumun gelişimine de faydalı olacağını düşünüyordu. Zira bu, akademik bilgiye ve bilimsel konulara merakı artırmanın başarılı bir yolu. Çok karmaşık bilgileri herkesin anlayabileceği bir dilde vererek aslında bize çok yabancı gelmemesi gereken şeyleri öğrenmeye teşvik ediyor. Bedenimizin nasıl çalıştığını aslında merak edip öğrenmeli ve yaşam kalitemizi artırmalıyız. Ancak bana göre bu serinin mesajı bu değil. Yani en azından sadece bu değil. İnsanın kendini diğer canlılardan üstün görmesiyle ilgili fazlaca vurgu ve örneklendirme vardı ve ben bunun pek çoğuna katılıyorum. Sürpriz bozan detaylar vermek istemediğim için bu örneklerden bahsetmeyeceğim ama bu kitabı okuyup içselleştirmenin teknolojiyle ve diğer canlılarla ilişkimizde bir değişimi tetikleyebileceğine inancım var. Özellikle kitabın son birkaç bölümü bu anlamda çok çarpıcı bana göre.

Bu arada bu seriyi yeniden okumak istiyorum. O kadar doluydu ki hemen sindirmek mümkün değil. Birkaç kez okunabilecek kadar zengin kitaplar. Bir de bir kez de kitabın sonunu bildiğimden izleri takip ederek okumak istiyorum.

Seri boyunca paralel ilerleyen hikâyeler var ve kitabın sonuna kadar arka planda bırakılmış, bizi aç susuz gibi hissettiren, bir türlü sonuca bağlanmayan bir kısım var ki bu kısım kitabı sonuna kadar okuma konusunda sizi kesinlikle teşvik ediyor. Bir sayfa çevirme etkisi var yani. Ancak son kitapta o kısımların fazlaca geri planda kaldığını ve diğer hikâyenin çok fazla öne geçtiğini düşündüm. Kitabın sonunda çözüme kavuşan o hikâyeyi arka planda birazcıcık daha fazla oynatabilirdi gibi geldi bana. Çünkü sonu çok hızlı bağlanmış gibi hissettirdi. En azından benim önerim, orada bir yavaşlama etkisi yaratabilirdi. Ayrıca başka hikâyeler de vardı ve onlardan bir tanesine yapılan vurgunun nedenini sonuna geldiğim hâlde anlayamadım. Yeniden okumak istememin nedenlerinden biri de bu, kaçırdığım noktalar varsa o bütünü daha net görebilmek.

Bana kalırsa devamı gelebilir serinin. Yani bittiği yer bize bir son verse de gayet de sonrasını merak etmeden duramıyorsunuz. Ancak serinin sonlandığı noktada verilen mesaj, seri boyunca tartışılan şeye çok anlamlı bir gönderme yapıyor bence. Öyle göze sokmadan, usulca çok güzel bir nokta koymuş yazar. Bu mesajı vermek için seçilen kişi de bence mesajı daha da anlamlı kılıyor. Sürpriz bozan detaylar vermeden bunu açıklayamıyorum ama okuyanlarla bunun üzerine konuşmak keyifli olur.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gençlerle Başbaşa, her gencin muhakkak ülkesi ve değerleri için okuması gereken bir başyapıt. Gençlere ülke vizyonu kazandırabilmek için özellikle öğretmenlerin ve velilerin muhakkak alması ve hediye etmeleri gerekiyor. Ebat olarak küçük ve basit gelebilir ama buna rağmen bu kadar dolu bir eseri çok fazla okuduğumu söyleyemem. Özellikle günümüzde gençlerin savruk hallerine bir nebze de olsa derman olabilecek kadar iyi. Ancak yayınevi bu kaliteli eseri günümüz Türkçesi ile biraz daha sadeleştirmeli diye düşünüyorum. Bu şekilde hem daha iyi anlaşılır hem de kitaptan kopmalar olmaz. Başlanan bir yemeği yarım bırakmak olmaz değil mi? Bu nedenle lütfen bu uyarımı dikkate alarak daha çok gence ulaşmasını ama muhakkak sadeleştirilmesini sağlayın derim. Her kütüphanede muhakkak bulunmalı.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar; din ve toplum ilişkisini aile, birey ve özellikle gençlerin inanç eksenli sorgulamaları üzerinden ele alırken erken dönemde yanıtsız kalabilen temel sorulara kuramsal bir açıklık kazandırmayı amaçlayarak başarılı bir çalışma ortaya koymuş. Metnin en dikkat çekici yönü normatif yargılar üretmeden sosyolojik ve düşünsel arka planı güçlü bir kuramsal zeminde tartışması. Bu sayede genç okuyucunun zihinsel dünyasında sıklıkla beliren inanç, aidiyet ve değer sorularına aceleci çözümler değil, düşünmeye davet eden açıklamalar getirmesi. Yazarın kavramsal netlik ile pedagojik hassasiyet arasında dengeli bir üslup kurması ise oldukça kayda değer bir yaklaşım sunuyor. Ayrıca barışçıl, kapsayıcı ve çatışma üretmeyen bir dilin benimsemiş olması ise günümüz toplumu için önemli bir kazanım…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser toplumcu, gerçekçi politik bir kurguyla işlenmiş. Ortalarında siyasi meseleler yoğunluktaydı bu kısım beni biraz yavaşlattı. Yazarın üslubu çok duru ve yalın o yüzden çok hoşuma gitti. İzlanda toplumunu, dini yaşayışlarını, toplumsal tabakalaşmayı ve ideolojik dönüşümleri güzel yansıtmış. Kendimi kasabada hissederek okudum. Coğrafya farklı olsa da sömürü düzeni aynı görünüyor. Karşıma çıkan ve kendim keşfettiğim bir kitap okuduğum için de mutluyum. Hayatıma İzlandalı Salka ve Oseyri köyünü katmış oldum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seri öyküler. İç içe geçmiş on yedi öykü. The Economist dergisi “öykü maskesi altına saklanmış bir roman” demiş. “Roman gibi” olduğu için filme de alınmış.

Öyküler yazarın gençlik yıllarını geçirdiği Albany kasabasında geçiyor. Albany, kitapta Angelus olmuş. Dokuz öyküde karşımıza çıkan Vic Lang karakteri büyük ölçüde Tim Winton. Yazar “Açık, Berrak Görüş” hikayesinde anlattıklarını anılarında da anlatmış.

Teknik anlamda kusursuz öyküler. Ama bu bir ciğer söken kitap. Çok sert.

Şiddet dolu merhametli bir adam. Şiddet dolu merhametli bir şair.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir