Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Derin Tarih dergisinin Aralık 2025 sayısını oldukça nitelikli buldum. Bu sayı, tarihî olayları sadece kronolojik bilgi olarak sunmak yerine arka planlarıyla, sebepleri ve sonuçlarıyla ele alıyor. Yazılar akademik bir titizlik taşısa da, dil genel okur için anlaşılır ve akıcı.

Özellikle Osmanlı dönemi ve İslam tarihine dair dosya yazıları dikkat çekici. Tarihi şahsiyetler idealleştirilmeden, ama hakkı da teslim edilerek anlatılmış. Bu yaklaşım dergiyi benzerlerinden ayıran en güçlü yönlerinden biri. Belgeler ve kaynaklara dayalı anlatım, okurken güven duygusu oluşturuyor.

Derginin baskı kalitesi, görselleri ve arşiv fotoğrafları da oldukça başarılı. Hem okumalık hem de saklanacak, dönüp tekrar bakılacak bir sayı olduğunu düşünüyorum. Tarihe ilgi duyan, yüzeysel anlatımlardan sıkılmış okurlar için kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cins dergisinin Aralık sayısını dikkatle okudum ve genel olarak oldukça doyurucu buldum. Bu sayıda özellikle modern insanın iç dünyası, özlem, zaman ve hafıza kavramları etrafında kurulan metinler dikkat çekiyor. Yazılar aceleci değil; okuru yavaşlamaya, düşünmeye ve metnin içine girmeye davet ediyor.

Derginin dili yer yer ağır ama bu ağırlık rahatsız edici değil, aksine metinlere derinlik kazandırıyor. Günümüzün hızlı ve yüzeysel içeriklerine alışmış okur için bu sayı bir duraklama hissi veriyor. Özellikle deneme yazıları, modern hayatın insanı nasıl duygusal olarak eksilttiğini iyi bir şekilde tartışıyor.

Baskı kalitesi ve kağıt seçimi de derginin ruhuna uygun. Koleksiyonluk sayılardan biri olduğunu düşünüyorum. Kültür, edebiyat ve düşünce dergilerini takip edenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir sayı. Cins’i düzenli okuyanlar bu sayıda da aradıklarını bulacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
️ Bir Uçurtmanın Ardından Kalan Umut

Uçurtmayı Vurmasınlar’ı okurken içimde derin bir hüzünle birlikte yumuşacık bir umut oluştu. Barış’ın dünyaya bakışı, bana masumiyetin en sert duvarlar arasında bile kaybolmadığını gösterdi. Onun küçük hayalleri, uçurtmaya tutunan kalbi ve saf sevgisi beni çok etkiledi. Bu kitabı okurken bir çocuğun özgürlüğe ne kadar yakın ama aynı zamanda ne kadar uzak olabileceğini hissettim.

Ben bu kitabı sadece bir cezaevi hikâyesi olarak görmedim. Daha çok, insanın içindeki iyiliğin ve merhametin her koşulda var olabileceğini anlatan güçlü bir metin olarak okudum. Barış ile İnci arasındaki bağ, bana sevginin ve güvenin ne kadar iyileştirici olduğunu hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde içim burkuldu ama kalbimde derin bir iz kaldı. Bence bu kitap, insanın vicdanına sessizce dokunan çok özel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Ayfer Tunç klasiği daha...
Kalemini, güçlü kurgusunu ortaya koymuş yazarımız yeniden. Baş karakterimiz Şehnaz "Annemin ilk uyurgezer gecesinde söylediği bir cümleyle hayatım alt üst oldu." diyerek kitabın daha en başından şüphe tohumunu ekiyor zihnimize. Bizlere de sayfaları art arda çevirmek düşüyor. Baş karakterle annesinin aynı adama aşık olduğunu düşündürüyor başta, sonra içe içe açılan gül yaprakları gibi hikaye yeni yeni güzergahlar yeni yeni yollar açıyor önümüze. İlk şüphelenilen hiçbir zaman gerçekleşmiyor Ayfer Tunç kitaplarında ve ikinci kadın olan yani bir metresin ağzından dinliyoruz hikayeyi. Bu zaman zaman sinirlendiriyor okuru, hak ettin sen bunları dedirtiyor ,kendi tabiriyle bipolar hastalıklı aşkının içine çekiyor bizi de ister istemez empati kurduruyor. En güzel kısım olarak da 4 kuşak kadının hikayesinin labirent gibi dönüp dolaşıp benzer yerlere çıkmasının bağlantısını kurduruyor. Enfesti, meraklılarına iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üniversite okuyan Nergis' in trajik olaylar yaşaması ile roman İstanbul' da başlıyor. Nergis Firuz Dede ile tanışıyor ve dünyası değişiyor.
Masal içinde masal, zaman içinde zaman. Firuz ve Ayvaz'ın hikayesi başlıyor. Roman şimdiki zamandan 2. Dünya Savaşına ve Bakü' ye geçiyor. İki gencin dostluğu, edebi sohbetleri, tiyatroları, savaş, Cengiz Han, Stalin, Hacivat ve Karagöz, Tolstoy, Dostoyevski ve daha nice olaylar. Kitabın içinde resmen edebiyat şarkısı dinledim. Firuz ve Ayvaz'ın gönül yoldaşlığı hem güldürdü hem gözlerimi doldurdu. O kadar sürükleyici ki sürekli merak ettim. Diyardan diyara, zamandan zaman gezdim enfes bir yolculuktu. Bence okumalısınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap öncelikle çocukları analitik düşünmeye yönlendiriyor. Dedektif Zebra ve yardımcısı Nokta kurabiyelerin ortadan nasıl kaybolduğunu, ipuçlarını takip ederek bulmaya çalışıyorlar. Sonunda bir sürprizle karşılaşıyorlar. Yazar yapılan yanlış karşısında alınan tavrın ne kadar önemli olduğunu, yanlış yapanlara doğruyu öğretmenin çok farklı yollarının olduğunu anlatmak istiyor. Yanlışın neden yapıldığının anlaşılması ve yanlışın sorumluluğunun üzerine almanın önemini anlatılıyor. Bunları yaparken merak uyandırıyor, güldürüyor. Sonunda okuyucuları bekleyen güzel bir sürpriz daha var. Bence çok güzel bir kitap tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Macera, doğa ve gerçeklik türünde kitapla Yorumum: Bir hayvanın yaşamının anlatıldığı bir dizi olaylar zinciri etrafında şekillenen romanda Beyaz Diş kurt köpeğidir ve okudukça onun yaşadığı her deneyimin tıpkı biz insanlardaki gibi onu nasıl sertleştirdiğini gördüm. Özellikle insanların elinde gördüğü zulüm, doğada karşılaştığı tehlikelerden çok daha iz bırakıcıydı ve Beyaz Diş’in kötüleşmesi kendi seçimi değil, maruz kaldığı vahşetin sonucuydu. Kitap bir hayvanın hayatta kalma mücadelesini anlatan bir roman değil; insan doğasının, şiddetin ve sevginin dönüştürücü gücünün çok güçlü bir alegorisi bence. Nitekim kitabın sonunda Beyaz Diş uysallaşarak bunu gösterdi. Yazar, doğanın acımasızlığı ile insanın yarattığı acımasızlığı yan yana koyarak hangisinin daha yıkıcı olabileceğini üzücü bir şekilde sorgulatıyor bize. Son bölümde Beyaz Diş’in yavaş yavaş güvenmeyi öğrenmesi, bana güvenin ne kadar kırılgan ama aynı zamanda ne kadar güçlü bir duygu olduğunu hissettirdi. Kitapla kalın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba belli bir beklentiyle başlamıştım, beklentimi bu kadar karşılayacağını ise açıkçası beklemiyordum.
Kadın ve erkek perspektifinden bu kadar gerçekçi bakabilen, adeta onların ayakkabılarıyla yürüyen çok büyük bir kalemle karşılaştım. Tabii burada çevirmenin de hakkını teslim etmek lazım, bağlamın içinde o kadar yerli yerinde kelimeler kullanmış ki okurken bu kelime yerine başkasını kullansa olmazmış diyerek onun da büyüklüğünü anlıyorsun.
Cinsiyet rollerinin farklılığının yanı sıra, burjuva ve yoksul zihninin işleyişini de çarpıcı şekilde kaleme almış Marai. O “son Macar burjuva efendilerinin” buruk ve trajik hallerini çok iyi yansıtmış. Ve tabii ilişkiler… Kaygan zeminde, gerçekliği ve samimiyetini sorgulanan kadın-erkek, arkadaş ilişkileri… Satırlar arasında sosyoloji ve psikolojiyi örtük veren çok lezzetli bir okuma vadediyor Marai. Artık sen benim en sevdiğim Macar yazarsın.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En son söylemem gerekeni başta söyleyeceğim ama ilk kitabın (Denklanşör) biraz gölgesinde kalmış.

Gizemle psikolojik gerilimi ustaca birleştiren romanda yazarımız fotoğraf metaforu üzerinden geçmişin sabitlenemeyen doğasını ve gerçeğin tek bir açıdan görülemeyeceğini sorguluyor. Hikâye, bir anın dondurulmasının aslında gerçeği korumak değil, onu yeniden inşa etmek anlamına gelebileceğini gösteriyor.

Roman boyunca karakterler, hem kendi geçmişleriyle hem de başkalarının sakladığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Görülenle saklanan arasındaki gerilim, okuyucuyu sürekli tetikte tutuyor.

Poz, sadece bir gizemin peşinden gitmekle kalmıyor; insan zihninin travmalar karşısında nasıl savunma mekanizmaları geliştirdiğini ve hafızanın ne kadar kırılgan olduğunu da derinlemesine işliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın Kendinden Kaçamadığı Bir Gece

Yeşil Peri Gecesini okurken şunu hissettim:Bu kitap okuru rahatlatmak için yazılmamış.Ayfer Tunç, insanın karanlık yanlarını saklamıyor,süslemiyor.Okurken sık sık durup kendime sordum: “Ben olsaydım, gerçekten daha farklı mı olurdum?”
Roman,karakterlerin iç dünyasındaki sessiz çatışmaları anlatıyor. Söylenmeyenler,ertelenen yüzleşmeler ve bastırılan duygular metnin merkezinde.Her şey olduğu gibi duruyor ve tam da bu yüzden sarsıcı.

Merkezdeki karakterle bağ kurmak kolay değil.Ama onu zorlayan da bu.Yargılamakla anlamaya çalışmak arasında gidip geldim.Kitap bana şunu düşündürdü:İnsan, kendinden kaçtığını sandığı yerde aslında kendisiyle yüzleşiyor.

Kolay bir okuma olmadı. Yer yer ağırdı ama bittiğinde bıraktığı etki uzun süre geçmedi. Çünkü bazı kitaplar iyi hissettirmek için değil, insanı kendisiyle baş başa bırakmak için yazılır. Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı romanları sevenler için Yeşil Peri Gecesi kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir