Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zaten çok sevdiğim Türkan Saylan'ın bu biyografisini okuduktan sonra kendisine bir kez daha hayran kaldım. Hayatındaki onca zorluğa, kalp kırıklıklarına rağmen yaşam azmi muazzam. Onun yalnızca başarılı bir doktor değil; cesur, ilkelerinden ödün vermeyen ve binlerce kız çocuğunun hayatına dokunan gerçek bir mücadele insanı olduğunu bu kitapta bir kez daha hissettim. Ayşe Kulin'in akıcı anlatımı sayesinde kitap hiç sıkmadan ilerliyor. Bence sadece bir biyografi değil, aynı zamanda ilham veren bir yaşam öyküsü. Özellikle Türkan Saylan'ı daha yakından tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması ya da dinlemesi gereken eserlerden biri. Ağlamak serbest

"Bazı insanlar yalnızca kendi hayatlarını değil, dokundukları binlerce hayatı da değiştirir. Türkan Saylan tam da onlardan biri..." ️
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rus egemenliği altındaki Finlandiya'nın küllerinden doğmasını sağlayan Snellman ve o bir avuç insana büyük saygı duydum. İnanılmaz ilham verici bir kitap. Bazı alıntılar hala gözümün önünde saki. Notlarımın arasında sakladıklarımdan bir alıntı;

İstediğiniz kadar anayasa ve seçim hakkı tanıyın. İstediğiniz kadar liberal yasalar getirin, sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın. Eğer çocuklarınız küçük, önemsiz insanlar olarak hayata adım atıyorsa bir parlamentoya, her tür hak ve özgürlüğe sahip olmaları küçük, acıklı, biçimsiz bir hayat sürmelerini engellemez. Memurlar ihmalkâr olur. Bakanlar birer siyasi cambaz, milletvekilleri ise halkın sırtından geçinen şarlatanlar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
John Fowles, kitapta bizi doğrudan bir yazarın kafasının içindeki o tuhaf, labirent gibi odaya kapatıyor. Kitap boyunca klasik bir olay örgüsü aramak boşuna. Edebiyatın, bir şeyler yazıp yaratmanın ve ilham perisi mevzusunun içini açarak kafamı bir güzel karıştırdı. Hikayenin o steril hastane odasında başlaması bence tesadüf değil, aslında yazarın karşısındaki o bomboş beyaz sayfa. Miles Green ile Erato’nun o hiç bitmeyen, kavgalı gürültülü, hem didişmeli hem de flörtöz halleri, bir yazarın kendi yarattığı karakterlerin elinde nasıl oyuncak olduğunu absürt bir kanıtı. Edebiyat teorileriyle, ukala entelektüel tavırlarla ve en çok da kendi yazar egosuyla çok fena kafa bulmuş.
Klasik bir kurgu konforu arayanları hayal kırıklığına uğratacak, ancak kelimelerle oynanan bu entelektüel körebe oyunundan keyif alanları fazlasıyla doyuracak bir eser. Yaratıcılığın sancısını, ironi ve ironinin de ironisini yaparak anlatan farklı bir deneyim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan'la tanışmam aslında son kitabıyla oldu. Onu okuduğumda kaleminden öylesine etkilenmiştim ki, ilginç bir şekilde yazarı günümüzden geçmişe doğru, ters kronolojiyle okumaya başladım. Ve Sen Kuş Olur Gidersin, okuduğum dördüncü Tarık Tufan kitabı oldu.
Belki bana düşmez ama naçizane fikrim; Tarık Tufan'ın kaleminin yıllar içinde inanılmaz güçlendiğini görmek mümkün. Bu kitapta da insanın içine işleyen, altını çizmek istediğim birçok cümle vardı. Ancak dürüst olmak gerekirse, beni ilk okuduğum kitapları kadar derinden etkilemedi.
Kitap; içine kapanmış, depresif bir adamın iç dünyasına, yalnızlığına ve hesaplaşmalarına odaklanan bir içe dönüş hikâyesi. Kötü müydü? Kesinlikle hayır. Sadece yazarın kaleminin çok daha güçlü yansıdığı eserlerini okuduğum için benim sıralamamda orta seviyelerde kaldı.
Kitaptan aklımda en çok kalan cümle ise şu oldu:
"Susuyor olman, acı çekmediğin anlamına gelmez."
Sırf bu ve benzeri cümleler için bile okunmaya değer bir Tarık Tufan kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her okuduğumda farklı hislere büründüğüm, mesajları çok güçlü bir farkındalık kitabı. Gözleri doğuştan görmeyen Furkan, özel durumu sebebiyle ona uygun görülen rolleri ve kısıtlı alanları reddedip kendi hikâyesini yazmaya cesaret ederek âdeta bir hayat dersi veriyor. Sıradışı fıtratının ilahi evrende bir kusur, bir eksiklik değil tam aksine muazzam bir estetiğin, “farklılıklar zenginliğimizdir.” cümlesinin tecellisini gösteriyor. Bakmakla görmenin aynı şey olmadığını, gönül gözüyle görebilmenin bir lütuf olduğunu iliklerimize kadar hissettiriyor. Allah'la kul arasında görünmez ama çok güçlü bir bağ olduğunu ve O’ nun ipine sarılanın sırtının yere gelmeyeceğini, “iyi niyet” başlığı altında yaptığımız şeylerin her zaman iyi bir karşılığının olmadığı, annenin hayatımızdaki belirleyici rolünü, doğru sözün önemini okumakla kalmayıp bizzat yaşayacağımız bu varoluş hikâyesini güzellikle tavsiye ederim. 2. sınıf ve üstü çocuklar rahatlıkla okuyabilir.:)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmi gibi, içerik bakımından da çarpıcı olan kitap, alfabetik sırayla, dinin sabiteleri ve kavramları ile ilgili hurafeye kurban edilmiş ve üzeri küflenmiş kavramların tozunu atma faaliyeti olarak fevkalade bir yetkinlikle meseleleri irdelemiş ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Kitap; insana, kendini sıkılmadan okutuyor. Kitapta hakikatler saklanmadan, eğilip bükülmeden, vazıh bir şekilde anlatılmış ve karanlıkta kalmışlara ışık tutulmuştur. Kitabı tavsiye ediyorum, Sayın yazar, Yaşar BATTAL Beyefendiye teşekkür ederim. O, üzerine düşeni yapmış, gerisi biz okuyucuya kalmıştır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cara Hunter'ın gazeteler, mesajlaşmalar, sorgu kayıtları ve farklı belge türleriyle kurduğu anlatımı yine çok başarılıydı. Bu teknik, olayların tam ortasındaymışım hissini güçlendirdi ve hikâyeyi daha da gerçekçi kıldı.
Final ise yazarın alametifarikası olan cinsten. Beklenmedik, sarsıcı ve geriye dönüp küçük ipuçlarını tek tek hatırlatan bir sondu. Polisiye ve psikolojik gerilim sevenler için kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. Önyargılar, manipülasyon, güç ilişkileri ve adalet üzerine düşündüren; sadece katili bulmaya değil, gerçeğin ne olduğuna da odaklanan oldukça başarılı bir romandı. Ben yine Cara Hunter'ın okuru son ana kadar avucunun içinde tutmayı başardığını düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
218 sayfalık bu çalışma, ne tam bir şehir ne de tam bir tarih kitabı, her ikisinden de beslenen özgün bir deneme kitabı...
Ekseriyeti 3-5 sayfalık kısa ve akıcı denemelerden oluşan kitabı iki ana eksene ayırmak mümkün: İlki, ilahi aşk tasavvuru ve manevi rehberlerin izini süren kısım. İkincisi ise şehirler, mekânlar ve insan ilişkileri üzerinden inşa edilen o derin medeniyet ve yaşam tasavvuruydu.
Kitabın dili o kadar duru ve sürükleyici ki, elimden bırakamadan 24 saat bile geçmeden bir solukta bitirdim. Metinler arası geçişler ve üsluptaki aşinalık, okuru yormadan, dingin ve keyifli bir tefekkür yolculuğuna çıkarıyor.
Eserde özellikle Mevlânâ ile Muhammed İkbal arasındaki asırlık manevi bağın ve köprünün işlenişini çok başarılı buldum.
Genel hatlarıyla çok keyif alarak okuduğum ve beğendiğim bir kitap oldu. Belki bazı temalar ve felsefi arka plan bir parça daha derinleştirilebilirdi lakin bu haliyle de kalbe ve zihne dokunan bir eser olmuş...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatma Bayram hocanın kalemiyle tanışmak ve bu çok samimi dünyasına misafir olmak benim için çok güzel bir deneyim oldu. Elimden Ne Gelir, ilk sayfasından itibaren okuru sarmalayan ve onunla çok sıcak, çok içten bir bağ kuran çok güzel bir eser. Yazarın vaize oluşundan mütevellit satırlarda yer yer o vaiz edasını seziyorsunuz; fakat bu durum asla mesafeli bir dille olmuyor. Kırıp dökmeden, incitmeden, tam aksine çok samimi ve derin bir farkındalık oluşturan dokunuşlarla yapıyor bunu. Üslubûndaki edebi kıvam ise ayrıca hoşunuza gidiyor. Dinî ve ahlâkî meseleleri yüzeysel bir nasihat dilinden çıkarıp, edebî bir lezzetle yoğurarak önümüze sunması, okurken hem ruhen doyduğunuzu hissettiriyor hem de kelimelerin duru estetiğinden müthiş bir keyif aldırtıyor. Kitap bittikten sonra ara ara açıp altını çizdiğiniz satırları okuyabileceğiniz, çok çok nahif bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oğlum Toprak’ın adını koyduğumuz günden beri doğayı çağrıştıran isimlerin bende ayrı bir yeri var. Yağmur, bulut, çiçek… Bu isimler bana hep yaşamı, umudu ve çocukluğun saflığını hatırlatıyor. O yüzden Yağmur ve Çocuk daha adını görür görmez dikkatimi çekti ve merakla okumaya başladım.

Bu kitap, çocuklar için yazılmış şiirlerden oluşuyor. Fakat sayfaları çevirdikçe yalnızca çocuklara seslenmediğini de hissettim. Şiirlerin dili yalın, akıcı ve içten. Çocukların dünyasına onların diliyle yaklaşırken doğayı, sevgiyi, dostluğu ve merhameti de incelikle hissettiriyor.

En sevdiğim yanı ise doğanın şiirlerin merkezinde yer alması oldu. Yağmurun, ağaçların, kuşların ve çiçeklerin yalnızca birer doğa unsuru olarak yer almaması, çocukların hayal dünyasını besleyen canlı kahramanlara dönüşmesi çok hoşuma gitti. Şiirler öğüt vermeye çalışmıyor,çocukların kalbine usulca dokunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir