Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyasi mahpus olan Mustafa Ural'ın hapishane hayatını anlatığı ilk sayfalarla başlar roman. Daha sonra hikaye zamanda geri döner ve Mustafa'nın tutuklanma sürecini anlatır.
Roman ikinci dünya savaşının bitmekte olduğu tarihte geçiyor. Öğretmen ve aynı zamanda şair olan Mustafa Ural yazdığı şiirlerden dolayı bazı sol görüşlü aydınlar gibi tutuklanacaktır. Fakat teslim olmak yerine kaçmaya, arkadaşlarının, tanıdıklarının yakında saklanmaya karar veriyor. Bu şekilde de Mustafa'nın başından geçen olaylar hikaye ediliyor.
Mustafa Ural'ın hayatı Rıfat Ilgaz'a ait otobiyografik ögeler içeriyor. İkisi de öğretmen, ikisi de şair, ikisi de düşünce mahkumu, ikisi de hasta...
Savaşa girmese de savaşın tarafıymış gibi yoksulluk, kıtlık, açlık, sefalet yaşayan Türkiye'den manzaralar içeriyor roman. Düşüncenin suç olduğu, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemi bizzat yaşayarak kaleme almış yazar.

Keşke romanı okurken "eski Türkiye çok farklıymış" diyebilseydim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı,ilk bölümünden son bölümüne kadar midem bulanarak ve dehşet içinde okudum.Bir insan ne kadar cahil olursa olsun hiç mi düşünmez anlam veremiyorum.Ortada müthiş bir akıl tutulması ve dini bir manipülasyon var. İnsanları bu tür oluşumlara mecbur bırakan temel sebep, bu hayatta elde edemediklerini cennete gidince elde edeciğini sanmaları ,cennet için de bir yerde birine tabi olunması gerekliliği. Arada,sözde ona cennete gitmesi için aracı olacak birinin olması. Hele ki bu insanlar genelde ekonomik sıkıntılar içinde yaşayan, hayattan, ailesinden bağını koparmış cahil kimseler ise daha bir kolay oluyor tabiki. Cahil kimseler diyorum çünkü; Bu kadar beyni yıkanmışlığın tek bir sebebi var o da eğitim. Kitabı okuduğunuz da göreceksiniz mağdurların çoğu ya ilkokul ya lise mezunu ya da okumamış kişiler.Temel mantıkta insanları en zayıf oldukları yerden yakalayıp ümit vaat ederek kendi çıkarları için istismar etmeleri. Özellikle kitabın sonunda ki bölümün çok dikkatli okunması gerekir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İran gezisine gitmeden önce, mitler aracılığıyla, İran halkının inançlarını, geleneklerini ve göreneklerini okumak için aldım. İran mitolojisindeki tanrılardan (Bilge tanrı Ahura Mazda, kötü ruh Angra Mainyu, Dört at tarafından ( rüzgar, yağmur, bulut ve dolu) çekilen araba kullanan suların tanrıçası Ardvi Suda Anahita, savaşçı tanrı Veretragna, Mitra…), demonlar ve kötü güçlerden, İran edebiyatının en önemli eseri kabul edilen Firdevsi’nin Şehname’sinden, Zerdüştlükten, Kadim İran'ın önemli simge ve kişileri sayılan, Ahura Mazda, Simurg (Anka Kuşu), Zal, Rüstem, Cemşid, Büyük Kiros, Büyük İskender, Hüsrev ile Şirin’den akıcı bir dille bahsediyor. Zevkle okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1966'da yayımlanan Yeşil Ev, Llosa'nın en karmaşık ve en zorlu eserlerinden biridir.(Yazarın her eserini okumuş biri olarak itiraf etmeliyim ki en zorlandığım eseri oldu. Llosa'yı ilke defa okuyacaksanız Kelt Rüyası veya Teke Şenliği'ni öneririm.) Roman h anlatımsal teknikleri hem de derin toplumsal eleştirisiyle dikkat çeker. Roman, Peru'nun farklı coğrafi ve toplumsal katmanları arasında gidip gelen bir yapıya sahiptir. Olaylar hem Piura Çölünde hem de Amazon Ormanlarında geçerken, kent ve kırsal hayatın, modernize geleneklerin çatışmasını gözler önüne serer. Llosa bilinç akışı tekniğini, farklı karakterlerin bakış açılarını ve zaman düzlemlerini bir arada kullanarak, okuyucunun eseri anlamak için çaba sarf etmesini ister. (Not alarak okuyun.)
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Teoman’ın bu kitabı, gizemli atmosferiyle okuru hemen içine çeken bir anlatı sunuyor. Yalnızca olay örgüsüyle değil, biçimiyle de dikkat çeken metin, zengin bir metinlerarasılıkla örülü. Farklı eserlere yapılan göndermeler ve metin içinde metinlerin yazılması, kurmacanın katmanlarını derinleştiriyor. Kurmaca içinde kurmaca kullanımı, metni hem düşündürücü hem de oyunbaz kılıyor.

Dilsel tercihleriyle de dikkat çeken kitapta, Osmanlıca kökenli sözcükler anlatıya tarihsel bir tat katarken, metnin geçişken doğasını da besliyor. Bu geçişkenlik, zaman ve mekân kurgusunda da hissediliyor.

Kitap, neredeyse kendi evrenini kuruyor. Özellikle ilgimi çeken “liminal spaces” (eşik mekânlar) kavramıyla örtüşen bölümler, belirsizlik ve geçiş hissini pekiştiriyor. Zamanlararası dolaşım ise sadece olaylar yoluyla değil, anlatının dili ve yapısıyla da sağlanıyor. Tüm bu unsurlar, etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde; 1300’lü yıllarda Avrupa’da manastırlardaki siyaset değişikliği ile manastırların istikrarsızlaştırılması ve gerileme süreci ele alınmıştır. Dörder yıllık dört aşama hâlinde manastırlardaki iktidar değişikliği incelenmiştir. İlk aşamada başta mali araçlarla manastırlarda dünyevileşme sağlanmıştır. İkincide beklenen kişilerin yerine manastırların da karşı çıkmadığı kişiler rahip olarak atanmıştır. Yeni yönetimle aynı anlayışta olan kişilerin yönetime getirildiği üçüncü aşamada başrahip seçim usulü değiştirilerek başrahiplerin doğrudan atanması usulü benimsenmiştir. Son aşamada ise yeni iktidarın yetiştirmesi olan tamamen iktidara bağlı kişiler atanmıştır. Tamamen keyfi bir yönetim, itiraz edenlerin sapkınlıkla suçlanması veya dışlanması son aşamada yaşanmıştır. Orta Çağ’daki manastırlar üzerinden yaşanan bir istikrarsızlaştırma süreci veya iktidar mücadelesi büyük ölçüde son zamanlardaki demokrasiden uzaklaşma eğilimleriyle ilginç benzerlikler taşımaktadır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vüs'at O. Bener'in ilk romanı Buzul Çağının Virüsü, tıpkı ismi gibi imgesel anlatıma sahip edebiyat tarihimizin en zor okunan eserlerinden biri. 1945-1982 yılları arasında uzun bir zaman dilimini çoğunlukla ana karakter Osman'ın sesinden okuduğumuz romanda, hem üçüncü şahıs anlatıcı hem de birden çok birinci şahıs anlatıcı kullanımı mevcuttur. Zaman kronolojik akmaz, mekanlar değişkendir. Akçay, İstanbul, Ankara hattında mekan değişimleri yaşanır ama Akçay haricindekileri anlamak pek kolay değildir. Yazarın gerçek hayatıyla örtüşen unsurlar metnin ana hikâyesinde bulunmaktadır. Buzul Çağının Virüsü ifadesi başkalarının yaşamına tutunarak var olan, yalnız, aksi, bulunduğu topluma yabancı bir adamı tanımlar. Bu kişinin gençliğinden yaşlılığına doğru yaşamının önemli bir kesitine tanık oluruz. Kısa bölümlerle ilerleyen fragmanter yapısı ve özellikle Vüs'at O. Bener'e özgü şiir dilinin baskın çıktığı anlatımıyla gayet farklı bir roman. Edebiyatımızın şüphesiz en özgün eserlerinden biri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ada yaşamı: Bir yanı huzur, kendi kendine yetme, telaşsızlık, masumiyet, el değmemişlik; bir yanı mahrumiyet, geri kalma, merak ve daima uzaklaşmak istemek. Britanya’da ana karayla iletişimi olan ancak medeniyettin nimetlerinden uzakta yaşayan, toplasan elli kişi olmayan bir adada on sekiz yaşında bir kızın yaşamı anlatılıyor. Galce konuşulan insanlar arasında ingilizcesi iyi olduğu için adaya gelen iki İngiliz’e tercümanlık yaparken umudu olan ana karaya gitme özlemi iyice artıyor. Peki Balina bu kitabın neresinde? Kıyıya vuran balina yavaş yavaş çürürken, kuşlara ve böceklere yem, adadaki çocuklara oyun alanı, fabrikalara yağ ve köpeklere yem oluyor. Belki balina bir simge… Burada yaşadıkça bizde de böyle parça parça yok olacağız. Kitap akıcı bir dile sahip. Gereksiz uzatmalara hiç girilmemiş. Kurgu sapmadan dağılmadan sona geliyor. Bir tek büyük puntoyla basıldığı için sayfa sayısı çoğalmış. Sayfa boşlukları fazla. Timaş’ın bu tarzı düşündürücü.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar bir abiye sahip olmak, kelimelerle örülü bir dünyaya doğmaktır. Küçük yaşlarımda elime tutuşturduğu her kitapla, bana yalnızca okumayı değil; düşünmeyi, hissetmeyi, anlamayı da öğretti. Onun sayesinde nice hikâyenin izini sürdüm, nice karakterin ruhuna dokundum. Her kitabın damağımda bıraktığı tat bambaşkaydı elbet; fakat insanın abisi bir kitap yazdığında, yüreğinde yankılanan his çok daha derin, çok daha tarifsiz oluyor.

Abimin kaleminden çıkan bu eser; yalınlığıyla göz kamaştırıyor, akıcılığıyla okuyucuyu içine çekiyor ve asla yormuyor. Sayfalar arasında gezinirken dikkatli bir göz, finalin siluetini çizen zarif ipuçlarını fark edebilir. Ama buna rağmen sonu öylesine ustalıkla kurgulanmış ki, şaşkınlıkla hayranlık birbirine karışıyor. Kitabı büyük bir keyifle okudum; içtenlikle ve gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  40
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bakmak, Her Zaman Görebilmek Değildir"
Nora'nın umutsuzluk dolu ruh halinden, umut dolu "kendi" yaşamına uzanan aydınlanma yolculuğunu anlatan ilham verici bir eser.
Kitabı okurken biraz Paulo Coelho'nun Simyacı'sına biraz da Irvin Yalom'un Nietzsche Ağladığında'sına gitti düşüncelerim. Her üç kitap da özetle; içinde bulunduğumuz durum ve seçimin aslında bizim için en doğrusu olacağını sezdiriyor. İnsan bazen, uzaklarda ve gerçekleşmeyende anlam arıyor. Halbuki yaşamımız; eksiklikleriyle, hatalarımızla, doğrularımızla, sahip olduklarımızla güzel.
Ve "bizim" olan yaşamımız aslında çok güzel...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  9
Bildir