Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Yeniaras Hocamızın Oğuz Kağan kitabını okuyarak hem eserlerine adım attım hem de tekrardan tarihimizden zevk aldım. Diğer yazarlara oranla çok fazla ayrıntıya girmeden ama tam özünde anlatarak konuya açıklık getiriyor. Gereksiz cümleler yok. Gereksiz açıklamalar yok. Her bölümün girişinde olaylar kaldığın yerden devam ediyor. Doğal olarak sıkılmadan okuyorsunuz. Belli ilk bölümlerde roman kahramanı Yuşi kocanın torunlarının dedeleri olan Yuşi kocaya çok soru sormaları garipsenebilir ama sonrasında Yuşi Kocanın geçmişte yaşamış ve bilmiş olduğu konuları anlatmaya başlayınca işte o an kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Oğuz Kağan kitabıyla başladığım okumaya Orhan Hocamızın bir diğer kitabı olan Alp Er Tunga kitabıyla devam edicem. Alp Er Tunga atamızla. Kaldığımız yerden devam...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zamanın Kızı kitabı ilk olarak 1951 de basılmış."Tüm zamanların en iyi polisiye" si seçildiğini de belirteyim.
Tarihteki cinayeti çözmenin dışında bu kitapta asıl sorgulanan tarihin nasıl yazıldığı ya da istenince nasıl çarpıtıldığı.
Bence normal polisiye den ziyade siyasi tarihin yalanlarına ışık tutan çok önemli kitap .
Karakterimiz hasta yatağında tarihi bir kişilğe atfedilen "cani kral-3.Richard-" suçlamasının gerçek olup olmadığını irdeleyip çözüyor.
Aksiyon yok,diyaloglar ve tarihi bilgilerle olay gelişiyor.Tarihi bilgiler verilirken isimler ve olayların yoğunluğundan"biraz kafa karışıyor.
Değerli ama zor bir okuma oldu.
Çoğu zaman bir cümleyi bir kaç kez okumak zorunda kalsamda her okurun kitaplığında olması gerekir.
Acaba dünyada bize dayatılan resmi tarih kitaplarına ne kadar güvenebiliriz sorgulamak lazım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Filistin üzerine okumalar yapmak, günümüzde her vicdan sahibi insanın yapması gereken en önemli vazifedir. İlk kıblemiz, İsra ve Mirac'ın gerçekleştiği kutlu belde, bir zamanlar bizim toprağımız olan kadim bir coğrafya ve işgal altında direnen kardeş bir halk...
Şehit Yahya Sinvar'ın hapishanede iken kaleme aldığı "Diken ve Karanfil" adlı bu kitap, Filistin'in bilinmeyen hikayesini anlatıyor bize; 1960'lardan 2000'lere kadar, Filistin'de neler yaşandığını gün gün, olay olay, köy köy, kasaba kasaba canlı bir tasvirle gözler önüne seriyor... Kitabı okuduğunuzda Filistin mücadelesinin künhüne vâkıf olduğunuzu hissediyorsunuz. Filistin'deki mücadeleyi, Filistinlilerin maruz kaldığı zulmü, işgalin soğuk yüzünü, gündelik hayatın telaşesini, son nefesini vatan savunması yaparken veren bir mücahidin kaleminden okumak, insanın ciğerine işliyor.
Bu önemli kitabı vicdan sahibi herkese tavsiye ediyorum. Ekin Yayınları'na da bu kitabı Türkçeye kazandırdığı için teşekkür ediyorum.
Yanıtla
19
1
Destekliyorum  28
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşadığı büyük kayıp sonrası Amerika ya giden Herry HOLE kendini içerek öldürmeye karar verir. Bu sırada Oslo da 2 kadın kaybolur sonrasında kadınlar ölü bulunur. Çok zengin bir iş adamı katil olarak basın tarafından hedef gösterilince iş adamı Herry HOLE'u özel dedektif olarak tutar. Serinin 13. kitabını da heyecanla okudum ve çok beğendim. Katilin kim olduğunu dayanamayarak kitabın sonuna bakarak öğrendiğim halde heyecanım hiç eksilmedi. Gayet sürükleyici ve güzeldi. Serinin 13 kitabını okumuş biri olarak serinin tamamının okunmasını da tavsiye ederim. Herry HOLE ölürse seri biterse diye endişe etmekteyken son sayfadaki ip ve koli bantı da serinin devam edeceğinin ip ucunu veriyordu. Çok sevindim.
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  2
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hani "eve düşen yıldırım gibi" derler ya. İşte bu kitap tam da bunu anlatıyor. Ama öyle sıradan bir yıldırım değil, böylesine yıkıcı, böylesine sarsıcı olanına daha önceden denk gelmemiştim. Okurken sinirlerim gerildi resmen. Hikaye tek bir mekânda, bir evin içinde geçiyor fakat o ev, şeytani planlar peşinde olan birinin dehşet verici sahnesiyle okuru gerim gerim geriyor. Bu gerilim korku anlamında değil ama, daha çok insanın ruhunu tüketiyor. İçimizdeki durgun bir suya taş atılmış gibi, duygularımızda da halka halka kıpırdamalar dalgalanmalar oluyor. Sinir bozuyor, bu kadar da olmaz dedirtiyor. Ayrıca yazar, karakterlerin fiziksel özelliklerini ve tüm davranışlarını en ince ayrıntısına kadar betimleme gereği duymaksızın, onları okuyucunun zihninde ustalıkla şekillendirmeyi başarmış. Her bir karakter, içimizde can buluyor ve adeta bizimle yaşıyor. Çok ama çok beğendim. Tek oturuşta bitecek kadar derli toplu bir anlatıma ve dengeli bir tempoya sahipti.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikâye daha ilk sayfalarda yakamıza yapışıyor. Kitabın ilk sayfasından itibaren zekice kurgulanmış, kanlı bir oyunun içine çekiliyorsunuz. Her şey öyle ustaca planlanmış ki, sürekli bu iş nasıl çözülecek diyorsunuz. Cesetler birer birer gözler önüne seriliyor, her birinden çıkan notlar yeni bir mesaj taşıyor, bir sonraki dehşetin kapısını aralıyor. Tehditler, şantajlar ve bol miktarda otopsi sahnesiyle örülmüş ölümcül bir ağın tam ortasına sürükleniyorsunuz.
Kan, şiddet ve psikolojik çöküşün iç içe geçtiği karanlık bir atmosferde, adım adım daha da derine çekiliyorsunuz. Genç bir kızın yardım çığlığı zihninizde yankılanıyor, gözleriniz doluyor, boğazınız düğümleniyor.
Kesik, etkileyiciliğiyle sadece sizi sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda zihninizde uzun süre yer edecek kadar rahatsız edici bir iz bırakıyor. Kitap bittiğinde bir süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek suç programlarını izlemeyi ve bu türde yazılmış kitapları okumayı her zaman çok sevmişimdir. "Yalana Kulak Ver" tam olarak bu tarzda bir hikâye sunuyor. Roman, beş yıl önce işlenmiş bir cinayeti aydınlatmaya çalışan bir podcast yayıncısının yaptığı röportajlarla ve cinayetin baş şüphelisi olarak görülen Lucy Chase'in anlatımıyla ilerliyor.
Ortalama iki oturuşta biten, ballı süt kıvamında ağızda hoş bir tat bırakan ender kitaplardan biriydi. Podcast yayıncısının röportajları kitaba farklı bir hava katmış. Sonunu tahmin etmeme rağmen okuduğuma pişman değilim. Kitabı beğendim. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kimya Yüksek Mühendisi Zeynep Çolakoğlu, bir bilim insanı ama bence yazarlığı bu kimliğinin önüne geçiyor. Daha önce “Şarap Koyusu” ile farklı bir tarzla şarabı anlatan Çolakoğlu bu kez de akademik bilgileri günlük yaşamımıza o kıvrak kalemiyle usulce yerleştirmiş. İkinci bölümdeki uzmanlarla söyleşileri bir kenara koyarsak kitap amatör şarap meraklıları veya şarap dostları için bir hazine.
Asmanın tarihiyle yola çıkılıyor, koku ve aroma hakkında net bilgilerle fermentasyon ve şarap çeşitlerine geçiliyor. “Asil Küf”ü anlatırken bu isimdeki romanıyla @goknurgundogan ’a selam çakıyor. Eski bağlara ve Süryani şaraplarına verdiği değer ise çok güzel.
Kitapta ilerledikçe eşleşmeler, peynir tabağı efsanesi, tadımın incelikleri, lezzet ve duygusal deneyimler örnekler ile anlatılıyor. Mahzende ne var bölümleri, aroma çarkı ve eşleşme tabloları kitabı zenginleştiriyor. Ah bir de şu “umami” nedir, nasıl bir tatdır bir hissetsem tam olacak. Şaraba ilgi duyan herkese öneririm.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyasi mahpus olan Mustafa Ural'ın hapishane hayatını anlatığı ilk sayfalarla başlar roman. Daha sonra hikaye zamanda geri döner ve Mustafa'nın tutuklanma sürecini anlatır.
Roman ikinci dünya savaşının bitmekte olduğu tarihte geçiyor. Öğretmen ve aynı zamanda şair olan Mustafa Ural yazdığı şiirlerden dolayı bazı sol görüşlü aydınlar gibi tutuklanacaktır. Fakat teslim olmak yerine kaçmaya, arkadaşlarının, tanıdıklarının yakında saklanmaya karar veriyor. Bu şekilde de Mustafa'nın başından geçen olaylar hikaye ediliyor.
Mustafa Ural'ın hayatı Rıfat Ilgaz'a ait otobiyografik ögeler içeriyor. İkisi de öğretmen, ikisi de şair, ikisi de düşünce mahkumu, ikisi de hasta...
Savaşa girmese de savaşın tarafıymış gibi yoksulluk, kıtlık, açlık, sefalet yaşayan Türkiye'den manzaralar içeriyor roman. Düşüncenin suç olduğu, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemi bizzat yaşayarak kaleme almış yazar.

Keşke romanı okurken "eski Türkiye çok farklıymış" diyebilseydim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı,ilk bölümünden son bölümüne kadar midem bulanarak ve dehşet içinde okudum.Bir insan ne kadar cahil olursa olsun hiç mi düşünmez anlam veremiyorum.Ortada müthiş bir akıl tutulması ve dini bir manipülasyon var. İnsanları bu tür oluşumlara mecbur bırakan temel sebep, bu hayatta elde edemediklerini cennete gidince elde edeciğini sanmaları ,cennet için de bir yerde birine tabi olunması gerekliliği. Arada,sözde ona cennete gitmesi için aracı olacak birinin olması. Hele ki bu insanlar genelde ekonomik sıkıntılar içinde yaşayan, hayattan, ailesinden bağını koparmış cahil kimseler ise daha bir kolay oluyor tabiki. Cahil kimseler diyorum çünkü; Bu kadar beyni yıkanmışlığın tek bir sebebi var o da eğitim. Kitabı okuduğunuz da göreceksiniz mağdurların çoğu ya ilkokul ya lise mezunu ya da okumamış kişiler.Temel mantıkta insanları en zayıf oldukları yerden yakalayıp ümit vaat ederek kendi çıkarları için istismar etmeleri. Özellikle kitabın sonunda ki bölümün çok dikkatli okunması gerekir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir