Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlığın göçebe yaşam tarzından yerleşik yaşama geçişine dair anlatılarda bulunan diğer kitapların aksine dili gayet sade ve akıcı. Akademik terimlere yer vermeyişi yahut bölüm bölüm daha az yer verilmiş olması kitabın sizi sıkmasını engelliyor. Ayrıca yazar genel kabul gören teorilerin aksine yeni argümanlar ile yeni sorular türetip sizlere bunu sunarken bir yandan da bu teorilerini destekleyici açıklamalar yapıyor. Bunları yaparken hem kendi lehine olan argümanları hem de karşıt teorinin argümanlarını paylaşarak size aslında bir tartışma ortamı yaratıyor. Kitabın en sevdiğim kısmı size bu imkanı tanıyarak sizin de aslında üçüncü bir soruyu sormanızı sağlamasıdır. Ayrıca yazarın kullandığı kaynakçanın geniş olması da kitabın içeriğine önem kazandırıyor. Genel olarak sade, akıcı ve tartışma ortamında giden bu eser okunmaya değer nitelikte.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esselamû aleyküm..

Öncelikle kitabı beğendim ve tavsiye ederim. 206 sayfalık çok hoş bir hikaye kitabı. İçindeki çizimler, kapak tasarımı ve çizimlerin hikayeyle bağlantısını çok beğendim. Son sayfalara geldikçe daha iyi anlıyorsunuz..

Konusundan bahsedecek olursak; 11 yaşında bir kız çocuğunun, yaz tatilinde büyükanne ve büyükbabasının bulunduğu adaya gitmesi ve orada yaşadıklarını anlatıyor. Ben okurken çok keyif aldım. Ve sanki o adada bende varmışım gibi hissettim. Kurgusu güzel, çocuk kitabı olarak da değerlendirilebilir. Çok küçük olmayan çocuklar dışında anlaşılabilir bir kurgusu var. Fikrimce ortaokul seviyesine daha uygun. Eğer çocuk kitabı seviyorsanız; bu kitap sizi dünyanın gürültüsünden bir kenara çekip, hikayedeki gölün kenarında tüm olanları size seyrettirebilir :)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Japon Edebiyatı ile doğum günümde hediye edilen Osamu Dazai'nin "İnsanlığımı Yitirirken" kitabı ile tanışmıştım. Bu kitap ise Japon Edebiyatından okuduğum ikinci kitap oldu. Kitap, adı Lili olan bir kedi, kedinin sahibi olan Bay Şozo ile Bay Şozo'nun eski karısı Şinako ve yeni karısı Fukuko arasında geçen bir gizli mücadeleyi konu alıyor. Ve bu mücadele boşandığı adamdan intikam almak isteyen Şinako'nun Fukuko'ya kediyi istemek için yazdığı bir mektupla başlar ve yine olay örgüsü bu kedi etrafında şekilleniyor.
Ayrıca yazar Tanizaki kedi sevgisini bu kitapta çok güzel işlemiş ve kedinin duygularını ve hislerini çok güzel betimlemiş. Benim gibi kedi severlerin severek okuyacağı bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Kolay şey değil ağaç olmak. Sokaktan geçenlerin çoğu fark etmiyor beni. Köklerimin üstünde gezinen solucanları ilk hissettiğimde, ayaklarımı sallayarak göndermek istemiştim. Yeni halime alışamamıştım, kendimi arada insan sanıyordum böyle..."

Leyla Hanım'ın, Lütfü'nün, Cevdet'in, Aylin'in hikayesi değil yazdıkları. Hepimizin hikayesini yazmış Firdevs Tan Dikmen. Ailede başlar hikayemiz, biraz eksik çokça fazla ailemizdir yine bizi bu hayattan uğurlayan. Yıllarca okunacak, tazeliği hiç kaybolmayacak canlılıkta üslubuyla aileyi ve ilişkileri dert edinen yazara kaleminin bereketli olmasını dilerim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerard Wahrlich, felsefe alanında doktora yapmış ama üniversite zamanı harçlığını çıkarmak için girdiği çamaşırhanede yönetici olarak çalışan bşr adam. Belki bu detay bile anlatır bizlere, ne kadar aşağılık kompleksinde olduğunu. Ben kitabın psikolojik altyapısından çok etkilendim. Zoraki evlenmiş ya da öyle davranan bir babanın ve çok etkin olmayan bir annenin çocuğu Wahrlich. Yıllardır beraber yaşadığı kadını evliliğe taşıyamayan, mesleğini eğitimini aldığı alana taşıyamayan, hayatında hiç "bir sonraki adım" a geçemeyen bir karakter. Bu karakteri tanımalısınız çünkü hepimiz zaman zaman o seviye atlama işini yapamıyoruz. Daha doğrusu kendimize engel oluyoruz. Olaydan çok iç konuşmaların yoğunlukta olduğu bir kitap. Benim gibi çok fazla olay sevmeyen, duygu okumayı seven biriyseniz çok keyif alırsınız. Altını çizmek isteyeceğiniz çok fazla cümle çıkacaktır. Kitabın sonu ise karakterimizin aslında ihtiyaç duyduğu tek şeyin şefkat olduğunu gösteriyor bence. Herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Madeline Miller, İlyada destanında fedakarlığından dolayı en sevdiğim karakter olan Patroklos'un hayatını anlatıyor. Aslında yaptığı şey, İlyada'yı romanlaştırmak. Bu da İlyada'yı okumaya korkan veya benim gibi okumuş ama biraz unutmuş olanlar için hikayenin yeniden anlatılmasını sağlıyor. Oldukça akıcı bir kitap. Patroklos'un adının anlamıyla ne yazık ki zıt bir hayat yaşayışını, Agamemnon'un kibrini, Akhilleus'un dirayetini merakla okuyorsunuz. Kitapta bir eşcinsellik durumu da mevcut ama ben normalde bu tarz metinleri yadırgamama rağmen, duygusal altyapısı da doldurulduğu için, oralardan rahatsız olmadan okudum. Ayrıca yönelimi bu şekilde olan insanları anlayabildim. O açıdan farklı bir deneyimdi benim için. Çok vurucu sahneleri olan bir kitap. Kast ettiğim sadece savaş sahneleri değil, sözlü kavgalar, duygular, çekişmeler de çok sinematik şekilde anlatılıyor. Benim için harika bir yaz okumasıydı. Dilinden çok edebi beklentiniz olmadan okursanız daha çok keyif alabilirsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kıbrıs'ın kanlı zamanlarında geçen bir çocukluk ve bu durumun yetişkinliğe yansıması... Amca ve babaanneyle büyüyen ama insanlarla nasıl ilişki kurulur, restoranda/gece kulübünde/ortamlarda nasıl davranılır öğrenememiş bir delikanlı... Sürekli tutunacak dal arayan, her seferinde dalı kırılan bir genç... Kürşat Başar, bu vurucu hikayeyi güzel bir dille anlatıyor. Bu kitap, yazarla tanışma kitabımdı. Daha önce Başucumda Müzik'i okumuş olanlar bu kitabı yetersiz buluyorlar. Benim açımdan güzel bir tanışma kitabı oldu. Kitabı beğenmiş olmama rağmen en büyük eleştirim, bir olayı anlatıp sonra üzerinden sayfalarca duygu-düşüncesini, geçmişiyle ya da başka insanlarla ilişkilendirmesini okuyor olmamız. O açıdan en heyecanlı yerinde reklama giren dizi hissi veriyor ve bazen hikayeden kopmaya neden oluyor. Evet, olaylarla ilgili görüşünü bir yere kadar merak ediyorsunuz ama bir yerden sonra bu tutum sıkabiliyor. Öyle yapmasaydı muhteşem bir kitap olabilirdi ama bu haliyle de iyi bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üçlemenin son kitabını keyif üstü keyifle okuyup bitirdim. Gerçekten sahneleri yaşıyorsunuz, kahramanlar inanılmaz canlı ve sıradan duyguları bile olağanüstü bir performans ile yansıtıyorlar. Dokunaklı serzenişler arasında güçlü karakter oyunları serpiştirilmiş. Ardee, Logen, West, Jezal aynı sokaktan arkadaşlar gibi, kimi kez içten, kimi kez birbirine sevdalı, kimi kez ölümüne küs… Glokta! Ah Glokta! Bir karakter bu kadar gerçek ve elle tutulur işlenebilir mi? Kötüyse kötü! Ama içten içe anlıyorsunuz o halini, o hali yaratan sebebin sebeplerini, zindanlar onu acımasızlaştırmışsa bile içinde saklı has duyguları köreltmemiş. Buluyorsunuz, dokunuyorsunuz! Bin kere yaşa Glokta!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı arkadaşlarınız vardır, kısa bir süre görüşemeyip tekrar karşılaştığınızda eski tadı alamazsınız. Araya bir soğukluk girer. Bazı dostlarınız da vardır, senelerce bir araya gelemeseniz de tekrar karşılaştığınızda bir gün önce berabermişsiniz gibi sohbet edersiniz, birlikte zaman su gibi akar gider. İşte böyle bir yazar Ali Lidar. Kitaplarında okurunu eski bir dostmuşçasına karşılıyor. Sanki kırk yıldır tanıyormuş gibi sizi, anlatıyor içinden gelenleri doğal, samimi kalemi ile. Bazen televizyonda gördüğü bir haberi anlatıyor size, bazen yolda başına gelenleri… Bazen de zihninde kurduğu hayali evreni somutlaştırıyor sözcüklerle. Ben de bu kitabını okumaya başladığımda birkaç sayfa sonra hemen kapattım. Yarım kalan, bana sıkıcı gelen ve yapmam gereken işlerimi tamamladım önce; çünkü bu kitap bana keyifli bir ödül olacaktı, öyle de oldu. Sizlere de eski bir dost samimiyetini aktarsın Ali Lidar, bu ödülü geri çevirmeyin…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önemli bir konu, çok geniş bir literatür taranarak ele alınmış. Böylelikle de yararlı bir yapıt ortaya konulmuş. Ancak okurken de ister istemez; “Bu, nasıl bir din anlayışı?”, “Bu, nasıl bir kin?”, “Din adına insan öldürmek bu kadar kolay mı?”, “Bir din adamının başka bir din adamını dinsizlikle suçlaması ne denli doğru?” gibisinden birtakım düşünceler oluşuyor. Ayrıca Hızır’ın yaşayıp yaşamamasının, tütün ve kahvenin içilip içilmemesinin, kandil geceleriyle ilgili olayların, giyim kuşamın, yemeklerde kullanılan araç gereçlerin uzun yıllar boyunca tartışıldığını ve bir sonuca bağlanamadığını görmek de kişiyi şaşırtıyor.
Eleştirilecek yanlar da var ki bunlar, eser tanıtımlarının uzunluğu, alıntıların günümüz diliyle verilmemesi, sözlüğe bakılmadan anlaşılma olasılığı bulunmayan kimi dini ve tasavvufi terimlerin üstelemeci biçimde kullanılmış olmasıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir