Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın çok sevdiğim kitabı, Kum Kaptanları’yla çokça benzerlik içeren, harika bir romanı daha.

Kum Kaptanları’nda olduğu gibi yoksulların ve zenginlerin, beyazların ve siyahların birbirinden çok farklı hayatlar yaşadığı yıllarda, Bahia’dayız.

Yine Kum Kaptanları’nda olduğu gibi, emekçiler yanyana, çocuklar sokakta… Deniz ve işçi hakları ön planda.

Kimsesiz çocukların, serüven serüven gezdiği, kendilerini büyüttüğü, kolladığı bir semt burası. Roman, çocuk çetesiyle açılıp, kayıplarla büyüyor, çocuklar büyüyor ve sonunda roman, büyük bir grevle kapanıyor.

Kum Kaptanlarıyla çokça benzerlik içersede, hiç sıkılmadan aynı heyecanla okudum. Kitabın sonunda Jorge Amado’nun hayatına ait bir de kronoloji var ve bu beni ayrıca çok mutlu etti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dino Buzzati'nin ilk olarak 1940 yılında yayımlanan romanı Tatar Çölü, modern edebiyat döneminin en önemli eserlerinden biridir. İkinci Dünya Savaşı zamanında yazılmış olan romanda, savaşta muhabir olarak görev yapan Buzzati'nin hayatından otobiyografik bir etki de bulunmaktadır. Kitap, kuzeyde yer alan ve önünde Tatar Çölü olarak adlandırılan uçsuz bucaksız ıssız bir bölgenin bulunduğu Bastiani Kalesi'ne atanan genç subay Giovanni Drogo'nun yaklaşık otuz yıllık hayatını bizlere anlatmaktadır. Kahraman olma güdüsüyle kaledeki hayata kendini mahkum eden, konfor alanında çıkmayıp yıllarca süren bir uyuşukluğun kollarına bırakan Drogo, yaşadığımız hayatı sorgulama adına oldukça önemli biridir. Savaş döneminin kasvetli havasını ve askerlerin zihnini gayet başarılı bir şekilde bizlere aktaran roman, son bölümüyle Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanına da ilham vermiştir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genç ve üretken (her ay Youtube kanalında birden fazla yayın yapıyor!) yazar ilk kitabı ile cesurca bir başlangıç yapmış. Yaptığı yayınlar ve yorumları ile sık sık “ana akım” dışında adımlar atarak kendine has bir çizgi oluşturan Karabürk, ilk kitabı ile bu duruşunu daha sağlamlaştırmış.
Kitabın avantajlarından birisi, kısa olması; konusu ve sunumu bakımından doğru bir tercih yapmış.
Kitabın konusu, intihar etmeye çalışan kahramanımızın Azrail ile birlikte geçirdiği son günlerini içeriyor. Her an ölümün kıyısında yaşayan bu karakter, yaşamın ve doğal olarak kendi hayatının varoluş nedenlerini sorguluyor.
Kitabı okurken, Jean Paul Sartre’dan Albert Camus’a kadar değişik yelpazede düşünür ve yazarların fikirlerinden esintiler gördüm. Bazı yerlerde, beni de gençken seyrettiğimi, İngmar Bergman’ın 1957 yılında çevirdiği “7.Mühür” filmini anımsatan cümleler bile oldu. Bu kadar genç bir yazarın ilk kitabı için bence çok iyi bir başlangıç yapmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her gün gittiğimiz,gidebildiğimiz bir okulumuz olduğu için ne kadar da şanslıyız aslinda.Bunun ne kadar önemli olduğunu kitabı okuduktan sonra daha iyi anlıyoruz.İyi ki diyoruz günlük hayatta farkında olmadığımız bircok şeye.
Bu kitap bir otobiyografik roman aslinda.Yazarin kendi hayatından yola çıkarak Endonezya'yı anlattığı bir eser.Endonezya'nın Belitung Adası'nda bir okul ve buradaki öğrencilerin okullarına giderken yaşadıkları,kurdukları ilişkiler,başlarından geçen olaylar var kitapta.Okulun var olması da bazı kimseleri rahatsız ediyor.Bu sebeple okuldaki öğrenciler ve öğretmenler hep huzursuz.Hep "Acaba bugün mü?" korkusu ile yaşıyorlar.Zaten sayıları bir elin parmakları kadar...
Kitapta umut var,var olmaya çalışmanın gücü var,dostluk var,arkadaşlık var.Yılmamak var.Severek okuyacağınız bir eser.7.sınıftan itibaren herkesin okuyabileceği bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Northanger Manastırı, Jane Austen’ın yazdığı ilk esermiş. Bu yazarın diğer kitaplarını okumuş kişilerce de anlaşılabilir bir durum diye tahmin ediyorum. Kurgu itibariyle beni sıkan bir kitap olmadı, sadece karakterler çok kesin çizgilerle çizilmişti. Kötü hep kötü, iyi hep iyi gibi. Dediğim gibi bu da yazarın ilk kitabı olmasından kaynaklanıyor.

17 yaşındaki Catherine ailesiyle beraber yaşıyor. Bir gün Mr.&Mrs. Allen ile Bath’a gidiyorlar. Catherine burada bazı arkadaşlıklar kurup ilk kez aşık oluyor. Henry Tilney ile yolları bir alt salonda kesişiyor ve yavaş yavaş dostlukları ilerliyor. Sadece aşk değil, dostluk ve sadakat gibi kavramları da okuyoruz eserde. Bu hikayede Catherine'e eşlik etmek bana çok keyif verdi. Eksikleri olsa da kitabı okumaktan büyük keyif aldım. Yazıldığı döneme de ışık tutan bir eser olan bu romanı başlangıç kitabı olarak kesinlikle tavsiye ederim. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tiyatro türündeki Kar Küresi, bir genç kızın hayallerinin, yalnızlığının, hüznün ve umudun iç içe geçtiği bir eser olarak ortaya çıkmış. Yazarın kelimeleri ustaca kullanımı, tıpkı sahnede tiyatro izler izlenimi oluşturuyor. Bizlere de keyifle okumak düşüyor. Karakterlerin doğal olması hayattan kesitler sunması, gerçekle bağdaştırmış ve çok güzel harmanlamış. "Ben olsam ne yapardım?" düşüncesi ile okuru baş başa bırakıp içsel yolculuğa kapı aralıyor. Yazarın kalemine sağlık kesinlikle okuyun
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  88
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
”Bana hastanede karın öldü dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim.” Tolstoy’ a ait olduğu söylenir bu sözlerin ama Tolstoy’ gerçekte karısından önce ölmüştür. O söylemese de, bunlar güzel sözler elbette. Bunu söyleyen adam, karısı hayattayken de, ona onu çok sevdiğini buna benzer sözlerle ifade buyurmuş mudur, bilemeyiz. Ama sevdikleriniz öldükten sonra ne onlara aldığınız çiçekler, ne söylediğiniz sevgi sözcükleri, ne de onlar için yazdığınız kitaplar pek fayda vermez.

Yazarımız Jean Louis Fournier’de, ölen karısı Sylvie’nin ardından yazdığı #dul kitabıyla, onsuz hayatından parçalar sunmuş. Ona olan özlemiyle aslında kendini ve anılarını anlatmış. Okurken bir günlük okuyormuş hissi veren kısa kısa yazılmış bu anılar, beni yine yakaladı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, obezite, kalp krizi, bağımlılık, cinsel hastalıklar, ergenlik sorunları ve enfeksiyonlar gibi insan sağlığıyla ilgili konuları, hayvansal ortaklık yaklaşımı çerçevesinde ele alıyor. Hayvanlardan elde edilen tecrübeler ve gözlemler doğrultusunda bu sorunlara yanıt arıyor ve çözümler sunuyor.

İnsanlar ve hayvanlar benzer hastalıklara yakalanabilir; dolayısıyla hekimler ile veteriner hekimlerin iş birliği başarılı sonuçlar doğurabilir.

Bakış açımı zenginleştiren bir eser oldu. Öne sürdüğü görüşleri ve bunları temellendirme biçimini beğendim. Dili akıcı ve anlaşılır, dipnotları ve kaynakçası oldukça zengin. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kutlu ve hikayeciliği ile tanışıklığım Yoksulluk İçimizde'den bu yana sürer.
Bu kitapta araya girişleri, kahramana ve bize düşünce yazısı tadında beyanları daha çok sanki ve bu çıkışların pek çoğunu yadırgadığımı, ters bulduğumu söylemek isterim. Bu bağlamda "vatan" bahsi ise güzeldi. Kutlu anlatımını, dilini de yine severek okudum.
Osmanlı'nın son döneminden itibaren üç kuşak ve sergüzeşti destan gibi uzanıyor önümüzde. İki bölüme ayrılan kitapta kahramanların akıbeti de meçhul kalıyor, bilemiyoruz ne oldu ve nereye kayboldular, neden böyle bir sona layık görüldüler?

_ Yahu hocam ne biçim hikaye bu?
_ Nesi var?
_ Kahramanlar kayboluyor.
_ Evet!
_ Ama olur mu, insan merak ediyor. Her hadise faili meçhul kalıyor. Hikâyede bir başlangıç var ise bir de son olmalı.
_ Sonumuzun ne olacağını bilemeyiz.

(Ben de yazar gibi bitmemiş bir yorum olarak bırakayım, kesivereyim sözü)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanrı Kanı romanıyla birlikte Ennerhia evreni genişlemeye devam ediyor. Roman, iki farklı hikâyeyi paralel bir şekilde anlatıyor: Bellu’nun mistik yolculuğunu ve Natera’nın güç mücadelesini. Ennerhia evreni, Orta Çağ’ın krallıklarla yönetilen dünyasına benziyor; entrikalar ve savaşlar bu evrenin tem unsurlarından. Romanın anlatımı sürükleyici; diyaloglar bolca kullanılmış. Bazı yerlerde acaba diyaloglar azaltılabilir miydi diye de düşünmedim değil. Ama bu şekilde kolay okunuyor. Kitapta gizemler yavaş yavaş çözülürken hikâye tatmin edici bir şekilde sona bağlanıyor. Bu yazarın üçüncü kitabı. Serinin ilk kitabı Ennerhia Anlatıları-A’qutum Soyu, ikinci kitabı ise Kanın Kaderi. Tanrı Kanı, özellikle Kanın Kaderi ile bağlantılı olduğu için arka arkaya okunması daha iyi olur. Fantastik kurgu sevenler için Tanrı Kanı romanını tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir