Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle tarihi roman olduğunu belirtmem gerek. Kitap II. Göktürk Devleti'nin İlteriş Kağan'ın ölümünün ardından oğullarının ülkeyi yönetiş ve nasıl idare ettiklerini okuyorsunuz. Tabi bunları Maycan'ın evlat edindiği Temir'in gözünden okuyoruz. Tabi kitabı okurken akademik bir dille yazılmamış aksine en yalın şekilde yazılmış. Kitapta bazı kelimeleri (il, boy, budun, uçmağ vb) okumakta, anlamakta zorlanabilirsiniz ama yine bu kelimelere birçok kişinin aşinalığı vardır diye düşünüyorum.

Türk töresini ve Türk'ün savaşçılığını görebileceğiniz bir romandır Türk adını unutma. Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sayın Ferhat Arman'a da böyle bir roman yazdığı için ayrıca teşekkür ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
...neydi bir insan yüzü? Her şey neydi?
Sineklerin Tanrısı, William Golding'in 1954 tarihli, dünya çapında bir İngiliz edebiyat klasiği olarak kabul edilen ve birçok dile çevrilen romanı. Hikaye, bir uçak kazasının ardından ıssız bir adada mahsur kalan bir grup çocuğun etrafında dönüyor. Hepsi erkek olan çocuklar, kurtarılmayı beklerken hayatta kalmak için örgütlenip bir toplum kurmaya çalışırlar. Ancak zaman ilerledikçe, çocukların medeniyeti ve ahlak anlayışları çözülmeye ve bozulmaya başlar. Gruplar oluşur ve aralarında nihayetinde ölümcül sonuçlar doğuran çatışmalar çıkar. Roman, iyi ve kötü arasındaki çatışma, insan doğası, ahlak ve toplumun insan davranışlarını kontrol etmedeki rolü gibi temaları ele alır. Bir macera öyküsü olarak başlayan eser, kısa sürede güç, şiddet, zulüm ve medeniyetin kırılganlığı üzerine sürükleyici bir psikolojik incelemeye dönüşüyor. İnsan doğasının hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceğini görmek hem ilham verici hem de ürkütücü. Yazar, insanlığın en temel içgüdülerinin, sosyal yapılar ve dış denetim ortadan kalktığında nasıl ortaya çıktığını ustalıkla gösteriyor. Çocukların masumiyetten vahşete doğru evrimi gerçekten rahatsız edici.

Medeniyetin yok oluşundan sonra kaosun ne kadar çabuk ortaya çıkabileceğine dair gerçekten büyüleyici bir bakış açısı sunuyor. Akılda kalıcı ve iyi işlenmiş karakterler aracılığıyla roman, bizi iyilik ve kötülüğün gerçek anlamı ve bu kavramların bağlam ve koşullara göre nasıl değişebileceği üzerine düşünmeye davet ediyor. Ve bunların genç çocuklar olduğu düşünüldüğünde, durum daha da korkutucu hale geliyor. Psikolojik incelemesinin ötesinde, eser anlatım ve üslup açısından da olağanüstü bir şekilde kurgulanmış. Golding'in üslubu açık, sade ve etkileyici olup, okuyucunun anlatılan adada yaşadığını düşünmesini sağlıyor. Dahası, bu grup bireylerin eylemleri aracılığıyla ne yazık ki gergin bir atmosfer yaratıyor.

Sonuç olarak, tematik derinliği ve insan doğasının karmaşıklıklarını keşfetme becerisi sayesinde zaman içinde kalıcılığını sürdüren edebi bir eser. Konusuyla insanlığın karanlık yönleriyle yüzleşmeye davet ederken, sürükleyici ve unutulmaz bir edebi deneyim yaşıyorsunuz. İnsanlık hali, iyilik, kötülük ve güç üzerine derinlemesine düşünmek isteyenler için olmazsa olmaz bir okuma. Karmaşık ve derin temalarının onu zorlu ve hatta zaman zaman yoğun bir okuma haline getirebileceği doğru olsa da, verdiği dersler onu okumaya ayırdığınız zamana fazlasıyla değer.

"Eğer bir yüz, üstten ya da alttan ışık aldığına göre değişiyorsa, neydi bir insan yüzü? Her şey neydi?"
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Büke, romanı birkaç yılda yazmış ve Osmanlı'daki toprak düzeni meselesine yaklaşık 3-4 ay çalışmış. Osmanlı toprak meselesi dışında, Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'yi, sınıf gözünden anlatan bir eser. Milli Mücadele döneminde yoksul ve emekçi halk, mücadelenin asıl merkez konumundayken nasıl oldu da işbirlikçi zengin toprak ağaları bu merkezi ele geçirebildi. Kitapta Antonio Gramsci’nin meşhur "Eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak için mücadele ediyor" sözüne bir gönderme olarak “Ehtiyar kün öldü, bala kün doğamadı” sözü yer alıyor. Böylece Büke, Gramsci'ye bir selam yolluyor. Kahramanlık anlatısı olmadan, bu toprakların hikayesini Batı Anadolu-Ege özelinde Anadolu'da dünden bugüne sınıfsal farklılıkları, ezilen köylüleri, Ege'deki işbirlikçileri gözardı etmeden yazılan bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum  15
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mihail Lermontov ile birlikte Rus Edebiyatının en önemli iki edebiyatçısı arasında gösterilen Alexandr Sergeyeviç Puşkin, modern Rus Edebiyatının kurucusu olarak nitelendirilir. Edebiyat dehası olan Puşkin’den okuduğum ilk roman ki kendisinin de en bilindik romanı. Aşk, fedakarlık, sadakat, şeref, savaş gibi evrensel tüm temaları barındıran bir içeriğe sahip. Sayfa sayısı olarak az olmasına rağmen anlatım yoğunluğu olarak çok dolu ve bir o kadar akıcı kitap. Oldukça yalın bir dille yazıldığı için nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Hatta Rus edebiyatına giriş yapmak için başlangıç kitabı olarak bile görülebilir. Her bölümün başında atasözlerinden veya halk türkülerinden o bölümü özetleyecek kıssadan hisselere yer verilerek, okuyucunun dikkatini çekmeyi başarabiliyor. Ayrıca yaşanan gerçek bir hikayeden alındığı için de çok etkilenip o duyguları yoğun biçimde içselleştirdim. Tolstoy, okuduğum en iyi üç roman listesine kesinlikle alabilirim bu kitabı. Nefis...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kapağını tesadüfen gördüğümde "Türkçe Sözlü Hafif Beddua" ismi ilgimi çekti. Bu ismi düşünen bir yazardan kötü bir kitap çıkmaz önyargısıyla ve merakıyla kitabı sipariş verdim ve haklı çıktım :)
Kitap erkek bir yazarın kaleminden çıkmasına karşın, kadınlarla iyi bir empati kurularak yazılmış. Adıyla müsemma, Türkiye'de yaşayan çeşitli kadın hikayelerine odaklanıyor. Kadınların yaşamak zorunda kaldıkları erkek dünyasındaki zorluklar, yılgınlıklar, üzüntüler ve umutlar gerçekçi ve yer yer komik bir anlatımla sunulmuş. Anlatımı çok yalın, kurgusu güzel. Okurken, oyunlar zihninizde oynayacak kadar keyif veriyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hollanda’da yaşamını sürdüren çevirmen Hasan Türksel’in ilk kitabı oldukça başarılı. Otobiyografik öğeler taşıdığını düşündüğüm bu roman, içine ustaca yerleştirilen denemeler ile ilginç bir kurguya sahip. Roman kahramanı Otto, zamanda seğirtmeler yaparak anne, baba, eş gibi hayatındaki kişileri romanına konuk ediyor. W. G. Sebald hayranı bir yazar ne yazarsa okurum, bu kitapta Sebald’la karşılaşmam ayrı bir keyif kattı okumama. Artık ikinci kitabını bekleyeceğiz, tıpkı Armağan Ekici’yi beklediğimiz gibi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın üslubu güzeldi. hikayeler zevkliydi duygusaldı. 11 yaşın yanı sıra 9 yaş 10 yaş için gayet uygun. hatta bu kitabı 7 ve 8 yaşlarındaki çocuklar da okuyabilir sadece bu tarz şeylerde hassas olan çocuklar okumasa daha iyi olur. yazarın İlk çocuk kitabı ve tek çocuk kitabı galiba. kitaptaki resimler çok güzel. resimlerde kendini büyük göstermiş diğer resimleri ise küçük göstermiş fakat bunu bencillik olarak yapmamış. yani resimleri beni çok etkiledi. hikayenin içeriğinde birazcık ölümle ilgili olsa da gayet iyi. fakat bazıları 5-6-7 yaşa almış. kesinlikle uygun değil. 9 10 11 yaş için gayet uygun zaten kitabın arkasında da yazıyor. kitabın yazımına gelirsek samimi bir dille yazılmış. kısa sürede biter. ama uzun süre etkisi kalır. herkese tavsiye ederim. her evde bulunması gerekir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız gazeteci ve belgesel yapımcısı Guillaume Pitron’un, son zamanlarda uluslararası medyada çok gündeme gelen Datacenter’lar, enerji ihtiyaçları ve çevreye olan (karbondioksit salınımları gibi) zararları, ABD ve Çin’in dev şirketleri GAFAM ve BATX’in sürekli büyümeleriyle oluşan datacenter ihtiyaçlarını ve kıtalararası denizaltı kablo savaşlarını, aracı ülkelerle birlikte anlattığı kitabıdır. Sosyal medya/dijital şirketlere ek olarak, şeylerin interneti (IOT), 5G/robotik teknolojileri gibi yeniliklerin de devreye girmesiyle çılgın bir elektrik ihtiyacı olacağını, Yapay Zekalı Yeşil Datacenter konseptinin bir balon gibi işe yaramayacağını belirtirken, bütün bu datacenterlardaki bilginin ciddi bir bölümünün eğlence videoları olduğunu bir Fransız’ın ağzından söyletmiştir. Aynı yazara ait, telefon/batarya/savaş uçağı vs. içeriklerindeki madenleri, rekabeti, topluma zararlarını anlattığı “Nadir Metaller Savaşı”yla birlikte dünya gündemini takip eden ilgililere öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okuduğum en etkili kitaplar arasına girdi yazarın dili o kadar harika ki Sora'nın yaşadığı bütün duyguları hissetmemi sağladı.
Sora küçük bir kız olmasına rağmen karşılaştığı zorluklar ve verdiği yaşam mücadelesi çok büyük savaşın çocukları nasıl yıprattığı bir çocuğun yüreğinden gelen o masum duygular ile anlatılıyor.
Sora sırtında kardeşini taşırken kışın ve karın ortasında o kadar iyi anlatıldı ki okurken üşüdüğümü hissediyordum ve kardeşine yedirmek için tencerenin dininden sıyırdığı yanmış sert pirinç taneleri beni de ağzımda acı bir tat bıraktı.
Yazarın öteki kitabı şimdi elimde ve aslında hep aklımın bir köşesinde kalan Myung-gi'ye ne oldu sorusu cevap buluyor Yavaş yavaş kardeşimin koruyucusundan sonra yazarın "tünelde" kitabını da okuyabilirsiniz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın kendi içindeki sessiz çöküşünü anlatıyor. Modern dünyanın karmaşasında sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken kendimizden ne kadar uzaklaştığımıza değiniyor.

İnsan okurken sadece kendinden bir şeyler bulmuyor, aynı zamanda derinlerde kendi iç sesini de duymaya başlıyor. İnsanın evrende kendisini adeta yanlış bir anahtar gibi hissetmesi, yanlış yerlere konulmuş olmanın verdiği ağırlık hissi çok güzel şekilde işlenmiş kitapta.

İnsan bazen kaybolmadan kendini bulamıyor. Ve en uzun yolculuk, kendi içimizde yürüdüğümüz yol oluyor.

Bu muhteşem eserle bizleri buluşturan yazarımızın kalemine, yüreğine sağlık
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir