4934Yorum
outofnick
Can Yayınları'ndan çıkan ve Vedat Günyol'un muhtesem önsözü ile baslayan yabancıda Albert Camus'nun yalın ve simgesellikten uzak kolay dili öncelikle gözümüze çarpıyor.Eserin konusu ise yakınındaki bireylerin yanında tüm topluma yabancılaşmış Mersault isimli karakterin ic dunyasinda yasadıkları.Olaylar birinci tekil sahsın agzından anlatıldığı için karakter psikolojisini daha detaylı gözlemleyebiliyoruz.Camus ve varoluscu felsefe ile tanışmak için iyi bir baslangıç.
KY-145560
Oldukça etkileyici bir kitap. Topluma yabancılaşmış kahramanda varoluşçuluk akımının izlerini oldukça belirgin şekillerle görebiliyoruz. Kendi varoluşunu bulma çabası içinde toplumdan kendini soyutlamış ve tek başını kalmış en sonunda. Bu varoluş sancıları öyle bir boyuta ulaşmıştır ki kendi idamını bile hayatın normal akışı içinde kabullenebilecek bir psikolojiye bürünmüştür kahramanımız. Lakin bu etkileyici eserin temelinde inançsızlığın, hiç bir şeye inanamamın verdiği güvensizliği, iç sıkıntısını ve amaçsızlığı da buldum.
berlineraussie
Kitap bir bakımdan muhteşem denilebilecek bir kitap!<br />Kitabı bitirdiğiniz an kitabın size verdiği mesajı anlamışsanız aldığınız ders size epey uzun bir süre yetecektir.<br />mutlaka okuyun!
morpatlican
aslında hayata yabancı değil de tekliği ve algılaması karşısında yabancı karşılanan bir insanın öyküsü...yoksa hayata yabancı bir kişinin bunalımı ve hayatı terketmişliğinden çok hayatımı böyle yaşadığının farkındalığı ve dinamiğiyle eleştirel olarak yaşayabilen bir insan görülüyor...son derece güzel bir roman...
Ayhan Kaya
Bir adamın , aile kurumunu ,cemiyeti ve dini reddetişidir Yabancı.Sıradan bir hayatı olan kahramanımız ,annesinin ölümüyle başlayan olaylar zinciri içinde bir yabancılaşmanın simgesi oluverir.Sevgilisi Merie , komşuları Raymond , Salamone bu yabancılaşma içinde ustalıkla anlatılan karekterlerdir.Kahramanın bir cinayeti ile hayat sorgulaması başlar ,bu sorgulama ,onun idamına kadar sürer.Varoluşçuluk tezinin ünlü düşünürü Camus Fransız Cezayir'inden usta bir anlatı çıkarmış , yirminci yüzyılın insanını da anlamaya yönelik iyi bir roman ,salık veririm.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
albert camus'un başarılı romanlarından biri.gerek konusu gerek dili gerekse okuyucuya verdiği ders tam anlamıyla mükemmel.yaşama karşı olan bireyin,hayatla olan mücadelesi çok hoş bir dille anlatılmış.kendisiyle hesaplaşmak isteyen,kendini hayata yabancı görenler varsa bu kitabı bence okumalı.
eada
Saçmalığın hayata yansıması ve büyüyerek hayatı nasıl egemenliği altına alıp, anlama "hadi be sen de" diyerek ezmesi ve gülmesi bundan daha iyi anlatılamaz. Mantığın tabanında neler olduğunu sorgulayan insan, bulma ya da bulmamanın saçmalığını duyumsayabiliyor mu? Kesinlikle okunmalı.
ikaradut
Albert Camus Cezayir asıllı Fransız yazar.Sırf bu cümleyi duymamak-dedirtmemek için komünist olduysa bilmem;bildiğim tek şey komünist partiden atıldığıdır.Genç yaşta ölen Camus,genç yaşta da Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış bir yazar ve düşünür.Ondan çağımızın peygamberi olarak bahsediliyor kitaplarındaki eleştirmen ve çevirenlerin yazdığı sunularda.Albert Camus bir peygamber desek yeridir aslında yalnız kutsal kitaplarını gökten değil kaleminden aktarıyordu sayfalarına.Fransız Edebiyatı her daim büyük yazarlar yetiştirmiştir.Louis Aragon,Paul Eluard,Albert Camus,Victor Hugo ve ismini burada zikredemiyeceğim kadar çok büyük yazar...Bu yazarlar içerisinde Camus'nün yeri farklıdır.O yazdıklarını sağlam bir hayat felsefesine dayandıran bir yazardı.Diğer büyük yazarlarda da bir felsefeye dayanan yapıt yaratma vardı ama eserlerine bunu Camus kadar tesir ettirememişlerdir.''Yabancı'' bu tesir örneğine en güzel ve büyük eserdir.''Yabancı'' dan sonra bu tip esere örnek Camus'nün diğer bir romanı olan ''Veba'' dır. ''Yabancı'';hiçlik,boşluk,boşunalık gibi konuları roman tarzında anlatan çok değerli bir eserdir.Durkheim'ın anomisine ve Sarte'ın Ate-Varoluşçuluğuna göndermeler vardır kitabın içersinde.Kitapı başka bir edebi eserle mukayese etmek istersek buna en iyi örnek Ahmed Arif'in ''Hasretinden Prangalar Eskittim'' adlı tek eseridir.Ne alakası var demeyin.Ahmed Arif'in ritm,uyak anlayışı Camus'nün ''Yabancı'' sına benzer.Bir el en sağdayken,diğer el soldaykenken bu eller sonda öyle bir kenetlenir ki romanı illa bir defa daha okumak istersiniz ya da şiiri...Ahmed Arif bunu mısralarda ya da başka biçimlerde şiirinde, Camus ise romanlarında yapmıştır.''Veba'' nın sonundaki süprizi hatırlayın.-bu süprizi özellikle söylemiyorum-''Yabancı'' okuyan insanın hayatında devrim niteliğinde değişiklikler yapacak bir başyapıttır.Bu başyapıt da ancak Camus gibi kendi felsefi,sosyolojik ve insani değerlerine sarılan bir kişi tarafından yaratılabilirdi sadece.Gothe'nin romantizm akımına dayandırdığı ''Genç Werther'in Acıları'' bu türdeki başyapıtlara iyi bir örnektir...
elbereth
hangimiz hayata bazen onun kadar yabancı olmuyoruzki.annemizin basında ağlamasakta,bir cinayeti sinek öldürür gibi işlemesekte bazı anlarda hangimiz ondan farklı oluyoruz.albert camus un- hayat boştur düşüncesinden yola çıkarak yazdığı kitapta; boş bir hayattan öte, dolu bir hayatın boş bir insanını anlatması kitabı şahesere dönüştürüyor.bir insanın umursamazlığı ancak bu derece ustaca ve sıkmadan anlatılabilirdi.hergüne boş başlamak ve hergünü boş bitirmek ancak bu derece zevk verebilirdi okuyucuya.
cesur yalçın
Albert Camusun Yabancı kitabını okuyan adamı yürüyüşünden tanırım.Bu sözler bir edebiyatçıya ait.<br /> Fakültenin önünde bir arkadaş neyin var durgunsun dediğinde aklıma bu sözler gelmişti.Hiç dedim.Hiç sadece okuduğum bir kitaptan etkilendim.<br /> Bir insan annesinin cesedinin başında kahve içiyor.Benimle evlenecek misin diyen kız arkadaşına bu çok ta önemli değil diyor.Yani adam topluma tamamen yabancı.<br /> Absürd ve saçma üzerine bu kadar klas bir roman daha herhalde yazılmamıştır.
SALTY
Kitapkurdu
Alber Camus denince akla ilk gelen, her şeyin dünyada olup biteceği ve ahrete inanmama. Gerçi bu konuda yazar tam kararını verememiş bence.Bu kitapta da yazar hiç bir şeyi umursamayan bir gencin idama giden yoldaki hikayesini konu alarak aynı konuyu işlemiş-tıpkı Veba adlı kitabında olduğu gibi. Ölmekle yaşamayı, sevmekle sevmemeyi bir tutan ateist bir gencin etkileyici öyküsü. Kısa ama öz bir biçimde mesajını veriyor yazar.Bu da onun en büyük özelliği zaten.
saitemre
bir yaz günü sıradan bir insanın sanki kuş öldürü gibi birini öldürmesi.. sorumsuzca ve isteksizce.. kendini berbat hayatın anlamını çözmekten uzak, kendi yolunu kendi çizmeye çalışan bir serseri .idam öncesi bile ölen her insanınn huzura kavuşacağı felsefesi ile kendini sorgulama zahmetine bile katlanmaması...
c'est serpil
albert camus seven biri olarak bu kitaptan çok etkilendiğimi söyleyebilirim. hayata yabancı birinin, hayata karşı gelişi ancak bu kadar hoş anlatılabilir.
myangie
Kitapkurdu
camus'nün en çok tanınan yapıtı.hayata bu kadar yabancı oluşu bu kadar iyi anlatan başka bir yazar yoktur heralde... hayata bu kadar dirençsiz, bu denli sessizce ancak yabancı karşı gelir. kendinize hayatınıza yabansıysanız bu yabancıyla tanışmanız gerek