Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin ilk kitabından çok daha başarılı
Serinin ilgimi çekmesinin nedeni nöroroman türünden çok etkilenmeme rağmen aslında bu türde ne kadar az okuma yaptığımı fark etmiş olmamdı. Ancak yazarı tanımadığım için bu kadar ilgiyle okuyacağımı düşünmemiştim. Anladığım kadarıyla alanında takdir edilen, takip edilen biri. Ben de bu kitap vesilesiyle tanışmış oldum.

Serinin kitapları sırasıyla Pia Mater, Arachnoid Mater ve Dura Mater. Bunlar aynı zamanda beyni ve omuriliği kaplayan koruyucu zarların adıymış. Araştırınca öğrendim. Zaten kurguda yer alan pek çok şeyde bu şekilde atıf göreceksiniz. Mesela beynin arka tarafında yer alan ve vücudun çeşitli bölgelerine sinyaller gönderen 12 çift sinire verilen adı, kurduğu evrende benzer bir görev yüklediği kişilere rütbe olarak vermişti. Bence bu açıdan Ian McEwan'ın -ki türün önemli temsilcilerindendir- romanlarından farklı bir şey sunuyor. Bu yüzden değerli buldum bu seriyi. Ian McEwan'ın Cumartesi romanını Darwinci bakış açısıyla incelemiştim lisans tezim için ve bu serinin bu kitabında bu bakış açısına da gönderme olduğunu gördüm, burada ona bir alternatif sunuluyor ki bunu bir eleştiri olarak okuyup okuyamayacağımızı düşündürdü bana. Okurken çok kez durup araştırma yapma ihtiyacı hissettim ve referans olarak verilen bilgilerin ne kadarının kurgu ne kadarının gerçek olduğunu keşfedebildim. Böylelikle alana dair daha fazla bilgi sahibi olmuş oldum ve yazarın kurgudaki becerisini de daha iyi değerlendirme fırsatı edindim. Zaten bu bilgileri herkesin anlayabileceği şekilde, basitçe veriyor, öyle boğulmadan okuyabiliyorsunuz. Bu da yazarın hikâyeciliğindeki pürüzleri tolere etmenize yardımcı oluyor.

Serinin ilk kitabına nazaran kurgu çok daha iyiydi. Elbette iyileştirilmesi gereken noktalara dair pek çok notum var ama akış birinciye nazaran daha rahattı ve elementler çok daha yerli yerinde gibi görünüyordu. Ayrıca aksiyonun fazla olması da sürükleyiciliğini desteklemiş oldu. Arka planda bırakılan o merak duygusu da sayfaları daha hızlı çevirme konusunda insanı kesinlikle motive ediyor ve bunu klişe bir yolla yapmıyor.

Kitabın önemli noktalarından biri de farklı karakterlerin bakış açısından olayları sunarken size zaman çizgisini takip etmenizi sağlayacak girişi sunması. Bu da hangi olayın ne zaman olduğunu anlayabilmenizi sağlıyor. Normalde bu kadar belirgin verilmesi rahatsız edici olabilirdi ama yazarın, kitabın bir kimliği hâline getiren bir istikrar sağlanması bunun aslında değerli bir etmen olabileceğini düşündürdü. Zira yazar zihnimizi bir sürü bilgiyle meşgul ederken bununla da cebelleşmemizi istememiş olabilir. Aynı şey olacaklara, karakterlerin akıbetine dair önden bilgiler vermesi için de geçerli. Bu sürpriz bozan detayların okuma keyfinden beni mahrum bırakacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Çünkü ne olacağını söylemesine rağmen o kadar fazla değişkenle karşılaştım ki bunun aslında bir önemi olmadığını o zaman anladım. Bu açıdan okurlara ön yargılı olmamalarını tavsiye edebilirim.

Türü sevmemin bir nedeni de verdiği bilgilerin bana katkıları. Zira pek çoğu dünyaya bakış açımı genişletti. Bilhassa son zamanlarda kafamı oldukça karıştıran dünyadaki değişen dengeler konusunda bana bir cevap da sundu diyebilirim. En azından neden bu kitle birdenbire hedef olmuş olabilir ki soruma en azından bir tane muhtemel neden buldum. Bu anlamda insanın kendini ve dünyayı sorgulamasına neden oluyor. Diğer yandan da daha çok bilme istediğimi tetikledi.

Betimlemelerini oldukça canlı ve etkili buldum. Hatta bu anlamda çok şaşırdığımı söyleyebilirim çünkü bilim insanının bu kadar başarılı betimlemeler yapmasını gerçekten beklemiyordum. Bu başarılı betimlemelere rağmen elbette bazı zayıf noktalar da vardı. Bilimsel gerçekleri sunarken hikâye içinde eklenti gibi durması bunlardan biriydi. İlk kitapta bu bilgiler hikâye içine biraz acemice yerleştirilmişti ama ikinci kitapta bu anlamda gelişme olduğunu gördüm. Çok didaktik, zorlama görünüyordu ilk kitapta ama ikincisinde daha rahattı.

İlk kitaptaki en büyük problemlerden bir diğeri de anlatıcıydı. Çok kez kafa karışıklığı yaratacak şekilde anlatıcılar iç içe geçiyordu. Anlatıcı değişse de dilin, ton aynı kaldığı için kimin konuştuğunu anlamak zorlaşıyordu. Herkes aynı gibiydi. Anlatıcı mı karakter mi konuşuyor anlayamıyordunuz. İkinci kitapta bunun daha az hissedilmesinin nedeninin genellikle ilahi bakış açısıyla ele alınmış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bir kısmı da flashbacklerle verilmişti. Zaten bu açıdan ilk kitaptan hemen kanıya varmak istememiştim çünkü yazarın bir şekilde elinin alışacağını ve bunun serinin devamında çözebileceğini düşünmüştüm ki öyle de olmuş gibi görünüyor.

Aslında çok fazla notum var ama okuyucuya az çok fikir verecek önemli detaylardan bahsettiğime inanıyorum. Özetle dünyasına bir şekilde inandırdı ve karakterlerde bir değişim/gelişim görebildik. Çok fazla ters köşeye yatıran bir hikâye akışı var ve ilerledikçe derinleşen bir yapıya sahip. Bazı karakterler iki boyutlu gibi hissettirse de ait olduğu dünyada o yapaylığa ihtiyaç var gibi düşündüm. Elbette daha önce bahsettiğim gibi anlatıcı dilinin yer yer tekdüzeliği, herkesi aynı kişi konuşuyormuş gibi hissetmemiz de buna neden oluyor olabilir. Bir laboratuvar sterilliği de var diyaloglarda, karakterlerde. Defolarını gördüğümüz anlarda bile o tat geliyor ne yazık ki ama buna rağmen bilimsel gerçeklerle bağlanan kurgu seni içine çekmeyi bir şekilde başarıyor. Genel olarak hikâye ilgi çekici. İyi bir film yapılacak kadar detaylarla beslendiğini, güzel bir dünya yaratıldığını düşünüyorum.

Bir editör olarak naçizane bir eklemem daha olacak. Eğer yayınevi tekrar basıma gidecek olursa kitapların editörden tekrar geçmesinin daha iyi olacağını düşünüyorum. Bilhassa ilk kitapta akışı zorluyordu. İkinci kitap görece daha iyi durumdaydı ama yeniden okunursa bence iyileştirilebilir. Bendeki 34. baskı. Yakın zamanda serinin İngilizce basımı da duyurulduğuna göre daha çok baskısının olacağını öngörmek yanlış olmaz. Okuru bol olsun diyelim.
Yanıtla
11
1
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1950 yılında Gouncourt Ödülü'nü kazanan asıl adı Louis Poirier olan yazar Julien Gracq'in başyapıtı Sirte Kıyısı, modern edebiyatın anlatım yönüyle en özel romanlarından biri olarak öne çıkıyor. Orsenna ve Fargistan adlı iki hayali ülkenin üç yüz yıllık soğuk savaşının anlatısı olan bu metne ismini veren Sirte, Lİbya'nın Akdeniz kıyısında bir kenttir. Ana karakter Aldo'nun dilinden bizlere aktarılan metinde, miskin bir bekleyiş içinde olan askeri birliğin ve yöre halkının yaşanan olaylar sonucunda yeniden tetiklenişi gerçeküstü öğelerin varlığıyla birlikte anlatılmaktadır. Zaman olarak tahminen Ortaçağ'ın son dönemlerinde geçen romanı, tarihsel üstkurmaca bir metin olarak ifade edebiliriz. Bu romanın çevirisi de harikadır, kitabın çevirmeni Aykut Derman'a ayrıca teşekkür ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğer elinizde bir Kristin Hannah kitabı tutuyorsanız, kendinizi ağlamaya hazırlasanız iyi olur. Hannah özellikler kadınların yaşam çizgilerini o kadar başarılı ve gerçekçi bir kurguyla kaleme alıyor ki, tüm kitaplarında karakterlerin hislerini ruhunuzda hissedebilirsiniz. Tam da bu nedenle bana göre Hannah, kadınları en güzel anlatan yazarlardan birisi. Kış Bahçesi ise, birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip iki kız kardeş ve annelerinin hikayesini anlatıyor. Bazen karşımızdaki insanın davranışlarını anlamlandıramayız. Mesela anneniz sürekli olarak yiyecek depolasaydı ve hiç bitmeyecek kadar reçeliniz olsaydı, bunun nedeni ne olurdu? Ve aslında anneniz, sizin bile bilmediğiniz hüzünlü bir geçmişe sahipse, ne hissederdiniz? Kitabı bitirdiğinizde, çok küçük ayrıntıların bile kalbinizde yer ettiğini keşfederseniz şaşırmayın. Ve yine bence dünyanın en tatlı aşk hikayelerinden biri de bu kitapta geçiyor. Bu kitabı okumuş ya da okuyacaklara 434. sayfadaki gibi bir aşk diliyorum.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Şimşek hocamın editörlüğünde hazırlanan Kavram çalışmaları her zaman önemli olmuştur. Her dönem, mekân, siyaset, bilim-eğitim, devlet-bürokrasi gibi çeşitli sahalarda 22 farklı kavramın analizini içeren Kavram Tarihi Çalışmaları kitabı da şüphesiz dikkat çekici konuları ele almıştır. Bu eser, kavramların tarih içinde nasıl şekillendiğini ve anlamlarının nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Kavramların içinde yolculuğa çıkarıyor. Ayrıca bu eseri okuyunca çok güzel bilgiler veriyor. Bu güzel eseri tarih sevenlerin ve Tarihçilerin okunmasını gerektiğini düşünüyorum. Tavsiye ederim. Hocamızın başarıları daimi olsun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
uzun zamandır okuyup ta bu kadar beğendiğim bir kitap olmadı çoğu kez dile getiremediğim ama umarım başkaları da benim gibidir dediğim durumlarda benim gibi düşünen benzer tepkiler veren birilerinin olması çok güzel bu eser on yıllar önce bile insanların ortak sorunlar yaşadığını bu sorunların insanın iç dünyasında aynı çıkmazları yarattığını gözler önüne seriyor açıkçası psikolojik betimlemeleri ve olayı anlatırken ki dili çok etkili her zaman olduğu gibi ve nedence yazsın kendi hayatı ile bağdaştırdım ben kitabı sanki bir manifesto niteliğinde olmuş.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tiyatro türünü sık okuyan birisi değilimdir hatta okuduğum üçüncü tiyatro da diyebilirim ama metine hayran kaldım. Bir iki saat içinde su gibi aktı gitti. Başı da sonu da beni öyle bir etkiledi ki okumam bittiğinde yazılanları uzun uzun düşündüm. Kar Küresi sadece bir tiyatro metni değil hayatın hüzünlü gerçekliklerine ışık tutan bir şaheser. Terkedilme, özlem, umut ve daha nice duyguya ev sahipliği yapan bir kurgu. Okuduklarınız yalnızca yazıların mesken tuttuğu bir sayfa değil duyguların vücut bulduğu bir film şeridi adeta. Vurdumduymazlığın sizi sinir küpüne dönüştüreceği noktada kırık bir kalbin yalnız bir ruhun masumane umuduyla dinginleşeceğiniz sürükleyicilikte bir tiyatro eseri.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  88
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikâyelerden oluşan bir kitap. Yazarın ilk kitabı. Ayrı hikâyelerin birbiri ile konu ile de dil açısından da benzerliği yok. Bunlar ya birbirinden çok farklı zamanlarda yazılmış ya da yazar bir oyuncu gibi farklı anlatıcılar yaratarak tamamen bağımsız dil oluşturmayı başarmış. Hikâyelerin dili sade, akıcı, olay odaklı her biri. Her hikâyenin mekânı farklı. Yurt dışında işlenen öykü de var. Ben her bir hikâyeyi okurun beğeneceğini düşünüyorum. Konu, işleyiş ve dil açısından ortaklık yok dedim, mekânlar da farklı. Köy, şehir, yurt dışı, akıl hastanesi… Hepsinde olmasa da en az üçünde ortak olan bir özellik saptadım. O özellik de başkarakterlerin topraklarını seviyor olması ve ona saygı duymasıyla diğer insanlardan farklılaşması. Bilinçli yapıldığını sanmıyorum; bilinçsiz, kendiliğinden örülen bir hikâye var burada. Süreci bilmem ama yazarın bazı zamanlarda akışın dışında kaldığını düşünüyorum ve bu öyküyü tadına doyulmaz kılıyor. Okurunu bulmasını temenni ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk yazdığı bu eseri okurken bazı öykülerde bağlantılarını zayıf olduğunu gördüm. Ama yazarın diğer kitaplarını da okuduğum için bu yazarın gelişimini de görmemi bana sağladı. Yazar öykülerinde genelde uzaylılardan bahsediyor. Bunu diğer kitaplarında da görebiliyoruz. Yazarın Güneş Hırsızları kitabını ve Kimdir Bu Mitat Karaman? Ve Beter Ol Mitat Karaman! kitaplarını okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitapta hoşuma giden cümleler.
Bekçiyi çok iyi anlıyordum. Eğer tek işi bir düğmeye basmak olan birinden işini çalarsanız o adamdan bırakın iş ahlakını, iyi bir şey yapmasını bile bekleyemezsiniz. (44)
Avustralya'nın batmaya devam edişi yeryüzünün halen daha hareketli olduğunun bir kanıtlıydı. Buna göre bir kıta da yükseliyor olabilirdi. (141)
Artık ona inanıyorum. İster inanın ister inanmayın bence bu gemidekiler deli değil. Belki de yeryüzünde kalan son aklı başında adamlar onlar. (142)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken kendi paralel evrenimizde hangi hayatı yaşadığımı sorguladım. Aslında başkasına özenip yaşamaktansa kendi hayatımızı sadece kendi istediğimiz için yaşamalıyız. Tabi ki hayatımızda pişmanlıklarımız olacaktır. Önemli olan yaşadığımız hayatı sevmemizdir. Aşağıda kitapta sevdiğim kısımlar var. Burada, şu an yaşadığı hayatta, babasını mutlu edecek kariyeri seçmiş; kendi ilişkilerini, müzik aşkını, madalya almayı içermeyen bütün hayallerini, hayatını feda etmişti. Babası da buna karşılık Nadia denen kadınla ilişkiye girip annesini terk etmişti ve hâlâ ona bozulabiliyordu. Bütün bunlara rağmen. (96)
Artık başkasının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı. (278)
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beslenme ve mutfak alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmemizi sağlayan bir kitap. Sağlıklı beslenme, gıdaların güvenli muhafazası, besin gruplarıyla ilgili bilinmesi gerekenler, gıdalardaki gizli tehlikelerle ilgili dört bölümün ardından beşinci olarak gıda israfını önlemekle ilgili bir bölüm de oluşturularak kitap adeta taçlandırılmış.Gelişen, değişen dünyadan mutfaklarımız da elbette etkilenmekte.Bilgilerimizi hala bize aktarıldığı şekilde sürdürmek yerine bilinçlenmek, güncellenmek isteyenler için muazzam bilgiler mevcut. Nerede geleneksel yöntemler güvenli, nerelerde gelişen endüstriye güvenmeliyiz sorularının cevabı var. Verilen tarifler ayrıca kitabın sürprizi.En kıymetli taraflarından biri de bu zamana kadar sürdüregeldiğimiz zararlı uygulamalarımızı toptan silmek yerine nasıl faydalı ya da daha az zararlı hale getirebiliriz sorusuna uygulanabilir cevaplar sunması.Kaynakça kısmından bilimsel ve doğru bilgiye erişmek için ne denli geniş bir araştırma yapıldığını görebiliyoruz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir