Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bence kitabın adı "Neden İnanıyorum" gibi bir başlık olmalıydı. Çünkü kitabın içeriği incelendiğinde müslüman olmaktan ziyade Allah'a inanmanın gerekleri açıklanıyor. Zira yaratılışın tesadüften ziyade Yaratıcı'nın gücü sayesinde olduğuna inanan Hristiyan, Yahudi veya başka bir dine mensup biri de olabilir. Bunun yanında kitabın içeriğine bakacak olursak Kuran'ın evren, dünya ve canlılar ile olan ilişkilerini inceleyerek Kuran'ın insan yazması olmadığını, Allah'ın kelamı olduğunu açıklanmış. Hz. Muhammed ve insan fıtratı da bu kapsamda ayrıca incelenmiş. Deizme cevap olarak İslam'ın anlamı, Kuran'ın inşa ettiği zihin açıklanmaya çalışılmış. Bunun yanında Kuran'ın korunmuşluğu ile ilgili gerekçeler yazılmış. Yazarın da bilimsel bir gerekçe olmadığını kabul ederek açıkladığı Kuran'daki matematiksel ölçü tezleri açıklanmış. Kitap herkesin anlayacağı bir dilde ve özet olarak yazılmış. Öğrenilecek çok şey var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz; insanın içine yerleşir. Gazze'nin Son Kitapçısı da benim için tam olarak öyle bir kitaptı. Sayfalarını çevirdikçe kendimi yıkılmış binaların, toz bulutlarının ve bitmek bilmeyen bir bekleyişin ortasında hissettim. Ama en çok da savaşın, sadece şehirleri değil; insanların anılarını, alışkanlıklarını, umutlarını ve geleceğe dair kurdukları en küçük hayalleri bile nasıl paramparça ettiğini düşündüm.
Hikâyenin merkezindeki Nebil karakteri beni en çok etkileyen isim oldu. Etrafındaki dünya yavaş yavaş yok olurken onun kitaplardan vazgeçmemesi, sayfalara gösterdiği özen ve kelimelere duyduğu saygı bana çok dokundu. Kitapçı dükkânı, dört duvardan ibaret bir yer değil; hafızanın, kültürün ve direncin saklandığı küçük bir sığınaktı. O raflarda yalnızca kitaplar değil, bir halkın geçmişi ve kimliği de korunuyordu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Livaneli'nin daha önce çok sayıda romanını okudum. Romanları da müziği gibi başarılıdır. Bu son romanında 12 Mart askeri muhtırası sonrası kendisinin de dahil olduğu sol sosyalist kesimin yaşadığı baskı, cezaevi ve işkence günlerini eşi ve kızı da dahil kendi yaşamından da kesitler sunarak roman havasında anlatıyor. Bu romanı nedense pek beğenmedim. Belki aradan geçen yarım asır sonra biz de yaşlandık, yaşadık ve gördük ki, sağ sol hepsi yalanmış. Hiçbiri bu halkı ve devleti çözümleyememiş, hep bir yerlerden özellikle yurt dışından esen rüzgarlardan etkilenmişler. Sistemin kurucu ve kurtarıcı mütegallibe kesimi ve ideolojisiyle hesaplaşmadan bir çıkış bulabileceklerini düşünmüşler ve sonuçta elde başarısızlık ve hüsran kalmış. Onun mensup olduğu kesim faraza iktidarı ele geçirse idi romanda anlattıklarının bir başka versiyonunu yaşayacağımızı düşünüyorum. Kitabı 70'li yıllarda Livaneli ve mensup olduğu kesimin yaşadıklarını yeniden hatırlamak isteyenler okuyabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modern dünya bize her şeyi algoritmalarla planlayıp kontrol edebileceğimiz illüzyonunu satıyor. Oysa hayatı verimlilik odaklı optimize etmeye çalıştıkça, yaşamın o sürprizli ve canlı tarafını öldürüyoruz. Hartmut Rosa’nın da vurguladığı gibi, bizi gerçekten dönüştüren ve anlamlı kılan deneyimler asla sipariş edilemez.
Gerçek bir entelektüel derinlik ve insani bağ, tam da bu kontrol hırsının bittiği, akışa teslim olduğumuz yerde başlıyor.
Dünyayı bütünüyle yönetme iddiamızın bizi kendi yarattığımız hız hapishanesinde nasıl tükettiğini görmek ve bu hıza bir şerh düşmek adına Rosa'nın bu kuramsal çerçevesini kesinlikle tavsiye ederim.
Rosa'nın okuduğum bu ikinci kitabı. Sıra Rezonans adlı eserinde.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuma hayatımın akışını baştan sona değiştiren bir romandır Suç ve Ceza... En sık tavsiye ettiklerimden ve okuma listemin en başında olan... Dostoyevski ile tanıştığım,Rus klasiklerine dair ilk izlenimlerime ulaştığım...
Tasvirleri,olayların anlatımı ve vurgular... Yıllar geçse de her ânını ilk okuduğunuz günkü gibi hatırladığınız çok az eser vardır ve bu o eserlerdendir.Yirmi sene önce okuduğum bu romanda geçen duvarları ve kişilerin üzerindeki elbiseleri,tüm kiri ve nemi ile hatırlıyorsanız eğer, işte o eser başyapıttır!
Psikolojik bir tahlille suç ve suçlunun ayırt edilmesini,suçun kime ve neye göre değerlendirildiğini,içinde yaşanılan hayatın insanı nereye evireceğini sorgulamamızı sağlıyor âdeta.Raskolnikov,Sonya ve Yaşlı Tefeci Kadının sarmalında garip,yoksul bir yaşamın yanında burjuvanın yaşamının çelişkilerini gözümüze sokarken öte yandan bu sorgulamanın sonucu olarak gelişen bir cinayete farklı gözle bakmamızı sağlıyor Yazar.Sonu ise tipik bir Rus klasiği gibi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Olaylar Tokyo’nun ara sokaklarında yer alan bir kahve dükkanında geçiyor. Bu dükkan aslında kolayca fark edilemeyen, zemin katta yer alan küçük bir dükkan olmasına rağmen bir gün bu kafede geçmişe gidilebildiği yönünde söylentiler duyulmaya başlayınca küçük bir şöhrete kavuşur. Ancak birçok kuralın varlığı insanların geçmişe dönme fikrinden vazgeçmesine sebep olur.
Peki siz, tesadüfen gittiğiniz ya da müdavimi olduğunuz bir kafenin sizi geçmişe götürebileceğini bilseydiniz o güne geri döner miydiniz? Bugünü asla değiştiremeyeceğinizi bilseniz yine de şansınızı dener miydiniz? İşte bu kitap, o cesareti gösteren dört kişinin hikayesini anlatıyor. Bu kitabı okurken nefesinizi tutacağınız satırlara, sürprizlere, tebessüme ve küçük gözyaşlarına hazır olun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatih Harbiye, Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir neslin hikayesinden çok, batılılaşmanın ne olduğuna dair bir sorgulama bana göre. Peyami Safa, özellikle Ferit karakteri üzerinden, Batı’yı sadece kıyafet, eğlence ve yaşam tarzından ibaret gören yüzeysel anlayışı eleştiriyor.

Peyami Safa, daha çok taklit ile sentez arasındaki farkı anlatıyor. Eleştirdiği şey Batı değil; düşünmeden, sadece görünüşü taklit eden bir batılılaşma anlayışı. Bu nedenle roman, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki modernleşme tartışmalarını anlamak açısından da hala önemli bir eser bana göre.

Asıl medeniyetin; kültür, sanat, ilim ve düşünceyle birlikte anlam kazandığını hatırlatıyor. Şekilci bir batılılaşmanın ise insanda bir boşluk ve aidiyetsizlik oluşturduğunu vurguluyor. Bugün bile güncelliğini koruyan bu tartışmayı, bir hikaye üzerinden sade ama düşündürücü bir şekilde aktarmayı başarıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap beni o kadar etkiledi ki tekrar tekrar okuyacağım. Kütüphanemdeki en değerli kitaplardan biri. Yazar çok güzel anlatmış dili çok sade ve anlaşılır. Okuyunca sanki o döneme gidiyorum gibi hissettim. Yaşanan olaylardan ders çıkardım. Herkes okumalı bu kitabı. Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini o kadar iyi tanıdım ki onu yerinde de görmeyi umut ediyorum. Okuyucunun gönül kapısını açmış oldu. Kendimizle nefsimizle nasıl mücadele edeceğimizi gösterdi bana. yazara canı gönülden teşekkür ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanpınar'a Huzur Yok tipik bir Murat Menteş romanı. Menteş, fantastik polisiye olarak tanımlanabilecek romanın merkezine Ahmet Hamdi Tanpınar'ı tahayyül bile edemeyeceğimiz bir kahraman olarak yerleştirmiş. İçeriğinde cinayet, casusluk, robotlar, hayaletler, çizgi roman, aksiyon, güzel kadınlar eşcinseller tanınmış simaları barındıran roman aslında Murat Menteş'in kendine has üslup ve kalemiyle Ahmet Hamdi Tanpınar'a bir saygı duruşu. Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi eserlerin hayranlarının yadırgayabileceği bir tarzda kaleme alınan bu kitabın Tanpınar'ı tanımayan yeni kuşakları yazarla tekrar bir araya getirme imkanı verebildiğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her zamanki gibi koç üniversitesi yayınlarına teşekkürü bir borç bilerek başlayayım. Kitap mezenformasyonun tanımını, tarihsel gelişimini, sonuçları ve bununla ilgili ne yapabileceğimizi tartışıyor. Her sayfasının altını çizmek isteyeceğiniz harika bilgiler barındırıyor kitap. Yazarları da alanında uzman, son derece entelektüel, nüktedan ve dili çok keyifli yazarlar. Kitabın kalitesi ve basımı da öyle. Dili ise gayet akıcı anlaşılır ve okunabilir, hatta kitap size Türkçe yazılmış gibi bir lezzet veriyor, mütercim harika bir iş çıkarmış, tavsiye ediyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir