Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanın atmosferi yoğun bir gizem ve duygusallık barındırıyor. Özellikle son bölümlerde hikâye daha hüzünlü ve etkileyici bir hâl alıyor. "Onun Küçük Çiçekleri", 2023 Goodreads Okur Ödülleri'nde "En İyi Korku Kitabı" adayı olarak gösterilmiş olsa da, eserde korkuya dair bir şey yok. Gerilim desen o da yok. Roman daha çok gizemli bir atmosfer ve duygusal anlatımıyla öne çıkıyor. Ayrıca hikâyede bol miktarda çiçek ismine yer verilmiş. Bu nedenle, kitabı korku kategorisine dahil etmek bana göre yanlış. Eğer korku beklentisiyle okursanız, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Ancak mistik, duygusal ve gizem dolu bir hikâye arıyorsanız, "Onun Küçük Çiçekleri" kesinlikle okunmaya değer. Ben keyifle okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okuduktan sonra gerçekten kendimi daha bilinçli hissettim. Panik atak ve kaygıyla ilgili birçok şeyi zaten biliyorum sanıyordum ama bu kitap, olaylara bambaşka bir açıdan bakmamı sağladı. Özellikle panik atağın nasıl başladığını, hangi düşünce hatalarının bunu tetiklediğini ve en önemlisi, bununla nasıl başa çıkabileceğimi çok net bir şekilde anlatıyor.

Kitap boyunca birçok örnek var ve bunları okurken sık sık kendimi buldum. En güzel yanı da sadece teorik bilgi vermekle kalmayıp, işe yarayan pratik teknikler sunması. Özellikle bazı egzersizleri uyguladıkça, aslında kaygılarımın düşündüğüm kadar güçlü olmadığını fark ettim. Okudukça, bu süreci yönetmenin mümkün olduğunu ve aslında kontrolün kendi elimde olduğunu hissetmek beni gerçekten rahatlattı.

Panik atak ya da yoğun kaygı yaşayan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Kendinizi daha iyi anlayacak ve bu süreci yönetmenin aslında mümkün olduğunu göreceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İran asıllı bu yazar hanımefendinin adı İlâhe Hayrendiş olarak telaffuz ediliyor. İlâhe, tanrıça; hayrendiş de hayır düşünen demek (hayr+endiş). Batı akademik camiasında çalışan bu hanımın kitabı çok kapsamlı ve güzel hazırlanmış. Ama asıl alkışlar bu kitabın çevirmenine... Bu kadar referans karmaşası içinde yolunu ustaca bulmuş ve okuyucunun hiç sözlük veya ansiklopedi karıştırmasına gerek bırakmayan mükemmel bir çeviri üretmiş. Min gayr-i haddin tebrik ediyorum. İlâhe Hayrendiş Hanım'ın diğer kitaplarını da Türkçe olarak bekliyoruz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın çok sevdiğim kitabı, Kum Kaptanları’yla çokça benzerlik içeren, harika bir romanı daha.

Kum Kaptanları’nda olduğu gibi yoksulların ve zenginlerin, beyazların ve siyahların birbirinden çok farklı hayatlar yaşadığı yıllarda, Bahia’dayız.

Yine Kum Kaptanları’nda olduğu gibi, emekçiler yanyana, çocuklar sokakta… Deniz ve işçi hakları ön planda.

Kimsesiz çocukların, serüven serüven gezdiği, kendilerini büyüttüğü, kolladığı bir semt burası. Roman, çocuk çetesiyle açılıp, kayıplarla büyüyor, çocuklar büyüyor ve sonunda roman, büyük bir grevle kapanıyor.

Kum Kaptanlarıyla çokça benzerlik içersede, hiç sıkılmadan aynı heyecanla okudum. Kitabın sonunda Jorge Amado’nun hayatına ait bir de kronoloji var ve bu beni ayrıca çok mutlu etti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dino Buzzati'nin ilk olarak 1940 yılında yayımlanan romanı Tatar Çölü, modern edebiyat döneminin en önemli eserlerinden biridir. İkinci Dünya Savaşı zamanında yazılmış olan romanda, savaşta muhabir olarak görev yapan Buzzati'nin hayatından otobiyografik bir etki de bulunmaktadır. Kitap, kuzeyde yer alan ve önünde Tatar Çölü olarak adlandırılan uçsuz bucaksız ıssız bir bölgenin bulunduğu Bastiani Kalesi'ne atanan genç subay Giovanni Drogo'nun yaklaşık otuz yıllık hayatını bizlere anlatmaktadır. Kahraman olma güdüsüyle kaledeki hayata kendini mahkum eden, konfor alanında çıkmayıp yıllarca süren bir uyuşukluğun kollarına bırakan Drogo, yaşadığımız hayatı sorgulama adına oldukça önemli biridir. Savaş döneminin kasvetli havasını ve askerlerin zihnini gayet başarılı bir şekilde bizlere aktaran roman, son bölümüyle Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanına da ilham vermiştir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genç ve üretken (her ay Youtube kanalında birden fazla yayın yapıyor!) yazar ilk kitabı ile cesurca bir başlangıç yapmış. Yaptığı yayınlar ve yorumları ile sık sık “ana akım” dışında adımlar atarak kendine has bir çizgi oluşturan Karabürk, ilk kitabı ile bu duruşunu daha sağlamlaştırmış.
Kitabın avantajlarından birisi, kısa olması; konusu ve sunumu bakımından doğru bir tercih yapmış.
Kitabın konusu, intihar etmeye çalışan kahramanımızın Azrail ile birlikte geçirdiği son günlerini içeriyor. Her an ölümün kıyısında yaşayan bu karakter, yaşamın ve doğal olarak kendi hayatının varoluş nedenlerini sorguluyor.
Kitabı okurken, Jean Paul Sartre’dan Albert Camus’a kadar değişik yelpazede düşünür ve yazarların fikirlerinden esintiler gördüm. Bazı yerlerde, beni de gençken seyrettiğimi, İngmar Bergman’ın 1957 yılında çevirdiği “7.Mühür” filmini anımsatan cümleler bile oldu. Bu kadar genç bir yazarın ilk kitabı için bence çok iyi bir başlangıç yapmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her gün gittiğimiz,gidebildiğimiz bir okulumuz olduğu için ne kadar da şanslıyız aslinda.Bunun ne kadar önemli olduğunu kitabı okuduktan sonra daha iyi anlıyoruz.İyi ki diyoruz günlük hayatta farkında olmadığımız bircok şeye.
Bu kitap bir otobiyografik roman aslinda.Yazarin kendi hayatından yola çıkarak Endonezya'yı anlattığı bir eser.Endonezya'nın Belitung Adası'nda bir okul ve buradaki öğrencilerin okullarına giderken yaşadıkları,kurdukları ilişkiler,başlarından geçen olaylar var kitapta.Okulun var olması da bazı kimseleri rahatsız ediyor.Bu sebeple okuldaki öğrenciler ve öğretmenler hep huzursuz.Hep "Acaba bugün mü?" korkusu ile yaşıyorlar.Zaten sayıları bir elin parmakları kadar...
Kitapta umut var,var olmaya çalışmanın gücü var,dostluk var,arkadaşlık var.Yılmamak var.Severek okuyacağınız bir eser.7.sınıftan itibaren herkesin okuyabileceği bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Northanger Manastırı, Jane Austen’ın yazdığı ilk esermiş. Bu yazarın diğer kitaplarını okumuş kişilerce de anlaşılabilir bir durum diye tahmin ediyorum. Kurgu itibariyle beni sıkan bir kitap olmadı, sadece karakterler çok kesin çizgilerle çizilmişti. Kötü hep kötü, iyi hep iyi gibi. Dediğim gibi bu da yazarın ilk kitabı olmasından kaynaklanıyor.

17 yaşındaki Catherine ailesiyle beraber yaşıyor. Bir gün Mr.&Mrs. Allen ile Bath’a gidiyorlar. Catherine burada bazı arkadaşlıklar kurup ilk kez aşık oluyor. Henry Tilney ile yolları bir alt salonda kesişiyor ve yavaş yavaş dostlukları ilerliyor. Sadece aşk değil, dostluk ve sadakat gibi kavramları da okuyoruz eserde. Bu hikayede Catherine'e eşlik etmek bana çok keyif verdi. Eksikleri olsa da kitabı okumaktan büyük keyif aldım. Yazıldığı döneme de ışık tutan bir eser olan bu romanı başlangıç kitabı olarak kesinlikle tavsiye ederim. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tiyatro türündeki Kar Küresi, bir genç kızın hayallerinin, yalnızlığının, hüznün ve umudun iç içe geçtiği bir eser olarak ortaya çıkmış. Yazarın kelimeleri ustaca kullanımı, tıpkı sahnede tiyatro izler izlenimi oluşturuyor. Bizlere de keyifle okumak düşüyor. Karakterlerin doğal olması hayattan kesitler sunması, gerçekle bağdaştırmış ve çok güzel harmanlamış. "Ben olsam ne yapardım?" düşüncesi ile okuru baş başa bırakıp içsel yolculuğa kapı aralıyor. Yazarın kalemine sağlık kesinlikle okuyun
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  88
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
”Bana hastanede karın öldü dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim.” Tolstoy’ a ait olduğu söylenir bu sözlerin ama Tolstoy’ gerçekte karısından önce ölmüştür. O söylemese de, bunlar güzel sözler elbette. Bunu söyleyen adam, karısı hayattayken de, ona onu çok sevdiğini buna benzer sözlerle ifade buyurmuş mudur, bilemeyiz. Ama sevdikleriniz öldükten sonra ne onlara aldığınız çiçekler, ne söylediğiniz sevgi sözcükleri, ne de onlar için yazdığınız kitaplar pek fayda vermez.

Yazarımız Jean Louis Fournier’de, ölen karısı Sylvie’nin ardından yazdığı #dul kitabıyla, onsuz hayatından parçalar sunmuş. Ona olan özlemiyle aslında kendini ve anılarını anlatmış. Okurken bir günlük okuyormuş hissi veren kısa kısa yazılmış bu anılar, beni yine yakaladı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir