Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çocuğun dedesiyle geçirdiği bir yıl boyunca büyüme, öğrenme ve doğayla iç içe olma hikâyesi. Sıcak, duygusal ve insanın içine işleyen bir anlatımı var. Aile bağları, doğa sevgisi ve hayatın döngüsü üzerine düşündüren, etkileyici bir roman.
Mutlu bir çocukluk geçirdim, doğayla iç içe…Onun için bana hep kendi dedemi de hatırlattı. Okudukça hem hüzünlendim hem de çok duygulandım. Şimdiki çocuklara doğa farkındalığı kazandırmak için vesile olacak harika bir kitap.
Sınıf kitaplığımıza ekledik, öğrencilerim de çok severek okuyorlar.
Okumayı seven, okumayı sevdirmek istediğiniz çocuklar varsa kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nar Ağacı, insanın geçmişin izini sürme isteğini, savaşın ve ayrılıkların hayatlara nasıl dokunduğunu anlatan hem tarihi hem de duygusal yönü güçlü bir roman. Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e uzanan bu hikâyede, aşk da var, hüzün de, kavuşmalar kadar ayrılıklar da… Bekiroğlu’nun dili çok zarif ve etkileyici, bazen bir mektup gibi, bazen bir hatıra gibi akıyor satırlar.

Kitabın en güzel yanlarından biri, insanın köklerini keşfetme isteğini çok içten işlemesi. Karakterlerin yaşadığı dönüşümler, okurun da kendi geçmişine, ailesine, hatta kendi yolculuğuna bakmasına neden oluyor. Anlatımı yer yer ağır gelse de, kitabın atmosferi ve duygusu uzun süre insanın içinde kalıyor. Okurken bir yandan tarihin tozlu sayfalarında geziniyor, bir yandan da içsel bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Eğer derin, dokunaklı ve iz bırakan romanları seviyorsanız, Nar Ağacı tam o kitaplardan biri.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşamak, okuduğum en gerçekçi romanlardan biri. Kitabı bitirdiğimde içimde garip bir boşluk hissettim. Yu Hua, insanın hayatta kalma mücadelesini öyle doğal, öyle yalın bir dille anlatmış ki, Fugui’nin yaşadıklarını sadece okumuyor, sanki onunla birlikte yaşıyor gibiydim. Olaylar dramatize edilmeden, hatta zaman zaman duygusuz bir soğukkanlılıkla aktarılmış. Ama belki de bu yüzden bu kadar etkileyici. Hayat da böyle değil mi zaten? Acılar bir anda gelip insanın üzerine çöker, biz de alışmaktan başka bir şey yapamayız.

Bu kitap bana şunu düşündürdü: İnsan ne kadar kaybederse kaybetsin, yine de yaşamaya devam ediyor. Fugui’nin her şeyi kaybettikten sonra bile hayata tutunması, insanın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ama bu bir zafer mi, yoksa kaderin kaçınılmaz bir oyunu mu, emin değilim. Kitabı kapattığımda içimde buruk bir his kaldı. Çünkü Yaşamak, sadece bir roman değil, hayatın ta kendisi.
Yanıtla
14
1
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın "Giriş" kısmında Kudüs ve Filistin'in Türk şiirinde bir konu olarak işlenişine değinilmiş. Ardından Filistin tarihi derli toplu bir şekilde özetlenmiş. Sonrasında Türk şiirinde Filistin'e dair kalem oynatanların şiirleri tematik olarak incelenmiş. En sonunda da 47 şiire yer verilmiş. Şiirlerin sonunda karşımıza bir sözlük çıkıyor, bu da aşina olmadığımız kavramlar, yer ve şahıs isimleri hakkında bilgi sahibi olmamıza olanak sağlıyor. En sonda "Kişi ve Yer Adları Dizini" eklenmesi ise çok iyi olmuş, böylece "Filistin" denilince şairlerimizin aklına nerelerin ve kimlerin geldiğini görebiliyoruz. Velhâsılı, bu kitap Filistin ve şiir ile hemhâl olanların / olmak isteyenlerin çok beğeneceği bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kendisini ispat edebilmek için yazmış bu romanı."Dorian Gray'in Portresi"oldukça etkileyici bir eser.Dorian yaşıtlarına göre etkileyici bir güzelliğe sahip.Portresini çizen ressam kendisinden inanılmaz etkilendiğini arkadaşına söyleyince,onunla tanışmak ister.Arkadaşı ehlikeyif bir adamdır,hayatın hazdan ibaret olduğunu savunur ve bu düşüncesini gencin aklına öyle bir kazır ki,o anki yüz ifadesi ressama büyük bir ışık olur, o anı resmeder.Dorian kendi portresinin bu kadar kusursuz olduğunu görünce dilekte bulunur bütün günahlarını,zamanın bütün kötü etkilerini portresinin taşımasını,kendi güzelliğinin ise sonsuz olmasını diler.İlk günahını işler,sonra görür ki bu kötülüğün etkisi portrenin üzerinde kalmıştır.Kendisi halen genceciktir.Yıllar içerisinde yaptığı bütün kötülükleri portresi taşır,kendisinde de hiçbir değişiklik olmaz.Sonra yaptığı kötülükler o kadar olur ki temizlenemez hale gelir.Sürükleyici,ibretlik bir eser,tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ne demiş ünlü filozof İbrahim Ballıses;

Dertler derya olmuş ben de bir sandal
Devrilip batmışım boğulmuşum ben

İşte Yalom’u tam da bu hisler içinde okudum. Adam olmuş dert babası, gelen anlatır giden anlatır.Ne çok dertli insan var. Herkes bir çıkar yol arıyor. Bunun için çok farklı çözümler üreten Yalom Baba, bu dertli arkadaşlara derman olmaya gayret gösterdiği terapilerini yine biz “değerli” okuyucularıyla buluşturmuş. Adına da #günübirlikhayatlar demiş.
Kitapta yer alan on öykü, psikoterapiyle ilgili çağdaş müfredatta genelde yer almayan bazı çarpıcı malzemeler içeriyor.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Hoca'nın diğer kitaplarına oranla içerik daha yalındı. Kitap boyunca heyecanın dozu devamlı artıyor, merak duygusunu kamçılıyor ve tarihsel anlamda Osmanlı, dönemin özellikleri hakkında bilgi edinmenizi sağlıyor. Kitapta dipnot eksikliği vardı, yabancı sözcüklerin açıklaması verilse daha verimli bir okuma yapılabilirdi. Her şeye rağmen, olay örgüsü, karakter diyalogları, yazarın dili yine çok güzeldi. Azdahak ve diğer efsanevi anlatılara da sıkça yer vermesi okura kültürel anlamda katkı sağlıyor. Osmanlı dönem romanı sevenler için tercih edilesi bir kitap.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel ödüllü Yazar Han Kang'ın 2002 yılında yazmayı bitirdiği fakat April Yayıncılık'ın yazarın Nobel ödülü almasından sonra yayımladığı Sevgilinin Soğuk Elleri tam anlamı ile rahatsız edici bir kitap.

Travması olan ve travmasını yaşatan, kendisini sürekli kaos içinde anlamlandıran karakterlerin bazen durağan bazen irkilten ve acımasız hallerini okumak ilginç geldi.

Ana karakter Cang Unhyong'un ortadan kaybolması/ sırra kadem basması ve kızkardeşinin onunla son ilişki kuranlar ile yapmış olduğu bağlantı sayesinde karmaşanın içinde kendimize yer ediniyoruz okur olarak.

Yaşamın sırrı hep ellerde gizli ve anlatıcının izleği de hep bu yönde. Daha kısa ve öz olabilirmiş gibi geldi bana, yine de değişik bir okuma deneyimi olduğunu söyleyebilirim.

Peki yaralar iyileşir mi? Ya da İnsanlar yaralarını başkalarının iyileştirmesine izin verir mi? Kabuklarını soya soya yaşamanın ne gibi bir "anlamı" var. İnsan geçmiş denilen olgu ile mi anlam kazanıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klasik/geleneksel anlatı kaidelerini parçalamakla temayüz eden postmodernizm gibi bir cereyana mensup bir romancının bile insana dair evrensel ve kadim bir temadan -bilinçli yahut bilinçsiz- nasıl etkilendiğini gösteren muazzam bir çalışma bence. İhsan Oktay Anar başlığı şaşırtmasın bu edebiyatın en temel meselelerinden birini ele alan bir eser. Söz konusu romancı sadece bir örnek teşkil ediyor. Joseph Campbell'in kült eserinin ardından böyle akademik çalışmalara yönelmek edebi metin tahlili becerinize seviye atlatacaktır. Doktora tezini indirip iştiyakla okumuş ve kitaplaşması gerektiğini düşünmüştüm. Kaliteli bir yayıncı aracılığıyla basıldığını görmek çok mutlu etti... Özellikle edebiyat öğrencilerine sonra ilgilere tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı hayran kalarak bitirdim. Bitirmem uzun sürdü. Çünkü sindire sindire bazı satırları tekrar tekrar okuyarak geçirdim vaktimi…Olumsuz yorumlara anlam da veremedim. Muritlik yolunda bir insanın yaşayabileceği ve basına gelebilecek bir dizi olay ile her şey açıkça anlatılmış. Devir nefs devri. İmam Gazali gibi nefsani istekler nasıl kırılmalı bunu tecrübe ile aktarmış. En çok etkilendiğim nokta ise yaşadığımız her anın bize sunulmuş bir nimet olduğunu ve boş hiç bir anımızın olmadığıydı. Bir yola saparken o yola neden girdiğin veya aklından geçenlerin önüne dizilmesi gibi. Dipnot: Son sözüm bu kitap tasavvufa ilgi duyanlarca okunmalı yoksa sıkıcı gelecektir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir