Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güvendiğiniz dağlara kar yağdığında, üzülmeyin. Kıç üstü oturun ve sessizce aşağı doğru kayın. Baharı görene kadar...

Karakterlerin yaşamış olduğu kayıplar sonucu onların iç dünyasında neler olduğunu anlayıp onlarla bağ kurmamızı, empati yapmamızı sağlıyor. Yaşanan kayıplar sadece sevdiğin bir insanın kaybı dışında geçip giden yaşanamayan gençliğin kaybı da olabilir. Bazı karakterlerde kendinizi bulabilirsiniz yada bazı karakterler hayatınızda yer alan bir insan olabilir. Kısacası, bu kitap o kadar biz ki, her bir karakterde kendimizi ya da hayatımızdaki birini bulmamız mümkün.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yükte hafif anlamda derin bir kitap bitirdim ama nasıl derin… Oldukça sarsıcı bir kitap olmasına rağmen olaylar hiç ajite edilmeden sanki çok sıradan bir şeymiş gibi sanki hayatlar yok olmaya yüz tutmamış gibi yaşamın, zamanın olağan akışı içinde yer verilmiş. Bakın, bunu yapmak gerçekten çok zor.️ Çünkü anlatılan olayda öyle bir ötekileştirme var ki çevrenin zorbalamalarına maruz kalan bir aile, ablanın zorbalamasına maruz kalan bir çocuk, çocuğun geride bıraktığı enkaz duyguların zorbalamasına maruz kalan bir sonuncu (çocuk). Ötekileştirilen çocuk, kitapta o kadar yok ki ona ayrı bir bölüm bile verilmemiş; ötekileştirilen çocuk kitapta o kadar var ki verilen tüm bölümler çocuğun bir şekilde onları hayatında bıraktığı izler üzerinden anlatılmış. İncecik kitapta hangi duygu selini not alsam, yüreğime kazısam bilemedim… Yeni hediye etmelik kitabımız hayırlı olsun. Seven, sevdiği arkadaşına bu kitaptan alsın. Kitapla kalın.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ahmet murat'ın taşı taşırmak kitabını o kadar çok sevmiştim ki diğer kitaplarına da bakmak istedim. bu kitapta ahmet murat'ın tasavvuf, modern dünyadan kendini sakınmak, manevi yaralarımız, insan olmanın halleri gibi konularda yazdığı kısa yazılar var. denemeler okuyucusuna soluklanmayı öğütlüyor, büyüsü bozulmuş bu çağda akışta asude sürüklenen modern insanın zihninde bir kılçık oluyor ve gidişatımıza başkaldırıyor.
yazılar 2 ila 4 sayfa arası olduğu için bir oturuşta üç dört yazı birden okunabiliyor, oldukça akıcı ve dili yorucu olmayan bir kitap. ben ramazan'da manevi ihsanlar kazanmak istediğim için biraz daha bana şifa olacak kitaplara yöneldim, bu kitabı da ramazan'ın ilk iki gününde bitirdim. modern dünyaya kendini yabancı hisseden, gönlü yara almış, biraz soluklanmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok satan, popüler kitaplara önyargılı olabilirsiniz. Ama bu kitap için önyargılarınızı geride bırakın. Eser çok sağlam bir distopya/bilim kurgu. Bir gezegende hayatta kalma ve kaynak paylaşımı kavgaları, elbette iktidar mücadelesi, hiyerarşik ve sınıflı toplum yapısı, insan egosu, dinin siyasetle ilişkisi... ve daha fazlası. Kahramanımız Genç Paul Atriedis ve bu bir alternatif dünya kurgusu. Yazarın kalemi cesur, oklar size ve sizin "biz" kümenize dönük. Kesinlikle okunmayı hakediyor, ama güne olayların bugüne tuttuğu aynayı da görerek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap iki farklı dönemin benzer hikayelerini muhteşem bir şekilde harmanlamış. Lidya Kralı Krezüs ve Pers Kralı Keyhüsrev'in mücadelesi sırasında Kufu, Mehte ve Halludas isimlerindeki üç can dostun trajik hikayesini okurken, birden 1970 li yıllarda ülkemizde buluyoruz kendimizi...Sağ ve sol mücadelesi içinde bu kez Ufuk, Ethem ve Sadullah'ın üç can dostun benzer trajik öyküsü anlatılıyor. Para ve güç hırsının hangi zaman dilimi olursa olsun, diğer tüm ideoloji ve ahlaki değerleri nasıl yerle bir ettiğinin hüzünlü hikayesi... İskender PALA'nın etkileyici ve akıcı anlatım dili, tarihle ilgili araştırmaları her zaman ki gibi yine muhteşemdi. En güzel kitaplarından biri daha... Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jack London sadece eserleriyle değil, hayat öyküsüyle de öğreten bir yazar. Bu roman ise onun alelade bir eseri değil, aynı zamanda Martin Eden karakteri üzerinden okuyucuya aktardığı kendi yaşamöyküsüdür. Dolayısıyla diğer London eserlerinden ayırt edici bir yönü vardır. Üslubun çarpıcılığı ile hitabetin kuvvetini hep eğitimle edinilmiş bir meziyetmiş gibi algılamaya meyilliyiz. Ancak Jack London'ı her okuduğumda bunun edinilmiş bir meziyet değil, doğa ya da Tanrı tarafından -adına ne derseniz deyin- bahşedilmiş bir yetenek olduğu kanaatim perçinleşiyor. Beyaz Diş, Adem'den Önce gibi başyapıtların nasıl vücuda geldiğini anlamak için Martin Eden'ı okumak gerekir, hem de sindire sindire..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı beğendim. Okurken anne, üvey baba, baba, büyükanne tutumlarını ve ilişkilerini, arkadaşlığı, dostluğu sorunları çözme becerisini izledim ve sorguladım ister istemez kendi toplumumuzla da karşılaştırdım. Çocuk yetiştirirken hata mı yapıyoruz millet olarak? Zoe, küçük ama mücadeleciliğiyle büyük bir yanlışın düzelmesini sağlıyor. Sözlerini anlamadığım bahanesiyle yabancı müzik dinlemeyi tercih etmesem de kitaptaki şarkıları dinledim hatta sevdim. Kitabın arkasına listelesem diyordum ki yazar beni bu zahmetten kurtarmış. Sanırım kitabın etkisi bir süre daha canlı kalacak zihnimde.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan otuz sekizinci baskısını okumakla birlikte, çevirinin anlaşılır, kaliteli ve anlama yakın olduğunu belirterek başlayayım. Malum Farsça ve benzeri dilleri manasını kaybetmeden çevirmek pek zor. Otuz sekizinci basımı olması sebebiyle zannediyorum ki üç ayrı önsözden oluşuyor fakat önsözleri kıymetli gördüğüm için okunmasını tavsiye ediyorum. Örneğin Ömer Hayyam'ın kendisinin bıraktığı bir metin olmadığından ikinci kaynaklardan derlendiğini bu vasıta ile öğreniyorsunuz. Sayfaları da her bir sayfada iki adet dörtlük yer almakla birlikte gayet okunabilir tasarlanmış.
Bir dine saldırı manifestosu beklentisiyle alan kimselerin pekte umduğunu bulabileceğini zannetmiyorum fakat alışılmışın hatta döneminin dahi ötesinde sert bir dille eleştiri yaptığı da aşikar. Hayatın birçok alanı üzerine kesinlikle düşünmüş birisiyle kaliteli bir sohbet ediyorsunuz kanaatindeyim. Tavsiye ederim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dip kelimesi, Türkçeye özgülüğünden tersinden okunduğunda da bir çıkmaz sokak, bir aşağı düşüş psikolojisi içinde sarmalar bizleri.. aslında hep duyarız "dibe vuracaksın ki tekrar yükselebilesin" laflarını ama ya düştüğümüz yer çok yüksek ise ve bizim için dip beklediğimiz kadar yakın değilse? Aslında dip düşmeyi durdurabildiğimiz yer değil midir, herkesin dibi göreceli değil midir?

Hedefe/amaca ilerlerken vazgeçmediklerimiz kadar güçlü olduğumuz söylenir hep.. aslında söylenmeyen ama ancak her yolcu gibi bizim de içsel olarak hissettiğimiz bir nüans vardır aslında: "vazgeçtiklerimiz"... çünkü her seçimin bir de seçilmeyen tarafları vardır ve yolda esas bunlar zorlar bizi "ya onu seçseydik ne değişirdi?", "daha mı doğru olurdu?" diye diye hedeften sapabiliriz.

Aslında dip, kişiye göre değişen, bir amaca ulaşabilme ve istenilen bir seviyeyi koruyabilme tolerans aralığının alt limitidir. Kitap bunları düşündürür ama bunları yazmaz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam’ı aşağılamak için yazılmış diyenler acaba nereden ne buldu kendi hayali beyinlerinde uydurdu. Kitapta kesinlikle böyle bir imge yok. Zaten kadın defalarca İslam’da kadın sünnetinin olmadığını belirtmiş böyle bir şey yok ve yok demenin neresi aşağılama oluyor. Kaç genç kız kaç kadın ölmüş ya da sakat kalmış ölmekten beter yaşayan ölü olmuş. Ruhundaki yaralar, yaşadığı travmayı atlamamış hala annesinden sevgi bekliyor onay bekliyor. Çektiği acının farkına varmasını istiyor onun sıkıştığı cendereyi o kadar güzel anlatmış ki. Bir yanda köksüzlüğü, gelenekler diğer yanda çektiği acılar kendi doğruları yine de annesinden vazgeçmiyor. Onun bu haklı mücadelesi bir çok kız çocuğuna umut olmuş. Gücünden dolayı kendisini tebrik ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  5
Bildir