Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihseverlere kesinlikle öneriyorum. Ortaçağın isimlendirme kadar basite indirgenemeyeceğini ve âdeta ortaçağın, ortaçağdan ibaret olmadığını göreceksiniz. Okudukça bugün birçok metin ve yazıda karanlık olarak nitelendirilen Ortaçağ külliyatının "Batı" milletlerinin 18.ve 19. Yüzyıllarda emperyalizmin ihtiyacına hizmet eden elverişli bir geçmişin kurgulanmasının temelinin atıldığını anlıyorsunuz. Ve en vurucu cümleyi yazarlar kitabın sonunda söylemiş : " Biryerde beyaz ırkçısı bulursanız karanlık ortaçağcılığı ve neredeyse her zaman katili de bulmuş olacaksınız." Kitabı bitirdiğinizde modern olarak nitelendirilen bugünkü batının nasıl şekillendirildiğini anlıyor ve şu çarpıcı soruyu da kendinize sormadan yapamıyorsunuz: " Karanlık olarak nitelendirilen Ortaçağ mı karanlıktı? Yoksa bugünün emperyalist politikalarında yaşananlar mı daha karanlık.? " Okuyalım, okumak sağlıktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhmal ve istismarın ortasında, doğuştan şanssız bir kız çocuğunun kısa ve sessiz yaşamı...
Bu yaşamın artık onun için hiçbir şey yapılamayacak bir zamanda, onun çevresinde olan herkesin dilinden bir ifade tutanağı okur gibi okuyacağınız, elinize alır almaz bitireceğiniz bir kitap.
Kısa ama insanın içini ezen...
Hızlı okunan ancak zor yaşanan bir yaşamın öyküsü.

Kitabın sonunda "Neden?" sorusunun yanıtını öğreneceğimizi düşündüm, bulamadım. Bulsam da hangi neden bir kız çocuğunu geri getirebilir ki...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Falih Rıfkı Atay'ın bu eserinde Mustafa Kemal'in Gazi Mustafa Kemal Atatürk olma sürecinde yaşadıkları, çevresindekilerle ilişkileri, kişiliği, Milli Mücadele süreci, inkılapları gibi uzun bir süreçte yaşadıkları anlatılıyor.
Bildiklerinizle, bilmediklerinizle dönemin yakın şahidi olan bir gazetecinin dilinden karşılaşmaya ve Atatürk'ü daha yakından tanımaya hazır olun.
Falih Rıfkı Atay kitabında da belirttiği üzere kısa sürede, fazla düşünmeden yazdığını belirtmiş, okurken bundan kaynaklanan dağınıklığı fark ediyorsunuz, o nedenle biraz fazla dikkat gerektiriyor. Bazı yerlerde tekrarlara gitmiş. Dili anlaşılır, çoğunlukla günümüz Türkçesine ait kelimeler. Ara ara dönemin diyaloglarını olduğu gibi verdiği kısımlarda sözlüğe ihtiyaç duyabilirsiniz.
Kalın yapısı ve yoğun konusu ile okunması zaman ve emek istiyor ancak okuduğunuza değecek, her Türk vatandaşının okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kınalı Serçenin sırrı...
Şermin Yaşar çocuklara yönelik olarak yazdığı bu kitapta sarayda yaşayan bir şamaroğlanının ağzından 1840'lı yıllardan başlayıp 1935 yılına kadar saray ve ülke hayatını anlatıyor.

İlber Ortaylı'da saray ve sarayda yaşayanlardan bahsedilen bölümlerde kısa notlar halinde çocukların anlayabileceği şekilde bilgiler veriyor.

Şehzadenin lalasının evlatlığı olan şamaroğlanı doğduğundan beri sarayda yaşadığından sarayda çalışan herkesi tanıyor ve herkes tarafından seviliyor. Bu nedenle sarayın neredeyse her yerine girip herkesle konuşabiliyor.

Şamaroğlanı yıllar içinde büyürken sarayla ilgili birçok şeyi hem kendisi öğreniyor hem de okuyucuya öğretiyor.

Kitapta 1840lı yıllardan 1935 yılına kadar olan dönemde Osmanlı'dan cumhuriyete geçiş döneminden de bahsediliyor.

Çocukların tarih bilincini artırmak ve Osmanlı'nın son zamanlarından cumhuriyete geçiş dönemini anlayabilmek için okuyabileceği bir eser olmuş.

"Evin babası padişah gibiydi, evin annesi valide sultandı adeta... Ben bir tek biz sarayda yaşıyoruz sanıyordum, meğer herkesin evi kendine saraymış." (s.120)

Yanıtla
8
1
Destekliyorum  18
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kamil Erdem'in Sait Faik Hikaye Armağanı ödülüne layık görülen Yok Yolcu isimli öykü kitabı, yazarın üçüncü eseridir. Daha önce Bir Kırık Segah kitabıyla da Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanan yazar, harikulade anlatım dili ve anlattıklarıyla farkını belli ediyor. İki bölüm ve on öyküden oluşan bu kitapta çoğunlukla birinci şahıs anlatıcı kullanılmış olup dilimizin tüm inceliklerine şahitlik ediyoruz. Kimi zaman bir ozanın cenazesinin, kimi zaman badanacının ve kimi zaman da çıkmaz sokağın hikayesi anlatılıyor öykülerinde. Ayapera bölümündeyse İstanbul'dan üç öyküye tanık oluyoruz. Kamil Erdem, öykülerinde biçimsel farklılığı da ihmal etmiyor. Şiir biçimiyle yazılmış iki öyküyle birlikte yazarın anlatıcılara müdahale edip metnin bir parçası olduğu metin de bulunmakta. Özellikle çıkmaz sokağın dilinden anlatımı olan metni ve Orhan Pamuk'un "Merhaba poğaçacı" söylemine kurmaca içinde eleştiri getirdiği "Koyu Kırmızı" adlı öyküsü de bence ayrıca özel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapak Kızı kitabından sonra Şebnem'in kim olduğunu ve nasıl bir insan olduğunu hatta onun nasıl bir hayatı olduğunu merak ediyor insan. İşte bu kitap ile de Şebnem'in hikayesini Şebnem'in ağzından dinliyoruz. Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş. Şebnem'in yaşadıkları ne kadar onun suçu acaba? Şebnem neden bu hale gelmiş? Onun bakışlarındaki gizli sır ne? Kime bu öfke? Ah Şebnem...Neler yaşamış...Görünenin ardındaki görünmeyenler o kadar derin ki...Mükemmel bir üslup ve satır aralarında verilen hayata dair mesajlar. Elinizden bırakamadan okuyacağınız bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mihail Lermontov ile birlikte Rus Edebiyatının en önemli iki edebiyatçısı arasında gösterilen Alexandr Sergeyeviç Puşkin, modern Rus Edebiyatının kurucusu olarak nitelendirilir. Edebiyat dehası olan Puşkin’den okuduğum ilk roman ki kendisinin de en bilindik romanı.

Aşk, fedakarlık ,sadakat, şeref, savaş gibi evrensel tüm temaları barındıran bir içeriğe sahip. Sayfa sayısı olarak az olmasına rağmen anlatım yoğunluğu olarak çok dolu ve bir o kadar akıcı kitap. Oldukça yalın bir dille yazıldığı için nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Hatta rus edebiyatına giriş yapmak için başlangıç kitabı olarak bile görülebilir.

Her bölümün başında atasözlerinden veya halk türkülerinden o bölümü özetleyecek kıssadan hisselere yer verilerek, okuyucunun dikkatini çekmeyi başarabiliyor. Ayrıca yaşanan gerçek bir hikayeden alındığı için de çok etkilenip o duyguları yoğun biçimde içselleştirdim. Tolstoy, Okuduğum en iyi üç roman listesine kesinlikle alabilirim bu kitabı. Nefis...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarılı bir kapitalizm eleştirisi.
1900'lerin başlarında Litvanya’dan Amerika'ya iş, aş ve mutluluk için gelen bir ailenin yaşam mücadelesini okuyoruz. Tüm kurgu ana karakter Jurgis ve ailesi üzerinden devam ediyor.
Aile Şikago mezbahalarında (ki mezbahalar domuzların sadece çığlıklarını satamayan ve buna üzülen bir sistem tarafından yönetiliyor) çalışmaya başlıyorlar ve süreç içerisinde inanılmaz olaylar ile karşılaşıyorlar. İnançlarının ve tüm beklentilerinin tersi yönde gerçekleşen bir hayat yaşıyorlar.
Yoğun bir kapitalizm eleştirisi ve otoritenin tröst sistemini nasıl kullandığını okuyoruz. Et üretim sistemindeki iğrençlikler ve para hırsının nerelere yol açtığını üzülerek (bugünde pek değişmediğini bilerek) görüyoruz.
Yazar kimliğini gizleyerek bu mezbahalarda çalışmış. O nedenle anlatının çoğunun gerçeğe dayandığını biliyoruz (arka kapak yazısı). Yazar, eseri toplumsal gerçekçi bir yaklaşım ile kaleme almış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Tanrım, zamanla alışılacak şeyler yaşatma bana."

"Herkesten bir çıt çıksa dünyanın duymazdan gelemeyeceği bir koro olacakken ağızlarını açmamış insanlar."

Kelebekler Zamanı, otorite okumaları kapsamında okudum. Teke Şenliği kitabı ile benzer bir coğrafya ve zaman dilimini konu alıyor Dominik diktatörü Trujillo.

Trujillo ajanları tarafından katledilen Mirabal kardeşlerin gerçek hayatlarından esinlenilmiş. Dört kardeşin kendi ağızlarından dönem okuması ve üç kardeşin öldürülmesi ile son bulan mücadeleleri.

Çok etkilendim. Okuyun, okutun.

"Ben geçmişe takılıp kalmış değilim, sadece geçmişi de benimle beraber geleceğe taşıdım. Sorun da o ya, yeterince insan bunu yapmıyor."
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar çok güzel bir eser. Kudüs Fatihi Selahattin Eyyubi'yi Selahattin Eyyübi yapan, hem siyasi dehası hem de tek başına verdiği mücadeleyle gönüllere taht kuran o büyük üstada yardımcı olmak, yol göstermek için bu güzel eseri kaleme almış yazar Sühreverdi. Yönetici konumunda olan, yöneticiliği düşünen, siyasi anlamda belli bir yol kat etmek isteyenlere tavsiyemdir. Ben ne yöneticiyim, ne yöneticiliği düşünüyorum ne de siyasetçi değilim diyorsanız. Bu kitap evinin geçiminden sorumlu babalardan, çoğunu-eşini-ailesini idare eden hanımlara; dedelerden-ninelerden, torunlara her kesime hitap eden bir eser. Okuyan eminim kendisi için de bir şeyle bulabilecektir. Dili oldukça sade, yazı puntosu ideal, okunurken zorluk çekmeden okuyacağınızı düşünüyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster