Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgunun görkemli hayal gücünü kadim Doğu hikmeti ve hukuk felsefesiyle harmanlayan, büyüleyici ve sarsıcı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Serkan Ağar, Vergi Çarkı’nın yıldızların enerjisini tükettiği karanlık bir galaktik gelecekte; Mavera Tan’ın babasından devraldığı mühür, dürüstlük ve adalet mirası üzerinden okuru felsefi bir direniş yolculuğuna çıkarıyor.

Mârifetnâme’ye ve yazma eser geleneğine yapılan özgün göndermelerle, bürokrasi ile vicdan arasındaki o çetin çatışmayı kusursuz bir mimariyle kuruyor. Yazarın "Vergi, eğer yaşamı tüketiyorsa vergi olmaktan çıkmıştır" ilkesi etrafında şekillendirdiği kurgu; matematiksel hassasiyeti, sinematografik görselliği ve edebi derinliğiyle türünün çok ötesinde bir evren sunuyor. İnsanı, sistemi ve "mizan" kavramını sorgulatan bu derinlikli kurguyu içtenlikle kutluyor, yazara başarılar diliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, kitap kadın vücudunun evrimsel gelişimimizde oynadığı rolü, fiziksel gelişimin zihinle olan etkileşimini, kültürel etkileri birlikte ele alarak günümüzde cinsiyetler arasındaki farkları, düşünce ve davranış farklılıklarını, bilimsel verilerle aydınlatmaya çalışıyor.

Kitap 40 en fazla 50 sayfaya ayrılmış 9 bölümden oluşuyor. Buda okuması haliyle kolaylaştırıyor. 100 sayfadan fazla da not ve kaynakçası var ki buda iyi bir araştırmanın ürünü olduğunun göstergesi. Çevirisi de gayet başarılı, anlaşılabilir bir çeviri. Ben yazarın üslubunu, nüktedanlığını ve samimiyetini de pek başarılı buldum.

Naçizane kendime ait bir kaç düşünce paylaşmak istiyorum kitapla ilgili, öncelikle Evrim kuramına mesafeliyseniz sizin için okumak çok bir anlam ifade etmeyecektir çünkü evrimi temel alıyor. Eğer mesafeli değilseniz çok fazla anlam ifade edecektir ki ben özellikle erkeklerin kadınları daha iyi anlayabilmek adına, daha fazla okuması taraftarıyım
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ömer Tuğrul İnançer’in sohbetlerinden ve düşüncelerinden derlenmiş, okurken insanı kendi davranışlarını ve hayata bakışını sorgulamaya yöneltiyor. Kitapta dinin yalnızca ibadetlerden ibaret olmadığı; insan ilişkilerinde nezaket, merhamet, adalet, aile, sosyal sorumluluk ve güzel ahlakın da Müslümanlığın önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor. Yazarın özellikle günlük hayatta normalleştirdiğimiz bazı davranışlara farklı bir pencereden bakması çok hoşuma gitti. Anlatımı sohbet tadında ve yer yer düşündürücü. Bazı bölümlerde durup “Ben bu konuda nasıl davranıyorum?” diye kendinizi sorgularken buluyorsunuz. Tasavvuf ve İslam ahlakına ilgi duyanların yanı sıra, hayatına biraz daha nezaket ve incelik katmak isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Adının hakkını veren, insan olmanın ve Müslümanlığın incelikleri üzerine düşündüren güzel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seray Şahiner’in kalemini daha önce okuduysanız, bu kitabın sizi şaşırtmayacağını ama yine de etkilemeyi başaracağını söyleyebilirim. Çünkü yazar, en sıradan görünen insanların hayatlarının içinde saklı duyguları, kırgınlıkları ve çelişkileri öyle doğal bir şekilde anlatıyor ki karakterler kurmaca olmaktan çıkıp çevremizdeki insanlara dönüşüyor.
Gelin Başı toplam on öyküden oluşuyor ve her öyküde kadınların hayatlarının farklı bir dönemine, farklı bir mücadelesine tanıklık ediyoruz. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, anlatılan olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarına yaklaşabilmek oldu. Bazen bir genç kızın büyürken üzerine yüklenen beklentileri, bazen yalnız kalmaktan korkan bir kadının duyguları, bazen de evlilikle birlikte değişen ilişkiler anlatılıyor. Her öyküde tanıdık gelen bir duygu, bir düşünce ya da bir anı bulmak mümkün.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı insanlar hayatımıza tesadüfen girer ama zamanla ailemizden biri kadar yakın olur. "O Benim Abim", tam da bu düşüncenin etrafında şekillenen; dostluk, kardeşlik, sahip çıkmak ve adalet duygusunu bir araya getiren, dizi tadında bir hikâye.

Benim de kitapta en sevdiğim taraflardan biri, “aile” kavramının yalnızca kan bağı üzerinden ele alınmaması oldu. Bazen birinin yanında durmak, elinden tutmak, sofranı paylaşmak ya da “sen artık yalnız değilsin” diyebilmek bile bir insanı yuva yapmaya yetebiliyor. Kitap bunu oldukça güzel hissettiriyor.

Ayrıca temposu hiç düşmeyen, sayfaları su gibi akıp giden kurgusunun yanı sıra adalet ve merhamet duygusunu ajitasyona kaçmadan anlatması da kitabın sevdiğim yönlerinden biri oldu.

Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diğer meallerden farklı hazırlanmış.Yazar uzun bir giriş ile meali nasıl hazırlamış,nasıl okunmalı anlatmış.Okuyucu yorumlarına yer ayırmış.En önemlisi surelerin iniş sırasına göre mealini vermiş.Surenin konusu,sureden çıkarılacak mana,alınacak ders sonra ayet ayet meal açıklanmış.Yazar kendi seçtiği kelime ve kavramlari dipnotlar ile detaylandırmış.Kirmizi renkle parantez içi açıklamalar ayrıca dikkat çekiyor.Uzun zamanda büyük emekle hazırlanmış bir eser.Bir meali bir anda okumak da gerekmiyor.Bu kitap ara ara veya konuya,ihtiyaca göre okumak icinde çok ideal.Meal okuyacaklarin mutlaka değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.En sonda dizin yer alıyor.İstifade etmek ümidiyle...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  19
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şair, modern bir söyleyişte ve sufi bir duyarlılıktadır. Her ne kadar şiirlerde tasavvuf umdeleri, öğretileri çok belirgin bir şekilde yer almasa da insanın tekâmülünde büyük yere sahip olan hikmet, irfan ve tasavvufun izleriyle karşılaşmaktayız. Şair, aklın ve yüreğin hükümferma ettiği bir anlayışla doğrudan hak ve adalet üzerindedir. Bu minvalde şairin ümidi ve şükrü her daim yakınında bulundurduğu söylenebilir. Ayrıca şair bir taraftan dünyayı bir yenilgi makamı olarak da görmektedir. Şiirler, Allah'a kulluk bilinci ile Müslümanca bir duruşu da karşılamaktadır. "ya bedi' essemavati ya Hayy ya kayyum", "öp beni alnımdan sen öp seccadem" gibi ifadelerden. Bu bağlamda şairin şiirlerini yer yer rindane bir tavırda olduğunu da söyleyebiliriz.

‎
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saramago’nun absürt ve ironik anlatımını bu kitapta da sevdim. Altı öyküde diktatörlük, iktidar, yabancılaşma, ölüm ve insanın giderek nesneleşmesi farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. En sıradan nesneler bile birkaç sayfa içinde bambaşka anlamlar kazanabiliyor.

Saramago’nun gündelik hayattan aldığı küçük bir ayrıntıyı toplumsal ve politik bir meseleye dönüştürme biçimi çok başarılı. Öykülerdeki tuhaflık ilk bakışta gerçeklikten uzak görünse de ilerledikçe anlatılanların yaşadığımız dünyayla ne kadar ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. İktidarın insanlar üzerindeki etkisi, düzene körü körüne uyum sağlama hali ve zamanla sorgulamayı bırakmamız beni özellikle düşündürdü. En çok yabancılaşma fikri üzerinde takılı kaldığımı hissettim. İnsan yalnızca çevresindeki nesnelere değil, yaşadığı topluma, kurduğu düzene ve hatta kendisine bile yabancılaşabiliyor.

Belki de absürt olan anlatılanlar değil, onları mümkün kılan insanın ta kendisi ve kurduğu düzendir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Freida McFadden'in bütün kitaplarını okumuş biri olarak söylüyorum ki diğer bütün kitapları gibi İş Arkadaşı da bir çırpıda bitiveren muhteşem bir kitaptı. Her sayfada okuyucuyu merakta bıraktırıyor ve sürekli bir sonraki sayfayı da okuma isteği uyandırıyor.Sayfaları her çevirdiğinizde ayrı bir psikolojik gerilim ve ters köşeye maruz kalıyorsunuz.İşte Freida McFadden'in benzersiz dili tam olarak bu.Okurken tahmin ettikleriniz inanın bana doğru çıkmayacak.Finale kadar ne olduğunu tahmin edemiyorsunuz.Eğer akıl oyunları ve psikolojik gerilim arıyorsanız kesinlikle öneririm.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel ödüllü Gurnah, Sessizliğe Hayranlık’ta sömürgecilik mirasını, göçmenliği ve aidiyet sorununu iki dünya arasında kalmış bir adamın hayatı üzerinden anlatıyor. Yıllardır İngiltere’de yaşayan anlatıcı, Zanzibar’daki geçmişiyle arasına suskunluklar, eksik anlatılar ve yalanlar yerleştiriyor. Başta kendini korumanın bir yolu gibi görünen bu davranış, zamanla ilişkilerini ve kendi hayatıyla kurduğu bağı da şekillendiriyor.

Anlatıcı ne İngiltere’ye tam olarak ait hissedebiliyor ne de yıllar sonra döndüğü Zanzibar’da bıraktığı hayata yeniden karışabiliyor. Bu arada kalmışlık aile, geçmiş ve kimlik meseleleriyle derinleşiyor.

Psikolojik çözümlemelerin öne çıktığı romanın ilk yarısı yer yer yavaş ilerlese de ikinci yarıda çok daha ilgi çekici bir hal alıyor.

Gurnah’ın sakin ve ince ironiler barındıran anlatımı ise kitabın sonunda şu soruları düşündürüyor:

İnsan geçmişinden ne kadar uzaklaşabilir?
Uzaklaşabildiğinde ne kadar kendisi kalabilir?

Sahifelerle hemhal kalın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir