Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gerçekten de ismi gibi bal gibi bir kitap. Çocuk kitabı olarak geçiyor ama biz büyüklerin de öğreneceği istifade edeceği çokça şey var içerisinde. Kitabı önce kendim okuyup bitirdim sonra da 7 yaşındaki oğluma okumaya başladım. Hatice hocamız bizlere sabrı, şükrü, tefekkürü, misafiri,bereketi öyle güzel anlatmış ki sanki yanıbaşımıza gelip elimize bisküvili lokum verip nasihat ediyor bizlere. Bir yumurtayı, patatesi, tohumu, ağacı çiçeği sadece olduğu gibi görüp geçen tefekkürü şükrü unutan bizlere tatlı tatlı bi dur etrafına bak, yavaşla diyor kitap. Nevşehir'i sadece kapadokya, uçan balon ve peri bacalarından ibaret sanan ben kitap sonunda Nevşehir hayranı oldum. İlk fırsatımda ailem ile oraları gezip görmeyi niyetime aldım. Kitap benim içimdeki çocuğa çok iyi geldi sizlere de tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Boşluk, ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında yaş sınırını aşan, duygusal katmanı güçlü bir hikaye.

Anna Llenas, Julia adlı karakter üzerinden eksiklik, kaybın yarattığı boşluk ve bununla baş etme biçimlerimizi anlatıyor. Başlarda Julia’nın içindeki boşluğu doldurma çabası, modern insanın en otomatik refleksini açığa çıkarıyor: rahatsız edici duyguları hızla bastırmak, yok saymak, kontrol etmek. Ancak hikaye ilerledikçe şuna evriliyor: bazı boşluklar doldurulmaz; insan onları taşımayı öğrenir ve ancak böyle dönüşür.

Çizimler sade ama sembolik; özellikle boşluğun canlı bir varlık gibi resmedilmesi, duyguyu soyuttan çıkarıp somut hale getiriyor. Bu da kitabı hem çocuklar hem yetişkinler için okunabilir ve etkileyici kılıyor.

Ben okurken üzerinde düşünmeye açık pek çok şey buldum ve kitabı çok sevdim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Havaya ve hava olaylarına ait merak ettiğimiz ne varsa kitap içinde her birini sade bir hikaye diliyle aktaran çok sevdiğim bir kitap oldu. Gökyüzünün renginden eriyen buzların endişe seviyesine, gökkuşağından kuzey ışıklarının oluşuma kadar hem kültürel bir kaynak hem de okuması bir o kadar keyifli bir mini-bilimsel kitap... Okudukça evrenin yaradılışına hayran kalmamak mümkün değil...
Bu kitabı yetişkinler kadar meraklı çocukların da okuması onların bilimsel keşifleri ve aydınlanmaları için güzel bir yol gösterici olacaktır. Biz öyle yaptık :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sakin Kalabilmek
Kitabın yazarı Chris Bailey aslında "Kusursuz Dikkat" isimli kitabıyla tanıdığımız bir yazar. Ayrıca üretkenlik üzerine de pek çok araştırması ve çalışması bulunuyor. Yazar bu kitabında sakinliğe odaklanmış. Aslında kendi yaşadığı bir deneyimden yola çıkarak günümüz dünyasında sakin kalabilmenin öneminden bahsediyor. Ayrıca elimizdeki cep telefonları yüzünden dağılan dikkatimizi ve sakinliğimizi nasıl geri kazanabileceğimize dair somut adımlar da öneriyor.

Kitabın anlatımı oldukça sade. Bu sebeple de hızlıca okunup bitirilebilir. Tabii ki okurken durup notlar almak, bazı tavsiyeleri bir yerlere yazmak istiyorsunuz. Tavsiyelerini uygularsanız gerçekten de hayatınızda değişim yaşama ihtimaliniz var. Kitabın içinde temel bir model dikkate alınarak ilerleniyor. Öncelikle sakinliğin tersi olan stres hali tanımlanıp bunun nedenleri ortaya koyulduktan sonra hayatımıza etkileri anlatılıyor. Sonrasında ise sakin kalmanın vücudumuzda yarattığı olumlu etkiler anlatılıp en sonunda da sakin kalabilmek, sakinliği yakalayabilmek için atılması gereken adımlar sıralanıyor.

Kitapla ilgili tek olumsuz yorumum aslında bilinen şeyleri bilinen yöntemlerle anlatması. Ancak bunun dışında okuması oldukça keyifli ve heyecan verici bir kitaptı.

Herkese iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antabus benim için sadece bir roman olmadı; okudukça içime dokunan, yer yer rahatsız eden ama bir o kadar da gerçekliğiyle sarsan bir hikâyeydi. Seray Şahiner’in dili o kadar sahici ki, karakterlerin yaşadıkları neredeyse gözümün önünde canlandı.

Kitapta en çok etkilendiğim şey, hayatın o sert ve filtresiz halinin bu kadar açık anlatılması oldu. Bazen okurken içim sıkıştı, bazen “bu kadar da olur mu?” dedim ama aslında tam da bu yüzden gerçekti. Karakterlerin çaresizliği, öfkesi, kırılganlığı bana çok geçti.

Benim için Antabus, konfor alanının dışına çıkaran bir kitap oldu. Herkesin kolay kolay yüzleşmek istemeyeceği duyguları önüme koydu. Bitirdiğimde içimde bir ağırlık vardı ama aynı zamanda “iyi ki okudum” dediğim türden bir iz bıraktı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihi / Romantizm türünde, 4 kitaplık serinin ilk kitabı.

1879 İngiltere’si… Kadınların haklarının neredeyse yok sayıldığı bir dönem. Ve evet, kitap bunu sadece fon olarak kullanmak yerine gerçekten hikâyeye katmaya çalışmış—ki bu her historical romancede gördüğümüz bir şey değil.

Romantizm var, tabii ki yine aşk kazanıyor (şaşırdık mı? hayır ). Ama en azından araya kadın hakları, politika falan serpiştirilmiş ve bu kısım kitaba karakter katmış.

Uzun zaman sonra türe dönünce şunu fark ettim: Bu kitap ne zirve ne de çöp. Ortada, ama düzgün bir yerde duruyor.

Bir yandan keyif aldım, bir yandan da “bu tarz daha fazla niye çevrilmiyor ?” Ve Serisi yarım kalmış bir çok hıstorıcal kraliçesinin kitapları neden çevrilmiyor diye düşündürdü.

Bence bu kitabın en güzel yanı,Bu gün feminist kavramının ilk temel taşı sayılabilecek süfrajet hareketindeki güçlü kadınlara küçük de olsa bir saygı duruşu hissettirmesi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kütüphane Sokağından Masallar bana eski zamanların o naif masal anlatımını hatırlattı. Okurken sanki bir kütüphanenin tozlu rafları arasında dolaşıyormuşum gibi hissettim; her hikâye başka bir kapı araladı. Dili sade ama içinde sakladığı duygular oldukça derin.
Masalların her biri kısa gibi görünse de altlarında farklı anlamlar barındırıyor. Bazen bir çocuk saflığıyla gülümsedim, bazen de satır aralarında verilen mesajları düşünmeden edemedim. En çok hoşuma giden şey, abartıya kaçmadan sıcak bir atmosfer kurabilmesi oldu.
Kitap genel olarak sakin ilerliyor; büyük olaylardan çok hislere odaklanıyor. Bu yüzden hızlı bir macera bekleyenler için değil ama biraz durup nefes almak, kısa kısa hikâyelerle zihnini dinlendirmek isteyenler için çok uygun. Benim için yumuşak, huzurlu ve yer yer düşündüren bir okuma oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için hem tarihi dokusu hem de anlattığı hikâye açısından merak uyandıran bir kitaptı. Özellikle mekânın gerçek bir yapı olması ve İstanbul’un geçmişine açılan bir kapı gibi kullanılması hoşuma gitti. Okurken sadece bir hikâye değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunu da okumaya çalıştım.
Yazarın dili sade ve akıcı. Mekân tasvirleri oldukça başarılı; apartmanın atmosferi, duvarları, koridorları adeta karakter gibi hissettiriliyor. Ancak bazı bölümlerde anlatımın biraz yavaşladığını düşündüm. Hikâyenin duygusal yönü güçlü ama olay örgüsü yer yer durağanlaştığı için temposu düşüyor.
Karakterler fena değil ama bazılarını daha derin tanımak isterdim. Özellikle geçmişle bugün arasındaki bağ biraz daha güçlü kurulabilirdi diye düşünüyorum. Yine de kitabın en sevdiğim tarafı, bir binayı merkez alarak hafıza, geçmiş ve kaybolan değerler üzerine düşündürmesi oldu.
Genel olarak beğendiğim ama beni çok sarsmayan bir kitap oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mağara: Tenhada Anlam Arayışı, beni modern dünyanın gürültüsünden çekip alan, ruhumun en kuytu köşelerine sızan bir içsel yolculuk niteliğinde bir eser oldu. Kitap, isminin çağrıştırdığı o kadim mağara kelimesini, platonik bir bölgeden ziyade, insanın kendi hakikatini inşa ettiği bir inziva alanı olarak yeniden işlemiş. Fatih Keskin, kelimeleri birer neşter gibi kullanarak kalabalıkların yarattığı sahte benlikleri ayıklamış ve tenhada kalmanın ürkütücü ama bir o kadar da iyileştirici gücünü çok güzel işlemiş. Kitabın 2025 yılında kazandığı başarı, aslında günümüz insanının sessizliğe ve derinliğe duyduğu açlığın bir yansıması. Üsluptaki yalınlık, ele alınan konunun ağırlığıyla tezat oluşturarak şiirlerin zihne yerleşmesini kolaylaştırıyor. Eğer modern dünya ile aranıza bir mesafe koymak ve kendi içsel mağaranızın yankılarını duymak istiyorsanız, bu eser bir pusula niteliğinde.

Işığı dışarıda arama. Hakikat, mağaranın karanlığına gözlerin alıştığında başlar.
Yanıtla
17
0
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bittiğinde hissedilen o yoğun iç karartıcı hava, aslında yazarın başarısının kanıtı. Hikaye, "dindarlık" ve "koruma" kisvesi altında bir annenin kontrol tutkusunun nasıl bir hapishaneye dönüştüğünü, zayıf bir babanın ise bu yıkımı pasifçe izleyerek nasıl suç ortağı haline geldiğini ustalıkla işliyor.
​Geleneksel rollerin aksine annenin baskıcı, babanın ise silik figürler olması, kızların kaçış yollarını tamamen tıkıyor. Evin fiziksel çürümesi, ailenin zihinsel ve ruhsal çöküşünün bir aynası niteliğinde. En acısı ise mahallelinin bu dramı bir film izler gibi uzaktan, röntgenci bir merakla takip edip müdahale etmemesi. Toplumsal körlük ve aile mahremiyeti duvarı, bu trajedinin asıl mimarları. İntiharların bireysel bir seçimden ziyade, nefes alamayacak hale getirilen genç ruhların toplumsal baskıya ve otoriteye verdiği en sert, en sarsıcı tepki olduğunu görüyoruz. Hafızalardan silinmeyecek kadar puslu ve hüzünlü bir başyapıt. Filmi de izlenecekler arasında.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir