Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yani kitap okuruna oku, uygula, güç sahibi ol gibi bi vaatle yazılmamış öncelikle onu bi belirteyim. Okuyup yorumlayan sosyal medya içerik üreticisi bi kız yok çelişki var yok şöyle yok böyle diye eleştiriyordu. Yazar redpillcilerin radarına girdi diye bu eseri ayağa düşürmez. Her zaman kitabın değerini ona vaktinde teveccüh gösterenler belirlemez. Robert Bey’in konuşmalarını çok dinledim. O bunları kalbinde naiflik taşıyan, iyi insanları; amacı uğruna yozlaşan hoyrat insanların farkına varıp kendini korusun uyanık olsun diye yazmış. Yoksa zaten bu yazılan kötücüllükler yapılmış, uygulanmış ve karşılık bulmuş. Yazar da bunu dile getirmiş hepsi bu.
Yanıtla
11
2
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hazine değerinde yaşam tecrübesi biriktirmiş, dünyanın birçok yerinde bulunarak edinilen tecrübesini kıymeti ise eylem içinde bir yaşam sürmesi, bu eylemselliği ilim ile birleştirmesi, bir çok fikir adamı ile bizzat etkileşim kurmuş olması sağlamaktadır. Bu birikim neticesinde İslam'ı seçmiş olması, İslam üzerine derin değerlendirmeler yapmış olması ayrı bir değer taşımaktadır. Bu birikim ve ilim ile bugünün dünyasının sorunlarını teşhis etmesi ve çözümler sunması da ayrı bir önem taşımaktadır. Tüm bunları kitapta bulabilirsiniz. Teşekkür ederiz Garaudy, mekanın cennet olsun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Barker, insanın en derin korkularını mükemmel bir şekilde yansıtan öyküler kaleme almış. Kitapta altı farklı öykü var, her birinde bol miktarda da kan var. Adeta mürekkep yerine kanla yazılmış sayfalar. Korkup gerildiğim anlar az olsa da, tiksindiğim yerleri çok oldu. Dahası, yazarın hayal gücü inanılmaz. O kadar etkileyici anlatmış ki, sanki her şey gözlerimizin önünde gerçek oluyor. En çok sevdiğim öyküler, "Gece Yarısı Et Treni", "Şeytan ve Jack" ve "Domuz Kanı Şarkısı" oldu.
"Gece Yarısı Et Treni''nin filmi olsa ne iyi olurdu diye düşündüm. Baktım, filmi varmış, çok mutlu oldum. "Şeytan ve Jack" komikti. Şeytan adamı yoldan çıkarıp günahkar olması için elinden gelen her şeyi yapıyor. "Domuz Kanı Şarkısı" da oldukça başarılıydı. Diğer üç öykü de asla kötü değildi ama yazdığım üç öykü diğerlerinden bir tık iyiydi.
Kısacası, korku gerilim tarzından hoşlanan her okur bu kitabı mutlaka okumalı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar,eserleri de tüm dünyada çok takip edilen bir evrim biyoloğu.
Özellikle insan ile en fazla DNA eşleşmesi olan canlılar ile insanlar arasındaki benzerlikleri,bağlantıları,davranış özellikleri üzerine araştırmalar yapıyor.
Bu şekilde günümüzdeki insan davranışlarının da kökenini keşfetmeye çalışıyor.
Ve ortaya koyuyor ki,alanımıza sahip çıkmak,eşyalarımızı korumak, aile korumacılığı,grup içi davranışlar insan bilincine sahip olmadan önce de genlerimizde var ve bunun üzerine bir ahlak sistemi geliştirmiş insanlık.
Ve bu ahlak sistemi üzerine dinler kurulmuş.
Çünkü dinlerin getirdiği toplumsal kuralların tamamı,dinden önce de insan hayatında zaten var olan kurallar.

Yazar,bu eserinde içimizdeki Bonoboyu ortaya koyuyor.

Maymunlar grubu içinde bonobo ve şempanzeler birbirine en yakın olanlar.Bunlar içinde de bonobolar bireysel ve grup yaşamı olarak insan özelliklerini en fazla yansıtan tür olarak biliniyor.
Bonoboların insansı davranışlarını keşfetmek çok ilgi çekici.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hani bazı kitapları okuyunca kendi ömrünün ne kadar boşa geçtiğini düşünür ya insan Şevket Süreya Aydemir in tarihi otobiyografik romanı Suyu Arayan Adam da öyle oldu benim için. Osmanlı'nın son dönemleri göçmen bir ailenin çocuğu, 1.Dünya savaşı yılları, Moskova da ekonomi eğitimi, bitmek tükenmek bilmeyen öğretme aşkı, değişen fikirler ve dünya görüşleri, ödenen bedeller... Osmanlı dönemi Anadolusunun güzellemesini yapan kitapları bir kenara bırakın ve savaş yıllarında yaşanan çaresizliği bizzat gören gözlemleyen birinden okuyun derim. Kitapta en etkilendiğim bölümler Anadolu insanın ve dönemin şartlarının adeta bir kasnaktaki iş gibi ince ince işlendiği bölümler oldu. Belki devamını okumak zorlayabilir Rus devrimi, Çin komünizmi ilgisi olmayanları yorabilir ama sırf kendi coğrafyamızın tarihsel süreci için bile okunmalı. Ödenen bedeller, çekilen çileler boşa olmamalı bu da her Türk gencinin atalarına vefa borcudur
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  16
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam da Saraybosna da yakılan şehrin sembolü olan kütüphanenin önünde okumak nasip oldu kitabın sonunu. Savaş sırasında 3 gün 3 gece sürmüş kütüphane yangını. Kitapta geçen bir öyküde uçuşan kağıt küllerini gördüklerinde kişinin ne kadar kitabı varmış diye tahminde bulunduklarıyla ilgili bir ifade geçiyordu. Aklıma hemen o öykü geldi gezerken Bu bir savaş kitabı değil, acıları kıyımları ölümleri anlatan belgesel tadında bir kitap arayanlara göre değil. Aksine savaş sırasında günlük yaşamlarına devam etmeye çalışan savaşla birlikte bozulan rutine ayak uydurmaya çalışan halkın sıradan öyküleri. Ajitasyon dram duygu sömürüsü yok bu sebeple biraz duygusuz bulunmuş bir çok okur tarafından ama ben bir çok hikayeyi ve bu olgun duruşlu sıradan insanları sevdim. Bana çok dokunan bir alıntıyla bitireyim incelememi,
"Saraybosna olduğu yerde duruyor ama artık biz orada yokuz."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kişisel gelişim kitaplarını pek sevmem genelde altı boş "kendine güven başarırsın" mesajı vererek insanları aldatmacanın içine soktuğunu düşünürüm ama bu kitabın vermek istediği mesajları genel olarak sevdim. Çünkü insanların düşünce gücüyle iyileşebildiğine, hastalıkları yenebildiğine, bilinç altının gücüne, olumlu düşüncelerle potansiyellerini ortaya çıkarabileceklerine inanıyorum. Rezonans, titreşim, yankı; rezonans kanunu ise evrendeki her şeyin bir titreşimi olduğu ve bu sayede etkileşim içerisinde olup birbirini etkilediğini söyler.
Dili oldukça anlaşılır ve akıcı, okuması çok kolay bir kitap ama içindeki öğretileri  uygulaması hayatın günlük akışına yerleştirmesi bakış açısını değiştirmesi çokça emek ve çaba istiyor. Yine de farkındalık kazanmak bir yerlerden başlamak için tavsiyedir.
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Efendim, sen düzeltme, ben düzeltmeyeyim, nasıl düzelecek bu memleket, diye sesini yükseltince
Usta onu durdurup: -Önce kendimizi düzeltelim Fikri abi. Birinciye bunu koy, dedi..."

6 yıllık bekleyişin sonu Canimmm Kutlu'nun yeni öykü kitabıyla son buldu. Özlemişim kalemini, halktan sıradan bizden hikaye içinde hikayelerini. Sanki okumuyorsun da o kasaba kahvesinde anlatıyor sen elinde çayın dinliyorsun gibi Alışveriş listesi yazsa okurum dediğim yazarlardan olur kendisi. Kendine has sıcacık samimi üslubuyla terapi gibi gelir insana yazdıkları. Sıradan hayatları öyle yalın öyle akıcı anlatır, vermek istediği mesajı karakterlerin ağzından öyle güzel verir ki alt metine kafa yormana gerek kalmadan anlarsın derdini. Halihazırda belirli bir okur kitlesi vardır zaten ama kalemiyle tanışmayanlar için tavsiyedir biline
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Papini kitabının bir yerinde şöyle diyor: " Eğer söylediklerimi iyi söylediysem, neden onları daha kötü bir şekilde tekrar ediyorsunuz?" Dolayısıyla onu tekrarlamaktan imtina ediyorum çünkü beğendiğim bir kitap oldu. Düşünce olarak yoğun bir kitap, yazarı anlayarak kendinizi onun yerine koyarak bazen görüşlerine itiraz ederek çoğu kez onda kendinizi bulup düşüncelere dalarak okuyabileceğiniz bir kitap. İlk sayfalarda kendisini itici bulmuştum ancak kitap bittiğinde hayranlık duydum. Yazarın düşüncelerini olduğu gibi okuyucuyla paylaşması bence cesurca.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zarifoğlu kitabı oluşturan yazılarında; yaşadığı dönemin siyasi ve sosyal atmosferini İslam penceresinden değerlendirmiş, İslam’ın iyi öğrenilmesi ve tatbik edilmesinden, bireylerin ve toplumun İslam’a göre şekil alması gerektiğinden bahsederek toplumun İslam ile bilinçleneceğine inandığını ifade etmiştir. Müslüman olmayı sadece inanmak ve namaz kılmak gibi ritüellerden ibaret görmemiş aksine, Müslüman olmayı “sorumlu” olmakla eşdeğer tutmuştur. İbadetlerin amacını “Allah’ın hatırlanması” olarak ifade ederek, Allah hatırlandığı sürece yapılan her şeyi ibadet mesabesinde değerlendirmiştir. Namazın sadece kalıpla/şekille ilişkili olmadığını, kalbin iştiraki nispetinde anlam kazandığını belirtmiştir. Yazılarında ; Afganistan İşgali, Hama Katliamı ve 12 Eylül sürecine değinerek, Müslümanların yaşadığı olaylara kayıtsız kalmadığını göstermiştir. Bu itibarla; kitabı oluşturan yazıları, mecrasında usulca akan suyun bir anda debisinin yükselerek coşup kabarması olarak düşünebiliriz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir