Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır; sadece bir hikâye anlatmaz, sizi alır ve bambaşka dünyalara götürür… Seul’den Önce tam olarak böyle bir kitaptı benim için.

Elfin ve Ji-Hoon’un bir tatil turunda başlayan o masalsı yakınlaşması, bir anda yerini cevapsız sorulara ve derin bir boşluğa bırakıyor. Ji-Hoon’un vedasız gidişiyle Elfin’in iç dünyasında başlayan fırtınaya tanıklık ederken, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda bir kayboluş, bir arayış ve bir toparlanma süreci okuyoruz.

Kitabın en sevdiğim yanı ise bizi şehir şehir gezdirmesi oldu. Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinden Mardin’in taş sokaklarına, oradan İstanbul’un kalabalığına ve Seul’ün ışıltısına uzanan bu yolculuk, hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Yer yer efsanelerle süslenen bu anlatım, okurken adeta bir kültür turundaymış hissi veriyor. Akıcı dili sayesinde bir oturuşta bitirebileceğiniz bu kitap, duygudan duyguya sürüklüyor. Bazen kızdım, bazen üzüldüm ama en çok da Elfin’in güçlü duruşuna hayran kaldım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ânın kıymeti bilinmelidir. Şöhret, başlarda tatlı gelse de bir zaman sonra sahibini yalnızlaştırır. Çocukluğunuzu, çocukken yaşayamadıysanız; ölmeden önce yaşayın hâlâ zaman var. Para ile neleri kazandığını hesap ederken bir de neleri kaybettiğini hesap et; bak bakalım hangisi fazla. Hayatın her ânı bir doğaçlama, izleyenler ise görünmez seyircilerimiz; onlara güzel bir oyun sergileyelim. Hayat sana nâhoş geldiği aynı dakikada bir başkasını eğlendirip güldürür; dolayısıyla insanları kendi yasına davet edip onlara kızmaya hakkın yok; bir yanın ağlarken bir yanın gülmeli... Daha birçok düşünce işlenmiş. Zengin ve rengin bir öykü.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ana kahramanımız Tavşan’ın 11. yaşındayken annesi tarafından terk edilmesinden sonra omuzlarında taşımaya başladığı, başkalarının göremediği “Kara Panter” ile olan yolculuğunu anlatıyor. Omuzlarındaki bu panter Tavşan’ın çocukluk travmalarını, korkularını ve içsel yalnızlığını temsil ediyor.
Tavşan büyür, genç bir kız olur ve evlenir; bu gölge de onunla birlikte büyür; bazen ona fısıldar, bazen onu kısıtlar.

Kitap, travmalarla savaşmak yerine onları kabul etmenin, anlamlandırmanın ve sevginin iyileştirici gücüyle yeniden ayağa kalkmanın hikayesini muhteşem ötesi bir sulu boya tekniğiyle sunmuş.

Okurken insanı hüzünlendiren ama bir o kadar da umut veren, iyileştirici bir kitap.

Çizgi roman formatında olduğu için 5. ve 6. sınıflar keyifle okuyabilir gibi görünse de çok net verilmeyen bir çocuk istismarı teması seziliyor. hassas konular nedeniyle 5-6. sınıflar yerine 7. ve 8. sınıftan itibaren okunması daha doğru olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hamilelik sürecinden başlayıp ergenlik döneminin sonuna kadar hem eşinize hem çocuğunuza hem de kendinize nasıl davranmanız konusunda farkındalık yaratan harika bir yol gösterici. Yetişin Çocuklar, Yetişin Gençler’den sonra serinin son kitabı Yetişin Babalar. Selçuk Hoca bu babalara sesleniyor.

Gerçekten babalık doğumla değil de emekle ortaya çıkıyor. Çocuklarınızın özel günlerinde yanında olarak, onları dinleyerek, onlarla diyalog kurarak iyi babalığın temelini atmış oluyorsunuz. 0-3 yaşın önemine vurgu yapıyor. Bu kitaplara babalara gelsin.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir insanın kendi içinde yaşadığı gel gitleri vardır. Bazen en dibe çökersin ama değişmeyi arzularsan en yukarılara çıkmak da senin elindedir. Bu kitapta bir genç kızın hayatı bu doğrultuda ele alınmış. Aile yaşantısı,ailenin sana kattıklarının hayatına doğrudan etkileri gözler önüne serilmiş. Ailesinde sevgi tası doldurulmamış çocuk,o açlığını nerelerde arar da gerçek sevgiyi buldum zanneder yanlış kapılarda,yanlış insanlarda. Günümüz dünyasında bu tip açlık çeken çocukları bekleyen çokça açgözlü simsar bekliyor etraflarda. Suç örgütleri,uyuşturucu satıcıları kendilerine bu tip kişileri çok kolay döndürebiliyorlar ve sonrası hüsran. Hasılı okunması gereken çok güzel,farklı bir hikaye.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cemal Şakar'ın son öykü kitabı Eriyen Karlar, böylesi deneyimli bir yazardan beklenen dil lezzetini ve üslubu bize sağlıyor. Ama asıl dikkatimi çeken öykülerdeki çeşitlilik ve üzerine eklenen biçimsel hareket. Eserdeki ilk öykü "Yaslı" ile "Nesne Sözlüğü" biçim arayışı açısından öne çıkan metinler. Özellikle "Nesne Sözlüğü"nde içeriğin biçimi yarattığını, öykünün bu şekilde kaleme alınmasının bir anlamı olduğunu, yani biçimin içeriğe hizmet ettiğini görebiliyoruz. Kitapta benim için öne çıkan bir başka öykü de "Sizi Gidi Yaramazlar". Öykünün ismindeki tatlılığa siz bakmayın, son derece sert gerçekçi bir metin. Tekstilde ciğerleri sönen babanın/babaların intikamını alan çocukları okuyoruz. Öykülerde konu çeşitliliği yanı sıra mekânsal çeşitlilik de göze çarpıyor. Büyük şehri de görüyoruz metinlerde, köyleri de. Ayrıca güncel meseleler de öykülerde yer alıyor. Tüm bunların ışığında, Eriyen Karlar'ı çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rüyaya Benzer benim için sadece bir roman olmadı; okudukça içine çekildiğim, bitirdiğimde ise uzun süre etkisinden çıkamadığım bir yolculuk gibiydi. Defne Suman öyle bir anlatım kurmuş ki, sanki birinin hayatını değil de zihninin en derin yerlerini okuyormuşum gibi hissettim.

Azra’nın hikâyesi ilerledikçe aslında hepimizin içinde dolaşan o tanıdık sorularla karşılaştım: Kimdim, ne oldum, neyi kaçırdım? Kitabın o parçalı, rüya gibi akışı başta biraz durup düşünmeyi gerektiriyor ama sonra insan kendini tamamen o duygunun içinde buluyor.

En çok da bıraktığı his kaldı bende… Biraz hüzün, biraz yüzleşme, biraz da geçmişe dönüp bakma isteği. Hızlıca okuyup geçilecek bir kitap değil; sindirerek, hissederek okunması gerekenlerden. Benim için iz bırakan, sakin ama derin bir metindi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vaziyetname, zekice hazırlanmış kafiyeleri ile dikkatimi çeken bir şiir kitabı oldu. Sözcük seçimlerinde de titiz davrandığı aşikâr. Okurken keyif aldım. Özellikle tek şiir gibi görünüp üç şiir barındıran bir şiiri var. Adı “İnsandır En Nihayet”. Bu şiiri diğerlerine nazaran daha çok beğendim. Alışılmışın dışına çıkan bu şiirleri, şiirin bir matematiği olduğunu göstermesi açısından değerli buluyorum.

Bazı şiirlerinde sevilen söz oyunlarından cinaslı uyaklara rastlamak mümkün. Şair bu şiirlerde sadece uyak olsun diye rastgele sözcükler seçmemiş, anlamı da en az sözcük seçimi, kafiyesi kadar dikkat çekiyor:

Huzur sokağının tenha ikliminde bir kir miydim?
Bilsem ki ölüm var, hiç kendime gecikir miydim?
Benden tükenen şanlı tükeniş, tüketen kanlı tükeniş
Tükene tükene yoklukta birikir miydim?

Bu aklımda kalanlardan biri sadece. Beğeneceğiniz ve aklınızda yer edecek başka örnekler de var.

Şairi tebrik ediyor, bu güzel şiirlerin de okurunu bulmasını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalbini Kâtibi, kendi kalbinin kâtibi olacak kadar şiiri bilen bir genç şairin kitabı. Sevim Levent’in daha önce bir yerde şiirine rastlamadım, ilk defa bu kitapta okudum. Onun iyi bir şiir okuru olduğunu anlamam çok sürmedi. On dokuz yaşında olmasına rağmen yazdığı şiir birkaç yaş büyük. Bu büyük avantaj.

Şiirlerinde vatani duygular, dini hassasiyetler yani genel olarak maneviyat hâkim. Kullandığı sözcükler bazı şairlerden de etkilendiğini gösteriyor. Örneğin Sezai Karakoç şiirlerinin etkisi, üslupta belli oluyor. Şiirleri serbest ölçüde yazmış. Bu muhtevada bir de ölçülü kalıplı şiirler yazsa milli edebiyat anlayışına hatta erken döneme denk düşürürdük. Serbest oluşunu daha çok sevdim elbette.

Eşine az rastlayacağımızı düşünüyorum, yeteneğini okumakla da besliyor, daha iyi ve güzel eserlere diyelim… Kalbinin kâtibi olabilen şairi tebrik ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir tefekkür biçimi olarak roman türü üzerine eğitim aldığım bir döneme denk gelen enfes bir okuma serüveniydi bu kitap. Zira yazarımız, insanı insan yapanın -şahsiyetinin ve mevcudiyetinin- ancak bir zihinde kendisine dair kalan şemalarda olduğunu, en keyif aldığım yazar üslubu olan “edebiyat yapıyorum bakın” çığırtkanlığı yapmadan, dupduru ve vurucu bir dille gerçek bir sanatla edebiyat parçalayarak yapıyor. Yönelttiği sorular, geçmişin izlerinin kimliğimizdeki derin yerine dair sorgulamalar insanı alıp tefekkür ettirecek derin felsefe odalarına alıyor adeta. Gospodinov’u çok sevdim, sırada Hüznün Fiziği olacak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir