Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar okunup bitmez, insanın içinde bir yerde kalır…

*Hiç ve Her Şey* de bana tam olarak bunu hissettirdi. İnsan olmayı, hayatın içindeki kırgınlıkları, geçmişi, çocukluğu, sevgiyi ve bazen kendi içimizde verdiğimiz mücadeleyi düşündüren şiirlerle dolu.

Kimi satırında kendinizi buluyor, kimisinde geçmişinize dönüyor, kimisinde ise hayatı bir kez daha sorguluyorsunuz. Bazı şiirleri anlamaktan çok hissetmek gerekiyor…

Kısacası; kısa ama etkisi uzun süren, sakin bir köşede kahvenizi alıp ağır ağır okunacak bir kitap.

Bazen insan gerçekten de hem hiçtir hem de her şey…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
biraz önyargı ve düşük beklenti ile başladığım halde daha başlar başlamaz akıcı üslubu, özetleyerek verdiği ve tekrara düşüp boğmayan bilgilerle kolay ilerleniyor. ayrıca her bölümün son kısmında bir bitki türü ile eşleştirerek anlattığı vaka kısmı da gayet tamamlayıcı oldu.

bir süredir cevaplarını aradığım bazı sorularım da açıklığa kavuştu, bu da beni etkileyen diğer kısım. ikinci kitabı da okumaya niyet ettim.

psikoloji kitapları genel olarak terimsel ifadeler ve dır, dir şeklinde tanımlamalarla okuyucuyu dikkatini vermek noktasında yorabiliyor. çoğu da değişime katkısı sağlamak yerine hayal kırıklığı oluşturuyor. bu kitabı sevmemin bir başka nedeni de bunu barındırmaması.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fâtiha, Ahkâf, Muhammed ve Fetih surelerinin birbirleriyle olan bağlantıları ile birlikte incelendiği bu tefsir çalışması sürekli değişen kum tepeleri gibi anbean devam eden yaratılış sürecine insanın nasıl dahil olduğunu ve kendi içindeki dönüşümle bunun idrâkine nasıl varabileceğini anlatıyor. Gel, diyor. B’nin noktasına bin. Besmeleyle yaratılış serencamına nasıl katıldığını gör. Fatiha kapısından gir. Nefs çölündeki hiçliğin aslında her şey olduğunu anlatan, kıvrım kıvrım uzayan kum tepelerini aşarak özündeki Muhammedî Hakikat’e ulaş. Ki manevî / ruhanî Fethin sana açılsın.
Çoğu zaman dudaklarımızdan bilinçsizce dökülen Besmelenin ufuk açıcı tefsiri kitabı tek başına bambaşka bir boyuta taşıyor. Başucu kitabı olacak bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akıcı, sürükleyici, ilgi çekici, her an kahramanın yanı başındaymış gibi hissettiğim, onun macerasına ortak olduğum, yer yer duygusallaştığım bir kitap oldu. Çekirdek bir aile, değişen bir hayat, bir gemi ile dünya turu sırasında çocuk ve köpeğinin düştüğü ıssız ada, orada karşılaşılan yaşlı adam, gelişen dostluk ve güzellikler... Adadaki yaşlı adam ayrı bir güzel dünya. Kitap; insanı ve doğayı bütünlük içinde ele alması, doğaya ve canlılara saygı, insanın içindeki iyi ve kötüye değinmesi, yaşamın her anının yaşanası ve güzel olduğunu fark ettirmesiyle de dikkat çekici. Kitap bitince yer alan mektup ise buruk bir "keşke" oldu bana.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir yetişkin olarak çocuk kitabı olduğunu düşünerek kapağı açıp okumaya başladığınızda fark ediyorsunuz ki aslında bu kitap hepimiz için yazılmış... Içeride ne varsa dışarıda da o vardır sözünü hatırlatan bir eser. Julia iç dünyasında oluşan duygusal boşluğu fark ediyor ve doldurmak için dış dünyasına odaklanıyor. Ama boşluk büyüdükçe büyüyor, yalnızlık duygusu, gözyaşları ve sessiz üzüntüsüyle başbaşa kalıyor. Ta ki bir ses duyana kadar . Duyduğu sesle iç dünyasına bakıyor ve boşluğu küçültecek güzellikleri kendi içinde buluyor. Aslında hepimiz o boşluğun sahibiyiz Çocuklukta başlayan ihmalin izi olan duygusal boşluk sahipleriyiz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Niyet ile yaşam arasında hazırlanan bu kitap akademik eğitim kitaplarının bilindik çerçevesinden sıyrılarak kitabın içeriğinde de bahsedildiği gibi öğretmene eğitim ve öğretim açısından yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitap bir tez çalışması üzerinden hazırlanmış ve yazarların kullandığı dil öğretmen olmayan her okurun da rahatlıkla okuyup üzerine kafa yoracağı şekilde ele alınmış. Eğitimle ilgilenen tüm okurların en az bir kere bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle öğretmenlik mesleğinde emekleyen meslektaşlarıma şiddetle tavsiye ederim. Yazarların emeğine sağlık. İstifade edeni bol olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sema Soykan, Kıbrıs’ı acının, ayrılığın, direncin ve yarım kalmış hayatların hafızası olarak anlatıyor. Yaşanan göçler, kayıplar, işkenceler, parçalanan aileler ve savaşın insanın hayatında açtığı onarılmaz yaralar, burada birkaç cümleyle geçiştirilemeyecek kadar ağır. Sema Soykan'ın başarısı da burada. Yaşanmışlıkları kuru bilgiler olmaktan çıkarıp insanın içine dokunan hikayelere dönüştürmesi. Bazı sayfalarda öfkelendim, bazılarında boğazım düğümlendi. En çok da bunları nasıl bilmiyordum? diye düşündüm. Bir annenin bekleyişi, bir çocuğun korkusu, evinden koparılmış insanların çaresizliği.. Hepsi sayfalardan çıkıp insanın karşısına dikiliyor. Üstelik Belki ciddi anlamda bilgi yüklü bir roman. Uzun araştırmalarla ortaya çıkarılmış tarihi gerçekler, belgeler ve ayrıntılar kurgunun içine öyle doğal yerleştirilmiş ki çok şey öğreniyorsunuz.

Meğer bazı yaralar geçmişte kalmıyormuş. Biz onlara bakmayı bıraktığımız için görünmez oluyormuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Övgülere dayanarak aldığım bir kitaptı ama açıkçası anlatım dili ve belki de konuya olan yabancılığım, okurken odaklanmamı epey zorlaştırdı. Kitap, 80’lerin Güney Afrika’sında, siyahilere yönelik ırkçılığın resmileştiği Apartheid rejimi döneminde geçiyor.

Yazar, fikren özgürlükçü ve ırkçılık karşıtı olsa da adeta bir fanusta büyüdüğü için ırkçılığın gerçek şiddetinin tam olarak farkında olamayan, kanser hastası emekli bir Latince profesörünün ağzından anlatıyor hikâyeyi. Kitap, baş karakter olan kadının uzakta yaşayan kızına yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor. Bol bol yakınmaları, annelik üzerine düşünceleri ve çevresindeki insanlar aracılığıyla yeni yeni tanıklık etmeye başladığı ırkçılığın dehşeti üzerinden ilerliyor.

Belki anlatım biçimi ve konuya olan mesafemden kaynaklanıyor ama benim için övgülerin yarattığı beklentiyi tam olarak karşılayamadı. Yine de bu tür anlatımları seven ve dönemin Güney Afrika’sına ilgi duyanlar için çok daha keyifli bir okuma olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın tarih boyunca tekrar eden savaş hastalığına bu kadar muhteşem yaklaşması beni cezbetti. Aslına bakılırsa şimdiye kadar olan bütün savaşların temelinde bir hayali düşman yaratma hastalığı vardır. Bu kitap aslında en büyük düşmanın kendi içimizde karşı koyamadığımız kimi zaman ön yargı kimi zaman da daha güçlü olmak, daha fazla kazanmak için bilinçsiz bir bilinçlilikle kurduğumuz o açlık, o savaşma isteği olduğunu sertçe yüzümüze çarpıyor. Burada sevgili Emin Alper'in Tepenin Ardı adlı filmine değinmeden edemeyeceğim. Kitapta da filmde de en sonunda anlıyoruz ki aslında canhıraş bir şekilde aradığımız o düşman kendi içimizdeki 'işgalci' ve 'barbardan' başkası değil. Kitabın başka bir başarısı da insan özünün en karanlık tarafında sürekli çatışan iyi ile kötünün savaşını da gösterebilmesi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Unutulmazlar 1'de olduğu gibi yine sıradan insanların sıra dışı öyküleri. Benim gibi Toulme hayranlarındansanız tabii ki mutlaka alınıp okunası. Özellikle son hikaye Ukrayna'daki savaşı anlatan hikaye oldukça çarpıcı. Aslında kitaptaki hikayelerin hemen hepsi birer film konusu olabilecek kadar derinlikli, Toulme ise tıpkı Unutulmazlar 1'deki gibi siz tam hikayenin içine çekilmişken bitiriyor hikayelerini ve bunu bilerek yapıyor sanırım, ki siz orada boğazınızda koca bir düğümle kala kalın. Ben her bir hikayeyi okuduktan sonra ara verdim, düşündüm, şu insan denen mahluk ne acayip şeyler yaşıyor ve yaşatıyor. Tavsiye olunur...
Desen Yayınları da gerçekten harika işlere imza atmayı sürdürüyor, kutlamak lazım memleket adına.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir