Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülkadir-i Geylâni Hazretleri’nin müridlerinden birisi olan Şeyh San’ân'ın ibretlik hikâyesi bu eser. Aslına bakarsanız kitabın adı başlı başına bütün içeriğin özeti. Henüz böyle bir kitabın varlığından bile bihaberken farkında olmadan her seferinde kendime telkinde bulunduğum ifadeydi bu benim. GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR! kendi basit hayatım için fazla iddialı konuşuyormuşum halbuki.
Kitabı okurken sözlerini bildiğimiz ama hikayesini genellikle bilmediğimiz bir türküsünün derinliklerine sayfa aralıyoruz. Oradan Allah-u Ekber dağlarında soluklanıyoruz. Çeşitli bölgelere ve beldelere İslâmı anlatmak ve tebliğ etmek maksadıyla müridlerini gönderen Geylâni Hazretleri, Şeyh San’ân’a tenbihinin neticesinde başına gelenler ve sadakatin sıcacık elini hissediyoruz.
İçime en çok işleyenlerden birisi de olayların bir kısmının Cennet Vatanımın topraklarında yaşanmış olması.
hasılı 1 saat kendinize vakit ayırın ve bu serüvene şahit olun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1870 yılındaki büyük Pera yangını ve yangının ardından değişen hayatların üzerine kurgulanmış bir roman.Bir Türk ve bir Rum aile olayların merkezine alınmış ve bu iki ailenin yangından önce arkadaş olmuş kızları Şefika ve Panayota’nın yangından sonra devam eden arkadaşlıkları ve ayrı ayrı özel hayatları hikâyenin iskeletini oluşturmuş.

Baştan sona sıkılmadan okunabilecek bir dili ve kurgusu var. Panayota,Şefika’ya göre hırslı ve gözü kara bir kız,Şefika daha sakin; iki kızın karakterinin irdelenmesi ve duygularının aktarılması noktasında romanı biraz eksik buldum.Fazlaca olay eksenli bir anlatım tercih edilmiş,haliyle zaman zaman ‘Panayota neden durduk yere böyle yaptı ki?’ türünden sorular ortaya çıktı hatta bazı bölümler eksiklik duygusuyla kapandı.

Bunun yanında atmosfer iyi canlandırılmış,1870’lerin İstanbul sosyal yaşamı inandırıcıydı,hatta yazarın dönemle ilgili epey araştırma yaptığını da her satırda hissetmek mümkündü,bu açıdan romanın amacına ulaştığı söylenebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adına baktığımda; yazarın, bir öğretmen olarak öğrencileriyle yaşadığı tecrübelerden bahsettiğini düşünmüştüm. Ama branşıyla, okumuş olduğu okullar ve deneyimleriyle uzunca bir bölümden sonra (ki kesinlikle onlar da ilgi çekici, keyifli ve akıcıydı) esas mevzulara cesur yaklaşımını okumaya başlayınca, anısal bir kitap değil, herkesin bilip de söyleyemediği, belki de söylese de bu kadar cesurca ve güzel ifade edemediği eğitimin ve dahi içindeki, dışındaki her şeyin bir "oh be iyi ki bunu da demiş, aa bu da doğru" diyerek okuyacağı bol doğru tespit dolu, altını çizmediğim satırın kalmadığı bir dışavurum, içdöküm deneme kitabı olduğunu anladım. Ben sevdim.
"Öğretmen mi? O şimdilerde bir talebe. Daha açık ifadeyle: Öğrencilerinin öğrenmesini talep eden-isteyen-kişi." ( Bir türlü anlatamadıklarımız/Bölüm 3)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gunter Koschorrek bize Kan Kırmızı Karlar kitabında savaştan ve savaş psikolojisinden (objektif bir şekilde) iyi bir şekilde bahsetmiş. Kitabı okurken cidden büyük bir zevk duydum. 2. Dünya Savaşı meraklılarının okuması gereken bir başka kitap. 2. Dünya Savaşı'na dair güvenilir bir kaynak olarak kullanabileceğiniz bir eser. (ki zaten bu hususu Gunter Koschorrek kitabın giriş bölümünde bahsediyor. "... Bizzat yaşadığım unutulmaz tecrübelerin, izlenimlerimin ve fikirlerimin tasvirlerini içeren bu kitap güvenilir bir kaynaktır...") Başka bir şey daha diyecek olursam kitapta anlatılan olaylar çok güzel bir dille anlatılmış. Ancak kitapta canımı sıkan bir şey Erwin Bartmann'ın "Vatan ve Führer" kitabından farklı olarak savaştan önceki hayatına değinmemiş yani kitap 1942'den başlıyor. Keşke Gunter Koschorrek savaştan önceki hayatından da bahsetseymiş eğer öyle olsaydı bence daha güzel bir eser olacaktı. İyisiyle kötüsüyle güzel bir kitaptı herkese öneririm ve iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa ama etkileyici bir kitap olmuş, bunca zamandır nasıl fark edememişim, bilemedim. Sanırım sayfa sayısı az diye göz ardı etmişim. Dezavantajlı bir yerden gelip çok daha iyi imkanlara sahip olanlarla aynı hızda koşmaya çalışmak üstelik çocuk olmak... Derslerden geri kalma nedenlerinin imkansızlıklar olduğunun fark edilememesi, kırılan kalpler, kaybolan çocuklar, yitip giden hayaller... Öğrencide öğrenme aşkı uyandırabilen, dezavantajlı öğrencilerini anlayabilen öğretmenlere ne mutlu! Çocuklar bu kitabı okumalı ama öğretmenler de okumalı, derim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyasal erk' i elinde tutan bu iki "anti siyasi" diktatörü çok yönlü incelemeye çalışmış bir kitap. Her ne kadar bir tane kaynağın yeterli olmadığı dikkati çekse de bu bir yap-boz un güzel bir parçası da denilebilir.
Montefiore'ün çalışması da okunarak bir çok soru işareti cevaplanabilir. Konuyu bir şeylere getirme çabası olamadığını önden yazma gereği hissettim çünkü; Gürcistan, Ermenistan, Boğazlar ve Stalin' in Dünyaya ve insanlara bakışını değerlendirebildiğimiz eserlerdendir. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Taha Kılınç birikimi ve üslubu ile yazdığı her şey okunacak bir yazar. Aynı isimli diğer kitabıyla bu kitap arasında yazarın çıkardığı ve eklediği makaleleri var, bunu önsözde belirtmiş. Ama değişmeyen, yazarın Kudüs hassasiyeti ve bu şehri önemine binaen onu tüm tarihiyle kuşatan bilgisi, manzarayı olanca çıplaklığı ile ortaya koyan objektifliği ve eğer üzerimize düşeni yaparsak bu işgalin bir gün mutlaka sona ereceği ümidi.
"Nasıl?" sorusunun cevabı, Kudüs bugün
neden bu halde sorusunu cevaplarıyla bu kitapta.
Kitap, Kudüs için mütevazı ama iyi bir başlangıç.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arif Cengiz'in kitapları tarihe bakış açınızı değiştirecek ve ufkunuzu açacak niteliktedir. MÖ 2000'lerde semitik kültür ve dili içinde kaybolan Sümer medeniyetinin gerçek mirasçısı ve devamı Türklerdir. Bunu dil, inanç, destan ve diğer kültürel bulgular ile ispatlamak çok kolay. Modern dünyada hiç bir millet Sümerlere ataları olarak sahip çıkma cesareti gösterememektedir. Çünkü Sümerlerin Orta Asya kökeni ve Türk bağlantısı çok açık. Onun için kaybolmuş bir dil iddiasıyla bütün araştırmalar konuyu kapatır. Arif Cengiz bey İslam'da Vahdeti Vücut kavramını bilmediği için, Sümerlerin ve eski Türklerin Tek Tanrı inancını Panteizm zanneder. Halbuki Yaratılana duyulan saygı Yaradana olan saygının özünü teşkil eder. Israiliyattan arınmış bir İslam dini eski Türklerin inancına çok yakındır.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun yaşamayı ister miydiniz? 100, 150 hatta 300 yıl? İşte Tom Hazard bunu 439 yıldır yapıyor! Anageria adlı bir hastalık nedeniyle yüzyıllardır yaşayan Tom, kimliğini değiştirerek yüzyıllardır farklı hayatlar sürüyor. Ama Tom artık cemiyetten sıyrılıp sıradan hayatını ve hedefini gerçekleştirmek istiyor. Bu hedef onun için önemli ve kitabın sonlarına doğru gizem çözülüyor. Farklı zaman dilimleri bulunuyor. Tom’un doğduğu 1500’lü yılların sonu, hayatının aşkı Rose ve o dönemde Shakespeare ile tanışıp aynı sahnede yer aldığı 1600’lü yıllar, en yakın arkadaşı Omai ve Kaptan Cook ile birlikte gemiyle yolculuğa çıktığı 1800’ler, ve günümüz 2000’li yıllar yani Tom’un sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünüp Facebook’ta takıldığı yıllar :) Tom geçmişini hatırladıkça işte biz de bu zaman dilimleri arasında yolculuğa çıkıyoruz. “Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğini anlıyorum.” diyor Tom. Bizim de zamanın kıymetini anlamamız ve anın tadını çıkarmamız umuduyla…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lübnan asıllı yazar Amin Maalouf’un yazdığı son kitap #labirent i #okudumbitti .Yazarla dertleşmemiz epey uzun sürdü. Çünkü her ne kadar kitap için deneme olduğu yazılsa da; kitap içeriği yoğun, sindirmesi zor baba bir tarih kitabıydı.Maalouf’un kitabının diğer bir adı da Batı ve Hasımları. Hasım, Arapçada "düşman" demektir. Maalouf bu düşman olarak belirlediği üç ülkeyi, İmparatorluk Japonyası, Sovyet Rusya ve Çin olarak ele almış. Batı dan kasıt ise malumunuz üzere ABD Ülkelerin tarihiyle ilgili çok çarpıcı gerçekler ve çok önemli olaylar öğrendim. Fakat insanlık tarihiyle ilgili öğrendiklerim, bildiklerimden öteye geçmedi. Her savaş sonrası -şu kadar bin insan öldü- diye biten cümleler, adı insan olan mahlukatın kendi çıkarları için başka hiçbir canlıya yaşam hakkı tanımayacağı gerçeğiyle bir kez daha yüzleştirdi beni. Maalouf kalemini gerçekten seviyorum.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Yanıtları Göster