Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Derviş Ahmet peşkari efendi 13, hicri asrın başlarında Medine-i Münevvere'ye gitmiş, orada bir sene kalmış ve gördüklerini bu kitapta eski dönemin güzel üslubu ile anlatmış. O devirde Peygamber şehri Medine'de harem-i şerifinde nasıl bir dini hava vardı, edepler, merasimler, adetler nelerdi, Medine halkı neler yapardı, günlük yaşayış nasıldı Tayyibetü'l ezkar yani tatlı hatıralar (gerçekten de Medine'de olmak Medine'de ki anlarımız en tatlı hatırlarımız oluyor) adını verdiği bu küçük kitapçıkta bunlar güzel bir üslupla yazılmış keşke eski devirlerde daha çok sayıda böyle hatıra kitapları yazılmış olsaydı. Bu küçük kitapçığı zevkle ve merakla okuyacağınızdan eminim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnce ama içinde koca bir hayat taşıyan bir sorgulama romanı. Mert’in 18 yaşında kendini, aşkı, aileyi ve geleceği sorgularken kelimelere sığınması çok samimi işlenmiş. Bahadır’ın dostluğu, Songül ve Kasım’ın aile sıcaklığı, Edanur ile Berna arasındaki gelgitli aşk ise hikâyeye ayrı bir duygu katıyor. En güzeli de insanın içindeki karmaşayı yazarak iyileştirebileceğini göstermesi. “Bazen sadece biri bizi dinlerse içimizdeki karmaşa çözülür” cümlesi ise kitabın kalbine bırakılmış sessiz bir ışık gibi. Sıcak, içten ve genç ruhlu bir eser. Bir yazarın yolculuğundaki ilk kitabı çok anlamlıdır ve ben ilk kitaplara bayılıyorum. Kalemine kuvvet Fırat Kavalcı, devamını bekliyorum..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Operasyon Nohut Pilav çocuk kitabı gibi görünse de aslında içinde çok tatlı ve anlamlı bir hikâye saklıyor. Okurken en çok hoşuma giden şey, olayların hem eğlenceli hem de sıcak bir dille anlatılması oldu. Nohut pilav gibi basit bir konu üzerinden böyle keyifli bir macera çıkarılması bence oldukça yaratıcı.
Karakterler çok sevimli ve samimi. Özellikle ana karakterin hayvanlarla olan bağı ve olaylara yaklaşımı içimi ısıttı. Kitap boyunca hem gülümseten hem de “aslında önemli bir şey anlatıyor” dedirten anlar var. Savunma hakkı gibi ciddi bir kavramın çocuklara bu kadar sade ve anlaşılır şekilde aktarılması da bence kitabın en güçlü yanlarından biri.
Çizimler de hikâyeyi tamamlayan en önemli detaylardan. Renkler, karakterlerin ifadeleri ve ortamın sıcaklığı kitabı daha da canlı hale getiriyor. Okurken sadece metni değil, görselleri de keyifle inceledim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Yaşar’ın kalemini zaten sıcak ve samimi buluyorum ama Altı Harfli Bir Tatlı bende ayrı bir yer edindi. İsmi gibi hem tatlı hem de içten içe hafif bir sızı bırakan bir kitap oldu benim için.
Yazarın dili yine çok akıcı ve gündelik. Sanki bir arkadaşım karşıma oturmuş da başından geçenleri anlatıyormuş gibi hissettim. Abartı yok, yapaylık yok; tamamen doğal bir anlatım var. Ama o sadeliğin içinde öyle cümleler var ki insanın kalbine dokunuyor.
Hikâyede en sevdiğim şey, küçük detayların büyütülmeden ama etkili şekilde verilmesi oldu. Günlük hayatın içinden sahneler, aile ilişkileri, çocukluk anıları… Okurken hem gülümsedim hem de bazı yerlerde durup düşündüm. Şermin Yaşar, duyguyu bağırarak değil, fısıldayarak veriyor bence.
Tempo olarak çok hızlı değil ama zaten kitap aksiyon için okunmuyor. Daha çok hissetmek, hatırlamak ve belki kendi hayatımızdaki “altı harfli tatlı”yı düşünmek için okunuyor. Benim için sıcacık ama aynı zamanda hafif hüzünlü bir okuma deneyimi oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap unutma ve hatırlama üzerine insanlığın dağarcığındaki sözlü ve yazılı materyal, gelenek, kültür, tarihi olaylar ve olguların bir kolajı. Benim Lewis Hyde'dan okuduğum ilk kitap ama yazarın da belirttiği gibi farklı bir yöntemle "epizotlar" halinde yazılmış. 4 defter halinde bölümlendirilmiş: 1. defterde Mit, ikinci de Benlik, 3.defterde Ulus, 4. defterde Yaratım başlığı altında topladığı unutma-hatırlama alıntılarını derlemiş ve yorumlamış yazar. Çok ilgimi çeken bölümleri olduğu gibi sıkıldığım yerler de oldu. 4-5 satırlık ile bir kaç sayfalık notlar karışık, bu okurken bir dinamizm katıyor. Kitap herkese hitap etmez. Bir düşünürün beyin fırtınasına şahit olmak, notlarına veya günlüklerine bakmak gibi. Aynı zamanda açık bir davet, "sen ne düşünüyorsun?" diye soran.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kahve Soğumadan Önce benim için sakin ama etkisi uzun süren bir kitaptı. Büyük olaylar, şaşırtıcı ters köşeler yok belki ama insanın içine dokunan, bitince bir süre düşündüren bir hikâyesi var.
Konusu zaten çok ilgi çekici: Belirli kurallar çerçevesinde geçmişe gidebildiğiniz bir kafe… Ama asıl mesele zaman yolculuğu değil; pişmanlıklar, söylenemeyen sözler ve yarım kalan duygular. Kitap boyunca şunu düşündüm: “Gerçekten geçmişe gidebilseydim neyi değiştirmek isterdim?” Ama hikâye bize şunu gösteriyor; aslında çoğu zaman değiştiremiyoruz, sadece yüzleşiyoruz.
Yazarın dili çok sade ve akıcı. Bölümler ayrı ayrı hikâyeler gibi ilerliyor ama hepsi aynı mekânda birleşiyor. Bu tekrar hissi bazı yerlerde durağanlık yaratıyor gibi olsa da bence kitabın atmosferine uyuyor. O küçük kafenin içinde, aynı sandalyede, aynı kurallarla yaşanan farklı hayatlara tanık olmak hoşuma gitti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın kapak tasarımıyla içsel bir yolculuğa çıkacağınızı sakin ama aynı zamanda düşündürücü bir roman olduğunu anlayabiliyorsunuz. Kısa ama heyecanı hiç bitmeyen bir kitap. Özellikle komşuların katillerinin kim olduğunu öğrendiğiniz de çok şaşıracaksınız. Duygusal / psikolojik roman okumayı seviyorsanız yavaş ilerlesin ama karakterle Empati de kurabileyim hatta sonuyla da beni şaşırtsın diyorsanız tam size göre bir kitap. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen olay örgüsü , betimlemeler , konunun işlenme tarzı çok güzeldi yer yer Halimin fazla duygusal olması beni sinir etse de okurken hiç sıkılmadığım ve severek okuduğum bir eser oldu. Herkese tavsiyemdir..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken hem gülümseten hem de düşündüren bir çocuk kitabı oldu benim için. Ergün Kazanır, aslında çok tanıdık bir konuyu—kurallar ve özgürlük arasındaki dengeyi—çocukların anlayabileceği sade ve eğlenceli bir dille anlatmış.
Hikâyede “hiç kural olmasın” fikri başta kulağa çok cazip geliyor. Kim istemez ki tamamen özgür olmayı? Ama olaylar ilerledikçe kuralsızlığın aslında ne kadar karmaşa yarattığını görmek oldukça etkileyici. Çocukların gözünden anlatıldığı için mesaj didaktik durmuyor, aksine doğal bir şekilde akıyor.
Kitabın en sevdiğim yanı, okuyucuya doğrudan ders vermek yerine düşündürmesi oldu. “Özgürlük gerçekten sınırsız olabilir mi?” sorusu hikâyenin içinde kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ayrıca çizimler de çok sıcak ve dikkat çekici; metni tamamlayan bir samimiyeti var.
Kısa, akıcı ve anlamlı bir kitap. Özellikle çocuklarla birlikte okunursa üzerine konuşulacak çok şey çıkar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Joe Abercrombie yine karanlık, sert ve bol gri karakterli bir dünya kurmuş. Şeytanlar tam anlamıyla “iyi kim, kötü kim?” sorusunu sürekli kafamda döndürdü. Zaten Abercrombie’den de pamuk gibi bir hikâye beklemiyorum; burada da entrika, kanlı hesaplaşmalar ve acımasız seçimler ön planda.
En sevdiğim şey karakterler oldu. Hiçbiri tam anlamıyla kahraman değil. Hepsinin kusuru, zaafı, bencilliği var ama tam da bu yüzden gerçek geliyorlar. Özellikle diyaloglar inanılmaz güçlüydü. O alaycı, yer yer kara mizaha kayan üslup kitaba ayrı bir hava katmış. Bazen karanlık bir sahnenin ortasında gelen o ince mizah beni hem şaşırttı hem de gülümsetti.
Dünya tasarımı detaylı ama boğucu değil. Siyaset, güç savaşları ve kişisel çıkarlar iç içe geçmiş. Olaylar yavaş yavaş tırmanıyor ve bir noktadan sonra tempo ciddi anlamda artıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçeriğe geçmeden ufak bir detayla başlamak İskender Pala’nın biçimsel zarafetine örnek olacaktır. Kitapta her bölümün son cümlesi diğer bölümün baş cümlesini oluşturuyor. Bu durum “koşma” denen nazım şeklinin bir türü olan “zincirli veya zincirbend” koşmaya örnektir. Dolayısıyla yazar, kitaptaki bölümleri zincirlerken bizi de adeta o zincirin halkalarından birisi yapıyor.

İskender Pala’nın geçmiş eserlerinde olduğu gibi güçlü kurgu bu eserinde de baştan sona hissediliyor. 2. Mahmut devrinin önemli olaylarından kabul edilen “Vaka-i Hayriye” sonrasında yaşanan kargaşa ve gerginliğin gölgesinde bir soygun planını okuyoruz. Üstelik her bölüm farklı bir karakterin anlatımıyla. Bu durum da karakterleri içselleştirmemizi sağlıyor. Bölümden bölüme soygun anına gitmek, kahramanlarımızın sonunun nereye varacağını bilmek ihtiyacıyla çırpınırken buluyoruz kendimizi. Klasik İskender Pala öğretisi ile de final yaşanıyor.

Kısacası sıcacık bir romandı. Bu yüzden önerimdir. Kitaplarla kalın.
Yanıtla
22
0
Destekliyorum  47
Bildir