Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısacık bir kitap bazen öyle şeyler anlatır ki, insanın yüreğini dağlar. Sayfalar arasında başlayan o umuda yolculuk, çoğu zaman çaresizliğin acısını en derinlerde hissettiren sert bir gerçeklikle yüzleştirir bizi.

Özellikle Ortadoğu’da kaderin değişmek bilmez çarkı, nesiller boyunca aynı acıyı üretmeye devam eder. Ancak işin en acı yanı, kimsenin bu gidişatın nedenini sorgulamaya cesaret edememesidir; çünkü buna asla izin verilmez.

Bu coğrafyada adaletsizliğe baş kaldıranlar anında "asi" ilan edilirken, sistemi yönetenler yalnızca kendi çıkarlarının peşindedir. Oysa unutulan bir gerçek vardır: akıl ve düşünce, insanı insan yapan, diğer canlılardan ayıran en temel özelliktir.

Ne yazık ki bu topraklarda cehalet, eğitimsizlikle hep kol kola gezer. Sorgulamayan, düşünmeyen ve aklını özgürce kullanamayan kitleler yaratıldıkça, ne umuda yapılan yolculuklar son bulur ne de yürekleri dağlayan o hikâyeler diner.

Çok sevdim…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mark Twain'in altı öyküsüne yer verilen kitapta ilk öykü, kitaba adını veren Adem ile Havva'nın Güncesi. Hikaye, ilk kadın ve erkeğin günlüğünü mizahi bir dille kaleme alışı ve mizahi bir dille İncil'deki olayların anlatımına dayanıyor. Bu hikayede Twain, din öğretisini sorgularken, okura kadın erkek eşitliğine dair düşündürücü ve bir o kadar da eğlenceli bir okuma sunuyor. Havva hayvanları isimlendiriyor, ateşi buluyor bu arada kaprislerini de yapıyor. Adem korkuyor bu yaratıkdan lakin Havva'dan öğreneceği çok sey vardır.
Kitapta yer alan diğer öyküler ; " Çalınan Beyaz Fil," "Milyonluk Banknot," "Calevers'in Meşhur Zıp Zıp Kurbağası", "Bir Köpeğin Hikayesi," ve "Sağ mı Ölü mü"
Bu hikayelerden beni en çok etkileyeni zekice bir kurgu olan" Milyonluk Banknot" ve ruhuma isleyen ve insanlık vicdanımı sorgulatan "Bir Köpeğin Hikayesi."
Keyifle okunacak 117 sayfalık bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala’yı ben en çok OD, Efsane, Mihmandar eserlerine yakıştırıyorum. İtiraf, Aşk Hikâyesi, Surname gibi macera-gizem türündeki kitaplarında ise aynı başarıyı bulamıyordum. Ancak Soygun ile farklıydı.Kitabın başında Tarık Tufan’ın inceleyen olarak adının geçmesi etkili olmuştur bekli de.
Olayların işleyişi ve merak unsuru oldukça başarılı. Saraydaki soygun üzerinden ilerleyen hikâye, içerideki ve dışarıdaki düşmanların entrikalarla bir dönemi nasıl kuşattığını da gösteriyor. Döneme ilişkin bilgilerin kurguya yedirilmesi kitabı zenginleştirirken, karakterlerin özellikleri de Osmanlı döneminin ruhunu başarıyla yansıtıyor.

Pala’nın dönem diline hâkimiyeti ise kitabın en güçlü yanlarından. Bazı yazarlar birkaç eski kelime kullanılarak dönem diliyle yazdık diyorlar birde. Pala, macera türünü güçlü dili ve edebî birikimiyle birleştirmiş. Bu kez polisiye-macera türünde gerçekten zoru başarmış; ortaya hem sürükleyici hem de edebî açıdan tatmin edici bir eser çıkmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı tarih yazıcılığının erken ve özgün damarlarından birine dokunmak isteyenler için Tevarih-i Al-i Osman eşsiz bir durak. Muhyiddin Mehmed Cemali’nin derlediği bu eser yalnızca tarihî bir metin değil; Osmanlı’nın kendi kimliğini inşa ettiği dönemin zihniyetini yansıtan önemli bir kaynak.

Kitapta beni en çok etkileyen nokta, ulema tarihçiliğinden farklı olarak halkın tarih dinleme ihtiyacına da seslenen anlatıcı tonu oldu. Devletin kuruluşundan XVI. yüzyılın ortalarına uzanan yaklaşık iki buçuk asırlık serüven, kuru bir kronolojiden çıkıp Osmanlı’nın kendini tanımlama çabasına dönüşüyor.

Eserin Avrupa’da erken dönemde Almanca ve Latinceye çevrilmiş olması da dikkat çekici. Bu yönüyle Osmanlı’nın Avrupa’daki erken tarih anlatılarından biri olarak da önem taşıyor.

Tarih meraklıları için bir zaman kapsülü, akademik çalışma yapanlar için değerli bir başvuru kaynağı. Tarihi yüzeysel bilgilerden öteye taşıyıp ilk kaynaklara yaklaşmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vatanın Kalbi gerçekten çok etkileyici bir kitaptı. Millî Mücadele’yi çocukların ilgisini çekecek, akıcı ve duygu yüklü bir şekilde anlatması kitabı benim için çok kıymetli kıldı. Okurken hem duygulanıyor hem de tarihin önemli bir dönemini karakterlerin yaşadıkları üzerinden hissediyorsunuz. Özellikle çocuklara tarihi sevdirmek, geçmişimizi tanımalarını ve vatan sevgisini hissetmelerini sağlamak açısından çok güzel bir eser olduğunu düşünüyorum. Bir öğretmen olarak çocukların severek okuyacağı ve okurken birçok duyguyu bir arada yaşayacağı kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Metin Özdamarlar’ın kalemine ve emeğine sağlık. Çocuklara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Brezilya edebiyatından, otobiyografik izler taşıyan bir büyüme romanı (Vasconcelos, 1968). Şeker Portakalı ‘nı daha da etkileyici kılan ayrıntılardan biri, Zezé’nin hikayesinin José Mauro de Vasconcelos’un kendi çocukluk deneyimlerinden izler taşıması. Eser, yazarın çocukluğunu kurmaca bir çocuk karakter üzerinden yeniden anlattığı otobiyografik bir roman olarak değerlendiriliyor (Santos & Ferreira, 2015).

Küçük Zezé’nin zor hayatını, hayal dünyasını ve sevgi arayışını anlatıyor. Çocukken de okumuştum ama yıllar sonra beni çok daha fazla etkiledi. Vasconcelos’un yalın ve akıcı dilini çok sevdim; bazen birkaç basit cümlenin sayfalarca betimlemeden daha fazla duygu verebildiğini bir kez daha gördüm.

Çocuklar yalnızca sevilmek istiyor ve bazen tek bir insanın sevgisi bile onların dünyasını değiştirebiliyor.

Duygusal, sade ve insanın içine dokunan hikâyeleri sevenler mutlaka sevecektir..

Vasconcelos’a, Zezé’ye ve hepsinden çok Portuga’ya teşekkür ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adamın Oğlu, esasen ne anlatmak istediğini ismiyle iyi niteleyen bir roman. Eril tahakküm kavramının karşılığını gayet başarılı bir şekilde anlatmış yazar. Kendi babasıyla olan çözülmez iktidar sorununu olduğu gibi oğluna aktaran, erkekliği yalnızca bilindik simgeler üzerinden yorumlayan bir adamın ve onun etrafında şekillenen ailesinin hikâyesini okuyoruz. Altı yıl önce bir şekilde çekip gitmiş ve sonrasında birdenbire dönen babanın yeniden hayatlarına girmesiyle öyle ya da böyle süren yaşamları bir anda değişen hamile bir kadınla dokuz yaşındaki oğlun hikâyesine tanık oluyoruz. Anneyi ve oğlu yakın zamanda vefat eden yaşlı babasının ormandaki evine götüren adam, onları doğayla zorlu bir sürecin içine koyuyor. Bu roman aklıma babanın geri dönüş hikâyesiyle Andrey Zvyagintsev'in Dönüş filmini de hatırlattı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kara Yarısı, sevgili Mahir Ünsal Eriş’in okuduğum ilk kitabı. Aslında kötü bir okur değilimdir ama nasıl olup da bu değerli yazarı daha önce fark edemediğimi doğrusu bilmiyorum. İnsan bazen gerçekten bakarkör olabiliyor.

Mahir Ünsal Eriş, çok iyi bir gözlemci olmasının yanı sıra tartışmasız yüksek bir entelektüel kapasiteye sahip. Bütün bunlar, sözcüklere adeta büyülü dokunuşlar yapabilme yeteneğiyle birleşince ortaya Kara Yarısı gibi etkileyici bir kitap çıkmış.

Hikâyeler öğretici, betimlemeler çarpıcı; karakterlerin duyguları ise öylesine başarılı aktarılıyor ki, okur kendini onların dünyasının içinde buluyor.

Bu yorumu özellikle benim gibi bu değerli yazarı daha önce keşfetmemiş olanlar ve kitaplarını alıp almamak konusunda kararsız kalanlar için yazıyorum.

Mahir Ünsal Eriş’i bilin, okuyun, kitaplarını alın. Eminim yaşamınıza zenginlik katacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar insanda bir iz bırakır. “Hadsiz Sen Kimsin Sen” benim için ikinci grupta.

İlk kitap olmasına rağmen anlatımındaki samimiyet ve duyguların gerçekliği gerçekten etkileyici. Çocukluk, aile, sevgi, kırgınlıklar, hayata dair küçük ama aslında çok büyük detaylar… Okurken kendi hayatınızdan bir şeyler bulmamanız neredeyse mümkün değil.

En güzeli de kitabın size bir şey öğretmeye çalışıyormuş gibi davranmaması. Sadece anlatıyor; siz de okudukça kendi hayatınızı, geçmişinizi ve kendinizi düşünmeye başlıyorsunuz.

Bir yazarın ilk kitabında en çok aradığım şey samimiyet. Bu kitapta fazlasıyla var. Umarım bu, yazarın uzun yolculuğunun sadece ilk kitabı olur.

Okuyacaklara tek tavsiyem: Önyargısız başlayın. Bazı cümleleri okuduktan sonra kitabı kapatıp bir süre düşünmek isteyebilirsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İktidarın insan hayatı üzerindeki denetimini en mahrem alana, rüyalara kadar taşıyan bir roman. İnsanların gördüğü rüyaların toplanıp sınıflandırıldığı, yorumlandığı ve devlet açısından anlamlandırıldığı, aslında bireyin düşüncelerini ve hayal dünyasını kontrol etmek isteyen totaliter düzenin güçlü bir metaforu. Yazar, bunu doğrudan anlatmak yerine absürt ve giderek boğucu hale gelen bir bürokrasi üzerinden anlatıyor.

Mark Alem’in bu sistemin içine girerek adım adım yükselmesi de romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Başlangıçta anlam veremediği kurallara zamanla uyum sağlaması, insanın baskıcı bir düzen tarafından nasıl dönüştürülebileceğini gösteriyor. İktidar, korku, itaat, bürokrasi ve özgürlük üzerine düşündürüyor. Özellikle devletin insanların yalnızca yaptıklarını değil, düşündüklerini ve rüyalarını bile denetlemek istemesi oldukça ürkütücü. Rüyalar Sarayının işleyişi düşündürücü. Kısa olmasına rağmen çağrışımları ve eleştirisi oldukça geniş bir roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir