Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğan Cüceloğlu'nun Var mısın? kitabı, hayatın anlamını ve insanın içsel potansiyelini keşfetme yolculuğunda bana rehberlik etti. Doğan Cüceloğlu, kendi dilinden ve örneklerinden faydalanarak, daha özgüvenli, motive bir yaşam sürmenin yollarını sunuyor. Her bir bölüm, farklı bir bakış açısı kazandırarak, yaşamıma dair farkındalığımı artırmamı sağladı. Özellikle insan ilişkilerine dair önerileri çok etkileyiciydi, çünkü sadece kendimi değil, çevremdeki insanları da daha iyi anlamama yardımcı oldu. Kitap, yalnızca kişisel gelişimle ilgili değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerde de daha sağlıklı bir yaklaşım benimsememi sağladı. Var mısın?, bana her zaman daha iyisini hedeflemem gerektiğini hatırlattı ve cesaret verdi. Yazarın bu kadar etkili bir şekilde insan ruhuna dokunabilmesi, kitabı benim için adeta bir dönüm noktası haline getirdi. Kendimi daha güçlü, daha bilinçli hissetmemi sağladı. Bu kitap, hayatımda çok önemli bir yere sahip. Herkesin bir kez okuması gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hep bir kitabı farklı yaşlarda tekrar okumak lazım denir. Bunu yapabilen bir insan değilimdir. Yazarın Müjgan isimli kitabı -yani 15 yıldır beklediğim doğrusu başlarda bekleyip sonra yazmayacak diye umudu kestiğim kitap- bu yıl çıkınca Hiçbiryer kitabını okumak ve ayrıntılarıyla hatırlamak istedim. Altını çizdiğim cümleleri bugün yine aynı iştiyakla çizmek istediğimi gördüm, hikayede acıya ve başaramamış olma duygusuna bu denli takılı kalıp kitapta yer alan siyasi imgeleri, bazı dönemlere kayıt düşme niteliğindeki kısımları hiç hatırlamadığımı hatta görmediğimi fark ettim. Fatma Hanım'ın başka kitaplarında da kullandığı ortak olayları neden bugüne kadar fark etmediğime şaşırdım. Ve yazsa kitaptaki her karakterden bir roman çıkar soru işaretlerimi tazelemiş oldum. Bakalım Müjgan kitabı beni nereye götürecek..
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kısmen otobiyografik bir hikaye. Bir kadın anlatıcı tarafından anlatılan bir monolog şeklinde ilerliyor. Anlatıcının çocukluğu ve gençliğinden başlayarak, hayatının farklı dönemlerini ele alan bu kitapta, o kadar etkileyici bir anlatımla aktarılıyor ki bunlar, okurken anekdot okuyormuş gibi değil de baştan sona hayatına tanıklık ediyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

Kitabın arka kapağında ‘aşırı kontrolcü bir anne’ ve ‘takıntılı bir baba’ ifadeleri yer alıyor. Bu durum hepimizin kendi ebeveynlerinden az çok gördüğü tavır ve davranışlar da var, yer yer tebessümle yer yer kahkahalarla okudum bu kısımları. Çok keyifli, çok eğlenceli bir kitap olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Okumanız tavsiyemdir.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap anlatım dili sade ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Çözümlemeleri konusunda güzel bir hakimiyet vardı. Briony'nin içsel çatışmaları, pişmanlıkları, hatasını telafi etmek istemesi gibi tahliller. Cecila'nın yıllarca Robbie'yi beklemesi ve bu yalan yüzünden ailesinden ayrı kalmayı seçmesi. Mutsuz sonlar. Kitabın son sayfalarında doğum günü partisinde Cecilia ve Robbie'yi aradım fakat bu ikiliye dair hiçbir şey yoktu.

Kitapta beğenmediğim bir nokta var, bölümler arasındaki geçişlerin zaman atlamasının oluşturduğu sıkıntılar. Bir anda birkaç yıl atlıyor ve birden "Neler oluyor, hangi ara buraya geldi" diye düşündürüyor. Bunun dışında kitabı bütünüyle ele alınca güzel. Okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kayboluş,Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan "E"nin hiç yer almadığı bir romandır.Bu teknik,Eski Yunan şiirlerinden beri kullanılagelen "lipogram"dır.Fakat roman olarak en yetkini Perec'ten gelmiştir.Ana karakter Anton Ssliharf'in kayboluşunu takiben yaşanılan bir dedektiflik macerasının anlatıldığı,postmodern polisiye unsurlarının yer aldığı,metne dahil olan diğer karakterlerin de roman içinde kaybolduğu ya da cinayete kurban gittiği bir romandır. Kitabın çevirmeni Cemal Yardımcı'nın yarı yazarlık iddiası ve bazı bölümlerde metne ara anlatıcı olarak dahil olduğu çevirisi çok özeldir.

Annesinin Nazilerce Paris'ten kaçırılıp Auschwitz kampında öldürülmesi sonrasında yazarın Fransızlara olan tepkisinin romanıdır Kayboluş.Üstkurmaca ve leitmotif tekniklerinin de yer aldığı bu roman,postmodern edebiyat açısından çok önemlidir. Perec'in Oulipo'ya 1967 yılında dahil olmasından sonra yazdığı bu roman,grup içinden çıkan yazarların metinleri arasında da ayrıca mühimdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Yaşamaz, okula gidecekken yaşamaz, askere alınırken yaşar, terhis olacakken yaşamaz, babasından kalan vergi borcunu öderken yaşar, mirasını alacakken yaşamaz...
Aziz Nesin hikâyelerinde de sıklıkla dile getirdiği hantal, uyuşuk, işlemeyen, hapsolduğu kalıplardan çıkamayan, toplumun sorunlarını çözmekten uzak bir bürokrasi sistemini ve bunun kurbanı olan toplumu ve bireyi kara mizah yoluyla okuyucusuna aktarıyor. Diğer taraftan kitabın aslında oyundan uyarlanmış bir roman olması, okur tarafından hissediliyor ve uzatılmış bir hikâye tadı veriyor. Bunu tabi ki bir edebiyat eleştirmeni olarak değil, sadece çok fazla roman okumuş biri olarak söylüyorum. Ayrıca kitapta arka planda verilmeye çalışılan hapishane havası ve Anadolu şivesi, bana açıkçası çakma bir Kemal Tahir romanı okuduğum hissi uyandırdı (örneğin Esir Şehir üçlemesi ve Karılar Koğuşu).
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanı henüz bitirdim ve son sayfayı okuyup kitabı kapattığımda aklımda şöyle bir şey belirdi. “Şahane bir tat kaldı”. Daha ilk sayfalarda merak uyandıran betimlemeler ve akıcı dili ile bir çırpıda okunup etkisini uzun süre hissedebileceğiniz bir roman. Gerçek ve gerçeküstü öğeler iç içe geçmiş asla eğreti duymadan işlenmiş bir olay örgüsü var. Zaman ve mekan kısıtlanmış görünse de uzamsal olarak çok geniş zaman ve mekanları kapsıyor. Bunun en güzel örneğini hemen doğu hem batı mitolojisinin gerçekliğini aynı anda işleyip kurgu ile birleştirerek yazıya dökmüş yazar. Hem yerel hem ulusal hem de uluslararası kültür motiflerinden örnekleri de okurken görmüş olacaksınız.
Başından sonuna gotik bir hava hissedecek ancak bunu çok yerinde ve dozunda bulacaksınız. İçerisinde çok farklı sanat ve edebiyat alanındaki eserlere de atıfta bulunmuş yazar. ilk kez hem doğu hem batı mitolojik öğelerin böyle ahenkle bir arada kullanıldığı bir roman okudum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba ilk başladığımda, özel bir çocuğa sahip bir ailenin içsel çatışmaları ve toplumsal zorluklarıyla ilgili bir hikaye bekliyordum. Ancak, bu eser beni beklediğimin çok ötesine geçerek tam anlamıyla ters köşe yaptı. Bir ilk roman olduğuna inanmak gerçekten güç. Yazar, derin bir felsefi altyapıyı ve akıcı bir dil ustalığını öylesine zarif bir biçimde harmanlamış ki, çevirmenlik geçmişinin de etkisiyle ortaya çıkan bu eser, tam anlamıyla bir düşünsel zenginlik sunuyor. Bergson’dan Proust’a, Nietzsche’den Tanpınar’a kadar pek çok önemli yazar ve düşünürün mirasına yoğun atıflarla şekillenen bu metin, okuyucusunu derin bir içsel yolculuğa çıkarıyor.
Ve bir parantez açmam gerekirse, ikinci bölümde Zeliha'nın edebiyat dergisinde yazmak istediği konulara bayıldım. Ayrılmayı bir türlü bilmeyen Musa'nın sorumluluğunu yeniden üstlenen Zeliha’nın hikayesini okumak, gerçekten derin ve etkileyiciydi. Derinlikli bir roman arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitapta yazara göre İskit İmparatorluğu dünya tarihinin en az bilinen ama en çok etki bırakan imparatorluğudur. Eldeki veriler İskitlerin ilk gerçek imparatorluğu kurduklarını, bu imparatorluğun daha iyi bilinen bozkır imparatorlukları gibi uzun süre hayatta kaldığını ve gerek siyasi organizasyon, gerekse askeri yapılanma ve İskitçenin Avrasya'nın genişçe bir alanında yaygın kullanımı gibi konularda ardıl Med, Pers, Part, Türk, Çin İmparatorluklarını nasıl etkilediğinden bahsetmektedir. Ayrıca yazar İskit kökenli olduğunu iddia ettiği, aralarında Zerdüşt ve Buda'nın da olduğu dört felsefecinin dünya felsefe ve din tarihine önemli katkıda bulunduğunu belirtiyor ve ayrıntılara giriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geçmişe dair birçok kokuyu burnuma getirdi kitap. Ayva reçeli gibi… Annem de yapardı biz küçükken, mutfak dolu dolu şeker kokardı. Ben dayanamaz ekmeğe sürmek isterdim ama bir gün beklemesi lazım ikazıyla geri adım atardım.
Sobalı evlerin isli sokaklarının kokusu gibi… Babam kışın işten geldiğinde ceketi tam da böyle kokardı. Önce serin bir esinti bırakırdı evin antresinde, sonra dışardan getirdiği is kokusu ve sonra da o bildik baba kokusu…

Füruzan iki güzel öykü sığdırmış bu kitaba. Biri Sevda Dolu Bir Yaz. Diğeri iki bölümde yazılmış Şarkılar Kitabı. Yaz Şarkıları 1 ve 2. İki öykü de bir çocuğun gözünden anlatılmış. Çok güzel anılar yanında ölümler ve ayrılıklar da sıralanmış.

Size eskiyi hatırlatacak satırlar okumak isterseniz okuyun derim. Ben çok sevdim umarım siz de...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir