Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aman Allah’ım, ben ne okudum! Alex Schulman’ın hangi kitabını okuduysam çok derinden etkilendim, Malma İstasyonu da onlardan biri oldu.

Bundan önce 17 Haziran’ı okumuştum ve onu biraz daha akıcı bulduğumu söyleyebilirim. Ama Malma İstasyonu da bambaşka ve oldukça çarpıcı bir hikâyeydi. Her şey bir tren istasyonunda başladı ve yine orada bitti. Özellikle sonu gerçekten çok etkileyiciydi.

Kitapta Harriet, Oscar ve Yana olmak üzere üç karakter var ve her birinin hikâyesini ayrı bölümlerde okuyoruz. Başlangıçta birbirinden bağımsız gibi görünen bu hikâyelerin nereye bağlanacağını kitabın sonuna kadar merak ettim.

Farklı, hüzünlü ve düşündürücü bir hikâye. Finali ise kesinlikle uzun süre aklımda kalacak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Kestane Adam kitabını okuyup, çok sevmiştim.2. kitap çıkınca hemen aldım. Ben iki kitabı da çok severek okudum. Yazar karakterleri öyle bir kurgulamış ki Naia Thulin ve Mark Hess i çok sevdim. Ortamı öyle bir anlatmış ki sanki olayların içinde bende varım. Sürekli polisiye okuyan biri olarak artık saçma sapan karakterlere, boş konuşmalara, tutarsızlıklara, acemiliklere tahammülüm yok. Tam istediğim gibi mükemmel kurgu, gerçekçi karakterler. Güzel konu seçimi ile ben çok sevdim. Kaliteli polisiye arayanlara önce Kestane Adamı sonra da Ölümcül Oyun'u tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vayyy diyorum, ne okudum ben böyle! Kitabı elime aldığımda bu kadar akıcı bir anlatım beklemiyordum. Açıkçası biraz ergen işi bir kitapla karşılaşacağımı düşünmüştüm. Şükür ki yanılmışım. Bol gizem, bol merak, bolca sır ve şüphe… Üstelik insanın ağzını açık bırakan bir final...Kapalı oda polisiyelerini her zaman sevmişimdir. Bu kitap da baştan sona gizemini korudu. Karakterleri tek tek tanıdıkça kim ne saklıyor öğreniyoruz. Fakat o sırrı öğrenene kadar ben de tırnaklarımı kemirmişim, haberim yok. Kısacası, sürükleyici, merak uyandırıcı ve sonuna kadar şüphe içinde bırakan bir roman.
Gizem sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hızlı okumak çoğumuzun istediği bir şey ama asıl mesele, kitabı hızlıca bitirmekten çok okuduğumu gerçekten anlayabilmek. Çünkü sayfalar hızla ilerlerken birkaç gün sonra hiçbir şey hatırlamıyorsam, hızlı okumanın pek de anlamı kalmıyor.
Anlayarak Hızlı Okuma tam olarak bu noktaya odaklanan bir kitap. Sadece gözleri daha hızlı hareket ettirmenin yollarını anlatmak yerine dikkat, odaklanma, anlama ve okunan bilgiyi zihinde tutabilme üzerinde duruyor. Verilen yöntemlerin uygulamayla desteklenmesi de kitabı yalnızca teorik bilgilerden oluşan bir metin olmaktan çıkarıyor.
Ben özellikle okuma hızından önce okuma alışkanlıklarımı fark etmemi sağlamasını sevdim. Her kitap hızlı okunmalı mı, bundan hâlâ emin değilim; bazı kitapların sindire sindire okunması gerektiğini düşünüyorum. Ama bilgi ağırlıklı metinlerde zamanı daha verimli kullanmak ve dikkati toparlamak isteyenler için faydalı yöntemler sunuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanıdığım en depresif karakterlerden biri Mürşit olabilir. Ama açıkçası onun yaşadığı “dünya ağrısını” okurken kendimi ona yakın hissetmekten çok, ona kızarken buldum.

Madencinin yaşadığı acıyı anlayabiliyorum; hayatının ve koşullarının ağırlığı gerçekten hissediliyor. Ama Mürşit’in derdi bana yer yer biraz şımarıkça ve bencilce geldi. Sanki kendi iç dünyasına o kadar gömülüyor ki gerçekten sorun olmayacak olayları gereksiz dramatize ediyor.

Buna rağmen Ayfer Tunç’un dili gerçekten çok güzel. Kitap oldukça akıcı; karakterlerin ruh hâli ve atmosfer başarılı bir şekilde aktarılmış. Mürşit’i sevip sevmediğimden emin değilim ama yarattığı o ağır, bunaltıcı ruh hâlini uzun süre unutamayacağım kesin.

Dünya Ağrısı, bende karakterinden çok, dili ve atmosferiyle iz bırakan kitaplardan biri oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pipkin’in bitmek bilmeyen merakı yine çok tatlı bir hikâyeye dönüşmüş. Bu kez kafasına takılan soru, bebeklerin nereden geldiği. Minik penguenimiz bu sorunun peşinden giderken farklı hayvanlarla ve onların birbirinden sevimli yavrularıyla tanışıyoruz.
Çocukların sormaktan hiç çekinmediği ama bazen yetişkinlerin nasıl cevap vereceğini bilemediği bir konuyu oldukça sade, eğlenceli ve anlaşılır bir şekilde ele almış. Özellikle hayvanlar üzerinden ilerlemesi kitabı hem öğretici hem de keyifli hâle getiriyor. Pipkin’in meraklı hâllerini çok sevdim. Çocuklarla birlikte okunup üzerine bol bol sohbet edilebilecek, merak etmenin ve soru sormanın güzelliğini hatırlatan sıcacık bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bir yıl aradan sonra yeniden okudum. Çünkü bu kitap ilk okumada yarattığı öfke ve rahatsızlıktan çok, ikinci okumada o rahatsızlığın nasıl kurulduğunu fark ettiren bir metin. Kesinlikle hak ediyor tekrar okumayı. Vega’nın ülkesine, siyasete, topluma ve insanlara yönelttiği sert eleştiriler romanın ilk katmanını oluşturuyor. Bu yönüyle benzer olayları ülkemizde yaşadığımızı hissettiriyor. Bu toplum eleştirisinin tozu giderek artıyor ve Vega’nın eleştirdiği kibir, yozlaşma, küçümseme ve yabancılaşmanın izlerini kendi tavrında da görmek mümkün oluyor. Böylece Moya, yalnızca toplumu sorgulamıyor; toplumu eleştiren bireyin kendisini de sorgulatıyor. Tiksinti, bu yönüyle hem bir toplum eleştirisi hem de insanın eleştirdiği dünyadan ne ölçüde bağımsız kalabileceğine dair rahatsız edici bir roman. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gece Yarısı Treni, geçmişte yaptığımız seçimleri, kaçırdığımız ihtimalleri ve geleceğe dair beklentilerimizi sorgulatan bir kitap. Okurken ister istemez kendi hayatıma, verdiğim kararlara ve “başka türlü olsaydı ne olurdu?” dediğim anlara döndüm. Bu yönüyle kitabı sevdim ve bende karşılık buldu.

Ancak zaman zaman yazarın vermek istediği mesajı fazlasıyla doğrudan söylemesi beni hikâyeden uzaklaştırdı. Bazı yerlerde “Roman mı okuyorum, kişisel gelişim kitabı mı?” diye duraksadım. Oysa anlatılanların bende uyandırdığı düşünceler zaten yeterince güçlüydü; keşke yazar bazı sonuçları okura bırakıp biraz daha geri planda dursaydı.

Yine de bitirdiğimde geriye dönüp hayatıma bakmamı, geçmişi ve geleceği düşünmemi sağlayan, fikrini ve kurgusunu sevdiğim bir kitap oldu. Belki de en büyük eksiği, söyleyecek sözü olmaması değil; söyleyeceklerini bazen gereğinden fazla açık söylemesi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Günümüzü ustalıkla yakalayan, kendi içindeki hesaplaşmalarını, kahramanımızın ifadesiyle insanın altın çağı çocukluğunu, İstanbul’un erenlerini, semtlerini, tarihi şahsiyetlerini dolu dolu, özene benzene anlatan bir roman. İnsan bir başka insanla yaşar cenneti ya da cehennemi sözünü, her insan profiliyle ilmek ilmek işleyen bir ilk kitap. Anne ve babadan kalan noksanlıklar tamamlanmadan nasıl sevebilir insan, nasıl sevmeli ya da? Hafakanlar basınca nasıl tepkiler vermeli? Hadi, diyelim ki bir canlı muhatap bulamadı, Raskolnikov niçin bir muhatap olmasın? Dostoyevski niçin gelip de ziyaret etmesin? Ancak insan hiçbir zaman tek başına değildir. Bir gün birileri çıkar ve bir şeyler oluverir. Kurumuş bir dal çiçek açmaya niçin durmasın? İlk kitap için oldukça başarılı. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gece Yarısı Kütüphanesini sevmiş biri olarak bu kitabın aynı duyguların tekrarı olmasını beklemiyordum ama de iki kitap arasında güzel bir bağ hissettim. Matt Haig’in akıcı anlatımı da kitabın düşünsel tarafını ağırlaştırmadan ilerletiyor.

Wilbur’un geçmişine yaptığı yolculuğu okurken asıl meselenin geçmişi değiştirmek değil, geçmişe başka bir gözle bakabilmek olduğunu düşünüyor insan. İş, başarı, para, ertelenen duygular… Hayatın içinde önemli sandığımız pek çok şeyin, geriye dönüp baktığımızda gerçekten önemli olup olmadığını sorgulatıyor kitap. Özellikle kaçırdığımız anların bazen büyük kararlar değil, küçücük tercihler olduğunu görmek insanda iz bırakıyor.

Anlıyoruz ki hayatı değiştirmek için geçmişe dönmeye gerek yok. Asıl mesele, elimizde hâlâ zaman varken neyi gerçekten yaşamak istediğimizi fark edebilmek. Belki de bazı trenleri kaçırdık ama yolculuğun devam edip etmediğine hâlâ biz karar veriyoruz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir