Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk defa Şermin Yaşar okudum, çok beğendim. Bir kere çok gerçekçi. Gündelik hayatta yaşanan herhangi bir olayı kimden dinlerseniz dinleyin herkesin kendine göre haklı gerekçeleri olabilir ve bazen hepsine hak veresiniz gelir ya. Kitapta da bir ailenin fertleri arasında geçmişte yaşananları ve mevcut ilişkiyi sırayla onlardan dinliyoruz ve aynı zamanda hikaye de akmaya devam ediyor. Birisinin düşüncelerine diğerinin iç sesinde cevap buluyorsunuz. Ve insanların birbirlerine karşı gerçek fikirlerini 10 saklayıp 1 konuştuğuna şahit oluyorsunuz. Bunlar gerçekçiliği artıran unsurlar. Yazarın dili çok akıcı ve hikayenin gerektirdiği ölçüde de gündelik bir dil. Psikolojik tahlil ve süslü tasvirlerin kaçınılmaz unsuru olan ağır kelime ve insanı yoran ifadelerden kaçınılmış. Hikayedeki insanları tanıttığı kadarıyla onların potansiyelini biliyorsunuz ve yazar da buna bağlı kalarak konuşturmuş insanları. Hemen bitirdim ve 2 kitabını daha aldım.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayıların Tarihine Kısa Bir Bakış...
Kitapta sayıların izine ilk defa rastlanılan taş devri buluntularından, günümüz bilgisayar teknolojisinde kullanılan ikili sayı sistemine kadar olan süreçte sayıların, sayılarla yapılan hesaplamaların ve sayılarla harflerin ilişkilerinin geniş bir özeti veriliyor.

İlk olarak eski çağlarda insanların hayvan kemikleri üzerine çizgiler ve şekiller çizerek sayma ihtiyaçlarını karşıladıklarından bahsediliyor. Sayıların o dönemlerde hem sayma işlevleri olduğu hem de sembolik anlamları olduğu anlatılıyor.

Kitapta 2'li-5'li-10'lu ve benzeri sayı sistemleri açıklanarak tarihsel kullanım alanları kısaca karşılaştırılıyor.

Daha sonra sırasıyla Çin, Eski Amerika, Sümer-Mısır, İbranice, Avrupa antik dönemi, Hint-Arap dönemlerinde kullanılan sayı sistemleri yazılışları, okunuşları ve bulundukları bölgeye olan etkileri açısından anlatılıyor.

Yazar kitapta medeniyetlerin sayıların yazımı ve kullanılması ile ilgili birbirlerinden nasıl etkilendiklerini örnekler vererek okuyucuya anlatıyor.

Kitabın bazı bölümlerinde akademik anlatım biraz yoğun olsa da sayıların dünya tarihindeki gelişimini öğrenmek ve daha detaylı araştırmalar için fikir edinmek adına faydalı bir eser.

"Altı sayısı daha Sümerlerden beri 'kamil bir dünya sayısı' olarak kabul edilmiş ve belki de hem 1+2+3'ün toplamı hem de 1x2x3'ün çarpımından elde edilen sonuç kendisi olduğundan değer görmüştür." (s.22)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yorumları okuyup almaya karar verdiğim bir kitaptı. Şimdi bitti ve iyi ki de almışım diyorum. İlk defa Ahmet Ümit okudum ve devamını getireceğimi anladım.

Polisiye severlere kesinlikle tavsiye ederim. İçerisinde hem tarih, hem polisiye, hem insan ilişkileri var. Gayet iyi bir düzen içerisinde kurgulanmış ve akıcı bir şekilde devam ediyor. Okurken sıkılmıyorsunuz aksine merak ediyorsunuz.

Asıl güzel olan şey kitabın sonu. Resmen insan şok oluyor sona geldiğinde. Büyük bir sürprizle karşılaşıyor ve çok şaşırıyor. Kitap bittiğinde okurken bulunduğunuz tahminlerin sonuyla hiç alakalı olmadığını görüyorsunuz.

Ayrıca cinayetleri çözmeye çalışırken araya katılan İstanbul'un tarihiyle ilgili bilgiler de ayrı bir hava katmış ve yeterince bilgilenmemize yardımcı olmuş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bizler, Finlandiya'nın soğuk ve kasvetli atmosferinde, katilin kim olduğunu çözmeye çalışan dedektif Jessica Niemi’nin peşine düşerek bilinmezliklerle dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. Her yeni gelişme, merak duygusunu tetikliyor, bu da kitabın başından sonuna kadar okuru diken üstünde tutuyor. Örümcek Ağı, bana göre yazarın bir önceki kitabı olan Cadı Avcısı'ndan bir adım önde. İlk kitap biraz ağır ilerlemiş, bu bazı okurları kitaptan soğutmuştu. Bu kitapta ise olaylar hızlı bir şekilde ilerliyor. Ayrıca kitap İskandinav polisiyesinin tüm özelliklerini taşıyor. Soğuk, karanlık bir atmosfer ve zekice kurgulanmış bir hikaye...
Bir okur başka ne ister ki. Tavsiyemdir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On Beş Köpek ve bir Bahis, iki tanrının bir iddia uğruna köpeklere bilinç vermesiyle başlıyor.Bu nadir bulunan türde bir roman: hem derin felsefi sorgulamalar içeriyor hem de akıcı ve sürükleyici bir hikâyesi var.Kitap, düşünce, bireysellik ve insan/köpek olmanın anlamı üzerine düşündürürken, statü ve hiyerarşi gibi konulara da eğiliyor.Aynı zamanda beklenmedik şekilde 'kink' alt metinleri içeriyor.

Ancak en önemli mesele, köpeklerin bilinçle mutlu ölüp ölemeyeceği üzerine kurulu.Dolayısıyla hikâye yalnızca bu on beş köpeği değil, onların kaçınılmaz sonlarını da anlatıyor.Köpek sahipleri için hem dokunaklı hem de zorlayıcı olabilecek bir roman. Bazı sahneler rahatsız edici olabilir, ancak kitabın sunduğu perspektifler kesinlikle okunmaya değer.

Ben en çok kaniş Majnoun ve onun yeni sahibiyle olan ilişkisini sevdim—bir köpek severin hayalini kurabileceği türden, sahipliği aşan bir bağ.

Hızlı okunan, düşündüren ve etkileyici bir kitap.Umarım hak ettiği okuyucu kitlesine ulaşır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı mimarisinin yadigârı konaklardan Can Feda'nın satışının gerçekleşeceği günden başlıyor hikaye. Olayları bazen Derviş Ali, bazen de Halide'nin dilinden dinliyoruz ve konağın sahiplerinin aile tarihine çekilirken yüzyıl öncesinin de şimdiye benzer insanî sorunlar ve duygularla bizleri eğittiğini fark ediyoruz. Tarık Tufan'ın her romanında kendinizden çok şey bulmanız yüksek olasılık. Çünkü kanaatimce kendisi insanı görmeye, duymaya, hissetmeye odaklanmış ve sezgileri güçlü bir ruh. Bu romanı bambaşka bir edebî tat verdi, hazineme altı çizili altın cümleler eklendi ve o kadar sürükleyiciydi ki bir günde bitiverdi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum  11
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Allah’tan zenginlik istedim, bana İslam’ı verdi.” diyor Muhammed Ali.
Nail Yıldız’ın Dava İnsanları serisinin ilk kitabı olan “Muhammed Ali”, 21. yüzyılın zihinsel karmaşasında unutulmaya yüz tutmuş gerçek kahramanları yeniden hatırlatmayı amaçlayan kıymetli bir çalışma. Kitap, efsanevi boksör Muhammed Ali’yi sadece bir sporcu olarak değil, bir dava adamı, idealleri ve inancı uğruna mücadele eden bir insan olarak ele alıyor. Bu eser, Muhammed Ali’nin spor sahasının ötesine geçen güçlü karakterini ve inancının şekillendirdiği yaşamını mercek altına alıyor.
Okunmaya değer, kitapla kalın…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyada bir savaş başlamak üzereyken ve aslında çoktan başlamışken Nazi iktidarı hükmündeki toplumun kalkışamayacağı düşünülen olaylar ve bu olayların içerisinde beklenmedik vasıf ve rütbe sahibi karakterler merakı arttırıp sürükleyicilik sağlarken kitabın uzun olması kısa sürede bitmesine engel teşkil etmedi. Nazi döneminin sonlarına ve savaşın başlarına denk gelen dönemde o dönemin belli bir alanı/kısmı yansıtan portresine bakmak için de güzel bir eser olmuş. Amaç neydi gerçekten ve bu gerekli miydi soruları kafamda dönerken artık suçlu kim masum kim soruları önemini kaybetmeye başlamışken insanın suçlu ve masum rollerinde olduğuna kani oldum, yani insan hem masum hem suçludur, bazı insanlar çok suçludur. Yine de hiç kimse sandığımız kadar masum değildir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Işık’ın daha önce Teşkilat-ı Mahsusa serisini okumuştum. O seriyi ne kadar çok beğendiysem bu eserini de bir o kadar çok sevdim. Mehmet Işık bu eserinde Ord. Prof. Mükrimin Halil YİNANÇ’ın biyografisini roman olarak anlatmış. Yine akıcı bir üslup ve bir oturuşta bitecek şekilde yazmış. Mükrimin Halil YİNANÇ’ın yaşadığı dönem içerisinde gerçekleşen olaylar ve akabinde süregelen durumlar neticesinde hayatının bir fotoğrafını aktarmak istemiş. Hocanın kitaplara, okumaya ve bilime olan sevdası kütüphaneleri mesken etmesini sağlamış. Bununla beraber hayatından birçok kesitin de yer aldığı bir biyografik roman okuyacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Foucault, farklılığın, farklı bakış açısının, alışagelmiş kalıpların dışında, belki zor olanı daha kolay okunur hale getirip aynı zamanda okuru geliştirmesi açısından çok önemli bir şahsiyet.

Kitabı anlatmaya başlamadan nasıl başlayacağımı düşündüm, anlatmaya gücüm yeter mi? Anladığım kadarını yazıya aktarsam yeter diyecektim ama ona bile dilim dönmedi .

Bireyi şekillendiren ne, dil deliliğin neresinde ya da delilik dile nasıl etki eder. Dilin kapalı evreninde deliliğin hapsedildiği yerde hareketlenmesi edebiyata ışık tutan bir olgu mudur?

Cervantes, Proust, Sade ve daha kimler kimler Foucault ‘un sırasına girip arz-ı endam etmekte yarıştılar .

Sonra edebiyat üstüne konuşmalar, edebiyat nedir ne değildir, nasıl bir ayrım vardır, her anlatı edebiyat mıdır?

Mahallenin delisi “Sade”. Sade okumaları, “Sade” dili ve duruşu…

Alın, okuyun, kitaplığınızda bulunsun… bakışınla fark yarat, farklı düşünmenin hazzına var …
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir