Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Enfes bir kitap. Defalarca okunacak ve müzakere edilecek ve üzerinde derince teemmül edilecek bir eser. Koltaş'ın tercümesi konusunda ise arada kalıyorum. Hem tradisyonalist ekole ülkemizde en hakim isimlerden biri; dolayısı ile konulara vakıf ama hem de tercüme felsefesinde nerede ise bir metni tekrar kaleme alacak bir tasarrufta bulunma gibi bir tutumu var. Dil hassasiyetinden de kaynaklanıyor bu. Dilimizin o zenginliklerini ben de seviyor ve önemsiyorum. Fakat bir metni tekrar yazacak kadar değiştiriliyor intibaını almak beni mütereddit bıraktı. Gelenekselci ekolün diğer kitaplarında kullanılan terimler -genelde- kendi kıvamını bulmuştu. Mahmut Kanık'ın tercümeleri özellikle hoşuma gidiyor. Özellikle orijinal ifadeyi parantezde de verince çok daha verimli oluyor. Nurullah beyin orijinal kavramları aynı şekilde parantez ile belirtmesi güzel olurdu. Ama yanlış anlaşılmasın; yine de iyi bir tercüme. Ama enfes bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap usul konularını kısa ve öz şekilde ele almış mevzuyu derinlemesine öğrenmek için Müellif Teshil ve Burhan kitaplarını önermiş genel olarak medreselerde ezberlenen bir kitap üzerinde düşününce ancak meselelerin özünü kavrayabiliyorsunuz. Temel atmak için tercih edilmesi gayet makul biraz gayretle ezberlenebilir. Şafi usulü içerisinde kadim eserlerden biri İmamül Haremeyn Cüveyni hayatının bir bölümünde mihne sürecini geçirmesine rağmen bereketli bir ömür geçiren velud alimlerimizden biri istifade etmek temennisiyle..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendi varlığını gök cisimleri, vahdeti vücut ve hayvani nefs ile kıyas ederek anlamaya çalışan; kendi ve yaratıcıyı bir yere konumlandırmaya ya da anlamlandırmaya çalışan; adada tek insan olarak hayata başlamış anne diye bir ceylanı bilmiş bir insanın kendisi gibi hak yolunda ve arayışında olan fakat insan ile yaşamış ve daha sonra onlardan uzaklaşarak adaya göç eden bir mübarek ile adada karşılaşıp yaşadıklarını ve seçimlerini anlatan bir kitap...

Aslında bir nevi kişinin kendi prototipini üretip iki yönlü dünyaya bakmasının hikayesi.. Zihinsel olarak üretilmiş bir prototip insan "hayy" hatta bana sorarsanız kitap kahramanı Absalın kendi zihninin yansıması.. Tabi doğal olarak ibni sina ve ibni tufeylinde..
Alan ile ilgili iseniz kolay fakat felsefe ve tasavvuf dilinden uzaksanız biraz zor gelebilir.. Tabii genel fikrim sonuçta her insan ayrı bir dünya.. Anlamak da bazen bilgi değil nasip işi...Benim ki sadece bilgilendirme.. Sevgilerimle
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her şeyden evvel yazın değerine sahip, tamamlanmış bir “eser” olması hasebi ile taktiri hak ediyor. Kitapta anlatılan olay örgüsüne dayalı anlatımın, yer yer detaylandırılan tasvirlerin, kimi sahneler arasındaki keskin geçişlerin sinema hissi yaşattığını düşünmüştüm. Yazarın geçmişte kısa film çalışmaları yaptığını ve bu eseri de beyaz perdede hayal ettiğini öğrenince bu düşüncem pekişti.

Bu durum eserin sinematografik bir atmosferde okunmasını kolaylaştırsa da eserde kullanılan üslubu edebi bakımdan yeterli bulmadığımı söylemeliyim. Edebi bir üslupla anlatılabilecek duygu yüklü bölümler, kimi zaman mekanik bir anlatıma sahipti. Farklı bölümlerde kahraman, ilahi veya gözlemci bakış açısının kullanılması da anlatımda bazı kusurlara yol açmış.

Ancak genel hatları ile eseri başarılı buldum. Bir çırpıda ve yorulmadan okunabilen bir öykü olması yönüyle de sürükleyici bir niteliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Yazarı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın 347 sayfasında güneye gidip bir insanca yaşayacakları bir kamp buluyorlar. Acaba kuzeye gidip orada iş varmış. Oraya gitselerdi hayatları nasıl olurdu demeden edemiyor insan.
Rose’nın kampta konuştuğu kadın kısmını okurken ruhum kötülükle doldu kendimi kötü hissettim. Aklıma hemen her yerde olaylara kötü gözle bakan insanlar olduğunu hatırlattı.
Kitap çok güzeldi. Kitap boyunca çaresizlik ve olumsuz hava hiç eksik olmadı. İnsan talihsizliklerinin ne zaman döneceğini düşündürttü.
“Para kazanacağız da ne olacak?” dedi. “Asıl iş, aileyi dağıtmamakta. Çevrede kurt dolaştığı zaman inekler nasıl birbirlerine sokulurlar. Hepimiz sağ olarak burada bulunduğumuz zaman gönlüm rahat. Ama ailemizin dağılmasına gönlüm razı olmuyor. (208 sayfa)
“Ben de biliyorum. Tıraş makinesine de ihtiyacım yok. İnsan gözü önünde böyle dizi dizi mal görünce, ihtiyacı olsun olmasın, canı çekiyor.” (491 sayfa)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nadide Adalet, yalnızca bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda okurun vicdanına dokunan, derin bir sorgulama alanı açıyor. Serhat Kaya, sade ve özgün diliyle adalet, eşitlik ve kadınların toplumdaki yeri üzerine güçlü bir anlatı kurmuş. Spoilere girmeden söylemek gerekirse, roman boyunca hissedilen o içsel sarsıntı ve yüzleşme duygusu finale kadar etkisini kaybetmiyor. Özellikle kadınların yaşadığı görünmez mücadeleleri bu denli incelikli ve sahici bir şekilde ele alması, eseri sadece edebi değil, aynı zamanda insani açıdan da değerli kılıyor. Böyle bir romanın edebiyat dünyasında var olması, tüm kadınlar adına umut verici ve anlamlı. Yazarın kalemini ve anlatım tarzını zaten seviyordum ama Nadide Adalet ve son romanı Uçurum'a katmanlı anlatım diline hayranlıkla okudum. Her ikisi de evrensel anlatısı olan romanları sevenler için okunması gereken, düşündüren ve hissettiren bir eser olmuş.
Yanıtla
176
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu alanda yazılmış daha iyi bir kaynak güzel Türkçemizde yok sanırım. Yazarın kendisi bu kitabı yazabilmek için yıllarca yerlilerin içinde yaşayıp gözlemlerde bulunmuş. Yani yazarın kaynağı kendisi diyebiliriz. Gözlemlerini aktarıp yorumlarda bulunuyor. Bugünkü kalıplarımızın sandığımızın ötesinde başka bir tarafı olduğunu örnekleri okudukça görüyoruz. Doğru yanlış demiyorum ama akılda soru işareti bırakıyor. Yazarın tespitlerinden hareketle ahlak -en azından cinsellik konusunda- sonradan türetilen bir olgu diyebiliriz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaş Sanatı, Sun Tzu tarafından milattan önce 500’lü yıllarda yazılmış. Evet, üzerinden yüzyıllar geçmiş; birebir bugüne uymasını beklemek çok gerçekçi değil. Ama işin özü şu: Bu kitap savaş anlatmaktan çok, düşünmeyi öğretiyor.
Bunu sadece askerlik kitabı gibi görme. İçindeki mesajları al, kendi hayatına uyarla. Özellikle rekabetin olduğu bir alanda çalışıyorsan, mutlaka dönüp bakman gereken bir eser.
Mesela yazar diyor ki: “Kendisini tanımayan da yenilir, karşısındakini tanımayan da.” Bunu birebir “düşman” diye düşünmek zorunda değilsin. Günümüzde bu; kendini tanımıyorsan iş hayatında geri kalırsın, rakibini tanımıyorsan zaten yarışın dışında kalırsın demek.
Kısacası sana tavsiye: Önce kendini iyi analiz et. Güçlü ve zayıf yönlerini bil. Sonra da içinde bulunduğun ortamı, sektörü ve rakiplerini doğru oku. Bunu yaptığında, sadece ayakta kalmazsın; oyunu yöneten tarafta olursun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elif Şafak’ın Gökyüzünde Nehirler Var kitabını okurken kendimi bir hikâyenin içinde değil, adeta zamanın ve hafızanın içinde yürüyormuş gibi hissettim. Her sayfada başka bir yere, başka bir zamana savruldum ama hiç kopmadım.

En çok da suyun bir metafor olmaktan çıkıp yaşayan bir hafıza gibi anlatılması beni etkiledi. Bir damlanın bile bu kadar çok şeyi taşıyabileceğini düşünmek… insanı ister istemez kendi geçmişine, köklerine götürüyor.

Kitap bittiğinde içimde tuhaf bir his kaldı; sanki sadece bir roman okumadım, bir şeyleri hatırladım. Belki kendimi, belki de insanlığın ortak hikâyesini…

Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar düşündürmemişti. Gerçekten çok beğendim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  20
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen bir kitabı okumazsın… kitap seni okur. Benden Bana Ne tam olarak böyle bir deneyimdi benim için. Eddi Anter bu kitapta öğüt vermiyor, yol göstermiyor. Daha derin bir şey yapıyor: Unuttuğun kendini hatırlatıyor.

Okurken en çok şunu hissettim: Sürekli birilerine yetişmeye çalışırken, kendimi ne kadar geride bırakmışım…Kitap, klasik bir kişisel gelişim dili kullanmıyor. Aksine, o kalabalık cümleleri susturup seni kendi sessizliğinle baş başa bırakıyor. Ve o sessizlikte, en gerçek sesin ortaya çıkıyor. Altını çizdiğim onlarca cümleden biri: “Ne olmadığını fark ettiğinde kim olduğunu hatırlarsın.”

Bazı sayfalarda durup düşündüm, bazı sayfalarda kitabı kapatıp sadece hissettim. Çünkü bu kitap okunmuyor…hissediliyor.

En sevdiğim tarafıysa şu oldu: Sana “değiş” demiyor. “Sadece kendine dön” diyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir