Önce Elif Şafak'ın Firarperest adlı kitabını okudum, bayağıda sardı, hoşuma gitti şimdi de Med Ceziri okudum. Firarperest kadar sürükleyici olmasa da okunası bir kitap diyebilirim.
Bu kitap bir roman değil. Farklı zamanlarda yazmış olduğu makalelerinin bir araya getirilmiş bir derlemesi. Yazarın romanlarının alt yapısını bu makalelerde görmeniz mümkün
Romanları kadar etkileyici olmasa da özellikle kadın hakları,kimlik ve önyargılar konusundaki aydınlatıcı yorumlar sayesinde Elif Şafak'ın bu kitabı okunabilir;ancak yer yer sıkılmayı da göze almalısınız.
Med-Cezir...<br />"Seni hiç konuşmamanın yolunu, seni bol bol, avuç avuç saça saça konuşmakta buldum. Sen söz konusu olduğunda hiçbir şey söylemeden çok şey söylemenin usturuplu yollarına vâkıfım. Sen söz konusu olduğunda hiçbir şey söylemek gelmiyor içimden. Bu yüzden ben, böyle seri, böyle teklemeden konuşabiliyorum senin hakkında.."<br /><br />((elif şafak-med cezir))<br />
daha çok köşe yazılarından ve makalelerinden derlenmiş.genelinin konusunu kadın ve hakları oluşturuyor.Elif Şafak'ın kadına bakış açısını beğeniyorum.sırf bu yüzden bile okumaya değer
Elif Şafak'ın yazılarından toparlanmış kadına, topluma dair yazılar. Deneme tarzında ve çetrefilli Elif Şafak dili pekte sarmıyor bir Elif Şafak okuru olarak beni. Ama yine de okunabilir.
Makale yazılarını pek sevmememe rağmen elimden bırakamadım ve bir solukta bitirdim. Çok gerçekçi, akıcı ve hayatın içinden yazılmış yazılar. Beni en çok etkileyen kısmı dünya kadınları ile bizim hayata bakışımız ve olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
Elif Şafak'ın okuduğum ikinci kitabı. İlk olarak, Baba ve Piç'i okumuştum. Hani şu "Ermeni meselesi" dolayısıyla olumlu-olumsuz bir çok eleştiri alan romanı. Bu kitap bir roman değil. Farklı zamanlarda yazmış olduğu makalelerinin bir araya getirilmiş bir seçkisi. Bence iyi de olmuş. Yazarın romanlarının alt yapısını da bu makalelerde görebiliyorsunuz. Doğrusu, yazarın görüşlerini paylaşsak da paylaşmasak da; iyi eğitim almış, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da bulunmuş, çok dilli, hatta ki romanlarını İngilizce yazabilecek kadar yabancı dile hakim bir Türk bayan. Bayan bir yazar diyorum; zira kadın hakları, feminizm gibi konularda oldukça hassas. Kullandığı dil açısından, bol bir kelime dağarcığına sahip. Tarihe, dile ve tarihsel düşünceye olan hassasiyeti ve merakı, onun hem modern hem de Osmanlıca kelimeleri sık sık kullanmasıyla sonuç veriyor. Şahsen bu benim için hiç te bir sorun değil, aksine insanın dağarcığını zenginleştiren bir durum. Ancak, günlük 200-300 kelime kullanım kapasitesine sahip bir çok okur veya okur adayı için yazdıkları fazlasıyla ağdalı gelebilir. Hatta birçok kişinin, "Ya nediyor bu hatun? Dediği bile anlaşılmıyor. Arı-duru yazsın da herkes anlasın" dediğini bile düşünüyorum. Bir çok makalesinin bir çok satırının altını dikkatle çizdim. Çoğunu bir kaç kez daha okudum. Bence yazar, 2-3'er sayfalık yazılarında, uzun hikayeleri olan birçok hususu ele almış. Kadınlık, kimlik, Doğu-Batılı olmak, kültür, kültürel bölünme gibi konular en çok ele alınanlar. En çok beğendiğim makaleler şunlar: - Dipsiz boşluk - Türkiye'nin modern yüzü - Gümüş mazi - Öteki ben - Mutsuz aileler - Berlin ve İstanbul - Gececil edebiyat Eğer, düşünmeye, düşünceye, düş kurmaya, başkarının düşlerini ve evhamlarını öğrenmeye meraklıysanız bence alın, okuyun.
Yazarın daha çok dergi ve gazetelerde yayımlanmış yazılarından oluşan kitap daha çok yazarın edebiyatının izlerini takip etmek isteyen okurlara ipuçları sunuyor.