Bilhassa yakın tarihimize farklı perspektiflerden bakma çalışmalarının, bulunduğumuz dönem itibariyle önem arzetmesinden dolayı kesinlikle okunması gereken, mamafih kitapta yer alan mevzulara salt doğru olarak değil ufuk açıcı doneler olarak bakılması gereken bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Resmi Tarihimiz ne yazık ki İttihatçı bakış açısı ile yazıldığından resmi tarihten gerçek bilgileri öğrenmek mümkün olmuyor. Bu durumda da Ayşe Hür gibi olayların kaynağına inerek doğruları okuyucu ile buluşturması gereken özgür tarihçilere büyük iş düşüyor. İşte bu kitabı ile yazar Abdülmecit'ten İttihat Terakkiye kadar "aslında ne oldu?" sorusunun cevaplarına kısmen ışık tutmaya çalışıyor. Kitabın hacmi dar olduğu için kısmen diyorum, buradaki bilgiler sadece okuyucuya bir yol göstermek amaçlı olarak kabul edilmelidir. Okuyucuya bir merak aşılayıp daha detaylı bilgileri daha geniş kapsamlı kaynaklardan araştırma merakı aşılamak amaçlı kabul edilmelidir. Özellikle Çanakkale savaşı ile ilgili kısımlar oldukça ilgi çekici. Resmi tarihin çarpıtmalarından biraz olsun kurtulup doğrulara ulaşmak isteyen okuyucular için bu kitap güzel bir başlangıç olabilir. Kazım Karabekir'in her kitabının başında dediği gibi "Vatandaş, yanlış bilgi felaket kaynağıdır, olayların gerçek mahiyetini araştır!"
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tamamen yanlı bir yazar abdülhamitle ilgili yanlış bilgiler içeriyor yahudilere filistini bizzat verdiğini söylemiş kaynak noktaları bile hep tek taraflı tavsiye etmem ayrıca zor ilerliyor
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
resmi tarihini gerçek anlamada dışına çıkan konulara değiniliyor ancak her biri kendi alanında üzerine yüzlerce sayfa kitap yazılması gereken konulardır. ermeni meselesi kürt meselesi ya da jöntürklerin ideolojisi ve cumhuriyet. kitap resmi tarihin yalanlarından bıkanlar için öğretici bir kitap ancak ikinci cildi de çıkmalı ve gene aynı konular daha uzun uzadıya anlatılmalı diye düşünüyorum... mustafa kemal ve resmi tarihe etkileri üzerinde fazla durulmamış biraz çekingen davranılmış ancak tarihle yüzleşmek için bir başlangıç kitabı olabilir.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
oldukça ilginç bilgilere yer verildiği bir gerçek. yakın tarihimizde geçen olaylar ve belgelerin biraz da olsa dıştan görünen halini araştırmayı hedeflemiş yazar. sonuçta da ayrıntılarla dolu bir tarih kitabı ortaya çıkmış...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın amacı söz de ermeni soykırımı tezini TÜRK insanın bilinç altına yerleştirmek. Kitabın can alıcı kısmını söz de soykırıma ayırarak bunu kanıtlamıştır. Ne yazık ki kitapta vahşi Türkler masum ermenileri katletti diyor. Unutmayalım ki Söz de soykırım tezini kabul ettirmenin yolu olarak bunun önce Türklere kabul ettirmeleri gerektiğine karar vererek bu yönde çalışıyorlar. Uyanık olmak ta fayda var. Yorumlarda bile bu kitaba övgüler var ise amaçlarına ulaşmak üzereler. Biz bu vatanı kolay kazanmadık ki bedava verelim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazar ermenileri masum gariban göstermiş. agos gazetesinde çalışan bi yazarın ermenilere toz kondurmaması gayet normal. kürtler ve türkler demek ki ermenileri canları sıkıldığı için sürmüşler 1915 te.. kendisinin tarafsız objektif bir tarihçi olduğunu düşünmüyorum.bir kaç programanı dinledim ama hikaye..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba , Evet eser gercekten resmi tarihin cok cok dısına cıkıp ozgun bilgiler veriyor ,bu yonden gercekten bagımsız bir yapıt , ama yinede kitapta yer alan ozellikle 2. mesrutiyet sonrasını kapsayan bilgilerin gercekliligi konusunda cekincelerim var.Ozellikle ermeni, tehcirine merak duyan biri olarak bu konuda tatmin oldum fakat ermeni cetelerin yapıp-ettiklerine nedense hic deyinilmemis.Ben acı kıyası yapmıyorum kesinlikle , yani bir tarafın acısı daha fazla oburu bu kargasayı daha ucuz atlatmıstır demiyorum , ancak Ermenilerin cetecilik faaliyetleri acaba tehcire karsı mı basladı ,yoksa tehcirden oncesinde mi nicin neye karsı baslamıstır , bunun cevabını bu kitapta bulamıyorsunuz.
Acaba biz mi yanlış öğretildik de bunlar doğru yoksa yazar mı yanlış biliyor da biz yanlışları eksikleri okuyoruz? akıcı olmasına rağmen sıkılmış durumdayım Enver Paşalar Teşkilatı Mahsusacılar 2. Abdülhamit hep hepsi karmançorman oldu beynimde ne taraftayım anlayamadım yazarımız sayesinde..
Kitaptan beklentim fazlaymış sanırım. Benim için bir hayal kırıklığı demeyeceğim ama beklentilerimin altında kaldı. Ayrıca kitap baskı olarak da vasatın altında. Cümle düşklüğü ve anlatım bozukluğu had safhada. Yazabilmek iyi de okunabilirlik için güzel yazmak lazım. Türkçeyi iyi kullanamıyor yazar. Dizgi hataları da tuz-biber olmuş. Bir de yazı eğitimi alması gerek. Akademik dilin dışında tutayım derken bazen lakaydiliğe ve basitliğe kaçılmış ifadelerde.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim kitaptan beklentim galiba fazla olmuştu.Ayşe Hür taraf gazetesindeki yazılarını genişletir daha derinlere iner sanmıştım ama galiba yanıldım.Bazı konular gazete haberciliği gibi olmuş çok yavan.Bir de yazarın Osmanlı tarihine bazı noktalarda bakışında bana göre yorum kaynaklı eksiklikler var.Mesela tanzimat ve ıslahatla birlikte ilk defa osmanlı-türk ve ermeniler birbirlerini tanımış anlamıştır gibi sanki bu iki unsur o zaman karşılışmış uzun yıllardır bu coğrafyada yaşamıyormuş gibi bence Ayşe Hür'ün ağırlı karşısında hafif kalmış yorumlar var.Ben kitabı tavsiye ediyorum.Tarihi akademik formattan çıkarmış iyi bir çalışma.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Resmi tarih cümlelerinin vurgusunun asıl yerini göstererek olanları daha iyi kavramamıza yardımcı olan, kimsenin masum olmadığını gösteren bir kitap. Mutlaka okuyun. Sonrasında görüp görmemek kendi kafanızdaki özgürlüğe bağlı.
Bu kitap bilimsel bir eser niteliği taşımayan, desteksiz öznel yorumlarla dolu bir "PROPAGANDA" kitabı. Tutarsızlığı ile beni son derece öfkelendirmesine rağmen, yine de herkesin okumasını tavsiye ederim. Yerli Türk oryantalizminin ne olduğunu anlamak isteyen, bu kitabı ve ardındaki amacı sorgulasın. Halkından utanan, Avrupa'nın her şeyin en iyisini yaptığını düşünen ve bütün kötülükleri, mensubu olduğu (?) halka yükleyen içimizdeki oryantalistlerin bir manifestosu adeta.
Hür'e çeşitli sorular sormak isterdim. ABD'nin kurucu babalarının hepsi köle sahibi, varlıklı insanlardı. Peki, ABD halkı onları bugünün kıstasları ile değerlendirip yerden yere mi vuruyor, yoksa bu olguya "dönemin gerçekleri" açısından mı yaklaşıyor? Fransa'da ulus devletin oluşumu sırasında etnik ve dini türdeşliği sağlamak için Vendee'de ve başka yerlerde büyük katliamlar yapıldı. Sadece St. Barthelmy katliamında yüz binlerce Protestan öldürüldü. Keza İngiltere, ulus devlet sürecinde Katolikliği ezdi geçti, İskoçlara ve İrlandalılara kan kusturdu. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Yani sadece "kötü ve barbar Türk'e" hesap sormak, ulusu devlet kurarken yaptığı her şeyi katliam olarak nitelemek adil mi?
İslamcısının, liberalinin, Avrupa hayranı yerli oryantalistlerin bugün salyalar saçarak yerden yere vurduğu İttihat Terakki ve onun "hazin ama kaçınılmaz" eylemleri olmasaydı, Türk'ün elindeki son yurt olan Anadolu da elden gitmişti. Hoş, Hür gibi "haymatlos aydınlar (!)" için bunun hiçbir önemi olmazdı. Eminim emperyalist işgalcilerin "kötü, katil, barbar Türk'e" Anadolu'nun ortasında ayırdıkları bozkır devletinde durmaz, kapağı hemen Ermeni veya Pontus devletlerine atardı onun gibileri. Hür'ün kitabı bilimsel disiplinden yoksunluğu, sinsi tarafgirliği, "maalesef mensubu olduğu" halktan utancını her satırda ele veren yapısıyla, bir İBRET VESİKASI. Bu liberal-İslamcı aydınlar korosu şunu anlamıyor: İttihat Terakki, kendisini Avrupa'nın sağlam ulus devletleri karşısında hiçbir geleceği olmayan bir ırklar, diller ve dinler bohçasının yöneticisi olarak buldu. Osmanlı yüzyıllarca karnının üstüne yatıp esasen bir Ortaçağ artığı olan idari ve siyasi anlayışını sürdürdüğü için, İttihat Terakki'nin can havliyle ulus devlet kurmaktan başka hiçbir seçeneği yoktu. Çünkü çağın gerçeği buydu ve bunu yapamayanların başına nelerin geldiği, Avrupa sömürgeciliğinin girip mahvettiği bütün kıtalarda görülüyordu. Balkanlar, Orta Avrupa toprakları devletin elinden birer birer alındı. Emperyalizmin yeni hedefi, Ortadoğu topraklarını da yutmak, devletin son kalesi olan Anadolu'yu parçalamak için azınlıkları "manivela" gibi kullanmaktı. Ermeniler ve Rumlar bu göreve sevinçle talip oldu. İngilizlerin Benjamin Disraeli ve S. Canning'den beri ciddi ciddi düşündükleri, "Barbar Türkleri geldikleri yere, Orta Asya'ya geri göndermek" düşünün gerçekleşmesi için engel kalmayacaktı. İşte o yerden yere vurulan İttihat Terakki, son bir hamleyle, cesurca davranarak bu bin yıllık Hıristiyan rüyasını bozdu. Avrupa'nın hala kabullenemediği, besleyip büyüttüğü yerli oryantalistlerle temelini zayıflatmaya çalıştığı bu ulus devlet, işte böyle hazin bir ortamda kuruldu. NATO gibi Batı kurumlarıyla yoğun işbirliği yapmamıza rağmen, bugün bile biz Türklere nasıl muamele ettiklerini görüyoruz. Hür'ün "rasyonel, her zaman adil, mükemmel" Batısı, kan ve gözyaşı üstüne kurulmuştur ve 21. yy'da sadece sömürü taktiklerini daha rafine hala getirmiştir o kadar. İçimizdeki "iliştirilmiş oryantalistler", yasını tuttukları Rum mübadelesi ve Ermeni tehciri olmasaydı Filistin'den beter hale geleceğimizi kendilerine bile itiraf edemezler. Dünyada ekonomik, askeri ve teknolojik olarak suyun başını tutmuş Batı ülkelerinin gamsız ve arkası sağlam aydınlarına özenerek, hatalarına rağmen fakir bir ulusu 80 yılda iyi bir refah seviyesine yükselten cumhuriyete yıkıcı ve haksız eleştiriler getirenlerin samimiyetinden her zaman şüphe duyuyorum. Rahmetli Gündüz Aktan, Ayşe Hür ve benzerlerinin "psiko-patolojisini" çok iyi analiz etmiş ve onların bilinçlerinin derinlerindeki oryantalizmi ve safdilli Batı hayranlığın deşifre ederek bu liberal koronun gizli komplekslerini suratlarına vurmuştu. Şu anda yeni bir Gündüz Aktan'a ihtiyacımız var. Halkını yerden yere vuran, onlardan utanan ve bu hareketleri karşılığında Batı akademyası ve kindar diasporalar tarafından pohpohlanarak ödüllendirilen "iliştirilmiş oryantalistlere" değil.
Ayşe Hür'ün daha önce bazı yazılarını okumuştum.Tarafsız bir bakış açısıyla bilmediğimiz bazaı araştırmaları verecek sandım fakat tamamen yanılmışım.Aşırı taraflı-kendisi de gerçi kitabın girişinde belirtiyor- ve kendine göre hedeflediği yönlendirmeyi yapabilecek bir kurguyla yazılmaya çalışılmış biraz zorlama bir kitap olmuş.Daha kaliteli eserler bekliyoruz.