Budala
Budala

Kitapyurdu Fiyatı: 23,56TL

64Yorum
draroz
25.01.2013
Dostoyevskinin muhteşem eseri. Eser akıcı uslubuyla, ilginç ve geçerliliğini hala koruyan konusuyla, psikolojik tahlillerin yer aldığı anlatımıyla bir başyapıt. Saralı bir şahsı merkeze alarak toplumu irdeleyen, toplumun ikiyüzlülüğünü ortaya koyan bir eser. Ben çok beğendim...
Emel-Badesu
11.01.2013
Klasik Rus edebiyat eserlerinde olduğu gibi Budala da da çok sayıda karakter ve ünvan/ lakaplar mevcut , kimin hangi ünvana sahip olduğu , karakterler arasındaki ilişkiler ;akrabalar, kuzenler, arkadaşlar,uşaklar .. karakterlerin karışmaması açısından başlangıçta biraz uzun ara vermeden okumanız gerekiyor , ama tüm karakterler yerine oturunca, bağlantılar netleşince kitaptan zevk almaya başlıyorsunuz, Çok güzel aynı zamanda depresif bir kadın olan Nastasya Filipovna ve Prens Mişkin in hikayesi, tutkulu bir aşk , dürüstlük, şeref , onur , verilen sözlerin yerine getirilmesi , seven için fedekarlık .. gibi erdemli davranışlar , dönemin kültürel yapısını net bir şekilde yansıtmış , dünya klasikleri arasında , mutlaka okunmalıdır
Theurfali
28.11.2012
adam bu eserinde bile ustalığını konuşturuyor gerçekten büyük bir yazar iki aşk arasında kalan bir adamın hikayesi betimlemeleri çok şahane şiddetle tavsiye ederim
Ibrahim Balkış
Kitapkurdu
Öncelikle yazar bu kitabında Dünya'nın büyük çoğunluğunu oluşturan toplum yapısını bize en yalın haliyle aktarmakta. Sınıf farklılıklarının bariz şekilde görüldüğü romanın her sayfası ayrı ayrı irdelenmeli ve sindirilmeli. Dostoyevski'nin toplumun çok farklı kesimlerinden seçtiği tipler; bizi bize anlatmakta ne kadar usta bir yazar olduğunun adeta ispatı. Son olarak yazarın kendisininde yakalandığı sara nöbetini anlattığı sayfalarda ise; sanki sizde ana karakter Lev Nikolayeviç Mişkın ile birlikte nöbet geçiriyorsunuz. O bölüm bittiğinde ise yerde yatan Mişkin değil de sizsiniz. Akıcı ve anlaşılır diliyle tam bir şaheser.
Kaman
Kitapkurdu
27.10.2011
Dostoyevski benim için vazgeçilmez bir yazar.Bu eseri de farklı yayınevlerinden defalarca okuduğum bir eseri.
edebiyatçı17
Kitapkurdu
26.04.2011
Dünyanın en büyük aşk romanı sayılan bu kitap, karakterleri, kurgusu ve anlatımı ile Dostoyevski’nin diğer eserlerinden farklıdır. Yazar, çok yalın bir dil kullanmıştır. Kurgusu da aşırı sürükleyici ve çekicidir. Bir tarafta güzellik ve hırçınlık, diğer tarafta zekâ ve duyarlılık taşıyan iki kadın ve bu iki kadın arasında kalan, iyiliğin simgesi bir budala; Prens Mişkin. Bugüne kadar okuduğum en iyi üç kitaptan birisiydi.
marr
06.04.2011
gercekten diğer cevirileriyle karsılastırıldıgında daha iyi olduğu görülebiliyor,bazı kısımlar da aksayan Türkçe olmasına rağmen.tek cilt halinde basılmıs olmasının da avantaj olduğunu düşünüyorum.
canbaz_3
11.03.2011
Ben de orta okuldayken mi lisedeyken mi okumuştum.Bir adam vardı ama hiç bir anlam verememiştim.Ne anlattı niye zahmet edip böyle bir roman yazdı gibi sorular kaldı aklımda sadece:)Ama tekrar okuyacağım çünkü küçükken okuyamadığım kitaplar vay be nasıl anlamamışım dediğim kitaplar oluyor şimdilerde..
Tektabancaltıpatlar
Orta okuldayken beni okumaktan soğutan kitap, sadece bitsin diye okumuş 2 yıl kitap okuyamamıştım. Yeni yeni kendime geliyorum. Tekrar okumayı hiç düşünmedim.
ctnky
01.01.2011
Öncelikle, kitabın çevirisi gerçekten çok güzel. Can yayınları ve Nihal Yalaza Taluy birleşince baskı kalitesi ve çeviri açısından ortaya mükemmel bir birliktelik çıkmış. Kanımca edebiyat tarihinin en değerli yazarı olan Dostoyevski, bu romanında da inanılmaz renkli karakterler ve yaşam tarzları ortaya koymuş ve hikayesini son derece akıcı bir şekilde okuyucuyu hiç sıkmadan anlatmayı başarabilmiştir. Kitabı okurken okuyucuya sıkıcı gelebilecek tek nokta, İppolit'in mektubudur. Bu 10-15 sayfa dışında herşey tek kelime ile mükemmel.
kdrtyfn
27.12.2010
Toplumun ikiyüzlülüğünü ve iyi niyetli insanların böyle bir toplum içerisinde "budala" durumuna düşüşünü çok güzel bir şekilde anlatmış.Ayrıca insan psikolojisini de birçok yönüyle gözler önüne sermiş.Romanın kahramanı Prens Mışkin'in iç dünyasını incelerken,Dostoyevski'den bir şeyler taşıdığını söylemek de mümkün açıkçası.Tüm bunların yanında tutkulu bir aşk romanı nitelğini de taşımaktadır.<br /> Anlatımı da oldukça akıcıdır ve tabiki de Dostoyevski'ye özgü bir derinliği vardır.
faster_jackson
05.08.2010
Dostoyevski’nin eserlerinden olan suç ve cezadan sonra ikinci romanı olan budalayı okudum. Gerçekten insanların iç dünyasını çok iyi bir şekilde ifade etmiş. iyi niyetli saf insanlara güvenen bir prensin hikayesini anlatıyor. ayrıca bizim türk insanların yapısına uygun karakterde bir roman mutlaka okunmasını tavsiye edeceğim bir kitap …
bbab
19.06.2010
Mışkin gibi olmak isterdim!<br />
KY-622730
29.05.2010
Budala; Dostoyevski'nin 4 temel romanından biri olarak anılıyor. Kitabın arkasında Andre Gide'nin bir yorumuna yer verilmiş: Dostoyevski'nin kahramanlarını gurur harekete geçirir hep. evet düşük karakterdeki tiplerde de daima belirli ölçüde bir gururdan bahsedilebilir. bir kurmaca gerçek olmasına rağmen Dostoyevski'nin romanlarında hayatın kendine özgü matematiğini görürüz. Benim, onun romanlarında sevdiğim şey; olayların akışı bir yana olaylar ve kanramanları hakkında ayrıca nesnel yorumlarda bulunması. Budala romanı tam anlamıyla kabul edilmesi zor bir felaketle bitiyor: ama
hayatın kendine özgü acımasız ve katı matematiğiyle!
BENLİDİLBER
29.12.2009
Muhteşem bir kitap, Türkiye gerçeklerine çok farklı pencerelerden bakılacak, zihninizdeki birçok şeyin değiştiğini göreceksiniz. Günümzü Türk Siyasi tarihinede ışık tutttuğu inancındayım.
C.Can
27.12.2009
Sayfa sayısına bakmaksızın akıp gidiyor roman.Anlatım kesinlikle sıkıcı değil tersine hep sürükleyici.Dostoyevski yapmış gene yapacağını dedirtti bana.Ancak çok fazla karakter içeriyor ve isimleri karıştırabiliyorsunuz.Karakterleri not alıp okumakta yarar var diye düşünüyorum.Bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Ülkü Ünsal
07.02.2009
Kitapta, Prens Mışkin'i "Budala" olarak gören tüm karakterler, aslında onuın gibi olamadıkları için onu eleştirmekte, bazıları ise ondan nefret etmektedir. İyi niyetinin, saflığının, insanlara karşı hoşgörü ve affediciliğinin sınırı olmayan Prens, sevdiği kadının kendisini küçük düşürmesine, kandırmasına, bir başka erkekle kıskandırmaya çalışmasına rağmen öfkeye kapılmamakta, yoldan çıkmamaktadır. Onun başına gelen olayları okurken okuyucu; "Ne budala adam yahu" der, ama diğer yandan onu taktir etmekten de kendini alamaz.
Nurdan Özcan
Kitapkurdu
05.12.2008
Karakterlerin iç dünyaları kendilerine bakışları çok iyi işlenmiş.Klasikler içinde sefillerden sonra en çok beyendiğim roman Çok eğlenceli .Konulları ve kişileri tanıyana kadar biraz sıksada vazgeçmeyin . Kitapla iyice bütünleştikten sonra çok zevk alacağınıza eminim.<br />
capone_int
23.09.2008
Bu kitabı büyük bir hevesle aldım yarısına zor geldim kitabın,büyük bir çaba ile devam etmek istiyorum ama çeviriden midir bilmiyorum karakterler birbirine karıştı.Bir karakterin birden çok ismi lakabı var ve bu çok kafa karıştırıcı oluyor.Bu yönüyle okuması zor bir kitap.
caberker
19.03.2008
Budalada yazarın diyer kitapları gibi başarılı. Klasik severler mutlaka okumalı. Özellikle karakterlerri okadar iyi tanıyacaksınızki ne söyleyeceklerini nasıl davranacaklarını bileceksiniz.