Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okurken tüyleriniz diken diken olacak arkadaşlar...gerçekler objektif bir şekilde kaleme alınmış...kitabı kurtlar vadisi pusu dizisinde gördüm ve buradan sipariş ettim.elime aldım fakat bırakamadım...insanın hayat felsefesini şekillendirecek bir etkiye sahip...okumak için acele ediniz lütfen ...
harika bir eser.çevremdeki herkese okutmak istiyorum.<br />kitabı okurken filistin gerçeğinin ne kadar azını bildiğimizi farkettim.<br />türkiye gündeminin aslında ne kadar boş olduğunu anladım 1 kez daha.<br />ve kendinden aldığı yediği herşey için kendimden nefret ettim.<br />herkes okumalı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
müthiş bir çalışma, k.mourad'ın ellerine, kalemine, yüreğine sağlık... israil-filistin savaşını halkla röportajlarıyla anlatmış. çok dramitik ve ne yazık ki anlatılanlar bir roman değil... GERÇEKLER... kesinlikle tavsiye olunur.
"Saraydan Sürgüne" adlı romanıyla tanınan Kenize Murad, söyleşilerden oluşan bu kitabında sadece İslâm âleminin değil, insanlığın da en büyük sorunlarından, kanayan yaralarından biri olan Filistin meselesine her iki taraftan insanların tanıklıklarıyla çarpıcı bir ışık tutuyor. Filistinlilerin yaşadığı akıl almaz işkenceler, haksızlıklar, özellikle İsrailli yerleşimcilerin ve askerlerin insanlık ve onunla ilgili her şeyden ne kadar da uzak oldukları yanında dindaşlarının yaptıklarının insanlıkla ve yahudilikle bir ilgisinin olmadığını söyleyip bu uğurda onlara karşı Filistinlilerin yanında mücadele eden -sayıları her ne kadar çok az olsa da- hahamından avukatına İsrail ve Filistin toplumundan değişik ve uç örneklerle yapılmış söyleşiler. Kenize Murad'ın söyleşilere fazlaca yorum katmayıp genellikle olduğu gibi aktarması, dilinin sadeliği ve akıcılığı kitabı bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Bu kitapla sadece Filistin toplumunu, azmini ve mücadelesini değil, İsrail'in de kendi içinde nasıl bölünmüş bir toplum olduğunu, İsrail'deki yahudilerin psikolojisini, siyasetçilerin ve medyanın olayları nasıl da çarpıtıp insanların beyinlerini yıkadıklarını ve önyargılarını iyice kökleştirdiğini örnekleriyle anlıyorsunuz. Kitap altı çizilecek satırlarla dolu. Kitabın sonuna eklenen "İntikam Ahlakı" adlı kısa bölüm, çocuğu Filistinlilerce kaçırılıp öldürülen İsrailli bir babanın İsrail hakkında yaptığı acı tespitlerle dolu. Bu kitap okunmadan İsrail-Filistin meselesi anlaşılamaz, çünkü sıradan ama büyük acılar yaşamış insanların duygularını olanca yalınlığıyla, iç parçalayan yanlarıyla bu kitapta okuyorsunuz.
"Filistin´de neler oluyor?" sorusuna cevap arayan herkese ısrarla tavsiye ediyorum. Kitapta anlatılanlar hiç aklımdan çıkmıyor. Artık sokakta, otobüste ya da trende beklemek zorunda olduğum her dakikamı orada anlatılanları düşünerek geçiriyorum... Ve kesinlikle şikayet etmiyorum. Bir Filistinlinin günlük hayatı artık bana uzak değil...
filistinde yaşanan dramları gözler önünne seren bir kitap. insanların hayat mücadelesi yıkılan evler ve sönen hayatlar ve yinede devam eden hayatlar. çözümsüzlük üzerine kilitlenen cözüm anlayışını anımsatan çalışma. filistini anlamanın ve onlarla bir olmanın zamanını anımsatan bir çalışma.
İnsanı her seferinde sarsan, ürperten, bu da mı olabilirmiş dedirten gerçek hikayelerle dolu, elinize aldığınızda bitirmeden bırakamayacağınız bir kitap. Kenize Mourad'ın bireysel yaşamlar üzerinden İsrail-Filistin sorununa farklı açılardan ışık tutmasına, birbirinden farklı kesimlerin başlarından geçenlere, düşüncelerine, hayallerine, ve ütopyalarına şahitlik ettikçe, insan sahip olduklarının kıymetini bir kez daha anlıyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
filistin-israil sürecini kenize murat ın kitabından okurken olayları oradaymış gibi yaşadım...çok akıcı bir dil ve sıkılmadan bir başka konu....bence harika yazılmış bir kitap, her iki ülke vatandaşının ağzından anılar bizleri o hala yaşanmakta olan facia ve ikiyüzlülükle karşıkarşıya bırakıyor... bir an önce ne yapılabilirin düşünceleri içine giriyorsunuz...
Tarafsız bir gözle yazılmış .. Akıcı bir dil .. Acı hayatlar ... Kahreden röportajlar .. din değil ırk ayrımı olduğunu gözler önüne seren gerçek haykırışlar .. daha başka ne denebilir ki ....
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saraydan Sürgüne'yi okuduktan sonra yazarın tüm kitaplarını almak istedim. ne yazık ki sadece bu kitabını bulabildim. Yazarlık muhteşem, sürükleyici, anlatımı hem açık anlaşılır hem de ilgiyi hep canlı tutacak şekilde. Filistin davasını gerçek anlamda her yönüyle anlatan bir kitap. Haberlere mevzu edilmeyen dramları anlatırken aynı zamanda az da olsa genel tablonun dışına çıkan yahudilerin de var olduğunu anlatıyor bu muhteşem kitap. Kitabı okuduktan sonra bildiğimin aksine bu savaşın bir müslüman yahudi savaşı değil, Arap İsrail savaşı olduğunu anladım. Dünya devletlerinin işlerine geldiğinde ne kadar sağır, dilsiz olduğunu da satırlarının arasında çıkarabilirsiniz. Filistinlilerin yaşama tutunma mücadelesi insana hayat enerjisi veriyor. Kafamı yastığıma koyduğumda gözlerimin önüne Filistinliler geliyor ve onlara dua etmeden yatamıyorum. sonunda gülen taraf inşallah onlar olur. Paranıza, zamanınıza yazık etmeyecek bir kitap...
Yazarın daha önceki kitabını -Saraydan Sürgüne- çok beğenen biri olarak, maalesef çok geç okuduğumu farkettiğim bu kitabı, öncelikle çok beğendiğimi söylemeliyim. Öyle ki hayatımda ilk defa okuduğum bir kitap hakkında yorum yazmama neden oluyor. Kitabı okurken çoğu sayfada gözlerim doldu (bu çok sık olmaz),şaşırdım, üzüldüm, anlamaya çalıştım ve gerçekten çok heyecanlandım. Tarafsız, çarpıtılmamış gerçekler, bilgiler ve her iki kesimden üstelik en uçtan en ılımlısına kadar insanların düşüncelerini en yalın şekilde öğrenebileceğiniz bir eser. Kitabın akıcı bir üslupla yazılması ve yorumların okuyucuya bırakılmış olması kitabın diğer artıları. Umarım bu kitabı okuyan herkes de kitabın tüm artılarını keşfeder. Okunmayı hak eden bir kitap olduğunu ve Filistin-İsrail konusunda daha çok kitap okumama da vesile olduğunu da belirtmek isterim.
filistine karşı her zaman ayrı bir ilgim oldu.pek çok kaynak okudum bu mevzuyla ilgili.1918 balfour deklorasyonu ile temeli atılan israilin gün gelip de bir millete eziyetlerin ve işkencelerin en büyüğünü yapacağını tahmin etmek hiç de zor değil aslında.kitabın dikkatimi çekmesi sağlayan sebep ise bi gazetedeki röportaj.ve yine bu kitabın bazı yerlerde yasaklanmış olması.ve kitabı çok uzun süre aradım.bulduığumda sanki dünyalar benim olmuştu.okuduğumda ise uzun bi müddet kendime gelemedim ve her aklıma geldiğinde ağladım.böylesi bi acı ve bu acı karşısındaki metanet beni kendime getirdi.bişey yapmalı bu zulme dur demeli.okuyacak olan arkadaşlara şunu söyleyeyim ki bu kitap röportajlarla oluşturulmuş ve bizzat yaşayanlar anlatmış.sıkıcı bürokratik cümleler yok.gayet sade ve net şekilde yaşanan İŞKENCELER anlatılıyor.hiç birşey yapamayız diye birşey yok.en azından bu kitabı okuyup o insanların acısını içimizde hissedebiliriz.zaman zaman içinizdeki ağlama duygusuna engel olamayacaksınız.şiddetle tavsiye ederim
Kimi zaman televizyon haberleri ulaştırdı bize onların isyan dolu haykırışlarını,ceset tarlası haline gelmiş şehirlerini,canını ciğerini yitirmiş,elleri koynunda kalakalmış anaları.Kimi zamanda siyah-beyaz karelere sığmayan,acı,gözyaşı,kanla dolu fotoğraflar. Gördük onları.Sadece gözümüzle değil,acı nedir bilmeyen yüreğimizle. Ve yandık.Lânet ettik kalpleri,vicdanları irin dolu hayvanlardan aşağı insanlara. Şimdi bu kitapla birlikte yanıbaşındayız onların.İntifadanın tam ortasındayız."Toprağının işgal edildiğini görüp direnmeyen hayvandır."diyoruz onlar gibi. "SUMUD"diyoruz."Asla vazgeçmemek,boyunduruk,hattâ işkence altında bile özgür iradeye,isyan ruhuna sahip olmak,ideallerine,ülkesine olan inancını yitirmemek,HER ŞEYE RAĞMEN FİLİSTİN'E İNANMAYA DEVAM ETMEK!" Yanıbaşındayız şimdi onların,küçük canlarına sığmayan cesur,yüce yürekli çocukların.Taş atıyoruz onlarla beraber zulmün,haksızlığın gitgide koyulaşan zifiri karanlığının tam ortasına.Ellerimiz ve ayaklarımız kimbilir kaç kere kırılıyor. Halil oluyoruz,yaralanmış bacağımızla asansör boşluğuna itiliyoruz ve zayıf bedenimiz çimento torbasının altında bırakıyor kabına sığmayan şehit ruhumuzu cennete. Ayman oluyoruz,"Öldüğümü duyarsan, sakın ağlama,şarkılar söyle!"diyerek teselli ediyoruz anamızı. "Aşağılanmış, ayaklar altına alınmış bir yaşam, boşuboşuna yaşanmış,çöpe atılası bir yaşamdır."diyoruz ve intihar komandosu oluyoruz.
Bu kitabı, onları yani bizi okuyoruz ve soruyoruz yüreğimize:"Madem cinayet kadar cinayete sessiz kalmakta bir suçtur,öyleyse BİZ BU VAHŞETİN NERESİNDEYİZ???"
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde Filistin, farklı dinlere mensup toplulukları barış içinde barındırmış Osmanlı yıkılana kadar bu barış devam etmiştir. Osmanlının Borçlarını silmek kaydı ile Filistin yahudiler tarafından istenmiş II.Abdülhamit Han tarafından ağır sözlerle reddedilmiş ve II.Abdülhamit Han o toprakları korumak için kendine mülk edinmiştir. Filistinin şimdi, bir Osmanlı torunu olan Kenize Murad tarafından ele alınması gerçekten çok manidar. Kitap objektif bir şekilde yazılmış ve üslüp çok iyi. Filistin dramını unutmak istemeyenlere tavsiye ederim.