nar çiöekleri yazarın türkiye de açılan davalarda çektiği zorlulukları v bu sırada aldığı desteklerden dolayı sevincini ve bu dönemde ceza almayı göze alarak türkiye gelip mahkemeye ifade vermesi beraat etmesi sürecini anlatıyor türkçe kaleme aldıgı kitap okunmaya değer
9 denemesinden oluşan kitap resmen kürtlerin düşünce yapısına yana tutup bize yansıtıyor.çok farklı ve çok güzel bir çalışma.hele nar çiçekleri ve ape musa için yazdığı makaleler çok samimice,içten ve çok güzel
usta kalemin daha önce romanlarını okumuş ve ustalığını beğenmiştim aynı beğeni denemesi içinde geçerli çok güzel bir deneme kitabı hiç sıkılmadan bir gün içinde bitebilecek bir eser okumanızı tawsiye ederim...
hayatımda iki defa okumayı düşündüğüm nadir kitaplardan biridir nar çiçekleri, denemede bir toplumun sorunlarını bu kadar iyi analiz etmek çok önemli , okudukça düşündüren düşündükçe gerçekleri daha iyi analiz olanağı veren mükemmel bir kitap.
Mehmed Uzun'un, köydeki evlerinde çok güzel nar ağaçları vardır ve bunların çiçek açmaları yazarın hafızasından hiç çıkmaz. Kitap da adını bu çiçeklerden alır. İçeriğine gelince kitap Mehmed Uzun'un çeşitli konular ve kişiler hakkında yazdığı dokuz denemeden oluşuyor. Yazılar demokrasi, halkların kardeşliği, öteki, Kürt sorunu, çok kültürlülük ve kültürel diyalog, şiddet, gurbet konularında yazılmış. Ayrıca Musa Anter'in öldürülüşü ardından yazılmış çok güzel bir ağıt-yazı ve Yaşar Kemal ve sanatı üzerine de bir deneme var. Yazarın fikirleri çok hoşuma giti, özellikle de Kürt sorunun ve diğer sorunların çözümünde önerdiği İsveç modeli çoğulcu demokrasi aklıma yattı. Bu modele göre dini ve etnik her unsur kendini özgür ve eşit bir şekilde ifade edebiliyor. Bütün vatandaşlar fikirlerinde özgür ve ülke yönetimine katılabiliyor. Tabi Türkiye'nin İsveç demokrasisine yetişmesi için çok zaman ve gayret lazım. Bu ülkedeki insanların çabalarıyla bu olabilir. Bunun için önce bakışaçısı değişmeli, biz ve öteki kavramları tartışılmalı. Ben kitabı beğendim, düşüncelerimin genişlemesine ve sağlamlaşmasına katkıda bulundu. Okuduğuma hiç pişman olmadım. Üslubu söylemeye gerek yok zaten, o bildiğimiz ve sevdiğimiz Mehmed Uzun zarafeti ve akıcılığı ve samimiyetiyle yazılmış. İyi okumalar...
dilinden, kültüründen, yaşadığı bölgeden koparılmış bir yazarımız Mehmed Uzun. Asıl ismi Mehmed Uzun bile değil. Biroye Direj...
Gerçek ismini bile kullanamadığı ülkesinde anadili yok sayılarak öğretildi Türkçe. Anadilinin yerine geçmesi istenen bu dili sevemedi ülkesinde, sevemezdi de... Anadilini de Türkçe'yi de yetkin bir şekilde başka bir ülkede, İsveç'te kullanabilmesi ne acı... Ülkemde insanların kültürlerinin asimile edilmesi ne acı... Ülkemde insanların topraklarını, ailelerini bırakıp gitmek zorunda kalması ne acı... Otuz yıldır kanın kanla yıkanamadığının tek bir portesidir Mehmed Uzun...
memed uzun'u ismen bilrdim ama hiç okumamıştm keşfettiğim anda da ayrılamdım işte budr dedim kitap okumaktan beklediğim şey,cümleleri tasvirleri ve değindiği konular harika gerçekten...beni çocukluğumun o tadına doyulmaz anlarına götrdü benim ruhumla beni yeniden bana anlattı...hepimizin dili o,gerçekçi ve br edebyatçının duyarlılığyla koca br yazardr memed uzun...aşık ettin beni kendine...aşkla başlar tüm güzellkler...<br />