Kitapyurdunu, bilgilerle gerekçelendirerek yazdığım bu yorumu yayınlamaya davet ediyorum!
Metal Fırtına serisi, biraz macera romanı okumuş eli az buçuk kalem tutan herkesin yazabileceği romanlardan oluşur. Bunların tek özelliği, ABD nin Türkiye ye saldırması gibi paranoya yaratan ve ses getiren bir konudan yola çıkmış olmalarıdır. İşim kötüsü, bir Aysu nun, bir Ümid in elinde bizleri mest edecek romanlara dönüşebilecek bir konu, yazarlıkla uzak yakın ilişkisi olmayan birileri tarafından kullanılmış ve bitirilmiştir.
Şimdi bunlar benim yorumlarım. Hiç kimsenin yorum yaparak birilerini karalamaya hakkı yoktur. O nedenle gerekçelerini vermek zorundayım bu yorumların, işte ilk aklıma gelen sadece bir kaç gerekçe (okuyan herkes daha bir çok yanlış sayabilecektir) :
1. Tasvirler çok yetersiz, hatta zavallı düzeydedir.
2. Yazan şahıslar, silahlar konusunda internetten edindikleri bilgileri kullanırken, kendi ülkelerinin başkenti hakkında hiç araştırma yapmadan yazmışlardır romanı. İşte örnek : Dünyanın hiçbir ülkesinde Genelkurmayı gören bir ev yoktur, olamaz! Ama arkadaşlar, genelkurmayın karşı sokağındaki evlerin pencerelerinden genelkurmayı izleyen insanlar betimlermişlerdir.
3. Macera, gerilim, korku gibi romanlar, temelde ikiye ayrılırlar : 1. Gerçeğe uygun kurgu 2. Gerçek dışı kurgu. Bu arkadaşlar, gerçeğe uygun bir kurgu ile götürdükleri romanlarında, yerli yersiz, alakasız gerçek dışı ögeler kullanırlar, örneğine hiçbir önemli yazarın hiçbir eserinde rastlayamazsınız. Örnek : 1. kitapta pilot birden Türklüğünü hatırlar ve geri dönüp uçağı gemisine çakar.
Sonuç olarak elde kalan, gündemdeki konularla, isimlerle ve fiillerle süslenmiş romanlar. Nasıl olsa kitap okumayan bir toplumuz, bir şekilde kaptırıyoruz diye düşünerek bu seriyi devam ettirecekler bence. Ama bunları roman ve yazanları yazar diye nitelendiriyoruz ya, asıl hata da bu.
Kitapyurdunu, bilgilerle gerekçelendirerek yazdığım bu yorumu yayınlamaya davet ediyorum!