Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın gerçekten içine girebilmem 100. sayfadan sonra oldu ama kitap bittiğinde buna hiç üzülmedim. Her okurun deneyimi farklı olacaktır tabii ama benim karakterle bağ kurabilmem biraz zaman aldı…

Medya danışmanlığı veren bir şirketin ortağı olan eski gazeteci bir kadın, art arda gelen sonlarla yüzleşirken; kendi hayatında da taş kesilmiş halde olduğunun farkına varıyor.

Üstüne, zorunlulukla yüklenen yeni projesi gün geçtikçe açılıyor. Hayata, ailesine, ilişkisine ve işine bağlanabilmesi için bir araç haline geliyor.

Kitap bittiğinde, kitabın başındaki o soğukluk yerini sıcaklığa bırakıyor; okuduğuma memnunum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yayımlandıktan sonra unutulmuş ve yaklaşık seksen yıl sonra ortaya çıkmış bu kitap. kayıp zamanın izinde'yi okuyup proust'a özlem duyan okurlar için büyük bir müjde olsa gerek. ben kayıp zamanın izinde'den önce proust'un üslubuna biraz aşina olabilmek için alıp okudum ve şükür ki şansım yaver gitti.
sosyeteden seçkin bir hanımefendinin; kendi sınıfından, önceleri özel bir ilgi duymadığı bir adamın uzun bir yolculuğa çıkacağını öğrendiğinde birdenbire ona aşık olduğunu fark etmesini konu alıyor bu 28 sayfalık öykü. kadının aşkını fark etmesini de daha önce hiç nefessizlik deneyimi yaşamayan bir çocuğun havasız kaldığında nefesin ne kadar hayati bir şey olduğunu fark etmesine benzetmiş proust. çiçekler, aşk ve kadınlar arasında sıkı bir bağ kurmuş ve metne hep bunun izlerini serpiştirmiş. bu kısacık öyküyü öyle bir söyleyiş güzelliğiyle yazmış ki tadı damağımda kaldı.
öykü hakkında yazılmış oldukça kapsamlı önsözü öyküyü bitirdikten sonra okursanız öykünün sürprizi bozulmayacaktır.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir kitap halinde gelen eserin içerisinde Çiftlik, Park, Ev ve Cami'den oluşan 4 minik kitap bulunmakta.Her kitapta 22 tane resim bulunmakta.Minik kitapların hepsinin toplandığı büyük ana kitap içerisinde bulunan cırt cırtlar sayesinde kitaplar özenli bir şekilde durmakta.Ayrica büyük kitabın içerisinde Okul, Kitapçı,Hastane, Market, Cafe gibi yerlerden ve yollardan oluşan bir harita da bulunmakta.Bir de bu yolda kullanılabilecek minik bir araba bulunmakta.Bebeklerin ilgisini çekecek bu eserin kalitesi ise oldukça iyi.Kitaplar kalın karton kapaktan oluşuyor. Kolay kolay aşınma, yıpranma yapmayacak bir ürün.Bebeğim 3 aylıkken satın almış olduğumuz bu ürünü severek, ilgiyle inceliyor.Resimlerin güzel ve kaliteli olması da ayrıca dikkatini çekiyor.Özellikle çiftlik kitabındaki hayvanlar bebeklerin heyecanını artıyor.Çok memnun kaldığım bu kaliteli ve güzel bir içeriğe sahip bu eseri almak isteyenlere gönül rahatlığıyla ile tavsiye ederim güzel günler dilerim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı Böyle Küçük Şeyler olsa da, ele aldığı konu itibariyle pek de öyle sayılmaz. İrlanda' da Katolik Kilisesi ve devlet işbirliği ile kurulan, toplum tarafından dışlanmış, ötekileştirilmiş kadınların ve kız çocuklarının ücretsiz olarak çalıştırıldığı ve işkence gördüğü sözüm ona ıslahevleri olan Magdelene çamaşırhanelerinin hikayesini okuyoruz Claire Keegan' ın 86 sayfalık novellasında. Küçük bir İrlanda kasabasında yaşayan Bill Furlong adındaki kömür tacirinin Noel arifesinde kiliseye kömür götürmesiyle karşılaştığı bir durum karşısında takındığı tavır etrafında geziniyor hikaye. Kitabı bir çırpıda okudum ama filmini henüz izlemedim; ilk fırsatta izleyeceğim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikâyelerin her biri farklı olaylardan ve nesnelerden bahsediyor. Kitabı okurken “yazarın bu kitabı yazma amacı ne?” sorusunu kendime sordum ve cevabı bize yazar ölüm gerçeğini düşündürtmeye çalıştığı kanısına vardım.
Bu kitabı size anlatmak o kadar zor ki! Çünkü okuduğunuz ve ya okuyacağınız hiç bir kitaba benzemiyor. Kitap tamamen orijinal.
Kendimi vererek hikâyeleri okuduğum zaman, hikâyelerde bilmediğim ne kadar çok kelimenin olduğunu anladım.
Hikâyelerin her birindeki tanrı farklı dinlerdeki tanrılar. Tanrılara hep insanı motifler yüklemiş ve hikâyelerin çoğunda tanrıların canı sıkılıyor.
“Ölüm sonrası yaşamda Tanrı’yla karşılaşırsınız. Şaşkınlık ve sevinçle fark edersiniz ki O insanın tasavvur ettiğinden çok farklıdır. Tüm dinlerin sözünü ettiği nitelikleri taşır ama hiçbirinin yakalayamadık ilahi bir ihtişama sahiptir. Kör adamın tasvir ettiği fildir o: bütünü hiç anlamadan tarif edilmiş parçalardan oluşur.”
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Geçmişi bir yük gibi sırtında taşıyanlarımızın defteri çok ağır..." diyor yazar.
Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra beni etkileyen aklıma takılı kalan şey şuydu biz hiç fark etmesek de istemesek de  geçmişte aldığımız yaraların etkisinden kurtulamıyor muyuz? Zamanında beğenmediğimiz eleştirdiğimiz anne babamızın özelliklerini yıllar sonra hiç fark etmeden biz de mi uygulamaya başlıyoruz ya da biz istemeden de olsa  çok küçükken aldığımız yaraların izleri büyürken de tüm hayatımızı mı şekillendiriyor ? Bu döngüyü kırmak elimizdeyken sırf geçmiş yaşantılarımızdan ötürü bu döngüyü kırmaktan mutlu olacakken olmaktan mı kaçıyoruz?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin hem kronolojik olarak yazılmış olması hem de görsel materyallerle desteklenmiş olması okuyucu için olayları zihninde canlandırmak açısından oldukça faydalı olmaktadır. Yazarın eserinde kullandığı kaynakçanın çok çeşitli olması ve sadece yerli kaynaklar olarak değil yabancı resmi kaynaklara da dayanmasından ötürü eserin objektifliğini ve güvenilirliği artırmaktadır. Ayrıca eserde Gelibolu savaşında yer alanların (hem dost hem de düşmanların) anılarından faydalanılmış olması ve olaylarda yaşanılanların tarafsız bir şekilde ayrı bir başlık altında işlenilmiş olması ve o günün şartlarının göz önünde bulundurulması esere bir ayrıcalık katmaktadır. Atatürk'ün sezgisiyle birlikte savaşın seyrinin nasıl değiştiğini eserde açık bir şekilde görmekteyiz. Çanakkale'nin geçilmez olması sebebinin verilen şehitler olduğunu açık bir şekilde görmekteyiz. Herkesin okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, eserinde toplumsal gerçekleri muazzam bir dil kullanarak ortaya dökmüştür. Ayrıca yazar kadınların yaşamış olduğu acı ve ızdırabı iliklerinize kadar işleyecek bir akıcılıkla ele almıştır. Eser de geçen olayların hala günümüzde yaşanıyor olması aslında kadınlar açısından hayatın ne kadar zor olduğunu göstermektedir. Eser mülayim bir hanımefendinin evlendikten sonra kocasının evinde ve sonrasında yaşamış olduklarını anlatmaktadır. Küçük bir kentten büyükşehire göçmek zorunda kalan ve hayatının geri kalanında hayatını idame ettirebilmek için zor anlar yaşayan Nazan'ın hayatını dokunaklı ve akıcı bir dille kaleme alan yazarın bu eserini tek oturuşta bitirmek isteyeceksiniz. Resmen sosyolojik bir şaheser olan bu eseri gençlerin okumasını tavsiye etmekteyim. Ayrıca eserde kadının düşmanının bir kadın olduğunu da göreceksiniz. Türkiye'de özellikle kadın olmanın vermiş olduğu zorluğu hissedeceksiniz.
Yanıtla
8
3
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zahiren kısa bir metin olarak görünmesine karşın ihtiva ettiği meseleler itibarıyla ağır meselelerin bir tür özeti ve kendine özgü bir felsefeye giriş kitabı olarak okunabilecek bir metin bu. Çalışkan bir felsefe hocasının kaleminden çıkmış olmasının yanında Diyanet Vakfı yayınları etiketi taşıması da ayrıca önemli. Kitap zaten din ile felsefe arasında -bazılarınca müsellem bir hakikat olarak görülen- uyuşmazlık, çatışma hatta tenakuz olduğu iddiasına mütevazi bir cevap olarak kaleme alınmış. Felsefeye yönelik çarpık algı ve önyargıları bizzat felsefecilere ve güncel felsefi kavramlara referanslarla etkisiz hale getiriyor. Felsefenin mümin olsun olmasın ne işe yarayacağını, okuruna nasıl zengin bir ufuk sunacağını tartışıyor. Lise seviyesinden başlayarak felsefeye mesafeli olan ve kuşkuyla yaklaşan herkese gönül rahatlığıyla önerebileceğiniz, akademik olmayan dili sayesinde kolayca ünsiyet kurabileceğiniz nitelikli bir metin.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  10
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arkeolojinin olağan sınırlarının ötesinde, başka hangi alanda geçmişin izlerini sürebilirim sorusuna cevaben yazar dil ortamına yönelmiş. Dilbilim ve arkeoloji köprüsü kurmuş. Dil fosillerini arkeolojinin bulguları ve antropolojiyle paralel okuyarak proto-Hint-Avrupa dil ailesinin kökenlerine bakmış. Avrasya Bozkırlarında atın evcilleştirilmesi, tekerlek ve araba icadıyla ilerleyen gelişmelerin dilde bıraktığı izleri göstermiş bize. Kitap kapsamlı ve detaylı bir çalışma. Dilbilim kısmı zorlayıcıydı ama yazar iddialarında beni ikna etti. Ekonomi ve savaşla paralel yenilikler, dilin ve kültürün yayılmasında en güçlü etken. Bozkır nasıl ekolojik bir bariyer olmaktan çıkıp, öngörülebilir ve verimli bir kaynak oldu, nasıl bir kültür sistemi, bir iletişim ve etkileşim koridoru oldu, işte bu sistemi anlatmış kitap. Tavsiye ediyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster