Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyada Cenneti Yaşamak
Sezai Karakoç için "Cennet" sadece ahirette vaat edilen bir mekan değil, insanın asıl vatanı ve ruhsal huzurunun kaynağıdır. Yitik Cennet, insanın bu dünyadaki serüvenini bir "gurbet" hikayesi olarak ele alır. İnsan, yasak meyveyi yiyerek yeryüzüne inmiş (sürgün edilmiş) ve o günden beri kaybettiği o ilahi huzuru (cenneti) aramaktadır.

Kronolojik bir tarih anlatısı yerine peygamberlerin getirdiği mesajların özüne odaklanır, Sezai Karakoç. Her peygamber, insanlığın "yitik cennetine" geri dönebilmesi için açılmış bir kapıdır.

Sezai Karakoç bu eserin içeriğinde peygamberlere yer vererek dünyada insanın anlam arayışına yön vermektedir.

Hz. Adem: Yasak ve tövbe, yani insanlığın başlangıç dramı,
Hz. Nuh: Tufan ve kurtuluş, medeniyetin gemisi,
Hz. Yusuf: Kuyu ve saray, sabır ve iktidar,
Hz. Süleyman: Maddeye hükmetme ve estetik,
Hz. İsa: Ruh ve diriliş,
Hz. Muhammed (S.A.V): Bütün bu kapıların birleştiği "Mutlak Cennet"in anahtarı, olarak okuyucusuna ışık tutmaktadır.

Okunması gereken bir eser olarak düşünerek sizlerin de kütüphanenizde bulunmasını isterim. Farklı bakış açısıyla peygamberlerin hayatından günümüze örnekleri, okuyucusuna güzel bir şekilde sunan bu eseri okumanızı tavsiye ederim.

Şimdiden keyifli okumalar…
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değer verdiğim bir hocamızın tavsiyesi sonucunda almıştım. İncecik bir kitap ancak psikanalitik açıdan oldukça zengin, irdelenerek okunabilir. Psikolog, psikolojik danışman, psikiyatr falan değilseniz anlamanız zor olabilir. Dili ağır biraz ve kuram/kavram dolu. Psikanalitik kuram ülkemizde rağbet görmüyor buna rağmen Türk bir psikoloğun kendisini bu açıdan geliştirmesini takdir ettim. Özellikle yas ile ilgili olan bölümü çok beğendim. Olumlu yönlerini paylaştıktan sonra neden puan kırdığıma gelecek olursam… Öncelikle aradığımı bulamadığım bir kitap oldu. Beklentilerimi karşılayamadığı gibi yetişkinler üzerine yoğunlaşılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum, ergenlik dönemi birkaç sayfa ile kısıtlı. Vaka örneklerini daha fazla beklerdim o konuda yetersiz buldum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Artık Kedileri Sevmeyen Adam”ı okurken en çok etkilendiğim şey, yüzeyde oldukça sade görünen bir hikâyenin altından böylesine sert bir sistem eleştirisinin çıkması oldu. Isabelle Aupy, kedi ve köpek metaforunu öyle incelikli kurmuş ki, bir noktadan sonra hayvanları değil, doğrudan insanı ve onun iktidarla kurduğu ilişkiyi okumaya başlıyorsunuz.
Kediler başına buyruk, mesafeli ve özgür ruhlarıyla bireyi temsil ederken; köpekler itaatkâr, eğitilebilir ve otoriteye yakın duruşlarıyla düzenin, yani devletin bir uzantısı gibi konumlanıyor. Hikâyedeki dönüşüm ise tam olarak burada çarpıyor: Kedileri seven bir adamın, zamanla onlardan uzaklaşıp köpeklere yaklaşması aslında sadece bir tercih değişikliği değil; bireyin yavaş yavaş sisteme boyun eğmesi, hatta onu içselleştirmesi.
Kitap boyunca hissettiğim o rahatsız edici duygu hiç geçmedi. Çünkü anlatılan şey çok tanıdık: Başta sorgulayan, mesafe koyan birinin zamanla kabullenmesi, sonra da bunu normalleştirmesi…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kahraman bey nevi şahsına münhasır bir isim. Bir ehli beyt aşığı. Devr aldığı manevi silsileyi devam ettiriyor o kendine mahsus üslubu ile. Bu kitaptan etkilendim. Kahraman bey rasyonel açıklamalara hiç tevessül etmiyor. Bizler yolumuza ve büyüklerimize aşk ile bağlıyız ve sizin kriterleriniz bizleri ilgilendirmiyor. Bizi rahat bırakın kendi halimize der gibi bir eda içinde yazıyor ve konuşuyor. Bu bağlılığımı yoksa içinde hiç duymadığım yaklaşım tarzı mı nedir, beni oldukça etkileyen bir kitap oldu. Kerbela gizemine dair.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Değişim”i okurken başta neyle karşılaşacağımı tam kestiremedim ama sayfalar ilerledikçe kitap beni içine çekmeyi başardı. Kirsten Miller’ın dili akıcı, atmosfer kurma konusunda da oldukça başarılı. Özellikle kasvetli, biraz tekinsiz hava çok iyi yansıtılmış; insan okurken sürekli bir şey olacakmış hissiyle geriliyor.
Konu aslında bildik gibi başlıyor ama yazar bunu sıradanlıktan kurtarmayı becermiş. Karakterlerin iç dünyası, yaşadıkları dönüşüm ve bunun psikolojik yansımaları bence kitabın en güçlü tarafı. Ana karakterin yaşadığı değişimi sadece olaylar üzerinden değil, duygularıyla birlikte hissediyorsun. Bu da hikâyeyi daha etkileyici hale getiriyor.
Ama her şey kusursuz değil. Yer yer tempo düşüyor ve bazı bölümler gereğinden fazla uzatılmış gibi geldi bana. Özellikle ortalarda biraz toparlasa çok daha çarpıcı bir kitap olabilirmiş. Final kısmı ise fena değildi ama ben daha vurucu bir kapanış bekliyordum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değerli yazarımız Aziz Nesin'in elinden çıkan bu kitap, çocukların gözünden yazılmış tatlı bir roman olmuş. İki arkadaşın hayatlarında olan biteni, belki de büyük heyecanlarla, günlerinin getirdiği imkanlarla sık sık mektuplaşarak anlatmaları çok hoş olmuş. 25 yaşındayım ama sanki okurken küçük bir çocuk gibi hissederek okudum. Okurken o dostluğun samimiyeti hem içinizi ısıtacak, hem de yüzünüzde tatlı tebessümler oluşturacak ve belki de kimisini çocukluğuna götürecek. Bence büyük küçük demeden herkes okumalı. Amaaa en çok çocuklar okusun tabiki ;))
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Caner Öğretmen'den çocukların keyifle ve merakla okuyacakları yine harika bir hikaye. Buram buram işin mutfağında pişmiş bir eser.
Tembel Hayvan Horul hiçbir derste başarılı değildi. Öğretmeni Baykuş onun içindeki kıvılcımı yakalamak için sürekli onu gözlemliyordu. Biliyordu ki: "Her canlının özel bir gücü, fark yaratan bir yeteneği vardı."
Peki Horul'un süper gücü neydi? Sürprizi kaçmasın onu da okuyanlar öğrensin.
1.ve 2.sınıflar keyifle okuyacaktır.
Biz sınıfımızda serinin tüm kitaplarını olduğu gibi bu hikayeyi de keyifle okuyup değerlendirdik. Okuma atölyelerinde üzerine konuşulacak bir çok konuyu da içinde barındırdığını belirteyim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ana mesele olan zelzele bahsine işçi sınıfından bir ailenin bakış açısıyla yaklaşır; öyle ki yazar memleketinin renklerini öyle net keskin ve kulağa hoş gelir biçimde ince ince işlemiş ki, kendimi bazen kuş uçurtulan o damdaki bütün nesneleri görüp damdan manzarayı izlerken buldum, kimi zaman ailenin içinde ki kaosa tartışmaya dahil oldum. Romanda sırıtmayan metaforlarla verilmiş güçlü meseleler nesneler ve insanlarla bir bağ oluşturmuş baştan sona kadar müşterek hareket ediyorlar. şaşılacak bir işte böylesi hassas bir konuyu duygu istismarına kaçıp dramatize etmeden işlemesiydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
FOTOĞRAFİK BİR ÇALIŞMA
Deckers’ın yaklaşımı, sanatı sadece estetik bir obje olarak değil, bir arkeolojik veri olarak ele almaktır. Kitap, Hristiyan sanatının Roma İmparatorluğu'nun yeraltı mezarlarında (katakomplar) nasıl filizlendiğini muazzam bir detayla anlatır.

Roma’nın pagan sanat formlarının nasıl yavaş yavaş Hristiyan sembolizmine dönüştüğünü (örneğin "İyi Çoban" figürünün evrimini) Deckers’tan okumak büyük bir keyif. Figürlerin neden o şekilde durduğunu, el hareketlerinin ne anlama geldiğini adeta bir dedektif gibi çözer. Binaların sadece dış görünüşüyle ilgilenmez; o binaların içindeki litürjik (ibadetle ilgili) işleyişi de anlatır. Bir kilisenin planının, o dönemdeki ayin düzenine göre nasıl şekillendiğini bu kitapta çok net görebilirsiniz. Kitabın baskı kalitesi genelde çok iyi. Deckers, metni desteklemek için çizimler ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflar kullanmaya özen gösterir. Özellikle: Mozaik detayları: Ravenna ve İstanbul'daki eserlerin mikro düzeydeki incelemeleri. İçerikte sadece devasa katedraller değil, fildişi kutular ve mücevherler gibi "mikro" sanat eserlerine de geniş yer verilir. Deckers’ın dili, biraz teknik ve akademik olması çok doğal. Eğer konuya tamamen yabancıysanız bazı bölümler yoğun gelebilir. Ancak benim gibi Mimari Restoratör ve Konservatörler ile Sanat Tarihi öğrencileri veya bu konuyu derinlemesine öğrenmek isteyen meraklılardansanız, yeterli argümanlara ve görsel belgelere sahip bir kitap. Bu yönüyle Bizans sanatının gökten zembille inmediğini, Antik Yunan ve Roma mirasının üzerine inşa edilen kesintisiz bir süreç olduğunu bizlere görsellerle aktarmaktadır. Kaynak kitap yada konuyla ilgili merak duyanları doyuracak bir nitelikte olduğunu düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar.

Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Oflaz’ın Camdan Kalp adlı şiir kitabı, yazdıklarının şiir olmadığını, edebî değer taşımadığını söylediği ön sözüyle başlasa da biz ilerledikçe kendine has üslubu olan bir şairi okuduğumuzu hissediyoruz. Kronolojik bir sırası olmayan günce gibi. Parçalı ve sahici. Yer yer sorgular, sorular çıkıyor karşımıza. Ama bana kalırsa ana damar ironi. Şiirlerin geneline ironi hâkim. Ve arafta olma hâli oldukça gerçekçi ve insani. Günlük hayattan detaylarla, örneğin çay, baş dönmesi, sokak yürüyüşü…, gerçeküstü olan bir arada ele alınıyor. Gerçeküstü olanın: perinin, ejderhanın, şövalyenin varlığı; kendi kültür birikimine ve bizim romantik birikimimize göz kırpıyor. Bazı şiirleri tamamen kendiyle alakalı, bazılarının toplumla ilgisi var. Tersine Dünya, Cehennem Burada ve Türkçe Şiirler bölümünün son şiiri olan Madımak, toplumcu şiirlerine örnek. Kitabın ikinci bölümü İngilizce Şiirler. Sonda yer alan İngilizce şiirler ise aynı iç sesi başka bir ritimde duymamızı sağlıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir