Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güçlü kalem, sade hikaye... İlk etapta bir "yaban" çağrışımı bırakıyor. Okuma ilerledikçe birbirini tetikleyen iki konu öne çıkıyor. Birincisi savaş, savaşın toplumda bıraktığı travma ve travmanın oluşturduğu bir ortamda küllenen aşkın hikayesi. Kırgız, Kazak kültüründe nasıl karşılanır bilemiyorum ama bizim kültürümüze, değerlerimize ters bir durum, evli ve asker eşinin başka biriyle aşkı olmaz. Birincisi karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan çok olumlu çizilen bir gelin ve kaynana figürü var. İkincisi cephede savaşan askerin eşine (güçlü Gelin’e) yakışmayan davranış ve toplumun buna iyi gözle bakmaması, hırsızın hiç mi suçu yok demeyin. Zemin müsait. Sonuç olarak savaşın toplum hayatına olumsuz etkileri.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizin son dönemlerde yetiştirdiği çok değerli komutanlarımızdan biri olan Engin Paşamız ülkemizi ve bölgeyi 40 yıldan fazladır etkileyen bir terör örgütünü kuruluşundan itibaren hem siyasi, hem sosyolojik hem de askeri bakımdan adım adım yıl yıl incelemektedir kitapta. Bir terör örgütüyle nasıl mücadele edilmeli, edilmemeli çok net bir şekilde ortaya konuyor. Ülkemiz ve bölgemizde emelleri olan sadece pkk değil, müttefik olarak gördüğümüz ülkeler bile var. Son dönem ülkemizde meydana gelen terör olaylarını ve arka yüzünü, bölgede, komşu ülkelerde meydana gelen bazı olayları öğrenmek isteyenler için -yaklaşık olarak 2017'ye kadar olan olayları- çok güzel bir eser. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap 1940'lı yıllarda İran'da yaşanan toplumun inançları kullanılarak cahilleştirip onları düşünemeyen sorgulamayan insanlar haline getirip onları sömüren Hacı Ağa karakteri üzerinedir. Sadık Hidayet sadece İran topluluğunu değil yıllardır her toplumda olan onlarca "Hacı Ağa" karakterinde insanları ve onların yanında yürüyenleri eleştirdiği harika bir eser. Dili gayet akıcı ve okuması keyifli bir eser. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
Bu kitabın benim için ana fikri: Bir insana körü körüne bağlanıp dediklerini koşulsuz şartsız kabul etmek yerine her bilginin peşine düşüp okuyup sorgulamak gerekmektedir aksi takdirde insana kulluk etmeye devam ederiz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sandor marai, insanı çok iyi tanıması, insan ilişkileri üzerine müthiş tahliller yapmasıyla en beğendiğim ve yetkin bulduğum, ne yazsa okurum dediğim yazarlardan birisidir ama bu kitabını pek sevemedim maalesef.
çoğu kitabında yaptığı gibi bu kitapta da, sadece bir günü konu alıyor yazar. gençliklerinde bir ilişki yaşamış ve yaş aldıktan sonra tekrar karşı karşıya kalan iki insan var kitapta. erkek olan, kadın karakterin de farkında olduğu üzere düzenbaz ve yalancı, kadını her anlamda sömüren biriyken kadın olansa bu aşkı aşamamış taraf. biz de bu iki insanın yüzleşmevari karşılaşmasını okuyoruz. ferasetli bir kadın olan eszter'in konu aşk olunca nasıl tavizler verdiğini, duygu dönüşümleri işlenmiş.
eszter'in mirası sanıyorum kendisinin ilk kitaplarından birisi, müthiş bir edebi gelişim göstermiş yazar. bence kendisinin kronolojik olarak bütün kitapları okunmalı. aynı zamanda sinematografik anlatımlar bana filmi çekilse güzel olabilecek bir eser olduğunu düşündürdü.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
tove ditlevsen biyografik üçlemesini adeta şaha kalkarak neticelendirmiş. serinin açık ara en çok sevdiğim kitabı oldu.
yazar, çırılçıplak çıkmış okuyucusunun karşısına.
üçlemenin bence hem psikolojik olarak en yorucu hem en yoğun hem de edebi olarak en başarılı kitabıydı. daha evvel bir bağımlıdan bağımlı olmanın ne demek olduğunu hiç okumamıştım. gerçekten psikolojik olarak sarsıcı, yaralayıcı, yürek burkan bir deneyimdi ama yazarın bütün bu yaşadıklarını hiç dramatize etmeden, gündelik şeylerden bahsedermişçesine olduğu gibi anlatmasını çok çok sevdim.
çocukluğundan itibaren hayatına şahit olduğunuz bir kadının, bir erkek yüzünden birdenbire hayatının kayması ve bunu öylece okumak zorunda kalmak okuyucu olarak beni çok öfkelendirse de tüm bu arayışların sonunda en azından aşk adına yüzünün gülmesi ve içtenlikle sevildiğini okumakla içim rahatladı diyebilirim.
tove'nin hayatına ortak olmanın yanı sıra edebi gelişimini gözlemleyebilmek ve o dönemi okumak şahane bir deneyimdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk sayfalarda işlenen bir cinayet ve sonrasında gerçekleşen zaman yolculuğu... ana karakter her sabah uyandığında gözlerini geçmiş günlerde açıyor daha ne kadar geçmişe gideceğini bilmeden işlenen cinayeti çözmeye hatta engellemeye çalışıyor. bu sırada insanın konfora, zenginliğe ne kadar çabuk alıştığını fark ediyor ve de o günleri ilk yaşadığında önemsemediği detayların farkına varıyor. bir solukta okuyacağınız, okurken fazlasıyla meraklanacağınız meraklandıkça sayfaları hızla çevireceğiniz bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk bilim insanımız olan Aziz Sancar’ın hayalini nasıl başarıya götürdüğünü anlatan mükemmel bir çalışma olmuş.
İçerisinde bulunan resimler çok renkli ve çocukların ilgisini rahatlıkla çekebilecek nitelikte. Anlatım maksimum seviyede yalın ve sadeleştirilmiş.
Çocuklarınız bu kitabı okurlarken mümkün olduğunca onlar ile birlikte olmanızı tavsiye ederim. Bazı kelimeler ve akış ile ilgili yardımınıza ihtiyaç duyabilirler veya ilgisini çekecek olan miniklerin sormak istedikleri sorular olabilir. Mümkün olduğunca arkasında bulunan sözlük çocuklarınıza ve size kolaylık sağlayacaktır.
Çocuklarınıza, umutlarını ve hayallerini gerçekleştirmenin emek vermekten geçtiğini, Hırsılarını ve azimlerini ilk günkü gibi taze tutmaları gerektiğini, doğru yönde çalışmanın ve pes etmemenin mutlaka iyi bir sonucu olacağını anlatmanın güzel bir örneği…
Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı imparatorluğunda 1500-1900 yılları arasında devletin o zamanki lojistiği için gerekli at, katır ve develerin yetiştirilmesi ve/veya çeşitli yollarla satın alınması, mevcutlarının korunması, bakımı için yetkilendirilmiş bir devlet teşkilatının yapısını, çalışma prensiplerini teşkilatın muhasiplerince ve/veya yöneticilerince düzenlenmiş kayıtlar çerçevesinde tafsilatlı incelenişini bu kitapta bulabilirsiniz. Osmanlı imparatorluğunu detaylarıyla irdelemek isteyenlerin sadece 1000 adet basılmış, özenle ciltlenmiş bu şirin kitabı kütüphanelerine kazandırmaları gerekir.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oğuz Atay Roman Ödülü'ne layık görülmüş olan Düş Kesiği, hem üstkurmaca hem de leitmotif açısından oldukça zengin bir metin. Taban, tavan ve gök adlı üç ayrı bölümden oluşan 337 sayfalık bu roman, roman içinde roman kurgusu ve kurmaca karakterle yazarın hikayelerinin iç içe geçmesiyle oldukça katmanlı bir metin. Kendini okura yavaş yavaş sunan roman, son derece zekice kurgulanmış, yazarın kendine has üslubuyla işlenmiş, yer yer de Kafkaesk atmosferle kuşatılmıştır. Özellikle Kafka'nın Şato adlı eseriyle bu romanın "Tavan" bölümü arasında yakınlık kurulabileceğini düşünüyorum. Katmanlı yapısıyla okurlara nispeten zor ve derinlikli bir okuma yapma imkanı sunan Düş Kesiği, aldığı ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşündüğüm özel bir eser.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın vefatından bir yıl önce yayımlanan Afrika Dansı, edebiyatımızın şüphesiz ki en özel, farklı ve deneysel öykü kitabı.
Bu eserdeki öyküleri çözümlerken onun ölümünden sonra Nisan Yayınları tarafından yayımlanan Palyaço Ruşen adlı kitabı da okumakta fayda var. Kitabın ikinci ve üçüncü öyküleri "Bir Gece Yemeği" ile "Foto Febüs" aslında iç içe geçmiş, kolaj tekniğiyle yazılmış ikişer öyküden oluşmaktadır. Palyaço Ruşen kitabında bu metinleri ayrılmış hallerini de görebiliyoruz. "Bir Gece Yemeği", "Yalnızlık" ve "Sır" öykülerini, "Foto Febüs" ise "Tavuskuşu ve Kartallar" ile "Ekilenler" öykülerini içermektedir. "Afrika Dansı" öyküsündeyse yazar Mives Karub olarak öykünün içine kendini dahil etmiştir. Çocukluğundan beri yaşadığı kalp rahatsızlığını, hastane odalarını, ekg makinasını, ikinci eşiyle bir süreliğine yaşadığı Nijerya'yı, oranın kabilelerini, kültürünü öykünün içinde geçirmiştir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir