Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir solukta bitecek roman. Ölüm satan mağazayı işleten aile üyeleri ismine münhasır kimliğe sahiptirler. Örüntüde bir aile var ve görevi intiharı kolaylaştıran seçenekler sunarak toplumsal depresyonu ölümle neticelendirmek. Bunun sonsuza dek devamı için ise ölüm dükkanını yaşatacak nesiller yetiştirme kaygısındadırlar. Ancak hesaba katmadıkları bununla birlikte amaçları açısından kendilerini endişe içinde bırakan evin küçük çocuğu Alan’ın iyimserliği durumu tersine çevirecektir. Aile olgusunun bu değişimi bir metafor mu tartışmaya değer
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şanlı tarihimizin bilimsel kalıntılarından On İki Hayvanlı Türk Takvimi;astronomi, mitoloji, inanç biçimleri, doğaya bakış, kültürel ve coğrafi yapı ile ilintili oluşturulmuş ancak menşei 1906 yılına kadar Çin’e dayandırılmıştır. Müellif, 1906 yılında Fransızca dilinde yazdığı Türkçeye yüz on dört yıl sonra çevrilen bu araştırma ile Çin hipotezi yıkarak Türk kültürüne atfeden hipotezi doğrulamıştır. Çince ve Budist çalışmalarını dayanak gösteren yazar, araştırmayı metinlerdeki atıf çalışmaları ve ikonografik belgeleri ile destekleyip çeşitli uygarlıklar arasında kıyasla tamamlamıştır. Dili akademik, biraz daha alan yazına katkı amaçlı eserlerden bu nedenle okunuşu o kadar kolay değil fakat bu bizim tarihimiz! Ve yabancı bir müellifin oryantalist bakıştan uzak bu çalışması bence Türk tarihi için kıymetli. Tarihimiz varoluşumuz, okunmalı, her kütüphanede yerini almalı. ️
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadınların ve sadece kız çocuklarının “Meryem Ana” inancına benzer şekilde varlığını gösterdiği ütopik bir ülkedeki gelişmişlik, uygar seviye, bilgi ve teknolojik yapının, yazarın üç Amerikalı erkek üzerinden kurguladığı bu hikaye, karşılaştırmalı bir analizinden ibaret olup yeterince dolgun, inandırıcı, etkileyici ve düşündürücü gelmedi bana. Erkeklerin ve daha da öte erkek kavramının olmadığı ve bence bu nedenle kadınların bu birliği sağlamayı başardığı ütopya beni tam anlamıyla çekti diyemem. İmkansızlığından ziyade kurgusu ve dili eseri taşır bana göre. Basit betimlemelerle, heyecanı nispeten az olan bu hikayenin tek bir kahraman ağzından aktarılması, eseri biraz da anı niteliğinde değerlendirmeme itti. Distopya, ütopya okuyucularının da aynı hissi yaşayabileceğini düşünüyorum ama yine de okunabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Binbaşı Halil Sadi'nin Birinci Dünya Savaşı'nda cephede yaşadıklarını anlatan bu kitap oğluna yazdığı bir mektupla başlıyor. ilk sayfadan itibaren "insandan geriye ne kalır?" sorusuna cevap arayan Halil Sadi bize dönemi farklı bir bakış açısıyla sunuyor.
Kitabın ilk yarısı kahramanın iç monologlarını içeriyor. Bu kısım okurken sabır istiyor; zira burada anlatım çok edebi. İkinci kısımda ise kitap akıyor.
Halil Sadi'nin Leylasına ve Yusufuna geri dönme umudunu bir an olsun kaybetmediği bu acılarla dolu hikayeyi siz kitapseverlere önerir, keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ilk bölümü beni çok zorladı. Bence özellikle bu bölümde editöryel bir eksiklik var. Cümle nerde başladı, nerde bitti anlaşılmıyor, noktalama işaretlerinde bile bir cimrilik var. Uslu bir okur olur, bu bölümü geçebilirseniz kitabın ismiyle müsemma tasavvufi hikayesine kavuşacaksınız. Bu kadar derin ve geniş konular (kedi ve Mevlana) vaadetmesine rağmen bazı şeyler sürekli tekrar edilip, derinleşebilecek konuların bir çoğu yüzeysel geçilmiş. Yine de bitirdikten sonra yüzünüze bir gülümseme, kalbinize bir huzur yansıyacaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyi bir öykü okuyucusu değilim ama bu kitabı sevdim. İçinde 12 öykü var. Dili ve duygusu insanı mıknatıs gibi içine çeken, etkileyen, hemen de terk etmeyen öyküler.
Öykülerin benim en dikkatimi çeken yanı, kendi olma teması. Toplumun kabullerini iki yüzlü bulan insanların, kendi dürüstlükleri ve öz varoluş arayışlarının hikayesi hepsi. Benim için hem düşündüren hem keyif veren bir okuma oldu. Keyif derken de komedi kastetmiyorum. Hayatı, yaşamayı, kendi olmayı ciddiye alan ve bedel ödemeye, risk almaya, yük vurulmaya vurgu var. Sorumluluktan kaçanlarla, sorumluluğa hazır olanlar geçit töreninde yan yana.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa olmasına rağmen güzel bir roman oluşturmuş Cengiz Aytmatov. Bir çırpıda bitecek, etkileyici, duygusal ve akıcı bir kitap okuyacaksınız.
Sovyet Rusya'sında bir köyde hayatını sürdüren insanların durumlarını ve eğitime olan bakış açılarını ele almaktadır. Cehalet ve yanlış düşüncelerle o güne kadar hayatını sürdürenlere karşı eğitimle savaşmayı seçen Düyşen’in, çocukları okutmak ve eğitmek için verdiği savaşı anlatılmaktadır. Çok donanımlı, bilgili olmasa da eğitimin köhneleşmiş kafa ve yapıların değişmesinin en etkili aracı olduğunu düşünen Düyşen’in Altınay adlı çocuğun hayatına etkisi üzerinden oluşturulan bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çırpıda biten, saçmalıklarıyla eğlendiren ama son üç sayfasıyla hayatın gerçekliğini ve insanlığın salaklığını tokat gibi yüzüne çarpan bir kitap. Yalan olmasın uzun yıllardır Türk yazar okumuyordum, Hüseyin Rahmi’den başlamak konusunda da emin değildim ama hiç pişman olmadım. Hurafelerin inanan insanları nereye kadar sürükleyebileceğini absürt bir şekilde anlatıyor. Kitap biterken “aha işte şimdi gerçek ortaya çıktı” diyorsunuz ve harika bir kıssadan hisseye bağlanıyor. Hâlâ geçerliliği olan bir duruma hem de. Kitabın dili olabildiğince modern Türkçeye uyarlanmış, bir kısmı da konuşanların nasıl olduklarını anlatabilmek için aynı kalmış. Başta biraz okurken afalladım ama birkaç sayfa sonra alıştım. Yok artık daha neler dedirten ama sonu havada kalsa bile gerçek hayata bağlayan güzel bir kitaptı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Viktoryen dönem Almanyası, müthiş bir atmosfer. Le Fanu'nun mekan betimlemeleri o kadar hoşuma gitti ki gerçekten Schloss'un içerisinde yaşıyor hissini atamadım içimden. Bizim bildiğimiz vampir hikayelerinin ötesinde bir vampir tanımı var ama bu çok güzel işleniyor ve bu konuyla alakası olan insanlar için inanılmaz ilham veren bir eser. Kitap aslında beş hikâyelik bir derlemenin son eseri. Hesselius'a yazılmış bir dizi mektuptan oluşuyor, mektupları başından geçen olayları anlatan Laura yazıyor. Carmilla'nın hayatına nasıl dahil olduğunu, hayatını nasıl değiştirdiğini ilk gününden itibaren okuyoruz. Carmilla'nın Laura'ya olan takıntısını, buna karşılık duyduğu dehşet ve hayranlığı anlatıyor bize. Olaylar yavaş yavaş çözülüyor. Kitap daha uzun olsun çok isterdim çünkü okumaya doyamadım, vampirler hakkında daha fazlasını bilmek ve daha fazla bu şekilde yazılmış vampiri tanımak isterdim açıkçası.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nişanyanın sohbetlerinden derlenen kitabı. İlk kitaba göre (Gemici Henry Türkiye’yi Nasıl Batırdı) daha vasat konular barındırıyor. Özellikle yazarın covid’in bir uydurma proje olduğu, Ukrayna Rusya savaşı, Ermenistan’ın şanlı tarihi konuları üzerine sohbetlerini hızlıca göz gezdirerek okudum. Her şeye rağmen içerisinde ilginç konular da yer alıyor. Bu adam bu bilgiyi nereden edinmiş diyeceğiniz ama muhtemelen hayatınızın hiçbir yerinde işinize yaramayacak bilgiler yumağı. Ben seviyorum bu adamı okumayı.

201. Sayfadan;
“Şöyle bir örnek vereyim. Bugün antik Atina trajedilerinden söz ediyoruz, ki dünya edebiyatının temel taşlarından biridir. Elde olan kaynak toplam iki adet cilttir. Birisi üç büyük Atinalı trajedistten yedişer örnek eser içeren bir derleme. Diğeri Euripides’in toplu eserlerinin ita ve iota harfiyle başlayan 16 tanesini içeren cildi. Yani toplam 12 ila 14 ciltlik külliyatın rastgele bir cildi. Bunlar İskenderiye yangınından bir şekilde kurtulanlar. Gerisi kayıp.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir