Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dehaların hayatlarının zorluklarıyla ilgili filmler izlemiş, kitaplar okumuşuzdur. İşte bu eser de bir müzik dehasının hayatından kesitler sunuyor bizlere. Gemi ve yolculuk yaşama dair en güçlü metaforlardandır. Mahler’de yaşamının son günlerinde bir seyahate çıkıyor. Güvertede gökyüzünde kuşlarla konuşurken, sonsuz maviliklere bakıyor. Üşüyor, titriyor ve zihninde geçmişten sahneleri seyrediyor. Viyana ve Amerika yönettiği orkestralar onu ününü arttırırken, yalnızlığa da gömüyor maalesef.
Duygusal yönü baskın, ritmi ahenkli, kısa ama oldukça iyi bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Amerika İç Savaşı'ndan başlıyor, Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru bitiyor, aslında savaşı anlatmıyor kitap bazı baş karakterler savaştan direk etkilendiği için üzerinde geçiliyor.
Kısa sürede bitirdim kitabı, akıcı bir kitap olduğu için değil de bazı karakterlerle kendimden izler buldum ve sanki kitap seninle bir dostmuş da sana kendini açıyormuş okudum.
Kitapta zıt karakterler güzel işlenmiş; iyilik, kötülük, aşk, nefret, aile özellikle baba - oğul ve kardeşlik ilişkisi farklı karakterler üzerinden güzel yansıtılmış.
Keyifle okudum, tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kamu hayatında protokol kurallarını ele alıyor, ancak protokolün bir bilezik olduğunu ve hem sosyal hem iş hayatının her anında ihtiyaç duyabileceğiniz bir bilgi seti olduğunu düşünüyorum. Medeniyetler tarihi boyunca çeşitli vasıtalarla gördüğümüz protokolün güncel Türk Kamu hayatındaki örneklerini çok derinlikli şekilde anlatan kitap; karşılama-selamlamadan yeme içme düzenine, çiçek-çelenk gönderme usullerinden, yazışma ve konuşma diline kadar birçok önemli detaya yer veriyor. Yazarın da bu konunun erbabı olması ve kendi hayatından örneklerle konuyu zenginleştirmesini önemli ve yerinde buldum. Tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aytmatov oldukça doğal ve akıcı bir dil ile yazmış bu harika eseri. İlk okuduğum eseri Toprak Ana'ydı. Toprak ana da bir bu kadar etkileyici ve gerçekçi bir hikayeydi. İçinde kaybolup heyecanla okudum Selvi Boylum Al Yazmalım'ı. Diğer kitaplarını da okuyacağım en kısa zamanda. Hikayede İlyas'ın yaşadıklarına baktığımızda aslında basit görünen sebeplerin doğru müdahale edilmediğinde insanın hayatını ne denli değiştirebileceğini görüyoruz. Yaşadığı zorluklara rağmen eşini incitmekten sakınanlar ancak ilişkilerini sonsuzluğa taşıyabilir.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kuranda bahsi geçen, risaleti Mısırda geçen üç peygamberi, arkeoloji ve tarihin verileriyle paralel okuyor kitap. Özellikle Hz Yusuf ve Hz Musa, Kuranda hayatları hakkında en fazla bilgi verilmiş elçiler. Bülent Hoca'nın kitabı da hem çok dolu, hem ince işçilikli. Ben çok keyifle ve istifade ederek okuyorum. 3 haftadır Araf suresinin Musa'yla ilgili bölümüne bu kitapla birlikte çalışıyorum. Çok heyecanlı. Kıssaları masal olmaktan çıkarıyor.
Bu yönteme Kuran arkeolojisi deniyor ki; ilk duyduğumdan itibaren çok ilgimi çeken bir çalışma alanı. Güngör Karauğuz'un Kuran Arkeolojisi adlı eseri + Ademin Çocukları, Demir Çağı Peygamberleri Davud ve Süleyman kitapları da okunmalı.
Yanıtla
8
4
Destekliyorum  30
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Altı Dakika kitabı; Fatma Bayram hocamın, 6 dakikalık süre içinde belirli bir kelime ile ilgili gönlüne düşenleri kalemi susmadan yazıya döktüğü deneme yazılarından oluşan bir kitap.

Hani kitaplar vardır, uzun süre elinizde dolaşır durur da bitiremez, durmadan ertelersiniz, okumanız gerekse de okuyamazsınız çünkü içine alıp götürmez sizi bir yerlere.. Ama bazı kitaplar da vardır ki, elinizden bırakmak zor gelir, biraz daha okuyayım, az daha, derken bakmışsınız ki çoğu bitmiş.. Ama bitirmek istemezsiniz ki yarın da, diğer gün de biraz lezzet gelsin bu kitaptan hayatınıza.. 6 Dakika da böyle lezzetli kitaplardan işte.. Bir çırpıda okumak isteyeceğiniz ama birazda sonraya kalsın çelişkisini yaşayacağınız..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiltere Başbakanı Lord Palmerston "İngiltere'nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır." diyerek Dünya siyasetinde asıl olanın realizm olduğunu vurgulamıştır. Bu lafın pratiğini kitapta çokça görecekseniz. Bu coğrafyada yaşayıp, karşılaştırmalı tarih ve siyasete ilgi duyan herkesin kendine katacak bir şeyler bulabileceği bir kitap. Murat Yetkin köşe yazılarıyla da epey etki yaratan bir gazeteci, ancak bu kitaptaki derli toplu ve kronolojik bilgilerin yakın tarihe anlamaya epey yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Bazı konularda yazarında doğrudan anekdotlarla konuyu anlatması da ilgi çekici. Ben hem keyifle okudum hem de tarihsel süreçteki bazı konuların derin iç detaylarını öğrendim. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açlık oyunları serisinin 5. Kitabı. Baştan belirtmek isterim serinin ilk 4 kitabını okuduktan sonra bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. İkinci kitapta yüzeysel olsa da Haymitch karakterinin yaşadıklarından bahsedilmesine rağmen, bilinen bir kitabı detaylı olarak okuyacağını düşünüp beklentinizi düşürmeyin. Beklemediğim, bildiklerimin ötesinde bir çok bilinmezin ve ince detayların olduğunu keşfettikçe heyecanla okumaya devam ettim. Bildiğini sandığımız gerçeklerin Aslında başka gerçeklere sahip olduğunu, Haymitch karakterinin neler yaşayıp gördüğünü yıllardır merak eden seri tutkunları için aydınlatıcı olacaktır. Yazar vermek istediği duyguları iliklerinize kadar hissettiriyor. Çevirisi bir kaç ufak hata dışında başarılı. Beklentimin üzerinde başarılı bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Seriyi okuyup beğendiyseniz eğer devamını okumanızı muhakkak öneriyorum. Yazar şayet devamını (finnick, johanna gibi) yazacak olursa okumak için sabırsızlıkla bekliyor olacağım
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sen nasıl güzel, nasıl içten, nasıl yüreklere dokunan bir kitapsın öyle.. Çocuklarımın okuması için almıştım, ancak daha önce okuduğum tek Zarifoğlu kitabı olan "Yaşamak" kitabı biraz okunması ağır olunca, çocuklardan önce kendim okuyayım istedim. Onlara ağır gelirse böyle tanışmasınlar Cahit Zarifoğlu ile diye düşünerek..
İyi ki öyle yapmışım, şimdi diğer bütün hikâyelerini okumayı düşünüyorum :)

Velhasıl kelam çocuk kitabı gözüyle bakmamak gerek bu hikayelere.. Zira günümüzün birçok büyüklere yazılan kitabından daha çok yüreklere dokunuyor Yürekdede..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar hikâyesiyle değil, sende bıraktığı hisle kalır. Gelirken Ekmek Al da öyle. Sıradan görünen cümlelerin altında bastırdığın duygular ve unutmaya çalıştığın anılar gizli.

Kitap aileyi anlatıyor; ama herkesin güldüğü, mutlu olduğu bir ev değil bu. Üst kattan süzülen bir mutsuzluk, söylenmeyen kırgınlıklar ve suskunluklar var.

Ayakkabı vurduğunda açılan yara gibi… Aile yaraları da yürüdükçe sızlar.

Hikâyeler tanıdık. Annenin sesi, babanın suskunluğu, bir ekmek alınmadığında çıkan sessiz panik… Çünkü o acı hep içimizde.

Şermin Yaşar, hayatın unuttuğumuz sıcaklıklarını usulca anlatıyor. Ne öğüt veriyor, ne yargılıyor. Sadece anlatıyor.

Aile, en derin yarayı açan ama yine de yürümek zorunda olduğun yol.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir