Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında İstanbul kabadayılarından birinin etnik gruplar ve siyasetle ilişkileri bağlamında ilginç hikâyesi eserde ele alınmıştır. Olayların geçtiği döneme ilişkin gözlemler ve sosyolojik tahliller dikkat çekici. Bir katilin hayata bakışı, duyguları ve muharrik gücü; sade, akıcı ve heyecanlı bir şekilde işlenmiştir. Mahkeme sahnelerinden zindanlara, İstanbul’dan İskenderiye’ye ve gece alemlerinden idam sehpalarına farklı mekânlara dair tasvirler etkileyici. Osmanlı’da etnik gruplar arası rekabetin cinayetler üzerinden ele alınması son derece dikkate şayan bir husus olup yazar, böyle ilginç bir konuyu işleyerek övgüyü hak etmektedir. Herhâlde katilin görüp göreceği en acı şey, devlet eliyle kullanıldığını öğrenmesidir. Siyasi yönü olan hemen hemen her olayda devletin işin içinde olması ve gerekli tedbirlerin alınmaması gerçeği Osmanlı’dan Türkiye’ye tevarüs eden bir alışkanlık olsa gerek.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oulipo grubunun önemli yazarlarından biri olan İtalyan yazar Italo Calvino'nun ilk olarak 1972 yılında yayımlanmış olan anlatısı Görünmez Kentler, mekan kavramının pek çok şekilde irdelenmesiyle oldukça önemli bir yapıt. Venedikli gezgin Marco Polo ve Moğol kağanı Kubilay Han üzerinden ilerleyen bu yapıt, dokuz bölüm, beşerli on bir alt başlıktan oluşmaktadır. Anlatılan her kurmaca şehir bir kadın ismiyle nitelenmiş olup kentleri on bir farklı kavram üzerinden de sınıflandırmış. Marco Polo ve Kubilay Han üzerinden hem kimi felsefi konulara değinmekte hem de mekan, zaman, hayal gibi kavramlara dokunmakta. Tarihi üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz bu postmodern anlatının dilimize çevirisi de bir o kadar güzel.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
30'lu yılların Lizbon'unda yaşayan genç bir çocuğun hayatını onun ağzından anlatıyor kitap. Çalıştığı yeri, iş arkadaşlarını, dünyayı dolaşmakla ilgili hayallerini ve asıl olarak işyerindeki çevirmen ve muhasebeci olan Bay Soares'le ilgili olan düşüncelerini okuyoruz. Kitabın dili o kadar sade ki, keşke geçtiği bütün mekanların nasıl olduğunu bilseydim dedim, çoğu şey gözümde canlanırken büyük bir boşluğun içerisindeydi ama bu beni hiç rahatsız etmedi. Tek oturuşta bitiriliyor, kitabın son birkaç sayfasında duvardan duvara vuruluyorsunuz biraz. Boğazımdaki düğüm hâlâ geçmedi ama aynı zamanda kendimi bu kitabı okuduğum için çok iyi hissediyorum. Ve bana hiç bilmediğim bir kapıyı da araladı sanırım. Fernando Pessoa’ya selam olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İran'da yaşayan beş kadının kaderlerinin onları bir araya getirmesini beş farklı bakış açısından okuyoruz kitapta. Kitabın zamanı çoğunlukla 1953 yılında, Ajax Operasyonu'nun yapıldığı tarih aralığında geçiyor. Orta yaşlı zengin bir kadın, bir fahişe, bir öğretmen ve iki kadının yaşadıklarını okuyoruz. Kitap şiddetli, çarpıcı, gerçekten de duvardan duvara vuruyor insanı ama bunu nasıl anlatacağımı bilemediğim bir direktlik ve aynı zamanda dolaylılıkla yapıyor. Kadınların birleşeceğini kitabın son otuz sayfasına kadar anlamıyorsunuz, çok ani bir şekilde fark ettim ben bunu ve gerçekten tüylerim diken diken oldu. Kadın cinselliği, kadınların üzerindeki baskıcı rejim, kaçma istekleri beş farklı bakış açısıyla sonunda aynı kapıyı açıyor. Hiçbirinin hikâyesi havada kalmıyor, kitap bittiğinde hepsini bitirmiş oluyorsunuz. Baştan oku deseniz okurum, benim için öyle bir romandı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmail Bilgin'in daha önce bir kaç kitabını da okumuştum ve bu kitabı da oldukça beğendim. Çöl Kaplanı, Medine Muhafızı Fahreddin Paşa'yı ve orayı korumakla yükümlü olan bütün askerlerimizin ne zor şartlar altında görevlerini sürdürdüklerini ve ne olursa olsun Kutsal Toprakları hainlere vermemek için nasıl direndiklerini hissetmek ve de onları anlayabilmek adına mutlaka okunması gereken, okutulması gereken mühim eserlerden biri. Fahreddin Paşa'nın o inadı, inancı, merhameti, azmi, adaletli oluşu ve ne olursa olsun daima ümitvar olup çareler arayıp pes etmemek için direnmesi beni o kadar etkiledi ki tarihimizde böyle önemli insanlar olduğu için bir kez daha gurur duydum. Keza yazarın da dili oldukça akıcı ve betimlemeler insanı yormadan ilerliyor. O betimlemeler sayesinde adeta arap çöllerinin ortasındaymışım gibi hissetim ve her satırda askerlerimizin çektikleri o zorlukları bende çekmişim gibi empati kurdum. Okuyun ve okutun .
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
eski günleri yâd etmenin ağırlığı altında ezilenleri anlatıyor günbatımında. o kadar duru, pürüzsüz bir anlatımı var ki etkileyici. dönüp kendine baktırıyor. nereden nereye geldim sonum ne olacak düşüncesiyle baş başa bırakıyor okurunu. "bir insanın dünyadan göçüp gitmesi o kadar da önemli görülmüyor. her gün her yerde herhangi bir sebepten insanlar ölüyor ve yenileri doğuyor. ölüm de, yaşam da günlük yaşamın bir parçası." diyor hwang sok-young. maziye bakmanın önemine değiniyor. pişmanlıkların bıraktığı izlerin haritasını çıkarıyor. "zor zamanlar gelince başından itibaren geriye dönüp bakmamız gerektiğini anladık." diyor. geride bıraktıklarıyla hesaplaşmayı sevenler ıskalamasın derim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bizim toplumumuzda benim denk gelmediğim bir öğretmenin, kütüphane öğretmeninin, kaleminden yazılmış bir kitap. Öğretmen, kitapları tanıyor; yaşa, ilgiye, beklentiye göre öğrencilere kitaplar tavsiye ediyor. Bir çocuğa okumanın nasıl sevdirilebileceğine dair ipucu veriyor. Bunu yaparken atıp tutmuyor, referans gösteriyor. Kitabın sonuna doğru kitaplarla ilgili nasıl etkinlikler yapılabileceğine dair yine çeşitli örnekler sunuyor. Bazıları gerçekten bizim de kültür süzgecinden geçirerek yapabileceğimiz organizasyonlar. Bunların yanı sıra kitabın en sonunda da yine yazarın ve editörün beğenisi çerçevesinde yaşa ve türe göre derlediği kitap önerileri mevcut. Ebeveynlere ve eğitimcilere farklı bakış açısı sunabilecek bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuk edebiyatına yeni bir bakış açısı getiren Mert Arık’ın son kitabında okuyucular tarafından vurgu yapılmayan ve bir sınıf öğretmeni olarak altını çizmek istediğim bir konu var.
kitabın karakterlerle birlikte yaptığı iş birliği çok önemli. Sınıf içinde grup çalışmaları ve birbirleri ile ortak bir amaca hizmet eden öğrenci profili oluşturmak isteyen bir öğretmen olarak kitabın baştan sona bu örgütlenme mücadelesi takdire şayan. Birlikteliğin, birlikte çalışmanın önemi çok net bir şekilde verilmiş. kalemine sağlık.
Yanıtla
14
3
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın kader kavramıyla yüzleşmesine olanak sağlayan, derin sorgulamalarla dolu bir eser. Kitap, hem bireysel seçimlerin hem de rastlantıların hayatlarımız üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde ele almış. Olay örgüsü ve karakterlerle bu tema ustaca işlendiği için beni kendi hayatımı sorgulamaya davet etti. Her bölümde akıcı anlatım ve beklenmedik gelişmelerle hikâyenin içine çekildim diyebilirim. Kitap sadece bir roman değil, aynı zamanda bir farkındalık yolculuğuydu. Bu derinliği ve sürükleyiciliği nedeniyle her okurun kendi hayatından bir şeyler bulabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
eszter isimli karakterin tüm hayatını ve iç dünyasını kronoloji gözetmeksizin birine anlatışını okuyoruz bu kitapta. o "birisi"nin sarsıcı kimliği ancak kitabın yarısından sonra ortaya çıkıyor.
bütün ömrü boyunca eszter'in ruhunu ele geçirmiş bir kıskançlık ve nefret anlatısı yapmış yazar kitapta. ama bu kıskançlığın altını öyle güzel dolduruyor, karakterin bu hale gelişinin sebebini öyle sağlam temellendiriyor ki yazarın insan psikolojisini anlatma konusundaki ustalığına hayran kalıyorsunuz. bu öfkeyi, tiksintiyi, nefreti sanki elinizi uzatsanız tutabilecek gibi hissediyorsunuz. arkaplanda bir de dönem ve savaş anlatısı var tabii ki. magda szabo inanılmaz bir yazar gerçekten.
bence yavaş tempolu, neyin ne olduğunu hemen anlayamadığımız, okuyucuyu içine alması için okuyucudan biraz sabır talep eden bir kitap. harika ve bir iç dünya şöleni sunuyor ama magda szabo'ya başlangıç için uygun olduğunu düşünmüyorum. iza'nın şarkısı ya da kapı'yla başladıktan sonra kesin okunmalı ama.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir