3182Yorum
Herkes bu kitabı tavsiye ediyordu merak edip aldım daha başlardayım ama anlatımı çok başarılı
Yerli yeraltı edebiyatının en seçkin eserlerinden birisi ve çok sürükleyici bir kurguya sahip kitap keşke filmi de çekilse
Muazzam bir kurgu insanı peşinden sürükleyen bir anlatım.Sinemaya uyarlanabilir
farklı bir bakış açısı ve beklenmedik sonuçlar için okuyun
Ayrı bir dünyaya gitmek isteyen bu kitabı okusun.
Puslu Kıtalar Atlası. İlk kitap. Göz bebeği. Girizgahı. Büyük kapı için eşiği. Eli ayağı. İftiharı, iltifatı. Çok şey bu kitap. Anar için değil. Bizim için. Ne diyordu Hulki Aktunç giriş yazısında: “Mutlu yazar, azdır. Belki de yoktur. Ama mutlu okur vardır.” Ben mutlu ayrılanlardan. Kalanlardan belki de. • Yazmak için mi yazsam incelemeyi bilemedim. Ne söylenebilir ki ‘benzersiz’ üzerine. • Edgar Allan Poe şiirlerinin girişine ‘düşlerin tek gerçeklik olduğuna inanlara’ ibaresini yerleştirmişti. Bence İhsan Oktay’da bu cümlenin kitabını yazmış. • Ahmet Hamdi söylemiyle iki hal var: Biri ‘uyanık hayat’ diğeri ‘rüya hali’. Düş ve gerçeğin nerede başlayıp bittiğini ölçütleyen de siz oluyorsunuz. Bitiyor ya da başlıyorsa. • Velhasıl. 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul’u var burada. Öyle padişahı, sadrazamı, paşası değil. İnsan olanı var. Gerçeklikte düşlerini devam ettireni. • Peki ya Anar söylemiyle; ‘düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?’ Buyurun.
yazarla tanışma kitabım. farklı bir üslup. her okuduğunuzda farklı anlamlar yükleyeceksiniz.
arkadaşıma aldığım bi kitap beğendiğini söyledi
Mükemmel şekilde kurgulanmış bir eser. Yazarın olayları işleyişini ve birbirine bağlayışını hayranlıkla takip ediyorsunuz. Okuru incitmeden, alıp başka diyarlara götüren bir kitap.
Kitap güzel yorumlarını sonuna kadar hak ediyor. Tarihi bir kurguyu felsefi bakış açısıyla çok çok güzel işleyen bir eser. Kahramanların isimleri de bir o kadar farklı. Kitabı okuduktan sonra kitap kritiklerini de okumak isteyeceğiniz bir eser. Keyifli okumalar diliyorum:)
Kitabın dili,anlatımı muntazam kurguya,olay örgüsüne hayran kalmamak elde değil.
şu ana kadar okuduğum en inanılmaz kitap. yazarın hayal gücüne hayran kaldım. herkese öneririm.
Nasıl anlatsam etkilenmemek elde değil. Akıcı bir dil, bağlantılar mükemmel. Anar okunur okutulur
Gerçekten çok iyi bir kitap. Mutlaka okumalısınızç.
kitap osmanlı zamanında geçiyor ama istanbul bütün kitap boyunca konstantiniye diye anılıyor. yazarın ironisi gerisini siz düşünün
Turan BABACAN 20 Eylül 2021
Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar İstanbul’un adı, “Konstantiniyye” idi. Atatürk son tarih olarak 28 Mart 1930’u verdi ve bu tarihten sonra yurt dışından gelecek mektuplarda şehrin adı olarak Konstantiniyye yazılması durumunda mektupların iade edileceğini bildirdi.
hayal gibi mükemmel anlatım severek okudum
Kitap sizi bir düşe ortak etmekte ve bu masalsı akıp giden hikaye ile düş ve gerçekler arasında sizin de şahit olmanızı sağlamaktadır. Bilmediğiniz kelimeler kitabın akıcılığını kesinlikle engellemiyor aksine bir süre sonra daha anlamlı gelecektir.
Destansı, masalsı, şiirsel kitap, okunmalı, okutulmalı.
tavsye üzerine aldım ancak dili çok ağır geldi okuyamadım bi süre sonra tekrar okumayı deneyeceğim
farklı ve güzel bir tarzda kaleme alınmış bir eser