614Yorum
Kadir Emiroğlu
04.07.2008
Yalnız ve mutsuz bir karakterin psikolojisi anlatılıyor. Bu nedenle kitapta karamsar bir ruh dünyası hissediliyor. Okuyucuda bıraktığı etki, bunun sebebi olarak karamsarlık olabilir. Üslûp yönünden, detay veren ve kısa kısa cümlelerin art arda sıralanması okumayı zorlaştırıyor. Yine de psikolojik roman sevenler için güzel bir kitap. Sevmeyenler bence denemesin.
ozgur05
Kitapkurdu
11.06.2008
Zebercet "garip" bir adam, fazlasıyla yalnız, "garip" cinsel istekleri var. Sıkıcı, monoton bir hayatı var. Ama hayatında "hiç kimse" yok. Beklediği, bir hatun kişi var, hayal dünyası sadece bu kadın. Ve onun gelmeyeceğini anladığında yapacağı tek şey kalır. Daha fazla bu anlamsız hayata katlanmamak. Ve intihar eder. Konakta yani Anayurt Oteli’nde kalırken aynı zamanda konakta yaşamış olanların hayatlarının derinliklerine de iner. Zaten onun hayatı tuhaftır, ismi de öyledir: ZEBERCET. Güzel bir eser, bana biraz Oğuz ATAY tadı verdi. Psikolojik tahliller çoğunlukta. Ve cinselliği de ilginç yönleri ile işliyor.
Zyenpe
07.04.2008
Antisosyal birinin iç dünyasını anlatan bir yapıt. Kuşkusuz içerdiği psikolojik anlam doyurucu; ancak açıkçası ben kurguyu çok beğenmedim; ancak zaten antisosyal bir kimsenin yaşamının da renkli olmasını bekleyemem. Olaylar çok donuk olduğundan kitap da donuk bir kitap. Kısa olması bu açıdan uygun olmuş yoksa okuyucuyu fazlasıyla sıkabilirdi. Görüldüğü üzere kitap hakkında ne olumlu ne de olumsuz bir yorumum var. Sübjektif olarak "sıkıcı" bir kitap ama objektif olarak baktığımda da zaten olması gereken o.
filizden
Kitapkurdu
21.03.2008
Büyük merakla aldığım, okumak için can attığım ama hayal kırıklığına uğrayarak, okumayı bıraktığım kitap. Okumayı yeniden deneyeceğim. Ve umarım, kitap hakkında yanılmışımdır.
dinc33
15.03.2008
anlaması zor. ama insan tüm bunlar neden diyor ister istemez. zebercet ölmeli idii ve öldü<br />...hemde kendi elinden
gencer.tr
22.02.2008
Yıllarca yalnız kalmış, hayatı tekdüze geçmiş, sıradan gelip geçici kişilerle geçmiş Zebercet'in hikayesi anlatılır romanda. Zebercet'in ne bir annesi ne bir arkadaşı vardır. Otelden başka tek arkadaşı, uyurken odasına girdiği ve seviştiği temizlikçi kadındır. Cinselliği bile hayallerden faztazilerden yoksun yalnız ve heyecansızdır.
Bir gün Ankara treniyle gelen kadın ile hayata bakışı değişir, O kadının geri gelmesini beklerken hayatta birçok şeyi kaçırdığını farkeder. Neredeyse otelden hiç dışarıya çıkmamıştır. Otelden çıkmaya başlar, gezer, horoz dövüşlerine gider, insanlar ile konuşmaya başlar, toplum içine karışır.
Yaşadığı anlamsız hayat ve yalnızlık ile konuşmaya başlar....
Sonunda sade, tek düze yaşamından kurtulduğunda ise yanlış yollara sapar ve cinayet işler. İşlediği suç onun pek umurunda olmaz, otele polislerde dahil gelip gidenler olduğu zaman bile yakalanma endişesi duymaz.
Bütün anlamsızlıklar ve yalnızlık içinde yaşamanında anlazsız olduğunu düşünerek kendisini asar.

Mutlaka okunması gereken bir başyapıt...
bkilinc
Kitapkurdu
29.01.2008
Zebercet sanki bazen aniden omzumun dibinde bitiveriyor. Bilmem ki, biraz ürkütücü, biraz tuhaf, ama yakınımda işte, hep. Tanışmalısınız mutlaka. İpin ucunda nasıl döndüğünü görmek için, yalnızlığını bir parça olsun algılayabilmek için, kendiniz için.
e.k
Kitapkurdu
04.01.2008
Eser şaşırtıcı derecede düşündürücü. Adeta "Suç ve Ceza"nın Raskolnikov'u Zebercet olarak karşımıza çıkıyor. Okuyucuyu saran, bazen Zebercet'in karmaşık duygularını çözmek, ona yeni bir yaşam bağışlamaya çözmek istiyor okuyucu...
KY-491553
08.12.2007
Türk Romanına farklı bir soluk getiren Atılgan'ın yalnızlığı, sevgiyi, iletişimsizliği, başkaldırıyı kaleme aldığı romanı...
Bolokur
09.04.2007
1973 yılında yazılmış olmasına rağmen günümüz Türkçe'sini koruyan;duru ve doğrudan;fakat rahat anlatımı ile aslında bir otelcinin günlük yaşamından ibaret olan "sıkıcı" olarak adlandırmaya yatkın bir konuyu roman haline getirebilmek zor bir iş.Psikolojik roman kategorisine sokabileceğimiz Anayurt Oteli,hafızalardaki yerini koruyacaktır.Okunması gereken bir eser.
Hüseyin Cihad Karaali
Üstat
Beğenerek okuduğum bir eser. Kendi yalnızlığından kurtulma çabasındaki Zebercet'in hikayesi... İnsanın kendi kendine, kendi zihniyle olan konuşmasına ne güzel şahitlik etmiş yazar. Bence okuyun, pişman olmazsınız.
Ömer Taha Güvenek
Kitapkurdu
05.01.2007
hazin bir yalnızlığın sevgi'den çok ilgi'yi arayışının öyküsü..çarpıcı yalnızlık halleri..ruh hali kesitleri..acı bir son..gördüğü ilgiyi hak eden bir roman..
vebalı
04.07.2006
bizi kuşatan gerçekliğin romana yansımasıdır anayurt oteli.aslında içinde yaşadığımız veya yaşamaya maruz kaldığımız ve ona benzemekten başka çaremizin olmadığı bu anlamsız dünyanın imgesel şeklidir anayurt oteli.ve zebercet insanın trajik yanlızlığına ve kuşatılmışlığına karşı dramatik bir protestodur.romancının başarısıda bu trajediyi toplumsallığa karşı asgari cesaretin ötesinde işleyebilmesidir.değersizlik,aşk ve intiharla savrulan insanın ölümsüz destanı:anayurt oyeli;okudukça yitirmeyi ve anlamsızlığımızı hatırlatıyor.eyvallah usta.
ihtiyar_balıkçı
04.10.2005
Yusuf Atılgan'ın önemli bir yapıtıdır
"Anayurt Oteli"
Platonik bir aşk ve bu aşka dayalı bir aldatma söz konusu romanda. Romanın erkek kahramanının intiharıyla sonuçlanan platonik aşk. Sanal bir zina.
Bu yapıtta erkek kahaman kendini bir türlü erkek özne olarak tanımlayamaz/kuramaz.
Kimliği belirsiz bir kadının otele gelmesi Zebercet'teki bu eksikliği ortaya çıkarır. Sonuç intihardır.

"İntihar, kan dökücü Tanrıdır." der Alvarez.
Burada Zebercet'in intiharının kadının otele gelişiyle yaşamında meydana gelen değişimden kaynaklandığı düşüncesi yanlıştır.
İntiharın temel nedeni kadının otele gelişiyle kahramanın, yaşamında meydana gelen değişim karşısında değişememiş olmasıdır.
İntiharın nedeni, kıpır kıpır ve sevgi dolu bir dünya karşısında Zebercet'in ruhunda bitmez bir durağanlığın yaşamasıdır.
"Yaşam diğerlerinin emrinde ölüm bizim." Montaigne