Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizin de içinde bulunduğu mülteci meselesine genellikle hep kendi penceremizden bakmaya alışkınız; ancak bu roman, kamerasını madalyonun diğer yüzüne çevirerek bizi sarsıcı bir yüzleşmeye davet ediyor.Vietnam’dan İngiltere’ye uzanan bu zorlu göç hikayesi, sadece bir yer değiştirme süreci değil; aynı zamanda köklerinden, kültüründen ve sevdiklerinden koparılmanın ruhsal anatomisini sunuyor.
​Ailenin yaşadığı büyük kayıplara rağmen kardeşlerin birbirine olan sarsılmaz bağlılığı ve ana karakterin hayranlık uyandıran güçlü duruşu etkileyiciydi.Yeni bir dünyaya adapte olmaya çalışırken verilen o varoluş mücadelesi, yazarın duru ve bilgilendirici diliyle birleşince ortaya hem hüzünlü hem de ilham verici bir tablo çıkmış. Göçmenlik, aidiyet ve aile bağları üzerine derinlemesine düşünmek isteyen herkesin kitaplığında mutlaka yer almalı. Kendi önyargılarını esnetmek ve bir insanın "yabancı" olduğu topraklarda nasıl yeniden yeşerdiğini anlamak isteyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadın Mezarlığı bende uzun süre kalan, sessiz ama derin bir etki bıraktı. Can H. Turhan’ın dili çok bağırmıyor; aksine susarak, eksilterek anlatıyor. Belki de bu yüzden kitapta anlatılan sevgi daha gerçek geliyor. Her şey açık açık söylenmiyor ama hissediliyor.
Kitabı okurken aslında bir iç yolculuğa eşlik ettiğimi fark ettim. Karakterin kendisiyle yüzleşmesi, geçmişle kurduğu o kırılgan bağ ve en çok da sevginin bazen konuşmadan da öğrenilebileceği fikri beni düşündürdü. Bu yönüyle kitap, klasik bir hikâye anlatmaktan çok bir duygu hâlini aktarıyor gibi.
Tempo çok yüksek değil, hatta yer yer durgun sayılabilir. Ama bu durgunluk rahatsız edici değil; daha çok okuru yavaşlatan, düşünmeye iten bir tarafı var. Herkesin sabırla okuyabileceği bir kitap olmayabilir ama doğru zamanda okunduğunda etkisi daha da artıyor.
Benim için kitabın en güçlü yanı, sade ama derin anlatımı oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismi zihinde gıybeti çağrıştırıyor fakat içeriği hiç de öyle değil, tam olarak 20 konuyu ele almış.
Günlük hayatta yaptığımız fakat günahı veya mahsuru olduğunun farkında bile olmadığımız ve ciddiyetini idrak edemediğimiz çok önemli kavramları izah etmiş.

Bir kavramı açıklarken o eylemi sergilemeye neden olan iç etkenleri, dış etkenleri, eylemin sonuçlarını, çözüm yollarını ve çarelerini vermiş.

Konuları Ayet, Hadis, Sahabe ve Hikmet ehlinin sözleri ve olaylar üzerinden açıklamış. Bazen cehennem manzaralarına yer vererek ürpertmiş bazen de cennet nimetlerine değinerek ümitlendirmiş.

Kitaptan çıkardığım en önemli ders; dilin afetlerini çok geniş kapsamlı düşünmemiz gerektiğidir.

Her biri çok önemli ve hepimizin öğrenmesi gereken konular.
Kendisinin de ifade ettiği gibi tüm kötü huyların ilacı ilim ve ameldir, dolayısıyla okumalıyız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Günler önce Milorad Paviç'in Hazar Sözlüğü romanını bitirdiğimde, okuma eyleminin deneysel eserlerde bir tür seyirciliğe dönüştüğünü düşündüm. Bu fikrimin, Hakan Kaya'nın yeni öykü kitabı için de geçerli olduğunu söyleyebilirim. Biçim olarak manzumu kullanan, ölüm ve bilemeyişin küçürek öykülerini okuyoruz. Aslında okumak yerine farklı olan, deneyen, anlaşılmak kaygısı gütmeyen ve edebi mirasını geçmişin kafası farklı işleyen ediplerinden alan bir yazarın öykülerini izledim. Deneysel edebiyatın meraklısı olarak tıpkı Hazar Sözlüğü'nde olduğu gibi bu kitabın hakkında da yorum yapabilmem fazlasıyla zor. Ama en azından zihnimde değişik, özel bir tat bıraktığını söyleyebilirim. Farklı bir kitap okumayı arzu eden okurlar için enteresan bir deneyim olacağı şüphesiz. Ayrıca yazar küçürek öyküye de yeni bir yorum getirmiş, bunu da söylemek gerek.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ne var ki o torbalarda?Herkesin elinde bir torba var.Kimi büyük,kimi küçük...Başka bir gezegenden bu insanlar.Daha doğar doğmaz bir torba beliriyor ellerimde ve zamanla doluyor,boşalıyor.Bazen çok hafif bazen taşınamayacak ağırlıkta.Çok farklı gibi görünse de aslında o bize hiç yabancı değil.Bizim de torbalarımız kalbimizde...Biz sıkıntılarımızı,üzüntülerimizi,kaygılarımızı içimize atıyoruz.Onlar torbaya.Peki,bu torba nasıl hafifler?Nasıl rahatlatır bizi?Tabi,atarak içimizdeki sıkıntıları,kaygıları.Paylaşarak,koşarak belki de bağırarak.Kurtulalım o yükten,kurtulalım o ağırlıktan...
"Torbanın buyumesine sebep olan şey hataların değil ki!Onları gözünde fazla büyütüyorsun."
8 yaştan sonra tüm herkesin okuyabileceği bir kitap.Sadece çocuk kitabı değil...Bence biz yetişkinlere de çok iyi gelecek.Değerli hocam @yazarbayraktar kaleminden.Yine sıcacık,yine yüreğe dokunan...Emeğinize sağlik hocam.Torbalarımızı büyütmeyelim ve atalım her yükü...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap 2016 yılından bu yana Erkam Radyo'da yayınlanan Gönül Sadası adlı radyo programının konuşmacıları Prof. Dr. Saadettin Ökten ve Prof. Dr. Kemal Sayar'ın konuşmalarından derlenmiş kitap serisinden bir tanesi... Her radyo programı yeni bir başlık altında toplanmış. Konuşma dilinde olduğu için sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Sadettin Ökten ve Kemal Sayar'ın gerek hayat tecrübeleri gerekse bilgi birikiminden faydalandım. Altı çizilecek çok yer var. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gerçekten de ismi gibi bal gibi bir kitap. Çocuk kitabı olarak geçiyor ama biz büyüklerin de öğreneceği istifade edeceği çokça şey var içerisinde. Kitabı önce kendim okuyup bitirdim sonra da 7 yaşındaki oğluma okumaya başladım. Hatice hocamız bizlere sabrı, şükrü, tefekkürü, misafiri,bereketi öyle güzel anlatmış ki sanki yanıbaşımıza gelip elimize bisküvili lokum verip nasihat ediyor bizlere. Bir yumurtayı, patatesi, tohumu, ağacı çiçeği sadece olduğu gibi görüp geçen tefekkürü şükrü unutan bizlere tatlı tatlı bi dur etrafına bak, yavaşla diyor kitap. Nevşehir'i sadece kapadokya, uçan balon ve peri bacalarından ibaret sanan ben kitap sonunda Nevşehir hayranı oldum. İlk fırsatımda ailem ile oraları gezip görmeyi niyetime aldım. Kitap benim içimdeki çocuğa çok iyi geldi sizlere de tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Boşluk, ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında yaş sınırını aşan, duygusal katmanı güçlü bir hikaye.

Anna Llenas, Julia adlı karakter üzerinden eksiklik, kaybın yarattığı boşluk ve bununla baş etme biçimlerimizi anlatıyor. Başlarda Julia’nın içindeki boşluğu doldurma çabası, modern insanın en otomatik refleksini açığa çıkarıyor: rahatsız edici duyguları hızla bastırmak, yok saymak, kontrol etmek. Ancak hikaye ilerledikçe şuna evriliyor: bazı boşluklar doldurulmaz; insan onları taşımayı öğrenir ve ancak böyle dönüşür.

Çizimler sade ama sembolik; özellikle boşluğun canlı bir varlık gibi resmedilmesi, duyguyu soyuttan çıkarıp somut hale getiriyor. Bu da kitabı hem çocuklar hem yetişkinler için okunabilir ve etkileyici kılıyor.

Ben okurken üzerinde düşünmeye açık pek çok şey buldum ve kitabı çok sevdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Havaya ve hava olaylarına ait merak ettiğimiz ne varsa kitap içinde her birini sade bir hikaye diliyle aktaran çok sevdiğim bir kitap oldu. Gökyüzünün renginden eriyen buzların endişe seviyesine, gökkuşağından kuzey ışıklarının oluşuma kadar hem kültürel bir kaynak hem de okuması bir o kadar keyifli bir mini-bilimsel kitap... Okudukça evrenin yaradılışına hayran kalmamak mümkün değil...
Bu kitabı yetişkinler kadar meraklı çocukların da okuması onların bilimsel keşifleri ve aydınlanmaları için güzel bir yol gösterici olacaktır. Biz öyle yaptık :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antabus benim için sadece bir roman olmadı; okudukça içime dokunan, yer yer rahatsız eden ama bir o kadar da gerçekliğiyle sarsan bir hikâyeydi. Seray Şahiner’in dili o kadar sahici ki, karakterlerin yaşadıkları neredeyse gözümün önünde canlandı.

Kitapta en çok etkilendiğim şey, hayatın o sert ve filtresiz halinin bu kadar açık anlatılması oldu. Bazen okurken içim sıkıştı, bazen “bu kadar da olur mu?” dedim ama aslında tam da bu yüzden gerçekti. Karakterlerin çaresizliği, öfkesi, kırılganlığı bana çok geçti.

Benim için Antabus, konfor alanının dışına çıkaran bir kitap oldu. Herkesin kolay kolay yüzleşmek istemeyeceği duyguları önüme koydu. Bitirdiğimde içimde bir ağırlık vardı ama aynı zamanda “iyi ki okudum” dediğim türden bir iz bıraktı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir