Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken tarihin en karanlık noktalarından birisine tanıklık edeceksiniz. Dini konularda oldukça hassas olan Atinalıların ölüme mahkûm ettiği birçok düşünürden sonra sıra Sokrates'e gelmişti. Dinsizlikle ve gençleri yoldan çıkarmakla suçlanıyordu.

Hayatını Atina sokaklarında insanlara sorular sormakla geçiren Sokrates'in kendisini savunma vakti gelmişti. Sokrates'in mahkeme salonundaki tavırları ve ölüme bakış açısı diğer insanlardan çok farklıydı. Onu önce mahkeme salonuna, daha sonra da ölüme götürecek düşüncelerini inkâr etmedi. Ruhun yalnızca ölümden sonra değil, doğumdan önce de var olduğuna inanıyordu.

Arkadaşlarının firar etmesine yönelik ısrarlarını reddedip, sakin ve kendinden emin bir şekilde ölümü bekledi Sokrates. O ölüme yenilirken Atinalılar kötülüğe yenilmişti.

Kesinlikle okunması ve üzerine düşünülmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, kitap bittiğinde gözlerinizin yaşarmış olduğunu fark etmeniz şaşırtıcı bir sonuç olmayacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için gerçekten ufuk açıcı bir kitap oldu. Mezopotamya’da şekillenen inanç sistemlerinin gelişimini, ritüellerin kökenlerini ve bu inançların zaman içinde birbirlerini nasıl etkilediğini daha bütünlüklü görmemi sağladı.
Kürşat Demirci, konuyu yalnızca mitolojik hikâyeler üzerinden değil; tarihsel, kültürel ve dinsel bağlamıyla ele alıyor. Bu nedenle özellikle bu coğrafyada ortaya çıkan inançların sonraki dönemlere nasıl iz bıraktığını anlamak açısından oldukça değerli buldum. Okurken pek çok kavramın ve ritüelin sandığımdan çok daha eski köklere dayandığını fark ettim.
Ancak anlatım yer yer akademik bir dil taşıyor. Konuya yeni ilgi duymaya başlayan okurlar için bazı bölümler yoğun ve zorlayıcı olabilir. Yine de Mezopotamya mitolojisine, dinler tarihine ve antik toplumların düşünce dünyasına ilgi duyanların sabırla okuduğunda çok şey kazanacağı bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hatırat okumayı her zaman ayrı bir yere koyarım... 2026 yılında yayımlanan kitaplar arasında en çok merak ettiğim eserlerden biriydi bu kitap... 160 sayfalık bu kıymetli metni 3-3.5 saat gibi kısa bir sürede, bir solukta okuyup bitirdim. Metin, Şehzade Abdülkadir'in eşi Macide Mustafa Hanım'ın birinci elden kendi yaşamına dair bir hatıratı. Ancak sadece bireysel bir yaşam öyküsü değil, hem Sultan Abdülhamid'e hem de Osmanlı Devleti'nin çalkantılı son devrine dair bilgiler sunan nefis bir metindi. Açıkçası ben çok beğendim. Özellikle Sultan Abdülhamid'e dair daha önce bilmediğim pek çok yeni şey öğrendim. Biri birinci elden, bizzat sarayın ve hanedanın içinden gelen tanıklıklarla tarihi okumak metnin kıymetini katbekat artırıyordu. Macide Mustafa Hanım, çektiği acıları ve yaşadığı ağır yükü okuyucuya derinden hissettirmeyi başarıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap italyan işgaline karşı etiyopya'da direniş gösteren savaşçıları ve onlara en ön safta destek olan bayan savaşçıları anlatıyor. Aynı zamanda o coğrafyada kadınların karşılaştıkları zorluklara da ciddi anlamda değiniyor. İki bölümden oluşuyor kitap. 1. Bölümü işgal 2. Bölümü Direniş şeklinde. Konu çok iyi ama kitabın anlatım dili maalesef çok ağır. Bu sebeple ilk ikiyüz sayfayı normal okudum fakat geri kalanında hızlandırılmış okuma taktiği uyguladım. Sayfalara göz gezdirerek kitabın anlatmak istediği şeylerden kopmadan sona ulaştım.

Birde kitabı ayrıcalıklı kılan özelliklerden biride kitap içerisinde etiyopyanın yerli dili olan Amharca'dan bolca kelimelere yer verilmiş ve bu kelimelerin ne anlama geldiği kitabın sonunda sözlük gibi anlatılmış. Kitap okumaya yeni başlayanlara dili ağır olduğu için bu kitabı önermem. Ama okuma alışkanlığına sahip ve farklı ülkelerle ilgili roman okumak isteyenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar :-)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siddhartha’yı okurken en çok, insanın kendini bulmasının başkasından öğrenilebilecek bir şey olmadığını düşündüm. Siddhartha birçok insanla karşılaşıyor, farklı hayatlar deniyor, yanılıyor ve hatta bir dönem kendinden oldukça uzaklaşıyor. Ama sanırım kitabın anlatmak istediği de tam olarak bu: Bazen doğru yolu bulmak için yanlış yollardan da geçmek gerekiyor.

Kitapta en sevdiğim şey, mutluluğu ya da bilgeliği tek bir yerde aramaması oldu. Ne yalnızca öğretilerde ne de dünyadan tamamen uzaklaşmakta bir cevap var. Siddhartha’nın sonunda hayatı bir nehir gibi görmeye başlaması ve geçmiş, şimdi, gelecek arasındaki ayrımın giderek kaybolması özellikle etkileyiciydi. Kitabı bitirdiğimde bana “Hayatın anlamı nedir?” sorusundan çok, “Kendi hayatımı gerçekten yaşayarak mı öğreniyorum, yoksa başkalarının doğrularını mı takip ediyorum?” sorusunu bıraktı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar bin kitap okudum mu bilmiyorum ama yüzlerce kitap okuduğumdan eminim. Okuduğum kitaplar arasında gözüm kapalı önerebileceğim kitaplardan biri, hatta belki de en önemlilerinden biri.

Bizler Müslüman olduğumuz için Hz. Muhammed'in (sav) peygamber olup olmadığına dair bugüne kadar bir kanıt veya ispat arayışı içerisine girme ihtiyacı duymadık. Aslında hiç şüphe etmeden Efendimiz'in (sav) peygamberliğini kabul etmiş olmamız elbette çok güzel. Ancak bir sohbet esnasında ya da karşıt bir düşünceyle karşılaştığımızda, inancımızı temellendirecek derli toplu bir cevabımızın olmaması da mümkün.

Bu kitap sayesinde hem Efendimiz'in (sav) peygamberliğine dair imanımızın gerçekten sağlam bir zemine oturduğunu hissediyor hem de konu hakkında konuşulduğunda verebileceğimiz güçlü ve derli toplu cevaplara sahip oluyoruz.

Kalın bir kitap olmasına rağmen daha sonra kesinlikle tekrar tekrar okumak istediğim ve insanlara önermekten bıkmayacağım bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken, Tolstoy'un Çocukluk romanı geldi aklıma. Yazar hem bir çocuğun bakış açısını hem bir yetişkini hem de insanların iç dünyasında ki karışıklıkları çok güzel aktarmış.
Yaşam koşulları ve Buddha dininin kültürü nasıl etkilediğinden bile bahsetmiş. Japon ataerkil toplumunu ve kadının yerini de çok güzel anlatıyor. Kadın, ikinci plandadır. Ama eve gelen aile reisi, önce anneyi karşılar önünde diz çöker eğilir ve saygılarını sunar.
Bana göre çok katı olmasalar ve dinle kirlenmemiş olsalarmış mükemmel toplumu kurabilirlermiş. Bugün bile Japon hayranlığım vardır. Hala en harika toplum olarak bilinirler, dünyada. Belli ki geçmişlerinden geliyor.
Yazarın dili çok akıcı, sade ve içinde yargılama yok. Sadece anılar ve güzel yanlarıyla düşündürüyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakup Kadri'nin mensubu olduğu Kadro Hareketi'nin fikirlerini yansıtan, Milli Mücadele döneminde ki idealist duruş ile Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu duruştan vazgeçip taklitçiliği ilerleme, medenileşme olarak görülmesini eleştiren, bunu yaparken de aydın kesimi ile halk arasındaki uçurumu ele almayı ihmal etmeyen, sembolik bir dille kaleme alınmış bir eser. Karakterlerin alafranga tavırlarını okurken ister istemez dudağınızda küçümseyici bir sırıtış beliriyor. Yazarın kalemi de bunda bir hayli etkili tabi. Öyle ki, satırlar arasına yerleştirdiği yabancı kelimeler bu karakterlerin durumunu gayet güzel gösteriyor.
Tüm bunlar bir yana M. Kemal'in tanrısal bir konuma yerleştirilmesini kitabın içerdiği fikirle son derece tezat buluyorum. Bu bakış açısı bir yana ''Yaban'' romanı ile kıyasla daha az sürükleyici olması benim nazarımda kitabın olumsuz yönlerinden. Yine de siyasi tarihimizde önemli bir yeri olan yazarın bu eseri okunabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1919’dan Bugüne: Değişen Ne?

1919’da yayımlanan Hakka Sığındık, Türk edebiyatından toplumsal hiciv ve polisiye unsurlar taşıyan bir roman.

İspanyol gribinin (H1N1) kasıp kavurduğu İstanbul’da halk yoksullukla mücadele ederken, Hacı Ferhat ve Hafız İshak’ın aileleri bolluk içinde yaşamaktadır. Ancak bence romanın asıl gücü konusundan çok dönem eleştirisinde. Hüseyin Rahmi; gelir adaletsizliğini, nepotizmi, din sömürüsünü ve sorgulamadan inanmayı hiç lafını esirgemeden, oldukça cesur biçimde eleştiriyor.

Dili yer yer döneminin kelimelerini taşısa da anlaşılır; özellikle ikinci yarısından sonra olaylar hızlanıyor ve kitap akıp gidiyor. Toplumsal hiciv, dönem romanları ve Gürpınar’ın kalemini sevenlerin keyif alacağını düşünüyorum.

Okuduğum üçüncü Hüseyin Rahmi romanı ve şimdilik açık ara favorim. En çarpıcı tarafıysa şu: Yüz yıldan fazla zaman geçmiş ama eleştirdiği bazı şeyler insana hâlâ fazlasıyla tanıdık geliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye'deki laik ve dindar kesimlerin arasında sıkışmış bir kurum olan Diyanet'in ne olduğuna dair bilgilendirici bir kitap. Diyanet'in varlığının Cumhuriyet öncesi dini makamlara göre aynı olup olmadığı, Diyanet'in Cumhuriyet Türkiyesi için ne anlama geldiği, Diyanet'in siyasi olaylara bakış açışını görebileceğiniz detaylı bir anlatım eşliğinde yazılmıştır. Türkiye tarihinde bir şekilde iz bırakmış birçok isim üzerinden Diyanet'i ve Cumhuriyet'in kuruluş, gelişme ve güncel tarihini gözlemleme imkanına sahip olmaktasınız. Bir tarafı haklı göstermeye çalışıp tek yanlı bilgi vermekten kaçınması kitabın takdir edilesi yanlarındandır. Kitap içerisinde verilen Ek'ler ise dikkatle okunması gereken bölümlerdir, tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir