Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Doğduğun Ev Kaderindir" felsefesini çok net bir şekilde vurgulayan kitap; bir yandan da "Kardeşler Ayni Evde Doğsalar da Ayni Gerçeklikle Büyümezler" fikrinin de savunucusu gibi olmuş...Zira herkesin yaşadığını hissetmesi, kabullenip baş etmesi ya da onlara karşı duruşu, tutumu bambaşka çünkü herkesin aynı ev içinde bile olsa karşısında duran bireyler ve onların duruşları bambaşka...Kitap içerik olarak 17 Haziran'ın paralel evrende başka bir boyutu gibi..Öyle ki gol kenarındaki kasvetli ev, para dolu kavanoz, çocuklarına duyarsız kendileri odaklı ebeveynler gibi detaylar sanki stabil kalmış da çocuk oyuncular değişmiş gibi...17 Haziran'ın Vidar'ı burda Benjamin olmuş ve yaşadığı büyük travma sonucu hafızasını resetleyen de O...Yine 17 Hazirandaki aile içi sorunlara kendini kapatan abla burda abi rolünde. Öte yandan KARDEŞ dediğimiz olgunun hem insanı en çok yaralayan hem de en kolay iyileştiren varlık olduğunun altını çiziyor yazar..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
7. sınıftan itibaren herkesin okuyabileceği ,bir solukta bitireceği bir kitap. Tüm zorluklara rağmen "düzgün, onurlu, sevgi dolu" yetişen, resimlerini en büyük dayanağı yapan Will'e çaresiz kaldığında, üzüldüğünde sarılmak isteyeceğiniz bir eser.
Anlatımı yormayan, iyi kalpli ve güzel bir gencin hikayesi.
Güzel çizimler sıklıkla kullanılarak, yer yer çizgi roman tadında, çocukların okurken sıkılmayacağı şekilde hazırlanmış bu kitabı sadece genç okurlar değil, çocukların dünyasına iyilik ve güzellikle girmek isteyen tüm yetişkinler okuyabilir. Etkisi derinden hissedilecek bu eser tavsiye olunur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nanomorf serisinin ilk kitabı Değişikler, Vural Aksankur’un kaleminden çıkan, bilimkurgu sevenleri hemen yakalayan bir başlangıç. Uzay, bilinmeyen yapılar ve insanın kendi sınırlarını zorladığı o klasik gerilim burada taze bir dille işlenmiş. Okurken “acaba bundan sonra ne olacak?” hissini hiç kaybetmedim. Karakterler abartısız, olay örgüsü akıcı ve tempolu. Özellikle atmosfer betimlemeleri çok güçlü; sanki o soğuk, ıssız ortamda sen de yürüyormuşsun gibi hissettiriyor. Serinin devamını merakla bekletecek kadar başarılı bir giriş kitabı. Bilimkurguya meraklı herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geppetto Usta'nın Pinokyo'dan önce bir kukla yaptığını biliyor muydunuz?Hatta o kuklanım Nikola Tesla tarafından verilen bir akımla konuşmaya başladığını,duyduğunu...Hayır,tabi ki şaka değil.Pinokyo'nun hikayesi yazıldığında Tesla da 27 yaşında.Yalan değil yani anlatılanlar.Bu kuklanın bir kusuru var ki o da bacak boylarının eşit olmaması.Usta bu kusura dayanamaz ve onu bir sandığa kapatır.150 yıl kapalı bir sandıkta yaşayan kuklanın başına birçok olay gelir ve bir gün kendini elinden telefon düşmeyen her şeyi reklam yapan insanların elinde bulur.Yolu buraya düşmeden de gerçek bir dost edinmiştir ki bu dostluk bağı onları zaten birbirinden koparamayacaktır.Ve en sonunda ise kuklamız ait olduğu yeri bulur ve kitaplarla mutlu bir hayat sürer.Hikayemiz böyle...Bir masalın hiç bilinmeyen bir tarafı ile sorgulanan teknoloji bağımlılığı,hayatı öteleme,duygusuzluğa karşı gerçek duygu ihtiyacı...Kitap sonunda kafamızda o soru: Acaba Pinokyo'dan öncesi var mıydı ya da Pinokyo hiç yok muydu?
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dönemine göre iyi bir bilim kurgu eseri. Şu an mevcut bilim kurgu konulu kitap ve filmleri aratmıyor. İlginç, nedense yazar oldukça ileri bir tarihe gitmiş 802701?! Gittiği dönemi ayrıntılı şekilde tasvir etmiş. Macera, korku, merak...Sonunu merak edip bitirmek istiyorsunuz. Ayrıca yazar yaşadığı dönem ile gittiği dönemi insanlık, ekonomi, teknoloji açısından karşılaştırmış. Hep ileri gidiş yerine insanlığın gerileyebileceğini işlemiş. Alt ve üst dünya, güzel ve çirkin, hırs ve sükunet, doymaz insan tutumlarıyla dünyanın nereye evrilebileceği gibi kavramları iki zaman arasında öne çıkarmış. Okumak güzeldi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Düşündüklerim ile yazdıklarımın arasından nasıl sağ çıkacağım bilmiyorum.

Ginzburg hiç tanımadığım ama merakımdan bulaştığım bir yazar. Kendisi de sanki bu konuya karıştığından kesinlikle pişmandır:)

Velhasıl ana karakterimiz değirmenci Menocchio’ya gelirsek düşünen, yaşayan, okuyan ama sadece öyle kalmayan bir karakter ; sorguluyor ve dile getiriyor ama sanki biraz da gevşek :) her şeyi söyleyip sonra sözünden dönmesi enteresan…

Peynir ve peynirde oluşan kurtlar üzerinden evreni okuması, oradan yaratılışa ve tanrı kavramına ulaştırması ile beynimde oluşturduğu fırtına muazzam.

Peki; yargılanması ve ortadan kaldırılması düşünülen birisinin engizisyon belgeleri ile zamanımıza ulaşması ; değirmencinin zihninde dolaşmamız da mahkeme açısından kara mizah olarak değerlendirilebilir

Tavsiye eder miyim; sizi yakar mıyım?

Uzun uzun boşluğa bakın. ️️
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şairin ruhunu ve iç dünyasını saklamadan okurun önüne serdiği, içsel hesaplaşmalarla örülü sarsıcı bir şiir kitabı. Modern insanın varoluşsal sancılarını, aşkın bıraktığı kırgınlıkları ve gündelik hayatın karmaşasındaki dürüst hisleri filtresiz bir dille mısralara döküyor.
Şiirlerdeki serbest ve samimi üslup, karmaşık biçimsel kalıplar yerine doğrudan ruha dokunan yalın bir anlatımı tercih ediyor. "Teşhiri ruhumun şiirlerim" diyerek iç dünyasını cesurca açan ses; yalnızlıktan sitemlere, hayatın yüklerinden kendiyle yüzleşmelere kadar pek çok duyguyu büyük bir içtenlikle işliyor. Bazen kırılgan bazen de sarsıcı bir ton yakalayan bu mısralar, okura kendi duygusal yansımalarını bulacağı derin bir alan sunuyor.
Şairin duygularını böylesine cesur ve dürüst bir dille paylaştığı bu kıymetli çalışmayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum ilk Victor Hugo kitabıydı. İdam cezasına karşı olduğu için kaleme aldığı bir eser ve sanırım bu yüzden kitabın ana karakteri olarak seçtiği mahkum; genç, küçük bir kız çocuğu var ve işlediği suçtan hiç bahsetmemiş. Üzerine uzun uzun ve bir çok farklı açıdan düşünülmeden ahkam kesilemeyecek bir konu olması sebebiyle henüz idam cezasının toplum ya da kişiler üzerindeki etkisi konusunda söyleyebilecek kesin bir yargım yok ama her ne sebeple olursa olsun bilinen bir ölümü beklemenin ağırlığını hissediyorsunuz satırlarda. Benim üzerimdeki etkisi birazda sahipsiz çocuklara ya da gençlere toplumda bir yer edindirmenin gerekliliğini bir kez daha hatırlatması oldu sanırım. Herkesin muhakkak vicdanen kendince çıkaracağı bir pay olacaktır. Okumaya değer klasiklerden.
"Demek burada kımıldayan, soluk alan, tıpkı herhangi bir masa gibi bu masanın yanında oturan, belki de başka bir yerde olması gereken, dokunan, hisseden ve giysilerinde hala kıvrımlar oluşan ben öleceğim!"s:48.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta toplamda on öykü bulunuyor. Kitaptaki öykülerin hiçbirinde karakterlerin ismi yok. Yazar, “Anne”, “Baba”, “Adam” ve “Çocuk” gibi anlatmayı tercih etmiş. Bu tercih, karakterleri belirli bir kişiden ziyade temsil ettikleri roller üzerinden anlattığını düşünüyorum. Kitaptaki ilk ve son öykü hüzün notalarıyla bezeli. Özellikle "Mutlak Mutluluk" adındaki öykü yüreğimi dağladı diyebilirim. Diğer öyküler doğaüstü olayların göz kırptığı yaratıcı öykülerden oluşuyor. Her öykü aynı ölçüde güzellikte olmasa da yazarın hayal gücünün sınırlarını zorladığı çok açık. Daha önce hiç duymadığım, hayalini bile kuramayacağım öykülerle karşılaştım. Zihinde kalıcı izler bırakacak kadar unutulmaz öykülerin bulunduğu bu kitabı okumalısınız diyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam anlamıyla yüzümü güldüren, okurken kendimi iyi hissettiren bir romantik komediydi. Uzun zamandır romantik komedi okuyorum ama çoğunda ya gereksiz drama oluyor ya da karakterler birbirlerine kötü davranıp bunu romantizm diye sunuyorlar. Kitabevi Savaşları ise bana tam tersini verdi. Sıcacık, eğlenceli, romantik ve en önemlisi sağlıklı ilişkilerle dolu bir hikâyeydi.
Konusu da benim zayıf noktam zaten. Bir kitabevi etrafında geçen herhangi bir hikâyeye karşı tarafsız olmam mümkün değil. Çünkü benim en büyük hayallerimden biri ileride küçük, butik bir kitabevi işletmek. İnsanların içeri girince kahve kokusunu duyduğu, raflar arasında kaybolduğu, kitap önerileri istediği o sıcak ortamı hep çok sevmişimdir. Bu yüzden kitabın atmosferi daha ilk sayfalardan beni içine çekti. Kitapları kolilerinden çıkarıp raflara dizmek, yeni gelen kitapların heyecanını yaşamak, gün sonunda kahve lekelerini ve kruvasan kırıntılarını temizlemek... Bunların hepsi bana inanılmaz huzurlu geliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir