Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Burjuva ve zengin bir ailede dünyaya gelmiş, hayatını palyaço olarak kazanan bir adamın sevdiği kadın Marie onu terk ettikten sonra yaşamının altüst olmasını anlatıyor kitap. 4 saatlik bir zaman diliminde Hans Schnider’in (palyaçomuz) dedesinden kalan Bonn’daki evinde geçiyor. Ancak yazar bu romanda anımsama tekniğini (Erinnerungstechnik) kullanmış ve kahramanın geçmişine gidiş gelişler yaparak tüm hayatının ve hayatında yer eden olay ve kişilerin resmini çizmiş.
Kitap, İkinci Dünya Savaşı'nın son dönemi ve savaş sonrası Almanya'sının toplumsal panoramasını çiziyor. Genel anlamda Katolik Kilisesi'ni ve Nasyonal Sosyalizmi sert bir dille eleştiriyor.
Böll’ü bu kadar geç okuduğum için hayıflandığım bir okuma oldu ve kesinlikle diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Ancak konusu herkesin ilgisini çeker mi bilemem. Meraklısına tavsiye ederim diyelim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhyâu Ulûmid-Din adlı Gazali’nin en büyük eserinin 3. bölümünden bir kesit olan bu kitapta, öfke, kin ve hasedin kelime anlamlarını dini boyutta tanımlıyor ilim adamı. Bu üç belanın tanımından sonra bu duyguların kalpten doğduğunu ve kalbe kök salmasının yıkımlarını ayetler, hadisler, sahabe ve ilim adamları ile açıklığa kavuşturur. Tedavi yolunu şunu şöyle yapından ziyade gizil öğrenme yöntemi ile sağlar. Bu da şöyledir: inanan ya da inanmayan insana eserdeki metafor, düşünce kümeleri ve de dayanaklarla yaptığı akli yönlendirmedir. İnsanın bakış açısını değiştirecek, yer yer şaşırtacak, zihnini ve kalbini sorgulatacak bir kitap. Her insanın öfke, kin, intikam, haset duygusunu bertaraf etmesi mümkün olmasa da kurtulduğu oranda salihleştiği, dini vecibelerin tek başına yeterli olmadığı, şayet bu şerler kalpte varsa mazlum dahi olsa insan zalim olabileceği gibi birçok şey var. Aslında yenmesi kolay neden mi? İnsana kendi yaptığı kötülük, zalimlik yeter de ondan .
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modern dönemle birlikte Müslümanlar ve İslam ülkeleri, çağdaş gelişmeleri, sorunları ve anlayışları ele alma ve incelemede genel olarak İslam’ın temel ilkelerine uygun değer/ilke temelli bir bakış açısı ortaya koyamadılar. Bunda fıkhın gelişen ve değişen şartlara göre değerlendirme kapasitesinin göz ardı edilerek klasik yöntemle konulara yaklaşılması de etkili olmuştur. Yazar değişen ve gelişen şartlar çerçevesinde İslam’ın konuya yaklaşımının geleneksel bakış açısından farklı olması gerektiğini ortaya koymuş ve bunun nasıl olması gerektiğine dair kıymetli bir müzakereyi açmıştır. Klasik dönem eserlerin tercüme edilmesi veya aktarılması, sorunların çözümüne katkı sağlamadığı gibi bu tür eserlerin yorumlanmadan tercümelerinin yayınlanmasının farklı sorunlara sebebiyet verdiği isabetli bir şekilde ortaya konulmuştur. Eserde İslam’ı, Kur’an’ı ve Sünneti nasıl anlamamız gerektiği yönünde son derece ehemmiyetli fikir jimnastiği yapılmıştır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, son olmayacağını düşünüyorum. Kadınlığı ve anneliği (hem olmayı hem olmamayı hem olmak istemeyi hem olmak istememeyi hem tercih etmeyi hem de tercih etmemeyi) bu kadar etkileyici ve hayatın içinden detaylarla vermesi o kadar güzeldi ki. Çevremde anne olmuş olmamış tüm kadınlara bu kitabı okumayı tavsiye etmeyi düşünüyorum.
Kitap kısa kısa öykülerden ve farklı kadınların hikayelerinden oluşuyor. Beni en çok etkileyen hikaye Gece Uyanışı oldu. Ancak kitabın ilk öyküsü de fazlasıyla etkileyiciydi. Caldwell’in kürtaj ve tecavüz kavramlarını da irdeleyip anneliği “yeterince iyi”lik üzerinden değerlendiren yanını çok sevdim. …
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
uzun zaman sonra okuduğum en gerçek acı hissettiren kitaptı. terk etmek, sınırlar, geçmişin izinde kurulan hayatlar ve tarihin bize ördüğü ağlardan kaçamama hissi bu coğrafyanın topraklarına işlemiş gibi hissettirdi bana. bu kadar acı bir olayı böylesine detaylı ve gerçekçi anlatmak edebi olarak gerçekten saygı duyulası.

adania shibli benim gözümü işgalin sınırları konusunda gerçekten açtı. nasıl ki 28 şubat'ta Türkiye'de kadınların sadece başörtüsü örtmesi değil kendileri olmaları da yasaklandıysa, nasıl ki 1980lerde sağcı-solcu olmak değil bir düşünceye bir görüşe sahip olmak yasaklı hale geldiyse filistinlilerin de edebiyatı, kendilerini ifade etme hakları ve dilleri işgal edilmiş bunca zaman boyunca. hala da işgal ediliyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim kitaptan en çok faydalandığım nokta çocukluk kavramını anlayabilmek için Osmanlı'nın aileye verdiği öneme bakmak gerekmesi ve aile kavramını anlayabilmek için de Osmanlı'nın kadınlara yüklediği sorumlulukları görmek gerektiğini kanıtlaması oldu. Bu noktada genç kızlıktan kadınlığa geçiş sürecinin ne kadar kısa sürdüğüne de şahit oldum. Bu sayede çocukluğun nasıl üretilmiş veya sonradan inşa edilmiş olduğunu da gördüm. Öte yandan Osmanlı'nın modernleşme sürecindeki tekdüzelik, standardizasyon ve kürtajın yasaklanma nedenleri altında yatan milliyetçi motivasyonların imparatorluktan ulus devlete geçiş süreci için temel bir yapı taşı olduğunu düşünüyorum. Ulus devlet kavramını incelerken yeni oluşan bu devletlerin veya çoğunlukla bir imparatorluktan arta kalan halef devletlerin nüfus planlamasını kadın bedenleri üzerinde %100e yakın bir kontrol sağlayarak yapmasını hem feminist hem marksist retorikle incelemeye muhtaç olduğumuza ikna olmak gerekiyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilgi ağlarının tarihi kitabın alt başlığı. Bilgi ne? Gerçekle bilgi aynı şey mi? Yazar, bilgiyi toplama, depolama, aktarma, yayılma, bilgiyi yönetme gibi "bilginin her hâlini" konu edinmiş. Bilgi akışı üzerinden geçmişin ve geleceğin nasıl şekillendiğini bol örnekle anlatmış. Bilgi kimlerin elinde nasıl bir güçtü, nasıl kullanıldı? Kitabın bir yarısı geçmişe, diğer bir yarısı ise geleceğe dönük. Yapay zekayla yepyeni bir bilgi ağı, veri kontrolü söz konusu, bu nereye gidiyor? Naif ve popülist, farklı bakış açılarından cevaplıyor soruları.
Çok sevdim, anlatımı ve dili insanı kitapta tutuyor.
Yanıtla
1
3
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazarın ilk kitabı olduğu hiç belli olmuyor. türü itibariyle şapkadan tavşan çıkarmasını da beklemiyordum ama sayfalar birbirini takip etti okurken. hayatın içinden bu gri alan dediğimiz yere ışık tutan bir kitap. çevirisini de oldukça başarılı buldum doğrusu. yazarın diğer kitaplarını aldım ilk fırsatta onları da okuyacağım. uzun cümleler, sayfalarca betimlemeler her ne kadar sanatsal ve edebi bulunsa da yalın bir anlatımla gündelik bir durumu veya olayı da edebi esere dönüştürebilmenin de bir yetenek olduğu fikrindeyim. yeni nesil yazarlara ilginiz varsa pişman olmazsınız
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Unutmak ve hatırlamak üzerine yazılmış, belleğin  aslında  nelerle  bağlantılı olduğunu ve  unutmanın  başka kavramları ne denli etkileyeceğini, zaman vb. başka kavramların tanımını değiştireceğini de vurgulayan özel bir romandı.Unutmanın kişisel bir durumdan toplumsal bir olaya dönüşmesi ve unutmanın bir adaya yayılması biraz da distopik bir atmosfer oluşturur.

Büyülü  gerçekçilikle ve içindeki felsefi öğelerle sorular sordurur.Cennet unuttuklarımız mıdır,her şey unutulmaya mahkûm mudur?Unutmak şifa mıdır?

Bir ada düşünün.Bir kişiyle başlayan adeta unutulma salgınına tutulmuş insanlarla ada gitgide unutuşu yaşamaya başlar.İsimler,yüzler,rüyalar,ezan okuyan hoca yıllardır okuduğu ezanı, insanlar çocuklarını ve onların kim olduğunu ,zamanı ,yürümeyi ve nihayetinde dili unutur.Devlet var olan unutma halini çözmek için,adalıları eski haline getirmek için duruma el koyar.Devlet bir dilbilimciyi görevlendirir.

Unutmanın neleri etkileyeceğini keyifle okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meryem, karakter tahlillerini beğenerek okuduğum bir roman. Olay örgüsü merakı kışkırtırken bir yandan da başkarakterin karmaşasını çözümleye çalışmak okura iyi zaman geçirmesini sağlıyor. Başkarakter Semih ve Meryem’in tanışma, âşık olma ve çevresinde gelişen olaylara baktığımda, yan olayların da ana hikâyeyi beslediğini görmek, yazarın bu romanın kurgusuna oldukça çalıştığını ispatlıyor. Semih’in kafa karışıklığı, arkadaş çevresi, kurduğu ilişkilerin kategorilerinin olması onun hem bizden biri olduğunu hem de sanki biraz benzerine az rastlanır biri olduğunu gösteriyor. Roman olarak oldukça akıcı buldum. Çok rahat okunuyor. Diyaloglar karakterlerin kişiliklerini yansıtmak için oluşturulmuş gibi. Yan karakterler de en az başkarakterler kadar ustalıkla işlenmiş. Kadınlarla ilişkisini de entelektüel ve seksüel olarak ayırmış ama aşk hesapta yokken bu böyle. Meryem hayatına girince ikisinin de yeri kalmamış Semih’te. Okurun da beğeneceğini düşünüyorum. Başarılı bir roman, okurunu bulsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir