Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
elime geçtiği gün okuyup bitirdim, tek gecede belki onlarca duyguyu tattırdı bana. gerçek oluşu üzücü, rahatsız edici ve empati kurmanızı kolaylaştırdığı için rahatsız edici. hele ki bir kadın olarak okursanız dediklerimi anlayacaksınız. hala benzer şeyler yaşayan kadınların olması çok yorucu ve üzücü gerçekten. feminist bir dille yazılıp çokça antifeminist hatta kadın düşmanlığı içeren olaylara da tanık oluyorsunuz. erkeklere ekstra tavsiye ederim çünkü böyle kitaplarla empati kurup daha iyi anlaşılacağız, umuyorum bir gün bu kitap gibi olan yaşamların tümü sadece kurgularda yer alır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Heyet" serisinin ikinci kitabı olan "Heyet II" kitabı ilk kitapta verilen genel Türk Tarihinin aksine yakın dönem tarihimizi konu alıyor ve ilk kitaptaki üslup ve sohbet akışkanlığı aynı şekilde devam ediyor. II. Abdülhamid Han'ın siyasi zekası ve gizli istihbarat teşkilatı; İstihbaratın Pîri Kuşçubaşı Eşref ile Lawrence'ın amansız mücadelesi; Adnan Menderes dönemi siyasi mücadeleleri ve Necmettin Erbakan Hocanın siyasi zekası ile devletler var eden hiç bilmediğimiz hamleleri; Derin Akıl'ın kırk yıllık diriliş planları; Kod adı Yeşil'in hikayesi; PKK, ASALA, FETÖ ve Mafya savaşları; Siyonistlerin faaliyetleri "Arz-ı Mevud" meselesi, medya ile verilen subliminal mesajlar ve daha fazlası...
Özetle: Bu kitap size davayı, öne atılmayı sadece kılıçla ya da savaşarak değil, fikirlerle düşüncelerle de öne atılabileceğini gösteriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı 2 kere okudum. O kadar güzel dini ibadetlerin psikolojik yanlarını, bize, vücudumuza ve psikolojimize neden iyi geldiğini, bu sebeple Allah'ı teâlânın neden bizden bu ibadetleri istediğini anlıyor, tefekkür ediyor insan. Herkese tavsiyemdir. İbadetlerimi daha anlamlı kılması ve bunu da öğrencilerime aktarmam için bana yol göstermesi sebebi ile herkese tavsiyemdir. Bu zamanda maalesef huşu ne anlatılıyor ne hissediliyor. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki anca araştırmalar bir bilgiyi güvenilir kılıyor. Bu açıdan dini ibadetlerin psikolojik açısını öğrenmek dinimize sarılmamıza yol gösterebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin en kalın kitabı olduğu için ilk 300 sayfa biraz yavaş ilerliyor ve Harry’nin ergenlik öfkesi bazen sabrınızı zorlayabiliyor. Başta nasıl bitecek diye çok tedirgindim. Ancak 400. sayfadan sonra, özellikle 'Dumbledore’un Ordusu' ve 'Esrar Dairesi' kısımlarıyla birlikte kitap bambaşka bir ivme kazanıyor. J.K. Rowling, karakterlerin psikolojik derinliğini ve Bakanlık baskısını o kadar iyi işlemiş ki, kendinizi Hogwarts koridorlarında bir direnişçi gibi hissediyorsunuz. Finali ise sarsıcı ve göz yaşartıcı. 978 sayfa gözünüzü korkutmasın, bittiğinde 'keşke daha uzun olsaydı' diyorsunuz. Mutlaka sabredip bitirin!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı Türk edebiyatı klasiği kitaplar, beni gerçekten çok şaşırtıyor. Bu okuduğum kitap da gerek kurgusuyla, gerek farklı ve yaratıcı bakış açısıyla bunlardan bir oldu. Uyarlama olmasına rağmen, Türk edebiyatında yazılmış ilk “gotik” eser olması da oldukça önemli. Yazarın ilk defa bir eserini okudum. Dili sade anlaşılır ama konuyu çok uzatan cümleler biraz sıkıcı geldi.

Kitaba başlarken kendisinin bir ölü olduğunu söyleyen kahramanımız, okuyucuda bırakması gereken “merak” etkisini ta en başından vermeyi ustalıkla başarıyor. Mistik bir hikaye, doğaüstü olaylar, gerilim, korku, gizem, ölümsüzlük ve ille Türk edebiyatı ilginizi çekiyorsa, bu kitabı mutlaka kütüphanenize katın derim.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, küçük bir bakkal dükkânının kapısından içeri giren insanların hayatlarını anlatıyor.
Her rafta başka bir hikâye var:
biraz umut, biraz kırgınlık, biraz da sabır…
Mahalle kültürünün sıcaklığını, insan ilişkilerinin inceliğini ve hayatın küçük ama derin derslerini anlatan bir hikâye.
Bazen bir bakkal dükkânı sadece alışveriş yapılan yer değildir;
insanın yükünü bıraktığı, iki kelimeyle hafiflediği bir duraktır.
Benim için bu kitap:
Hayatın telaşı içinde unuttuğumuz o eski mahalle sıcaklığını hatırlatan, insanın kalbine dokunan bir hikâye.
Alıntı gibi bir düşünce:
“Bazı yaralar ilaçla değil, sabırla iyileşir.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten geçmişi mi taşıyoruz, yoksa ona yüklediğimiz anlamı mı?
Tam olarak “hadi değiş” demeden değişimin mümkün olduğunu anlatan bir metin. Kitabın merkezinde şu soru var: “Gerçekten geçmişi mi taşıyoruz, yoksa ona yüklediğimiz anlamı mı?”

Yazarımız Dilek Cesur, geçmişi inkâr etmeyi değil; onun üzerimizdeki ağırlığını dönüştürmeyi öneriyor. Travmaları, kırgınlıkları, pişmanlıkları romantize etmeden ve küçümsemeden ele alıyor. Geçmişin hayatımızdaki yerini kabul ediyor; fakat direksiyon başına geçmesine izin vermememiz gerektiğini hatırlatıyor. Klasik bir kişisel gelişim reçetesi sunmadan, maddeler halinde “şunu yap, bunu bırak” demeden, bir iç konuşma gibi ilerliyor. En güçlü tarafı da burada: samimi olması.

Kitabın ikinci yarısı umut üzerine kurulu. Ancak bu, pembe bir umut değil. “Her şey güzel olacak” saflığında değil; “Ben değişirsem bir şeyler değişir” gerçekliğinde bir umut. Geçmişle vedalaşmak bir unutma eylemi değil, bir yeniden konumlandırma süreci. En dikkat çekici yaklaşımı şu: Gelecek bir gün gelmeyecek, zaten her gün kuruluyor. Yani “bir gün başlayacağım” cümlesi, aslında başlamamak için kurulan bir erteleme biçimi. Yazar, büyük adımlar yerine küçük ama istikrarlı değişimlerin altını çiziyor. Bir sınır koymak, bir hayır demek, bir alışkanlığı bırakmak…

Dili sade, akıcı ve gündelik. Şunu söylüyor: Geçmiş seni tanımlar ama seni belirlemek zorunda değildir. Okura sert bir yüzleşme yaşatmıyor; daha çok şu soruyu sorduruyor: “Bu yükü taşımaya devam etmek bana ne kazandırıyor?”

"Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay", insanın düşüncelerini sorgulamasına ve hayata daha pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmasına yardımcı oluyor. Kendini yeniden motive etmek isteyen, geçmişte takılı kaldığını hisseden ya da hayata daha umutlu bakmak isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap olduğunu ifade etmek isterim. Kısa ama düşündüren bölümleriyle özellikle kişisel gelişim okumayı sevenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez cep boy aldım. Cüzdan gibi arka cebe koyuyorum, sahilde çayımı içerken okuyorum.
Kitap zaten şahane su gibi akıyor, Beyaz Diş'te öyleydi. Bundan sonra Martin Eden'e başlayacağım.

Artık kitap okumaya öyle bir alıştım ki, film falan izleyemez oldum. Önceden kitapların boş şeyler olduğunu düşünürdüm. Şimdi Tv'nin, akıllı telefonun ve sosyal medyanın bomboş olduğunu düşünüyorum.

Bütün sosyal medya hesaplarını sildim. Şu anda sadece işimi ve kitap okuyacak boş zamanımı düşünüyorum. Bunların hepsi böyle harika kitaplar sayesinde oldu.

Fark ettiğim kadarıyla stresimde okudukça azaldı en son normale döndü. Bunların hepsini kitaplara borçluyum. Dünya klasikleri, özellikle bu iş için biçilmiş kaftan. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karadeniz'in yakın tarihini; savaşlarını, göçlerini, yoksulluğun yollara düşürdüğü gurbetçilerini, kadını, erkeği, çocuğu, yaşlısı, zengini, fakiri, inançlısı, inanmazıyla tüm yalınlığıyla ve gerçekliğiyle anlatan bir roman Değermen. Her biri birbirinden renkli karakterleriyle sizi bir yolculuğa çıkarıyor; Fatması, Asiyesi, Niyazisi, Tapucusu, Reyizi, Hasanı ve benim kahramanım Divranlısıyla tanışacaksınız. Zaman zaman yöreye özgü konuşma dilini kullanan yazar akıcı, özgün ve derinlikli anlatımıyla edebi bir eser ortaya çıkarmış. Dostlar bu kitap içinize işleyecek. Karadeniz insanını, doğasını ve toplumunu keşfetmeye hazır mısınız?
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pek çok siyer kitabı okudum. Hepsi güzeldi Ama bu kitaptan aldığım tadı hiçbir kitaptan almadım. Yazar Salih hocamızdan Allah razı olsun. Gerçekten kitap boşuna dünya birincisi olmamış.
Peygamberimizden nakledilen şimdiye kadar pek çok kaynakta duyduğumuz her hadis-i şerif nerde ve hangi olay üzerine söylendiyse tek tek yazılmış, açıklamasıyla birlikte ele alınmış. Harika bir eser. Her bir olayı az çok bilmemize rağmen merakla okudum. Hele Peygamberimizin vefatının yaklaştığı sayfalarda göz yaşlarımı tutamadım. Kendimi sahabenin arasında hissettim. Zaten kitap boyunca kendinizi hep onların arası da dolaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Kısacası her evde bulunması gereken muazzam bir eser. Mutlaka okuyun, okuyun
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir