Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir yazar, yıllar sonra kendi gibi bir yazar olacak olan reşit olmayan bir kızla ilişki yaşıyor."İlişki" tanımlamak için anlatım kolaylığı sağlayan bir kelime sadece çünkü buna ilişki değil taciz,tecavüz,saplantı,manipüle,faydalanma vb. gibi belirteçler kullanmak daha yerinde olacaktır.Pek çok çocuğu, sözde kendi edebî varlığını güçlendirme çabası için hiç eden bir yazarın boğucu varlığından kendini kurtaran bir kızın yıllar içinde kendini bulma,geçmişiyle yüzleşme ve nihayetinde de bu yaşanılanı kitaplaştırma sürecini okuyoruz. Fransa'da yaşanan,gerçeklere dayanan hem akıl almaz hem de cesaret verici bir metin.Kimi insanlar için tetikleyici olabilecek unsurlar içeriyor.Bunun bilinmesi ve buna göre okunması gerektiğine inanıyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam sonrası Türk devletlerinde padişah ve sultanların alkole olan düşkünlüklerinden bahsedilmez, daha doğrusu gizlenmeye çalışılır. Bu kitap bu hassas konuyu çok güzel işlemiş ve yazar belgesiz hiç bir konudan bahsetmemiş. 2.Abdülhamit'in sanıldığı gibi alkol kullanmadığı miti yıkılmıştır. Saraya alınan alkollü içkilerin tabiri caizse haddi hesabı yoktur. Başta şarap olmak üzere konyaklar, biralar, şampanyalar sandık sandık , kasa kasa, fıçı fıçı alınmakta imiş. Tabi bu demek değildir ki bunların hepsi Abdülhamit için alınıyor, Abdülhamit alkoliktir denemez. Sarayda ve saray dışında verilen yemekler, resmi ziyaretlerde gelen misafirlere ikram edilenler de bunların içinde bulunmaktadır. Sonuç itibarı ile 2.Abdülhamit'in arası içki ile pek fena değilmiş. Bu çalışma sahte tarih yazıcılarına kapak olmuş.
Yanıtla
4
7
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir yazar kendi kendiyle ağız dalaşına girebiliyorsa, kendi kendini her şeye düşman gibi görebiliyorsa, o yazar, o insan gerçek anlamda yazar olmuş diyebiliriz..
Devrimiz sürekli beğenilmeye odaklıyken, sosyal medya diye dayatılan bu sosyal çürümenin nasıl bir toplum hedeflediğini görmek istemiyorken. Birey olamamış bireylerin çocukları birey haline getirmeye çalışmasını acıyla izlerken. Bernhard yaşamını sürdürmek adına ödülleri alır ancak bu ödüllerin ne kadar gereksiz ve aslında yok edici bir güç olabileceğininde altını çizmeyi unutmaz. Eleştiriyi kaldıramayan insan kusurlu olduğunu unutmamalıdır. Bunu unutmamalı ciddiye almalı, edepli olmalı ve hiç bir şeyi sonraya bırakmamalıdır.
Bu kitabı özenle okumanızı tavsiye eder iyi günler dilerim..
Yanıtla
2
2
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin adı Osmanlı'da Delilik Akıl Sağlığı ve Psikiyatri olsa da kapsam olarak antik Çağ uygarlıklarından örneklerinden yola çıkarak Osmanlı üzerinde yoğunlaşmasıdır. Eser cinlenme ve hastalanmanın yakın ilişkisine konu alarak başlıyor. Daha sonra antik yunan ve roma örneğine geçiş yapıyor. Deliliği, Zeus'un cezalandırılması olarak görülmüştür. Eski Çin uygarlığında rüzgar ve tanrıdan kaynaklandığını düşünüyorlardı. Ortaçağ'da Hristiyan Dünyasında hastalığın şeytanlardan geldiği vurgusu vardır. Yeniçağ Avrupası'ndan da örnekler verilerek Osmanlıya geçmiştir. Osmanlı'da bu hususta evliyaların ve şifacıların etkili olduğunu anlatılmıştır. II. Abdülhamid Döneminde modern anlamda psikiyatrinin ülkeye giriş yaptığını açılan hastaneler, hekimler ve dönemin hastalığa bakış açısını konu edinmiştir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarla tanışma kitabım, bu kitap. Çeviriyi övmeden geçemeyeceğim, anlatımın nahifliğini, sadeliğini olduğunca yansıtan muhteşem bir çeviri.

Yazarın çocukluğundan anılarla başlayan, devrimin bir çocukta bıraktığı izleri, o çocuktan nasıl bir yetişkin kadına dönüştüğünü, göçmenliği, aidiyeti ve ait olamayışı yalın bir dille ve derinden anlatan anılardan oluşan bir otobiyografik eser. Ait olduğu, aşina olduğu her şeyi ardında bırakan bir kadın…Ardında bıraktıkları ve önünde uzananlar arasında kendine yeni bir yaşam inşa eden bu kadın öyküsü, azmi beni çok etkiledi. Kitapta kendi deneyimlerini anlatırken “zorunlu misafir” olduğu ülkelerde nasıl karşılandığını da anlatıyor. Yurdundan olanlar ve yurdundan sürülmeye çalışanları an be an izleyebildiğimiz bir çağda yaşarken bu yaşam öyküsünü okumak farklı bir tat verdi.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye’de hukukun oluşumunda sosyal bir gerçeklik olarak fıkhın dikkate alınması gerektiği, Türkiye’nin hukuk sorunları ve hukuk anlayışı üzerinden ele alınmıştır. Yazar, modern hukukla birlikte fıkhın da sosyal bir gerçeklik olarak dikkate alınarak daha ayağa basar bir hukuk sisteminin mümkün olduğu görüşündedir. Ancak yazarın fıkha yüklediği anlam doğrudan İslami kurallar olmayıp toplum nezdinde kabul gören ve meşruiyeti olan kurallardır. Türkiye’nin eklektik hukuk anlayışı eleştirilerek mevcut hukukun bakış açısı ve felsefi yaklaşım bakımından yetersiz olduğu, pozitif hukukun hukuk olmadığı ve hukukun gerçek niteliğini kazanmasının aynı zamanda otoriteye karşı da bir denge unsuru olacağı iddia edilmektedir. Eser, farklı ve özgün bakış açısıyla okunmaya değerdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Denemelerde kısmen düne özlem bu güne eleştirel bir gözle bakılıyor olsa da umut ve pozitif bakış açısı yazıların geneline hâkim olduğunu söyleyebiliriz. Muhammed İkbal’in “Yeni bir günün doğması için birçok yıldızın batması gerekir” sözüne mülhem bir umut ve gerçekçi bir çerçeve anlayışı kendisini hissettiriyor. Başka bir boyutta yazar, okuru hoşgörüye ve düşünmeye de davet etmektedir. Milli manevi ve yurtsama şuuru etrafında gurbet ve sıla olguları, duygudaşlık bir içlenişle anlatılıyor. Âşık Veysel’in “Anlatamam derdimi dertsiz insana” şeklinde ki gibi bir duygudaşlık beklentisini de eklemek mümkün.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Yağan'ın ikinci öykü kitabı Cumhur'un Ölüm İlanı, taşra anlatımında klişe tuzağına düşmeyen, anlatım dili, atmosfer ve karakter yaratımı başarılı, genellikle ortak mekân seçiminin olduğu (Savaştepe ve Akçakale) yedi samimi öyküden oluşan bir kitap. Kendini bazı öykülerin öznesi haline getirip postmodern edebiyatın oyunbazlığını da kullanan, üstüne kurmacayı ve postmodernizmi tartışmaya açan bir yazar var karşımızda. Öykülerin genel atmosferi için "tekinsiz" ibaresi sanırım uygun düşecektir. Kitaba ismini veren öykü nefis. Bununla birlikte "Yalnızız Dostlarım ve Bu Bir Oksimoron" öyküsünü de ayrıca sevdim. Ali Yağan metinlerinde hem bireysel, hem toplumsal hem de yazınsal meselelere başarıyla değinebilmiş. Kendisi bu kitapla bundan sonraki eserlerini de takip edeceğim bir yazar oldu benim için.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta dünyada deneysel araştırmalar konusunda çığır açan, basit fikirlerden yola çıkarak yapılan büyük deneylerden bir seçki sunulmuş. Bu deneysel çalışmalar öyle yapılıp bitmemiş, başka toplumlarda başka koşullarda da denenmiş. Acaba "insan" a ait bu deneyler toplumdan topluma zamandan zamana değişmiş mi, değiştiyse ne kadar değişmiş?
Grup çatışmaları nasıl çözülür, gruba uyum nasıl toplumlarda görülür, zekâ değişir mi, ahlâk evrensel mi toplumsal mı, türün devamı için ten uyumu gerekli mi gibi pek çok sorunun cevabı bu kitapta mevcut.
İnsanla, insanın davranışıyla ilgilenen herkes için güzel bir kitap.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mihail Bulgakov'dan okuduğum ilk eser Genç Bir Doktorun Anıları kitabıydı. Büyük bir keyifle okuduğum o eserden sonra sırada Köpek Kalbi vardı ve o da zekice yapılan bir sosyalizm eleştirisi olmasının yanı sıra edebi olarak da bence çok güzel bir eserdi. Üslubunu ve düşünce şeklini keyifli bulduğum yazarın okuduğum bu üçüncü eseri olan Ölümcül Yumurtalar'ın da diğer iki eserden aşağı kalır yanı yok açıkçası. Konu olarak Köpek Kalbi eseri gibi bir sosyalizm eleştirisi olan bu kitapta aslında konu bilimin bağımsız insanlar tarafından özgürce ve iktidarın çıkarlarını gözetmeksizin rasyonel bir altyapıda yapılması gerektiğini, bunlar yapılmazsa ne oluru göstererek savunuyor. Zekasına şapka çıkardığım Bulgakov'un bu muhteşem eserini keyifle okumanızı dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir