Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şule Gürbüz'ün Kambur'u.
İlk kez 1992 de yayınlandı. Yazdığında 17/18 yaşlarındaymış.
İlk okuyuşumda bende kesinlikle hiçbir anlam bırakmayan, 92 sayfası 992 sayfa ağırlığında olan kısa bir iç döküştü.
Ancak ikinci okuyuşumda kitap başka bir şeye dönüştü.
Yaşına (yazdığı) göre çok olgun ifadeler kullanmasının yanı sıra derin bir kaos hali var. Ergen döneminin ruh halini bu kadar çok metaforla, bağımsız görülen pek çok cümleyi prangalarla bağlayarak ifade edişi şaşırtıyor.
Deli saçması denilecek sayıklamalar, tek cümlelik sayfalar, neresinden tutsanız yerine konmayan cümleler arasında kendinizle karşılaşıyorsunuz.
İlk seferinde okuyup lanetler okuduğum kitabın, ikinci sefer beni derin derin düşündürdüğünü itiraf ediyorum.
Hep derim; her kitabın bir zamanı var.
Ben Şule Gürbüz'ün Kambur'unu 11 ay arayla iki farklı insan olarak okudum.
İyi ki okudum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli Alev Alatlı'nın ütopik romanı Kabus, gerek hacmi ile gerek konusu ile okuması son derece yorucu bir kitaptı.
Ancak kitap bitip arkanıza yaslanınca tüm zihin yorgunluğuna değiyor.
İmre Kadızade'nin yargılanma süreciyle başlayan, 2000lerde geçen yepyeni bir dünya düzeninin içine girdiğimiz kitap, geri akış ile kaleme alınmış.
İmre geçmişini anlatırken bizler de 90'lı yılları şöyle bir anımsayıp sosyal, siyasi, ekonomik bir çok meseleyi düşünüyoruz.
Her ne kadar ütopik bir roman olarak yazılsa da içeriğinde 'bugün'ü görmek zor olmuyor.
Çok sayıda karakter ve iç içe geçmiş hayatlar içeren kitabın dili, kurgusu ve akışı Kabus'u zor bir kitap kategorine koyuyor.
Okunması, okunup üzerinde uzun uzun konuşulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk bölüm oldukça yoğun fiziksel çekim ve erotizm üzerine kurulu. Vegas atmosferi + Carson’ın mesleği derken hikâye bilinçli olarak “fazla” başlıyor. Okura şok etkisi yaratmak istiyor. O yüzden birçok kişi ilk 100 sayfada “bu ne okuyorum ben?” moduna giriyor.

İkinci bölüm ise bambaşka bir tona geçiyor, daha olgun, daha duygusal, ikinci şans romantizmi, karakter gelişimi ve pişmanlıklar...

Tahmin edilebilir, karakter gelişimi sınırlı, çatışma yüzeysel, dil sade ve güvenli.

Bu yüzden bir noktadan sonra “duygusal fast-food” gibi hissettiriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Balkız’dan Hikâyeler, tarihin tozlu sayfalarından sızan kadın seslerini edebî bir incelikle bugüne taşıyor. İşte bu hikâyeler, yalnızca geçmişin kırılgan hayatlarını değil, insan ruhunun zamana direnmeyen yaralarını da anlatıyor. Pera’nın loş sokakları, taşranın suskunluğu ve aşkın sarsıcı gölgesi arasında kadınlar kendi kaderleriyle hesaplaşıyor. Gamze A. Arslan, duyguyu didaktikliğe düşmeden işleyen üslubuyla bir dönem romanı yazmaktan öteye geçerken insanın değişmeyen arayışlarını hatırlatıyor. Söz konusu kitabın, tarihe bakarken aslında bugünü anlamaya çağıran bir edebî ayna olduğunu söylemek mümkündür.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Demans hastalarının düşünce ve duygularını anlatan çok fazla kitap yok. Yazar bir psikolog gözüyle bakım verenlerin yaşadığı duygusal sorunları mümkün olduğunca basit bir şekilde anlatmış. Zaman zaman psikoloji altyapısı isteyen ancak genel anlamda bakım verenlerin psikolojik sorunlarını nedenleriyle açıklamaya çalışıyor. Aslında çoğu kişinin yaşadığı ancak pek fazla üzerinde konuşulmayan konuları değindiği için bu durumda olanların ya da onların yakınlarının bakım verenlerin durumunu anlamaları için okumalarını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Prof. Dr. Özkan Sapsağlam’ın Fanusun İçindeki Çocuklar kitabını bir psikolojik danışman gözüyle okuduğumda, çocukları çevreleyen fanusu yalnızca bir koruma alanı değil, aynı zamanda gelişimlerini sınırlayan şeffaf bir duvar olarak gördüm. Dışarıdan güvenli görünen bu camın içinde büyüyen çocuklar düşmüyor, zorlanmıyor, belki hayal kırıklığı yaşamıyor; ama aynı zamanda dayanıklılık da kazanamıyor. Sahada sıkça karşılaştığım kaygı, özgüven eksikliği ve problem çözme güçlükleri tam da bu “iyi niyetli fanusun” sonucu gibi. Kitap, biz yetişkinlere cesurca şu soruyu sorduruyor: Çocuğu koruyor muyuz, yoksa onu hayata karşı kırılgan mı bırakıyoruz? Gerçekten güçlü bir farkındalık metni.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaklaşık olarak bir saatlik okumayla bitirilebilecek bir eser. İmam Gazali'nin öğrencisinin mektubuna verdiği detaylı cevabı içeriyor. Kitap cep boy ancak hem ciltli hem de kolay okunabilecek puntoda basılmış. Bir sayfasında Arapça, öteki sayfasında ise tercümesi olan Türkçe yer alıyor. Arapça aslını incelemek isteyenler için de faydalı olduğunu düşünüyorum.
Gazali, öğrencisine öğüt amacıyla yazılan bu eserde insanın özellikle manevi anlamda olgunlaşmasının izahını yapıyor. Dünyalıklarla uhrevi hayatın çizgisini hadis ve ayetlerle açıklarken insanın özellikle manevi yönden kişisel gelişimine de katkı sunuyor.
Ben, özellikle maneviyata ilgi gösteren ya da merak duyan, maneviyatın ibadet yönünü değil de insan-ı kâmil yönünü görmek isteyenlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Defalarca ara ara tekrarla okunabilecek kadar akıcı ve kıymetli bir eser. Yayıncıya da bu güzel baskı için özellikle teşekkür ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Artık insan kaynaklı zararların ,insan kaynaklı faydadan daha fazla olduğu ve gezegeni sadece bizim için değil, diğer türler için de yaşanmaz hale getirmekle tehdit ettiği bir çağda yaşıyoruz. Zaten yazarın da belirttiği üzre bu kitap ,bir çağ metni ; hem bir uyanış çağrısı hem de bir yeniden hatırlama metni . 

Kitapta bilimsel açıklamalar ile felsefik görüşler o kadar güzel birbirinin içinde harmanlanmış ve o kadar anlaşılır ki ; hem yazarın konusunda ne kadar bilinçli hem de çevirmenin ne kadar başarılı olduğunu anlayabiliyorsunuz . Hakkında bilgi sahibi olduğum bir çok filozofun düşüncelerini tekrar okumak , aslında bu fikirlerin nasıl da çevre bilimleriyle içiçe geçmiş olduğunu anlamak çok heyecan vericiydi. Benim için çok faydalı ve keyifli bir okuma oldu .

Doğa felsefesi ve çevre bilimleri konularına ilgi duyan okurlara tavsiye ederim. 
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2.Abdülhamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu'nun hatıralarını okurken, insan çok farklı duyguları içiçe yaşıyor. Bir insan aile efradından biri tarafından anlatılıyorsa burada öznelliğin olması kaçınılmaz. Ayşe Osmanoğlu'nun babasına karşı duyguları doğal olarak , öznel ve yanlı olacaktır ve bu da çok insani bir tavırdır. Biz burada hem bir padişahı hem de bir babayı, bilmediğimiz yönleriyle tanıyoruz. Sultan 2.Abdülhamid hakkında en çok kitap yazılan, hakkında yalan yanlış en çok konuşulan ve hak ettiği değeri bulamamış olan bir padişahtır kanımca. Ama tarihin kendisi her türlü göreceliğin üstündedir. Zamanla değerinin anlaşılacağını umuyorum. Tarih ve biyografik kitap severlere tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir psikolojik danışman olarak ilgiyle ve zevkle okudum. İlk bölümlerde çeviriden dolayı okumakta zorlansam da sayfalar geçtikçe alıştığımdan sanırım kitap aktı gitti. Sudanlı psikoloji profesörü Malik Bedri tarafından kaleme alınan bu eser bir manifesto niteliğinde. Özellikle Freud'un düşünceleri üzerinde duran yazar dini yaşantıdan koparılarak yapılan psikolojik yardımın hem terapisti hem danışanı hayatın amacından koparttığını vurgulamış. Batı odaklı kuramları olduğu gibi almak yerine kültürümüzü ve dinimizi danışma sürecinden ayırmadan bir yol izlenmesi gerektiğini çok güzel bir şekilde açıklamış. Allah razı olsun. Aldığımız eğitime bir de bu perspektiften bakmak bana çok iyi hissettirdi.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir